Kanal İstanbul, Montrö Antlaşması'na aykırı değil

Uluslararası hukuk uzmanları, çılgın projeyi Habertürk için inceledi

11 Mayıs 2011 Çarşamba, 09:27:10Güncelleme: 09:27:10
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Kanal İstanbul, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne aykırı mı? Sonra Oku

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Kanal İstanbul Projesi’nin, Montrö Boğazlar Antlaşması’na aykırı olup olmadığını uluslararası hukukun kalbi sayılan Cenevre kentinde araştırdık. Kanal İstanbul Projesi ve Montrö’yü inceleyen dünyaca ünlü hukuk profesörleri Marcelo Kohen ve Pierre-Marie Dupuy meselenin hukuki yönüne noktayı koydu.

Kerim ÜSTER / GAZETE HABERTÜRK

Uluslararası Hukuk Profesörü ve Uluslararası Adalet Divanı Avukatı Marcelo Kohen

Çılgın proje” Montrö Antlaşması’na aykırı mı?
Montrö Antlaşması’nın temel ilkesi Boğazlarda gidiş-geliş serbestliğini koruyarak KaradenizMarmara ulaşımını en iyi şekilde sağlamak. Türk hükümeti de bunu kolaylaştırmayı planlıyor.

Projenin amacı Montrö Antlaşması’yla bağdaşıyor mu?
Antlaşmada belirtildiği gibi gidiş-geliş serbestliği uluslararası hukukta kalıcı bir prensip. Türkiye’nin “Boğaz’ı kapatıyorum” demesi mümkün değil. Bu bir gerçek. Ancak Türkiye’nin Boğaz sularını düzenlemeye de hakkı var, “Gidişgeliş ilkesini çevreyi koruyarak uyguluyorum” demeli.

HERKESİN ÇIKARINA
Erdoğan’ın “Tankerler kanaldan geçecek” sözü hukuka aykırı mı?
Tankerler çıkıp “Ben Montrö Antlaşması’nı kullanıp Boğaz’dan geçmek istiyorum” diyemez. Türkiye’nin çevre argümanları çok kuvvetli. Yani bir gün, Boğaz’da bir kaza olursa ve Boğaz kullanılamaz hale gelirse olan sadece Türkiye’ye değil tüm uluslararası topluma olacak. Bu proje herkesin çıkarına.

ANTLAŞMA GÜNCELLENMELİ
Türkiye çevreyi korumak için uluslararası hukuk açısından ne yapabilir?
Türkiye, antlaşmayı imzalayan ülkelerle bir araya gelip bir protokol ekleyebilir. Sonuçta antlaşmanın tarihi 1936 ve bazı maddelerin güncellenmesi gerekiyor.

Sizce bu çevre meseleleri 1936’da imzalanan Montrö Antlaşması’nın sonunun geldiğini mi gösteriyor?
Montrö Antlaşması bir başarı. 2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’a dayanabilmiş. Bu antlaşma 2. Dünya Savaşı koşullarını da öngörüyor. Bence sonu gelmedi, çevre meseleleri oluşması bu antlaşmanın bu koşullara adapte olamayacağı anlamına gelmez.


Uluslarası Hukuk profesörü ve Adalet Divanı Avukatı Pierre-Marie Dupuy

Proje, Montrö Antlaşması’na aykırı mı?
Gördüğüm kadarıyla, burada önemli mesele Boğazlardaki geçiş özgürlüğü ve ekolojik güvenlik prensiplerinin arasında bir denge sağlanabilmesi. Bunun için Türkiye’nin bu inisiyatifinin Montrö ilkelerine aykırı olmadığını göstermesi gerekiyor. Yani, Türkiye’nin çıkarının Boğaz’da gidiş-geliş ilkesini korumasından yana olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin, Montrö ilkelerini korumak için ve ulaşımın daha güvenli gerçekleşmesi için böyle bir projeyi düşündüğünü açıklaması projeyi daha kuvvetli kılabilir. Yani Türkiye’nin “Çevre meseleleri Boğaz’daki gidiş-geliş prensibinden daha önemli, dolayısıyla ulaşım özgürlüğüne son veriyorum” demesi uluslararası hukuka aykırı olur. Yani, Türkiye’nin elinde önemli argümanlar var. Ancak Başbakan’ın “Tankerler yeni kanaldan geçecek” gibi sözlerde bulunması projenin gerçekleşmesi açısından bir engel olabilir.

EYLÜLDE BM’YE ANLATMALI
Uluslararası hukuk açısından ne tür bir düzenleme yapılabilir?
Türkiye’nin bu projenin teknik boyutlarını ve Boğazlarda gidiş-geliş ilkesini koruyacağını belirterek, uluslararası toplumu bilgilendirmesi gerekiyor. Bunun için diplomatik bir konferans düzenleyebilir veya Birleşmiş Milletler’e başvurabilir. Türkiye’nin eylül ayında Genel Kurul’da bu sorunu tüm delegasyonlara en detaylı biçimde anlatması gerekiyor.

Polemik Haberleri

Tüm Polemik Haberleri