STBL HABERLERİ

28 KASIM 2016

İşte genç yıldızın açıklamaları...

- Yeni koçunuz Velimir Perasoviç takımın başına geçtikten sonra neleri değiştirdi?
"Koçumuzun zaten kendine has sistemi vardı. Önceki yıllarda hem Valencia takımını hem de Laboral Baskonia takımı çalıştırdı. İspanya'da genellikle hızlı oynamayı seven müdafaaya ağırlık veren bir koç gelir gelmez tabii ki entegre etmeye çalıştı takımımıza. Biz de koçu biraz tanıdığımız için ona adaptasyon sürecimiz biraz daha azaldı diyebilirim. Yani gerçi sezon başına çok iyi başlayamadık fakat sonradan toparlandık ve biraz daha iyi maçlar çıkardık. Sonuçta hızlı bir sistemi olan ve müdafaaya da önem veren bir koç, sahada savaşan oyuncu görmek istiyor. Bu da bir nevi Efes’in karakteri zaten. Öyle olunca adaptasyon sürecini de azalttık ve koçun sistemine ayak uydurduk diyebilirim."

- Basketbol liginde bu sezon geçen yıllara göre takımlar daha iyi, şampiyonluk şansınızı nasıl görüyorsunuz?
"Tabii artık şimdi takımlar daha çok yatırım yapıyor. Basketbol liginde şu anda 1. ligde her takım birbirini yenebilecek güçte ve tabii ki yabancı sayısının da değişmeşi biraz daha rekabeti artrırdı. Türk oyuncuları negatif yönde etkiledi ama rekabeti arttırdı. Söylediğim gibi her takım birbirini yenebilecek güçte. Daha sezonun başındayız ve bir mağlubiyetimiz var. İyi gidiyoruz diyebilirim. Türkiye liginde 'play-off'lara en üst sıradan girmek istiyoruz ve 'play-off'un avantajını kullanmak istiyoruz. Şampiyonluk Efes gibi köklü bir kulübün hedefidir ama şu an için konuşmak çok erken. Adım adım gideceğiz."

- Euroleague bu sezon tek grup formatında oynanıyor, maç temposu çok yoğun. Lig maçlarını da düşünürsek bu tempoyla nasıl baş ediyorsunuz?
"Evet bu tempoya ayak uydurmak gerçekten çok zor. Bazen haftada 3-4 maç oynadığımız oluyor. 8 günde zor bir tempo. En çok tabii ki seyahat kısmı yoruyor. Her sporcu bence maç yapmayı sever. Sonuçta antrenmanlardan daha çok sevilir maç yapmak ama rekabet çok üst düzey olduğu için hem mental olarak hem de fiziksel olarak yorgunluk oluyor. Onun dışında Euroleague maçından sonra tabii Türkiye ligine konsantre olmak bazen zor oluyor ama sonuçta oynadığımız takımlar hep üst düzey. Seviye çok yüksek, o yüzden biz hem kendimizi kafa olarak hem de fiziksel olarak hazır tutmaya çalışıyoruz. Rotasyon da çok önemli bu seviyede basketbolda artık her 2-3 günde maç oynandığı için benchten gelen oyuncuların katkısı da çok önemli. Şu ana kadar buna ayak uydurmuş durumdayız. Tüm takımlar bizim gibi aynı zorluğu çekiyor bu yüzden mazeretimiz yok."

- Euroleague'in yeni formatı hakkına ne düşünüyorsunuz?
"Bence rekabeti çok arttırdı bir de eskisi gibi artık gruplar yok sonuçta. Tek bir lig olduğu için her takım birbiriyle oynayacak ve hem içeride hem dışarıda maçlar olacak. Burada tabii ki rekabet üst düzey olacak. Her takım birbirini yenebilecek güçte, o yüzden sürpriz sonuçlar oluyor bazen. Gayet güzel format bence. Sadece her takımda sakat oyuncuların artmasına neden oldu. Bu da yoğun maç temposundan kaynaklanıyor."

- Kariyerinde bundan sonraki hedeflerin neler?
"Üniversiteyi Amerika'da okudum orada bir NBA hedefim vardı. NBA her basketbolcunun hayalidir. O hayalim hala sürüyor. Olur olmaz, o ayrı bişey ama yaşım ne olursa olsun sonuçta oraya gitmenin yaşı yok. Eğer gerçekleşmezse ki şu anda Anadolu Efes'in takım kaptanıyım ve bulunduğum yerden memnunum. Hedeflerimden birine ulaşmış durumdayım. Onun dışında Türk milli takımının da uzun yıllar formasını giymek istiyorum ve inşallah kaptan olmak isterim. Eğer olmazsa da şu an olduğum konumu korumak isterim."

- Dünya basketbolunda en beğendiğin oyuncular kimler?
"San Antonio Spurs'den Manu Ginobili ve ondan önce Tony Parker'ı Çok yakın izledim. Spurs takımını çok seviyorum açıkçası."

- Takımın atmosferini nasıl buluyorsun?
"Takıma bu sene yeni yabancılar geldi. Arkadaşlık üst seviyede yani kamplar, seyahatler... Bu tür durumlarda ne kadar iç içe olursanız o kadar takım olursunuz. Bizde bunu üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz. Antrenmanlarımız gayet çekişmeli geçiyor. Yeri geldiğinde tartışmalarımız oluyor. Bunlarda bizi takım yapan olgular. Gerçekten bazen ihtiyaç oluyor. Böyle şeylere birbirimizi uyandırıyoruz ister istemez. Takımın atmosferi gayet iyi şu ana kadar."

- Özel hayata vakit ayırabiliyor musunuz?
"Tabii ki ama yine de önceki yıllara oranla biraz daha kısıtlı. Çünkü değişen formatla birlikte bazı günlerde eve cok geç geliyoruz. O yüzden dinlenmeye daha çok vakit ayırıyoruz açıkçası."

- Rakiplerin maçlarını takip ediyor musunuz?
"Açıkçası bazen takip ediyorum, bazen izlemek istemiyorum. Arada gidip geliyorum. Topluca arkadaşlarla buluştuğumuz zaman izliyoruz."

- Futbol seyircisi ve basketbol seyircisi arasındaki fark ne sizce?
"Güzel soru... Basketbol seyircisi biraz daha bilinçli bence onun dışında maçın gidişatını çok iyi takip edebiliyorlar. Hakem kararlarına tepki verebiliyorlar. Güzel bir şekilde ve basketbol taraftarı takımını gerçekten desteklediği zaman fark yaratabiliyor. Oyunda salonlar biraz daha ufak ve atmosfer çok sıcak. Seyirciyle iç içe oluyorsunuz. Futbolda böyle olmuyor."

- 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda rakipler belli oldu. Kura hakkında ne düşünüyorsunuz?
"İstanbul'da düzenlenecek olması bizim açımızdan avantaj olacaktır. Milli takımda da yeni federasyon başkanımız Hidayet Türkoğlu ile birlikte umarım milli takımımız ivme yakalar ve tıpkı 2001'de olduğu gibi yine madalya peşinde koşarız. Turnuvayı taraftarımızın da desteğiyle en iyi şekilde tamamlarız."


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300