Ücretli öğretmenlik kalkıyor, uzmanlar ne diyor?

HABERTURK.COM, eğitim camiasının önde gelen temsilcilerine sordu... İşte yanıtları...

25 Ocak 2012 Çarşamba, 12:53:26Güncelleme: 10 Mayıs 2012 Perşembe, 17:25:40
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Öğretmen Sonra Oku

Hande KÖSEOĞLU / HABERTURK.COM

Geçtiğimiz yıl alınan bir kararla 70 bin civarında sözleşmeli öğretmeni kadroya geçirerek sözleşmeli öğretmenliği kaldıran Milli Eğitim Bakanlığı, şimdi de ücretli ve vekil öğretmenliği bitirmek için kolları sıvadı.

Yeni Şafak gazetesinin haberine göre, Bakanlık, sayıları 60 bini bulan ücretli ve vekil öğretmenlerin sayısını yapacakları kadrolu öğretmen atamalarıyla eritecek. Bakanlık ücretli ve vekil öğretmenlerin yoğun olarak görev yaptığı 3. bölge olan Doğu ve Güneydoğu illerine kadrolu öğretmen ataması yapacak. Bakanlık, ilk iş olarak
Şubat ayında yapılacak olan 17 bin öğretmen atamasının yarısından fazlasını Doğu ve Güneydoğu illerine yapacak.

Yeni uygulama, ücretli öğretmenlik nedeniyle her yıl öğretmeni değişen öğrencinin yaşadığı sıkıntılara son mu verecek, gerçekleşmesi mümkün mü? "Ücretli öğretmenlere her zaman ihtiyacımız var" diyenlerle, "Ücretli öğretmenlik bir sömürü düzenidir" diyenler karşı karşıya... İşte farklı görüşler...


"Devlete girdim emekli oldum" mantığı kaliteyi düşürür, ücretli öğretmenlik kalmalı
Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu:

Konu bir neslin geleceği ise, popülist politikalardan kaçınmamız lazım. Eğer devletin yaptığı açıklamalar gerçekçi bir projeksiyon ise 5 yıl içinde öğretmen açığının kapanacağı söyleniyor. O zaman bizim odaklanmamız gereken şey, sanayi devri alışkanlıklarını bırakıp bilişim çağı alışkanlıklarına dönmek olmalıdır. Bu da öğretmen kalitesi ve yeterliliğine odaklanmak demektir.

Öğretmen kalitesi ve yeterliliğine odaklanıldığı zaman öğretmenlerin "Devlete girdim, emekli oldum" mantığından çıkması gerekir. Şüphesiz fedakarca görev yapan binlerce öğretmen var ve onların hakkını yememek lazım. Ama performans sisteminin gelmesi gerekir ve öğretmenlerin devlet memuru olma mantığından çıkması gerekir. Çünkü esas konu, iyi donatılmış öğretmendir. Siz herkesi kadrolu öğretmen yapıp, buradan emekli olacaksın dememelisiniz. Derseniz, yeni bir kalitesizlik ve kaosla karşı karşıya kalırsınız.

Biz, Türk Eğitim Derneği olarak, ücretli öğretmenlik meselesini bazı branşlarda onaylıyoruz. Tıpkı özel okullarda olduğu gibi, öğretmenin ders saati çok düşük olacaksa ücretli olmasında bir sakınca yoktur. Devletin öngördüğü ders saatini doldurmayan, yan branşlarda çalışan öğretmenleri devlet de ücretli olarak istihdam edebilmelidir. Ama bu ana branşlarda olmamalıdır. Ücretli öğretmenlik meselesinde bizim görüşümüz bu sistemin kalması gerektiğidir. Tek tarafı dinlememek lazım, velileri de dinlemek lazım. Bir neslin geleceğinden bahsediyoruz. Gerçeğin topluma
anlatılması lazım.


Ücretli öğretmenleri öğrenciler bile ciddiye almıyor, atamalarla kalite de artacak
Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız:


Çalışan ücretli ve vekil öğretmenler, yani tüm sözleşmeli öğretmenler diğer öğretmenlerle aynı işi yapıyor olmalarına rağmen statü gereği olumsuz şartlarda ve düşük ücretlerle çalışan arkadaşlarımızdır ve eğitim alanının ihtiyacı olan
öğretmenin bizler gibi kadrolu öğretmenlerden oluşması gerektiği bir gerçektir. Bu uygulamanın bir an önce sona ermesi gerekmektedir.  Açıkçası böyle bir statü ile istihdamdan vazgeçilmemesi olumlu bir adımdır. Ancak bu adım kendi başına problemi çözmeye yetmiyor; bunun yanında eğitim alanının ihtiyaç duyduğu öğretmenlerin bir an önce atanması lazım. Bunun sayının bahsedildiği gibi 17 bin kişi olması pek olanaklı görünmüyor. Milli Eğitim Bakanımız yaz aylarında yaptığı bir açıklamasında 100 bin dolayında olduğunu ifade etmiştir. Bizim tespitlerimiz bunun daha çok olduğu yönündedir.

Eğitim alanında ihtiyaç duyulan öğretmen sayısının tamamının kadrolu olarak atanması gerektiğini düşünüyorum. 60 bin kişilik bir ücretli ev sözleşmeli öğretmen mevcudiyetinden bahsediliyor fakat atama yapılacak öğretmen sayısı 17 bin. Türkiye'de rakamlarla sık sık oynanıyor ve maalesef gerçek rakamın ne olduğu bilinemiyor. Bizim saptamalarımız sayının 60 binin de çok çok üstünde olduğu yönünde. Bu ülkede hala birleştirilmiş sınıf denilen bir sistem sürdürülüyor. Sınıf mevcutları özellikle kent varoşlarında 50-60'ı buluyor. Bunların 30 kişilik sınıflara dönüştürüldüğü, ikili öğretimden vazgeçilerek tekli öğretime geçildiği bir uygulamaya doğru adım atılması gerek. Böylelikle bu eksiklikler giderildiğinde atama bekleyen öğretmenlerimiz için de istihdam yaratılmış olunacaktır. Burada amaç sadece istihdam yaratmak değil, aynı zamanda eğitim öğretimin daha sağlıklı koşullarda sürdürülmesini sağlamak. 50-60 kişilik sınıflarda eğitim gören çocuklardan başarı görmeyi beklemek çok da mantıklı değil. Bu uygulamanın gerçekleştirilmesi için yeni okullar yapılması gerek; yeni okulların yapılması hem öğrencilerin daha sağlıklı koşullarda eğitim alması hem de bölünen sınıflara gelecek yeni öğretmenler için istihdam sağlanması demek oluyor. Aynı koşullarda, aynı işi yapan öğretmenlerin statü farkından dolayı daha az ücrete tabi olması ve uzun saatler boyu çalışıp, normal öğretmen maaşının neredeyse üçte birini alıyor olması ve hiçbir güvencesinin olmaması ve hayatını devam ettirecek yeterli parayı kazanamaması sonucu ek işlerle uğraşması eğitim hayatının başlıca sorunlarından biri olmuş durumda. Ayrıca bu durumun bir de psikolojik boyutu var. Ücretli öğretmenler öğrenciler tarafından ciddiye alınmıyor, otorite boşluğu söz konusu. Ücretli öğretmenler okulda zayıf halka olarak görülüyor. Okulda bir problem olduğu zaman iş kaygısı ve bir sonraki yol o okulda kalıp kalamama durumunun getirdiği kaygı ile ile gereken müdahalede bulunamayabiliyorlar. sonuç olarak bu öğretmenlerimizin statüleri eğitim öğretim hayatı için her türlü bir yara teşkil ediyor. bu yüzden alınmış olan bu karar doğru bir adımdır. Ancak tek başına bütün sorunu halletmeye yetecek güçte bir adım değil, bunu destekler nitelikte adımların bir an önce bu gelişmeleri takip etmesi ve bir an önce gerçekleştirilmesi gerek. Atama sayısı bakanlığın yazın da dediği gibi asgari
olarak 100 bin ile başlatılmalıdır diye düşünüyorum.

126 bin atamayı acilen yapmazsak ücretli öğretmenlere mahkumuz
Türkiye Kamu-Sen/ Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk:

Ben bu habere inanmıyorum. Ücretli öğretmenliği kaldırmak için önce 126 bin öğretmen atamasının yapılması lazım. Bu atamayı yapmazsanız - ki bana göre bu sayı 200 bin- ücretli öğretmenlere mahkum olursunuz. Elbette kaldırılmalı ücretli ve vekil öğretmenlik. Eğitim yönünden problem yarattığı gibi, aynı zamanda bir sömürü düzeni.
Eğitim fakültesi mezunları, 300-500 liraya ücretli öğretmenlik yapmak zorunda kalıyorlar. Ama bu lafla olmaz. 126 bin atamayı tak diye yapmaları lazım. Yapılabilecek mi? 17 bin atama diyorlar. Bu şekilde ücretli/vekil öğretmenliğin
kalkmasının imkanı yok.

Yaşam Haberleri

Tüm Yaşam Haberleri