Askerler neden intihar ediyor?
İşte bir askeri intihara götüren nedenler!
HABERTURK.COM / PINAR CEBECİ
pcebeci@haberturk.com
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın yaptığı açıklamaya göre son 10 yılda şehit olan TSK personeli sayısı 601 iken intihar eden personel sayısı 965 olarak tespit edildi. Rakamlar her geçen gün artıyorken, asker intiharlarının altında yatan olası nedenleri uzmanlara sorduk. İşte bir askeri intihara götüren nedenler!
TÜRKİYE'DE İNTİHAR EDEN AKRABADAN UTANILIYOR
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Prof. Dr. İlhan Yargıç:
Genelkurmay Başkanlığı'nın açıkladığı verilerle ülkemizde aynı yaş grubunda bildirilen intiharlar oran olarak karşılaştırıldığında askerlik görevi yapanlar arasında bu oranın yaklaşık 2.5 kat daha fazla olduğu
görülüyor. Ancak bu sonuca temkinli yaklaşmak gerekir. Çünkü ülkemizde halk arasında bir yakınının intihar etmesi utanılacak bir durum gibi görüldüğü için çoğu kere gizlenmekte ve kayıtlara da doğal ölüm gibi geçmesine çalışılmaktadır. Kırsal kesimde bu durum daha fazladır. Hatta bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü ülkemizden bildirilen intihar oranlarını güvenilir bulmamıştır. Diğer yandan TSK içindeki durumlar çok titiz bir şekilde araştırılıp kaydedilmektedir.
İntihar biyolojik, genetik, psikolojik ve sosyal pek çok faktörle ilişkilidir. Bazı ruhsal rahatsızlıklar intiharın en önemli sebebidir. Bunların başında da depresyon gelir. Depresyon genellikle bir stresin tetiklemesiyle ortaya çıkmakla birlikte bu stres bazen birçok insanın sıradan sayabileceği görece daha hafif durumlar da olabilir. Çok ağır streslere maruz kalan pek çoklarının da intihar etmediği malumdur. Dolayısıyla intihar davranışında bireysel faktörler çok önemlidir.
ASKERDE YARIM KALAN HAYAT ASKERLİĞE ADAPTASYONU ZORLAŞTIRIYOR
20’li yaşların başı intiharların arttığı bir dönem olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yargıç, askerlik gibi yeni bir ortama giren bireyde eğer stresle baş etme becerileri yeterince gelişmemiş ve kişilik olarak olgunlaşmamışsa adaptasyon sorunları çekmesinin muhtemel olduğunu belirtti. Kişinin askerde bırakıp geldiği sosyal ortamındaki durumlardan da etkilenmeye devam ettiğini hatırlatan Yargıç, aile bireylerindeki ciddi bir hastalık haberi, kız arkadaşıyla telefonda yaşadığı bir tartışma ya da ayrılık, ekonomik sıkıntıların bu adaptasyonu daha da zorlaştırdığını söyledi.
Prof. Dr. İlhan Yargıç sözlerine şöyle devam etti:
Hele bir de bu kişi askere gelmeden önce uyuşturucu madde kullanıyorduysa askerde buna devam edemediğinde psikolojik sorunlarla baş etmesi iyice zorlaşmaktadır. Maddeyi yeni bıraktığı dönemde kişilerin stresle baş etme ve sorunları çözebilme becerileri iyice azalır. Bu şartlar içinde eline silah geçen bir kişinin intihara yönelmesi kolaylaşmaktadır. Aynı kişi sivil hayatta olsa silaha ulaşamayacağı için belik ilaç içerek intihara kalkışacak ve kurtulma ihtimali çok daha fazla olacaktır.
Şehit sayısıyla intihar sayılarını karşılaştırmanın, konuya dikkat çekmek için iyi bir yöntem olduğunu ama mantıksal ve bilimsel açıdan yanlış bulduğunu belirten Prof. Dr. İlhan Yargıç, "Elmayla armutu karşılaştırmak gibi ilgisiz şeyler." şeklinde konuştu.
Askerliğe başlandığı sırada askeri uzmanlar tarafından askerliğe elverişlilikle ilgili psikolojik değerlendirmeler halen yapılmakta ve kıtalarda ihtiyaç duyan personele psikolojik destek verilmektedir. Bu sayede son yıllarda askeriyedeki intihar sayılarının azaldığı da bilinmektedir. Bu çalışmaların artarak devam etmesini temenni etketeyiz.
"GÜÇLÜ OLMALIYIM" DÜŞÜNCESİ AĞIR BASIYOR AMA...
Hisar Intercontinental Hospital Psikoloji Bölümü Uzm. Psikolog Gülşah Yahşi:
İntihar davranışının, genellikle umutsuzluk, engellenmiş istekler, baş edilemeyen stres veya çaresizlik gibi hislere karşı tepkisel olarak ortaya çıktığını dile getiren Uzm. Psikolog Yahşi şöyle konuştu:
‘Kişiyi bu ruh hali içine birçok şey sokabilir. Orduda var olan düzenden dolayı, kişilerin duygularından bahsetmeleri diğer meslek gruplarına göre daha zor olabilir. Kişi kendisini kötü hissettiği zaman, bunu hem kendisine hem de diğerlerine söylemesi daha güçtür. Bireyde ‘güçlü olmalıyım’ düşüncesi bir şekilde ağır basabilir. Hal böyle olunca da yardım istemek güçsüzlük, zayıflık olarak algılanabilir ve kişi umutsuzluğa, çaresizliğe diğer bireylere göre daha çabuk kapılabilir.
Psikiyatrik bozukluğu olanlarda intihar riskinin psikiyatrik bozukluğu olmayanlara göre daha yüksek olduğu bilinir. Yapılan çalışmalarda, psikiyatrik bozukluklar arasında başta majör depresyon olmak üzere kişilik bozuklukları, şizofreni, duygudurum bozuklukları gibi çeşitli hastalıklarda intihar riski yüksek bulunmuştur.