Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik reklamlarda oynayan edebiyatçılar

        Elif Şafak’ın Miles and Smiles kredi kartı reklamında oynaması edebiyat dünyamızda tam anlamıyla büyük hadise haline geldi. Sosyal medyada şaşıranlar, gözlerine inanamayanlar, şoke olanlar, Şafak’a öfkelenenler oldu. Oysa Elif Şafak reklamda görünen ilk yazar değildi. Ne Türkiye’de, ne dünyada...

        GÜLENAY BÖREKÇİ / HT CUMARTESİ

        Pinhan, Mahrem, Araf, Aşk, İskender gibi romanların yazarı Elif Şafak’ın Miles and Smiles reklamında görünmesi son günlerin en çok konuşulan hadiselerindendi. Basında ve sosyal medyada bir yazarı hangi reklam filminde görmenin bizi mutlu edeceği konusunda fikir teatileri yapıldı, yazarın bundan sonraki romanlarının satış grafiklerinin düşüp düşmeyeceğine dair tahminlerde bulunuldu. Bir köşe yazarı söz konusu reklam filmini, “Zaten itibar sorunu olan edebiyatımıza saygınlık açısından kusurlu bir davranış” diye tarif etti. Bir başkası, “Bu filmde oynamanın yazar olarak ona kaybettirdiği kredileri hangi kartla kazanmak niyetinde acaba” diye sordu.

        ‘EDEBİYAT İLGİ GÖRMÜYOR’ DİYORLAR

        Ve genel olarak reklam sevmeyen biri olduğum halde ben bile şöyle hissettim: Müziğin, resmin, heykelin, dansın, tiyatronun düşük sanat dalları olduğunu mu düşünüyorlardı acaba? Öyle ya, kimse tiyatroculara yahut ressamlara, “Niye sen bu reklamda oynadın” diye sormuyordu. En marjinal, en düzene başkaldıran rock’çılarımız bunca yıldır reklamdan reklama koşuyor, kâh cep telefonu servisi kâh sodalı içecek, kâh lolipop reklamında boy gösterip duruyorlardı. Hatta “özgürlüğün sesini” tanıtımını yaptıkları ürünlerde bulduklarını haykırıyorlardı da kimse ağzını açıp bir şey söylemiyordu. “Demek ki bu ülkede edebiyata hâlâ inanılıyor, edebiyatçılar kutsal sayılıyor, onlara sıradan insani davranışlar yakıştırılamıyor” diye sevinecek bile oldum. Ama hayır, söz konusu köşe yazarlarının kıyıda köşede kalmış iyi bir kitaptan, adını sanını pek az kişinin duyduğu müthiş bir edebiyatçıdan bahsettiklerine pek az tanık olmuştum. Cevap her zaman hazırdı: “Edebiyat ilgi görmüyor!” Öte yandan Elif Şafak reklamda görünen ilk yazar değildi. Ne Türkiye’de, ne dünyada... Fakat Bir Düğün Gecesi, Ölmeye Yatmak gibi romanların yazarı Adalet Ağaoğlu İş Bankası reklamına çıkınca kimse bu kadar içerlememişti. Öykücü ve eleştirmen Tomris Uyar’ın Vakko firması için poz vermesi de olay olmamıştı. Dünyadan örnekler de çok... Mesela Nobel ödüllü Toni Morrison Amazon’un okuma cihazı Kindle reklamlarına çıkmıştı. Hadi o gene yazıyla ilgili... Ama ya kredi kartı, giyim markası, alkollü içecek reklamlarına çıkan yazarlar? Hadi gelin düşünelim şimdi: Reklam edebiyatı bozar mı?

        CESUR ERKEK HEMINGWAY

        Nobel ve Pulitzer ödüllü Ernest Hemingway hayatı boyunca sayısız reklam filminde rol aldı. Ballantine birası, Pan American Havayolları, Parker kalemleri, bir de Absent’in ılımlı bir taklidi diyebileceğim Pernod adlı içecek... Mesela Pernod reklamında Hemingway’in yüzünü görüyoruz. Reklam metni olarak da yazarın kaleminden çıkan bir paragraflık hikâye kullanılmış. Hikâye şöyle: Adamın biri, savaştan yeni dönmüş. Bir krizin tam ortasında. Acı hatıraların ve parasızlığın yarattığı ruhsal sorunlar yüzünden artık yazamıyor, saatlerce daktilosundaki boş sayfaya bakıp duruyor. İşin kötü yanı, parasızlıktan kurtulması için yazması gerek. O da sonunda bir kafeye gidip iki kadeh Pernod içmeye karar veriyor. Üçüncüye parası yok. Neşelenmiş bir şekilde kafeden çıkıp yürürken duvarda bir reklam afişi görüyor. Afişte Pernod’nun kadın içkisi olduğu vurgulanmış. “Yani şimdi ben zayıf, yumuşak insanların içkisini mi içtim” diye üzülüyor adam. “Ama bu doğru değil” diyor kendi kendine. “Çünkü Pernod’ları yuvarladıktan sonra daha kuvvetli, daha cesur ve yaratıcı biri haline geldim.” Böylece poster için yeni bir metin yazıyor: “Yaratıcı dehaya sahip güçlü, cesur erkeklerin içkisi Pernod...”

        REKLAMCI ŞAİRLER KUŞAĞI

        Edebiyatımızda özellikle 1980 sonrası ortaya çıkan bir reklamcı şairler kuşağı var. Güven Turan, Hulki Aktunç, Haydar Ergülen, Seyhan Erözçelik gibi... Romancı Hakan Bıçakcı gibi günümüzden de bazı isimler sayılabilir. Beyaz eşya, banka, kredi kartı, deterjan ve mobilya gibi birçok ürüne reklam kampanyası tasarlamaları, bugüne dek onların edebiyatçılıklarına farklı gözle bakmayı gerektirmedi.

        KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ

        Reklam yıldızlığı konusunda rekor Mark Twain’in. Neredeyse her teklifi kabul etmiş. Demiryolları, içecekler, mobilyalar, ağrı kesiciler... Ama başka edebiyatçılar da var.

        Kredi kartları: American Express reklamlarında Stephen King, Discover reklamlarındaysa Kurt Vonnegut Jr. rol almıştı.

        Alkollü içecekler: Ballantine Ale adlı bira markasının reklamlarında Ernest Hemingway, John Steinbeck, William Faulkner, Paul Gallico gibi çok ünlü yazarlar görünmüş. Vin Martini adlı kokain içeren tropical içeceğin reklamlarında ise Émile Zola, Anatole France, H.G. Wells, Alexandre Dumas, Henrik Ibsen ve Jules Verne kullanılmış. Efsane polisiye yazarı Mickey Spillane’e gelince, o sloganını da kendi yazdığı yüzlerce Miller reklamındaboy göstermiş.

        Spor giyim markaları: Efsane ayakkabı Converse’in reklam yüzü bir dönem ünlü yazar Hunter S. Thompson olmuş. Nike’ın reklam yüzüyse William S. Burroughs’muş. Gap reklamlarında Norman Mailer, Allen Ginsberg ve Jack Kerouac rol almış. Bir de Norman Mailer’ın internette dönen Tyde reklamı var. Saturday Night Live adlı komedi programında Tide deterjanlarının sponsorluğunda yayınlanan reklamında yazar hem rol almış, hem de metinleri yazmış. İşin eğlenceli yanı, Eugene Levy, Joe Flaherty ve Martin Short’un rol aldığı filmde, yazarın kanlı bıçaklı olduğu Gore Vidal’la arasındaki meşum bir olaya göndermeler olması. (Mailer bir kokteyl partide tartıştığı Vidal’in kafasında şarap kadehi kırmış.)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ