Çocuklarımız damar sertliğinin pençesinde
Anne ve babalar dikkat: 13 - 20 yaş arası her 6 çocuktan biri risk altında
Ceyda ERENOĞLU / HT GAZETE
YAZI DİZİSİ - 1
BAŞLARKEN
Aramızda kalp damar hastalığı olmayan bir yakını veya tanıdığı bulunmayan var mı? Kalbimizi tehdit eden çok sayıda faktörün olduğu bir ortamda sağlığımıza zarar vermek için birbirimizle yarışırken bu soruya “Var” yanıtını vermemiz zor görünüyor. Kalp damar hastalıklarının uzmanlar açısından hem en sevindirici hem de en üzücü yönü, bu sorunun çok büyük bölümünün önlenebilir oluşu. “Bunun neresi üzücü!” sorusunu sormakta haklısınız. Bu hastalıklardan ölümlerin büyük bölümünü önlemek elimizde olduğu halde bunu yapmıyor ve bu farkındalığı sağlayamıyor olmamız sizce de üzüntü verici değil mi? Oysa formüller basit. Yaşama hareket katmak, sağlıklı beslenmek ve sigaradan uzak kalmak bile kalp sağlı ğımızı olumlu etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) diyor ki; “Kalp damar hastalıkları insanoğlunun bir numaralı ölüm nedeni. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde yaklaşık 7 milyon kalp hastası var. Bu sayıya her yıl 250 bin kişinin katıldığı gerçeğiyse endişemizi korkuya dönüştürüyor. Peki her yıl 150 bin kişinin kalp krizi ve benzer nedenlerle yaşamını yitirmesine ne dersiniz? Kalp damar hastalıklarına “Dur!” diyebilmek birçok hastalığa geçit vermemek demek, bu hastalıklara “Dur’’ diyebilmek anne babaların çocuklarıyla daha uzun yaşamaları demek. Bu hastalıklara “Dur” diyebilmek çocuklarımızı erken yaşta kaybetmenin önüne geçmek demek… Öyleyse hep beraber harekete geçelim ve kalbimizi hasta eden her şeye “Dur!” diyelim.
#galeri#441766# Kalp hastasıysanız bu 10 şeyi yapmayın! #
Açılış yazımızda da belirttik, içinde yaşadığımız çağda kalp – damar hastalıklarına öyle çok rastlıyoruz ki çoğumuzda sanki bu hastalıklarla yaşamaya alışmışız algısı oluştu. Kalp damar hastalıkları dendiğinde akla; kalbin damarlarını, kapaklarını, kasını ve elektrik sistemini ilgilendiren çok sayıda hastalık geliyor. Genel olaraksa kalp damarlarının daralması sonucu ortaya çıkan kalp krizi ve benzeri hastalıklar anlaşılıyor. Bu yazı dizisini, Cleveland Clinic Kalp Damar Hastalıkları Bölüm Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Prof. Dr. Murat Tuzcu ile yaptığımız görüşmeler sonunda hazırladık. Dünya Kardiyoloji Kongrelerine başkanlık eden, kalp-damar hastalıkları anlamında ilklere imza atan ekiplerde görev yapan ve alanına yaptığı katkılarla tanınan Dr. Tuzcu “Kalp hastalıkları kader midir” sorusuna 2004 yılında yayınlanan 50’ye yakın ülkede on binlerce kişinin katılımıyla yapılmış “Interheart” adlı araştırmanın sonucuyla yanıt veriyor. “Kalp hastalıklarının yüzde 90’ı kader değildir ve çok büyük bölümünü önlemek elimizdedir.”
KALP HASTALIKLARINDAN ÖLÜMLER AZALDI MI?
Prof. Dr. Murat Tuzcu, “Ben Türkiye’de kalp hastalıklarından ölümlerde az da olsa düşüş olduğuna inanıyorum” diyor ve bunun nedenini tedavinin çok daha etkin şekilde gerçekleştirilmesine ve tütünle yapılmakta olan mücadeleye bağlıyor. Günümüzde Türkiye’nin her bölgesinde kalp krizine erken müdahale edilebiliyor olması geçmişte bu sorundan hayatını kaybedenlerin bir kısmının bugün hayata tutunabileceği anlamına geliyor. Türkiye’nin sorununun sadece kişisel önlemlerle çözülemeyeceğini belirten Tuzcu, “Toplumsal olarak gerçekleştirmemiz gereken büyük kampanyalara ve alınması gereken önlemlere ihtiyacımız var” diyor.
#galeri#441953# Sağlıklı bir kalp için bunları yapın! #
Prof. Dr. Tuzcu, kalp damar hastalıkları veya kalp krizine yol açan damar sertliğiyle ilgili hastalıkların, aslında birer çocukluk hastalığı olduğunu ve sonuçlarıyla yetişkinlikte karşılaşıldığını belirtiyor. Bu noktada çocuğun beslenmesi kadar annenin hamileliğinde nasıl beslendiği de önem taşıyor. Çocukların ilk aylarda ne kadar kilo aldıkları, zayıflık ya da şişmanlıkları bile kalp damar hastalıklarında etkili görülüyor. Bu nedenle, annelerin bu konuda bilinçlendirilmeleri ve kampanyalara katılımları çok önemli bulunuyor. Dünyanın farklı bölgelerinde çocukları bilinçlendirme amaçlı yapılan çalışmalar da etkili ve başarılı sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Kolombiya’da yapılan bilimsel çalışmalarda okullardan seçilen çocukların yarısına her zamanki gibi davranılırken diğer yarısı için oyun niteliğinde bilgilendirici etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinliklerde beraber yemek pişiriliyor, sağlıklı olmanın ve sağlıklı beslenmenin ne anlama geldiği öğretiliyor. Bu grup, kalp – damar hastalıklarının oluşma nedenleri ve sigaranın zararları konusunda da bilinçlendiriliyor. Bu eğitimden geçen çocukların bir süre sonra daha sağlıklı seçimler yapmaya başladıkları, babalarının daha fazla sigara bıraktıkları, annelerininse daha az kilo aldıkları görülüyor.
#galeri#437039# Kalbiniz için bunları tüketin! #
30’LU YAŞLARDA KALP KRİZİ GEÇİRENLER ŞAŞIRTMIYOR
Günümüzde damar sertliğinin başlama ve ilerlemesi daha erken yaşlarda gerçekleşiyor. 20 yıl önce yaptıkları araştırmalarda 13-20 yaş arasındaki her 6 çocuk ve gençten birinde damar sertliği belirtisi bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Tuzcu, çok kesin olmasa da yeni bulguların bazı ülkelerde bu oranın arttığını düşündürdüğüne dikkat çekiyor. Bu ülkeler arasında Çin ve Hindistan da bulunuyor. Bu durum çocukluk çağında şişmanlıkla kalp damar hastalıkları arasında yakın ilişki olduğunu gösteriyor. Günümüz Türkiye’sinde 30’lu yaşlardaki kişilerin kalp kriziyle hastaneye gelmelerinin artık kendilerini şaşırtmadığını söyleyen Tuzcu, “Yolda yürürken karşılaştığımız göbekli ve eli sigaralı insanlar neden daha erken yaşlarda kalp krizi geçirdiğimizin en önemli göstergesi” diyor.
ÇİN, RUSYA VE HİNDİSTAN KORKUTUYOR
Yakın zamanda dünyadaki, kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 80’inin gelişmiş ülkeler yerine az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde olacağına dikkat çekiliyor. Bu hastalıkların; Çin, Rusya ve Hindistan’daki artış hızları son derece korkutucu bulunuyor.
#galeri#443711# Ülke ülke ölüm sebepleri #
EN BÜYÜK ADIM SİGARAYI BIRAKMAK
Prof. Dr. Murat Tuzcu, “Henüz tamamlanmamış bir süreç olsa da, ‘tütünle mücadele’ Türkiye açısından çok büyük bir başarı” diyor ve devam ediyor: “Eğer bana bir uzman olarak ‘Türkiye’de insanların kalp damar sağlıklarını korumak için yapmaları gereken ilk ve en etkili şey nedir’ diye sorulursa, tartışmasız şekilde ‘Sigarayı bırakmak’ derim.’’
KÖTÜMSERSENİZ KALBİNİZ TEHLİKEDE DEMEKTİR
Kalp damar hastalıklarıyla kişilik yapısı arasındaki ilişkiyi gösteren araştırmalar; kötümser, kaygılı, endişeli ve kinci kişilerin daha fazla kalp krizi geçirdiklerine ve kalp hastalıklarına daha fazla yakalandıklarına işaret ediyor. Gevşeme yöntemleri arasında bulunan meditasyon benzeri uygulamalar karamsar havanın dağıtılmasına fayda sağlayarak bu kişileri daha uyumlu ve olumlu hale getiriyor. Depresyonlu kişilerin de kalp krizi riskiyle daha fazla karşılaştıkları belirtiliyor. Vardiya usulü çalışanlarda vücudun hormonal seviyesi ve uyku düzeni sık değiştiği için kalp damar hastalıkları artış gösteriyor. Kişinin gerilimli bir işi olması, sorumluluğun kaldırabileceğinden daha büyük olduğuna inanması, bir şeyleri değiştirme otoritesinin bulunmaması damar sertliğini ilerleten ve kalp krizlerini tetikleyen unsurlar olarak görülüyor.
KALP-DAMAR HASTALIKLARININ NEDENLERİ
Yakın gelecekte dünyada, kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 80’inin gelişmiş ülkeler yerine az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde olacağı öngörülüyor.
İleri yaş
Cinsiyet (65 yaşına kadar erkeklerde daha sık)
Sigara
Yüksek kolesterol
Yüksek tansiyon
Şeker hastalığı ve şeker hastalığına eğilim
Kalıtım Hareketsizlik Fazla kilo (Özellikle göbeklilik)
Stres
Kalıtım
50 YAŞTAN SONRA 3 KADININ İKİSİNDE YÜKSEK TANSİYON VAR
Kalp - damar hastalıklarına yol açan nedenlere bakıldığında şişmanlık ve fazla kiloların göbek çevresinde birikmesinin ülkemizde giderek artan bir sorun olduğuna dikkat çekiliyor. Yapılan çalışmalar, 10 yıl önce 4 kişiden biri şişmanken günümüzde 3 kişiden 1’inin şişman olduğunu gösteriyor. Ülkemizde normal kilolu yetişkin oranının yüzde 15 olması sorunun büyüklüğüne dikkat çekiyor. Diyabetle ilgili yapılan araştırmaların da çarpıcı sonuçları bulunuyor. Son 10-15 yıl içinde diyabetin ikiye katlanması, yetişkinlerin dörtte birinde ya diyabet ya da diyabet öncesi göstergelerin olması, yine yetişkinlerin yarıya yakınında inmelerin baş nedeni olan yüksek tansiyon bulunması korkuyu artırıyor. 50 yaşını geçen her 3 kadından 2’sinde yüksek tansiyona rastlanmasıysa çözümlenmesi gereken önemli bir sorun olarak görülüyor.
KAÇAMAK YAPANLAR YANDI
Geçirilen bir kalp ameliyatı sonrası cinsel yaşama dönmek mümkün mü? Prof. Dr. Murat Tuzcu’ya göre bu sorunun yanıtı, “Evet.” Bilimsel araştırmalara göre; ameliyattan, kalp krizinden veya stent takılmasından sonra cinsel yaşama dönmenin bir sakıncası bulunmuyor ve önemli olanın kalbin kanlanmasındaki bozukluğun düzeltilmesi olduğuna dikkat çekiliyor. Japonların kalp ve cinsellik üzerine yaptıkları geniş kapsamlı bir çalışma; evli ve sadık kişilerin eşleriyle gerçekleşen cinsel ilişki sonrası sahip oldukları riskin, evlilik dışı ilişki yaşayanlardan cok daha az olduğunu gösteriyor. Bunun nedeninin, kaçamakta sadece fiziki efor değil, duygusal çalkantılar, suçluluk duygusu ve heyecanın daha yoğun yaşanması olduğu belirtiliyor.
#galeri#425218# Kalp krizinin 6 göstergesi #
EVLİLİK Mİ BEKÂRLIK MI?
krizi geçirmiş kişilerin sağ kalım oranlarına bakıldığında evli olanların, boşanmış ve yalnız olanlara göre daha uzun yaşadıkları ve bunun dayanışma içinde olmalarından kaynaklandığı belirtiliyor. Yalnız yaşayan, çevrelerinde arkadaşları, dostları yani destek sistemi bulunmayan kişilerin riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Bu bilgiden “evli olanlar bekâr olanlara göre risk açısından daha iyi durumdalar” şeklinde bir sonuç çıkıyor gibi görünse de kötü bir evliliğin de kalp sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabileceği belirtiliyor.
EVCİL HAYVAN KALBE DESTEK
Güzel ilişkiler içinde olmak sağlığa çok olumlu katkı yaparken sürekli tartışıp kavga eden ve huzursuz aile ortamında bulunan kişiler kalp sağlıkları açısından zararlı bir yaşam sürüyor. Köpek sahibi olanlar da yalnız yaşayanlara göre daha korunmalı görülüyor. Prof. Dr. Murat Tuzcu, bunun nedeninin köpek veya başka bir evcil hayvanın sağladığı destek sisteminden kaynaklandığına dikkat çekiyor.