1 saat yürümenin bile sağlığa faydası var!

12.08.2017 - 09:53 | Güncelleme:

Yaz sıcaklarında ne yememiz ve nasıl bir antrenman yapmamız gerektiğini Diyetisyen Dilara Koçak ve Uzman Spor Eğitmeni Gökçen Arıkan ile konuştuk. Onlara göre beslenme ve sporda aplikasyon dönemi başladı

HT Cumartesi ekinden Ekin Türkantos, diyetisyen Dilara Koçak ve uzman spor eğitmeni Gökçen Arıkan ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Havalar sıcak ve canımız yerimizden bile kalkmak istemiyor. Sürekli sıvı tüketiyor ve oturuyoruz, bu da kendimizi yorgun hissetmemize sebep oluyor. Oysa güne 1 saatlik tempolu yürüyüşle başlamak vücut ritmimizi dengeleyebileceği gibi kendimizi canlı hissetmemize de neden olacak. Bu mevsimlerde ne yiyeceğimiz, nasıl antrenman yapacağımız kafa karıştırıcı gibi gözükse de küçük değişikliklerle büyük sonuçlara ulaşabiliriz. Bunu diyetisyen Dilara Koçak ve uzman spor eğitmeni Gökçen Arıkan söylüyor. Hiç mi spor yapamıyorsun, o zaman imdadına aplikasyonlar yetişiyor.

Havalar çok sıcak, bu dönemde ne yemeli, ne tür antrenmanlar yapmalıyız?

Dilara Koçak: Herkeste bir sağlıklı beslenme stresi var, dolayısıyla kafalar karışık. Uzmanlar “Dünyanın en iyi diyeti hangisi?” diye araştırıyor. Bunun sonucunda kişinin kendini iyi hissettiği ve sürdürülebilir olan programın iyi diyet olduğu ortaya çıktı. Ne yiyeceğimize gelince... Doğa, mevsim sebze ve meyvelerini ihtiyacımıza göre önümüze koyuyor. Yazın kavun, karpuz, üzüm, salatalık, kabak gibi su oranı yüksek yiyecekler, soğuk çorba, cacık, ayran, doğal maden suyu, şekersiz çay ve kahve öneriyoruz. Kahve ve çaylar soğuk hale getirilebilir. Meyve yemek güzel bir şey ama son dönemdeki smoothie çılgınlığı beni korkutuyor. Çünkü günlük tüketmeniz gerekenden fazla sebze, meyve ve şeker alıyorsunuz. Doğru teknikle sıkıldıysa belki içinde lif oluyor ama kendi şartlarıyla sıkanlar kabuğunu attığı için geriye bir tek şeker ve güzel renkli içecekler kalıyor.

‘HERKES GÜNDE 1 SAAT YÜRÜMELİ’

Gökçen Arıkan: Öğlen antrenman yapmak imkânsız ama sabah saatlerinde koşup, yürüyebilirsiniz. Şimdi hava sıcak ama kışın da soğuk. Yani bu bir bahane olamaz, herkes her mevsim antrenman yapabilir. Herkes günde 1 saat yürümeli. Fit olmak her şeyi yapabilmek demek. Gün içinde yaşam şeklinize göre bir program oluşturmalısınız. Oturarak çalışıyorsanız sabah 06.00’da uyanıp yürüyüş yapabilirsiniz, ip atlayabilirsiniz. Akşam yorgunsanız evde antrenman yapabilirsiniz. Spor salonuna gitmek şart değil artık antrenman aplikasyonları var. Mesela sonbaharda dinleyip yapabileceğiniz yoga uygulamaları gelecek.

D.K.: Günde 10 bin adım ilk başta ürkütüyor ama zor değil. İnsan başarıya odaklandığında güdüleyici olabiliyor.

G.A.: 10 bin adım normal bir insanın hiç durmadan 1 saat 10 dakika yürümesi demek. Sağlıklı bir insanın zaten 10 bin adım atması lazım. Atalarımız yürüyen insanlarmış, genlerimizde yürüyüş var. D.K.: Artık giyilebilir teknolojiler sayesinde saatle denize girebiliyoruz. Sonbaharda ne çeşit yüzdüğümüzü, nasıl kalori yaktığımızı öğrenebileceğimiz aplikasyonlar gelecek. 24 saat yüzmek dahil her şey kayıt altında olacak.

G. A.: Giyilebilir teknolojide akıllı saat bizim için çok iyi oldu. Gün içinde ne kadar aktif olduğumuzu, kaç adım attığımızı görebiliyoruz. Bu sizi aktif yapıyor. Herkesin spor salonuna gitme lüksü olmayabilir. Ama akıllı teknolojiler sayesinde evde antrenmanlar yapılabiliyor.

Akıllı teknolojiler hayatımızı yönlendirebiliyor. Beslenme konusunda akıllı teknolojilerden nasıl faydalanııyor?

D. K.: Biz ilk başta “Teknoloji hareketsiz yaşama neden oluyor” derken teknolojinin sağlık ve egzersiz alanında yaptığı yatırımlarla, sağlıklı beslenme için de önemli bir araç olabileceğini fark ettik. İnsanlar bu sayede karşılarındaki uzmana “Beni kontrol et” diyor. G.A.: Öğrencilerime App’ler öneriyorum. Gün içerisinde onları takip edip motive etmem onları özel hissettiriyor. Takip edilmek motivasyonu artırıyor.

Saat başı nefes egzersizi

Giyilebilir teknolojiyle beslenme ve sporu destekleyen mobil uygulamalar neler?

D.K.: Ben Lark’ı ve nefes uygulamasını seviyorum. Saat başı nefes egzersizi yaptırıyor, uzun toplantılarda ayağa kalkmamı veya su içmemi hatırlatıyor. Geçenlerde Los Angeles’ta bir toplantıya katılıp yeni teknolojileri öğrenme imkânı buldum. Mesela H2O uygulamasında şişenin içindeki sensör, telefon ve saatinizle iletişime geçerek içtiğiniz suyu mililitre olarak söylüyor. Ya da markette bir ürünün barkodlu fotoğrafını çektiğinizde kaç kalori olduğunu söylüyor.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ