CIA Başkanı General Petraeus, Türkiye'ye ani bir ziyarette bulundu.
Bakalım kimler görüşecek diye bekledim.
Türkiye söylendiği gibi bir "büyük devlet" olsaydı eğer, Petraeus'la değil görüşmek, herhangi bir kamu binasına girişine izin vermezdi.
Bırakın kamu binasına falan girmeyi, Türkiye'ye sokmazdı.
Petreaus kim biliyorsunuz.
Bu şerefli Amerikan generali, bir süre öncesine kadar Irak'ta görevliydi.
Irak'ta görevli olmak suç değil elbet.
Asker bu, devleti nereye gönderirse gidecek. Ama bu Petraeus, Irak'a görevli gelmekle kalmadı.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve haliyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tarihteki en büyük utançlarından birinin karşı taraftaki mimarı oldu.
Petraeus isimli bu Amerikan generali, Kuzey Irak'ta Türk askerlerini esir aldı.
Esir almakla yetinmedi.
Bir de başlarına çuval geçirttirdi.
Çuval geçirtmekle kalmadı.
Bir de askerlerimize hakaret etti, aşağıladı.
Onların "müttefik bir ordunun askerleri olduğunu bile bile" bu haltı yedi.
Sonra da görevini tamamladı, ülkesine döndü.
Yediği bu halttan ötürü ülkesi özür falan da dilemedi.
Petraeus'un bu b.ku kendi kendine yemediği de açık.
Çünkü döner dönmez terfi üzerine terfi etti.
Sonunda da Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA'nın başına geçirildi.
Çünkü Petraeus, Türk askerinin başına çuvalı geçirirken bir hata, bir salaklık, bir eşeklik etmemişti.
Ülkesinin politikasını uyguluyor, Türkiye'ye kendi yönetiminin mesajını veriyordu.
Üstelik o gün Cumhuriyetçiler iktidardı, bugün "kardeşimiz" Demokrat Obama iktidar.
Ama Petraeus yine gözde, Petraeus yine iktidar.
Ve askerimizin başına çuval geçiren adam havaalanından özel kapıdan çıkıyor. Canının çektiği herkesle görüşüyor.
Sonra da gidiyor.
Normal şartlarda bir Türk'ün selam bile vermemesi gereken adamla görüşmek niye?
Bu kadar mı aciziz.
Bu adamın Türkiye'yi sevmediği, Türkiye'nin iyiliğini istemeyeceği açıkça ortadayken, bu itibar niye?