Zayıflama ilaçları saatli bomba mı?

Ölüme neden olan “Sibutramin” maddesi içeren 9 zayıflama ilacı piyasada!


05 Ağustos 2010 Perşembe, 09:45:11Güncelleme: 09:45:11

İNTERNET üzerinden dahi kolaylıkla satın alınabilen ve son derece uygun rakamlarıyla rağbet gören zayıflama ilaçları can almaya devam ediyor. Son olarak Kastamonu’da 2 ay önce karın ağrısı, ishal ve kusma şikâyetleri sonrası 23 yaşındaki Nilay Dinçer, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş, yapılan incelemede Dinçer’in “kırmızı biber hapı” denilen zayıflama ilacı kullandığı belirlenmişti. Ürünle ilgili yapılan incelemede de Dinçer’in kullandığı zayıflama ilacının “sibutramin’’ etken maddesi içerdiği belirlenmiş, ürün tüm eczanelerden toplatılmıştı. Sağlık Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre daha önce izin verilmiş bazı zayıflama ilaçları daha tehlikeli “sibutramin’’ maddesi içerdiği için toplatıldı. Ancak yetkililer, piyasada 9 adet Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan onaylı üründe ‘sibutramin’ maddesinin tespit edildiğini belirtti. Sağlık Bakanlığı halk arasında ‘biber hapı’ olarak bilinen ürünlerin ilaç olmadığını bildirerek, hekimlere danışılmadan kesinlikle kullanılmaması uyarısında bulundu. Ürünü ithal eden firma müdürü Olcay Kamışlıdere ise, “İlaç, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, her türlü analiz ve kontrole sunulduktan sonra satışı serbest bırakılmıştır’’ dedi. Sağlık Bakanlığı’nın uyarısına rağmen halen piyasada satılan bu ürünler neden toplatılmıyor? Zayıflama haplarının tamamı toplatılmalı mı yoksa tehlike abartılıyor mu? Uzman isimlerle tartışmaya açtık, farklı görüşler şöyle.


GÜLİN YILDIRIMKAYA
gulinyildirimkaya@haberturk.com

İlaç toplatmak 3. dünya ülkelerinin yapacağı iş hekim kontrolü yeterli’

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. ZİYA MOCAN:

“Bu ilaçların hepsinin reçeteyle yazılması ve yazan hekimin de bir şekilde kayıt edilmesi lazım. O zaman toplatmaya gerek bile kalmaz”
SİBUTRAMİN zaten yasaklanmıştı ama Amerika’da serbest doktorlar bu ilacı yazıyor ve ruhsatlı olarak satılıyor. Türkiye’deki en büyük problem eczacıların bu tip ilaçları serbest olarak satmaları. Piyasada 18 yaşın altındaki çocukların bile alıp istedikleri gibi kullanabileceği onlarca ilaç var. Bu ilaçları doktorlar haricinde yazanlar da var diyetisyenler de yazıyor.
Bu ilaçların hepsinin reçeteyle yazılması ve yazan hekimin de bir şekilde kayıt edilmesi lazım. O zaman toplatmaya gerek bile kalmaz. Siz normal aspirini bile ihtiyacı olmayan hastaya gereksiz yere verirseniz kanama yapar. Mide ülseri olan bir kişi gidip aspirin alırsa kanama meydana gelir.
Tansiyonu yüksekse kanı sulandırıcı bir şey veya aspirin alırsa beyin kanaması geçirir. Burada kökten bir karar alınarak tüm ilaçların hekim tarafından yazılmadan ve reçetesiz satılmaması gerekir. Eğer tedavi etmek isteniyorsa böyle bir karar alınması lazım. Bu ilaçları toplatmak çözüm değil çünkü başka bir gün başka bir tanesi çıkacak. Bunlar kalıcı çözümler değil. Önemli olan insanları bilinçlendirmek. Bu 3. dünya ülkelerinin aldığı tedbirlere benzer. Toplatmak bir tedbir değil. Bu sefer başka bir isim altında çıkacak bu ilaçlar. Birden yasaklanacağına işi baştan sıkı tutmak gerekiyor. Ya hiç çıkartmayın ya da kontrol altında tutun.
Bu tür ilaçlar kaçak olarak tezgâhlarda satılıyor. Asıl bunları yasaklayın, kontrol edin, toplatın. Eğer gerçekten bir şey yapılmak isteniyorsa ciddi bir şekilde yapılsın.

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğr. Üy. Prof. Dr. ERDEM YEŞİLADA:

‘Her ilacı aynı kefeye koymamalı, Çinmalı olanlar toplatılmalı’
HİÇBİR ilaç 1 ayda 10 kilo verdirmez. Eğer yüksek miktarda kilo verdiriyorsa mutlaka içinde sentetik bir madde olduğundan şüphelenmek gerekir. Daha önce de “Lida” macerası olmuştu.
Esasında bileşimi son derece mantıklı bir ilaçtı. Sibutramin içerisinde 4 tane bileşen var hepsi bir araya geldiğinde etkiyi artıracak şekilde bir etki göstermesi söz konusu ama verdirebileceği kilo ayda 2 kilo civarında. Fakat bunu insanlar kapış kapış alıyor 10 kilo verdiriyor diye. Sibutrimin denen maddenin bir benzerini koymuşlar. Bunu görmeniz için epey kapsamlı çalışmalar yapmanız gerekiyor. Bu tespit edildi ve toplatıldı. Bu ilaçlar hekim kontrolünde olduğu zaman da dozu ayarlanmalıdır. Çünkü insanların metabolizmaları farklıdır. Bugün rahatlıkla kullandığınız bir aspirin başka bir kişiye dokunabilir. Normal koşullarda hekim kontrolünde kullanılması gerekir. İçerisinde sibutramin denen madde varsa toplatılmalı. Hepsini aynı kategoriye koymamalı. Prensip olarak Çin kaynaklı ürünlere hep olumsuz bakıyorum.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. HÜSEYİN DEMİRDİZEN:

‘Sorun çıktıkça toplanacağına, en başından garantili ürünler satılsın’
ZAYIFLAMA ile ilgili haplar ilaç şeklinde satışa sunulduğu için ruhsatlandırılmasının, satışa sunulmasının Tarım Bakanlığı’nca değil, Sağlık Bakanlığı’nca yapılması gerekir. Bu ilaçların sorun çıktıkça toplatılmasından çok, güvenilirliğinin garanti edilmiş ürünlerin satışa çıkarılması önemlidir. Hem ülkemizde, hem de dünyanın başka yerlerinde zayıflama amaçlı ya da benzer amaçlı kullanılan pek çok preparatın insanlarda ciddi endişeler, endişenin ötesinde ciddi sağlık sorunları çıkardığı bilinmektedir.
İlaç olarak üretilen maddenin kendisi mutlak zararsız olan bir şey olmadığı için bunun da doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Çünkü yediğimiz gıdalardaki maddeler bile biliyorsunuz kişilere göre alerjiye, karaciğer yetmezliğine vb. sebep olabiliyor.
Aynı zamanda metabolik sendrom dediğimiz birden çok organ ve sistemi tutan birtakım sorunları olan yurttaşlarımız bu tür ilaçları kullandığında sonuçlar daha da ağır olabilir. En başından beri itiraz ettiğimiz şu: Tarım Bakanlığı aracılığı ile birtakım vitamin gibi gruplara ayrılarak satılan maddelerin ruhsat yasası gereğince ülkemizde kullanılmasından birinci derecede Sağlık Bakanlığı sorumludur. Toplatmaya gelince, bunun sonu yok. Bir tek ürün değil ki, bir ürünü toplatırsınız başka bir ürün, başka bir seri ortaya çıkar. O nedenle mutlaka ruhsatlandırma aşamasında oldukça titiz davranılması gerekiyor ki kullandıkça bu tür sorunlar çıkıp yurttaşlar mağdur olmasın.

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri ÖZGÜR ÖZEL:

‘Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde olsa bugün toplatılırdı’
HERKES biliyor ki, bu kapsüller, Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde olsaydı, bugün hemen piyasadan toplatılırdı. Ama insan aynı insan, ülke aynı ülke olmasına karşın, ruhsatı Sağlık Bakanlığı’ndan değil Tarım Bakanlığı’ndan alınan bu ürünler, can almaya devam ediyor. Peki can aynı can değil mi? Bizler bitki miyiz ki adı sırf bitkisel ürün olduğu için bu ilaçların ruhsatları Tarım Bakanlığı’ndan veriliyor? Bu ürünler, acilen piyasadan çekilmeli ve ruhsatlandırması da Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmalı. ‘Ülkemizde sahte ilacın önüne geçmek için son iki yıldır büyük girişimler ve yatırımlar yapılırken, en çok sahteciliği olduğu bilinen bu ürünleri kimse takip etmiyor. Oysa sahtesi çok daha fazla can alan bu ölüm kapsüllerinde de sahteciliğin önlenmesi için İlaç Takip Sistemi ile izlenmelidir. Çünkü ilaçta ve bitkisel ürünlerde sahtecilik, cinayete doğrudan teşebbüs anlamı taşır.

‘Bu ilaçlar uluslararası dozların çok üzerinde ve oldukça tehlikeli’

Gazi Üniversitesi (GÜ) Medikal Fermakoloji Anabilim Dalı Öğr. Üy. Prof. Dr. ÇİMEN KARASU:

“Bu bitkisel ürünlerin içerikleri tam olarak bilinmiyor ve bu ürünlerin içerisine bazı kimyasal bileşikler yüksek dozlarda katılabiliyor”
GIDA bütünleyici ya da zayıflamaya yardımcı bitkisel ürünlerin içerikleri tam olarak bilinmiyor ve bu ürünlerin içerisine bazı kimyasal bileşikler yüksek dozlarda katılabiliyor. Bitkisel destekleyicilerin herkes için uygun olup olmadığının bilimsel olarak tespit edilmiş ve güvenilirliklerinin ispatlanmış olması gerekli. Özellikle zayıflatma amacıyla kullanılan ürünler iştah kesici ilaç olarak kullanılan çok sayıda etkili maddeyi içerebiliyor. İçerisinde ‘krom pikolinat’ gibi elementleri içeren ve zayıflatıcı iddiasıyla satılan ürünlerin ambalajlarında ya da internet sitelerinde önerilen dozlar da uluslararası değerlerin oldukça üzerinde, bu çok tehlikeli.

Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı TAYLAN KÜMELİ:

‘Sağlık Bakanlığı’nın bileceği bir iş’
ZAYIFLAMA ilaçları ile ilgili şöyle bir şey söylemekte fayda var; zayıflama ilacının illa ki kullanılması gerekiyorsa, o ilaçta Dünya Sağlık Örgütü’nün onayının olması gerekir ve mutlaka bir doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Ama zayıflama ilacını kullanan kişi şunu çok iyi bilmeli ki; bir insanın zayıflaması kilo vermesi demek değildir, kilo vermek; kendisindeki beslenme davranış değişikliğidir. Eğer davranış değişikliğini oluşturamazsak verdiğimiz kilo tekrar geri gelir. Bir şey yutarak siz kiloyu veriyorsunuz yani bizim için önemli olan davranış değişikliğini ve beslenme alışkanlığını oturtmak. Onun dışında zayıflatma ilaçlarının toplatılma, toplatılmama kararını verecek olan merci Sağlık Bakanlığı’dır.