Yeni Medya Ana Sayfa
ÜYE GİRİŞİ
LÜTFEN KULLANICI ADINIZ VE ŞİFRENİZ İLE GİRİŞ YAPIN!

Beşiktaş - Benfica maçının yazar yorumları

Beşiktaş 3-0 geriye düştüğü Benfica maçında tarihi bir geri dönüşe imza atarak sahadan 3-3 eşitlikle ayrıldı. Beşiktaş böylece Şampiyonlar Ligi'nde bir üst tura çıkma umutlarını son maça taşıdı. HTSPOR yazarları bu mücadeleyi yorumladı

 Yazarlar Beşiktaş - Benfica maçını yorumladı...

* Dedelerin torunlarına anlatacağı, “Siyah-Beyaz film” gibi bir 90 dakikaydı... Şampiyonlar Ligi’nde Benfica önünde ilk yarıda taraftarını kahredip ağlatan Kartal, ikinci devrede harikalar yarattı, bu kez tribünlerde sevinç gözyaşları aktı. Artık mutlu son yakın, deplasmanda Dinamo Kiev’i yakın!

* Öğretmen Şenol hoca, bu özel güne start hatasıyla başladı, Portekiz ekibi golleri sıraladı. 2’de Eliseu’yla direğe takılan Benfica, 10’da Guedes’le perdeyi açtı: 0-1. 20’de Semedo’nun füzesi şok yarattı: 0-2. 31’de top ‘üç kez direğe’ çarptı, Fejsa tamamladı: 0-3. Güneş’in ikinci yarıdaki değişiklikleri takımı şaha kaldırdı.

* Mitroglou’nun 53’te kaçırdığı golden sonra şov başladı. 58’de Cenk Tosun’un ‘fantastik’ volesiyle tribünler ayağa kalktı: 1-3. 83’te Quaresma’nın penaltısı taraftarı kendinden geçirdi: 2-3. Portekizliler titremeye başladı. 88’de kaçıran Aboubakar, bir dakika sonra golü atıp “Arena’dan çıkış yok” diye haykırdı: 3-3.

MAALESEF DERKEN, TARİH YAZMAK! ERCAN TANER
1 Maça bu psikoloji ile başlamayacaksın.. Ben Napoli’yi deplasmanda yendim... Senden Lizbon’da puan aldım... Oyunu yavaşlatırsam, en kötü 1 puan alırım.. Rakip Lizbon’daki Benfica değil... Son 17 maçında sadece Napoli’ye kaybetmiş, geçmişinde iki Avrupa şampiyonluğu 10 uluslararası finali olan tam bir turnuva takımı... Bu ne demek biliyor musunuz; tökezlersen seni bitiririm!

2- Benfica, İstanbul’a iki gün önce geldi. Havayı soludu ve belli Beşiktaş’ı artı ve eksi yönleriyle çok iyi ezberlemişler...

3- Ofsayt taktiği riskli ve sevimsizdir. Benfica bu taktiği mükemmel uyguladı. Bu oluşuma karşı en iyi ilaç duvar paslarıdır. Orta sahan işlemezse, geçmiş olsun...

4- Guedes’in golü, Bruma’nın attığı gole benziyor. Savunmanın ortası bazen hipnotize olup donuyor Beşiktaş’ta... İkinci gol hiç olmadı, Semedo’ya önce vurdurmayacaksın, vurursa, kalecin o şutu yemeyecek!

5- Üçüncü gol klip gibi... Direkler ve Benfica’lı oyuncular, 3 top bilardo oynadılar, Beşiktaş savunması hatıra fotoğrafı çektirdi...

KADER ANI » 53' TEŞEKKÜRLER MİTROGLOU! Beşiktaş’la geçmişte çok adı anılan Mitroglou, Benfica’nın ilk iki golünde de pay sahibiydi. Ancak 53’te Fabri’yle karşı karşıyayken kaçırınca, maç o dakikadan itibaren döndü.

6- 0-3’ten sonra 4 oyuncunun sahadaki görev yerleri değişti. Bence çok geç kalınmıştı... Gökhan İnler ve Atiba ile oyuna başlamak düşüncesi, Şenol Güneş’in ilk planı olsaydı keşke.

7- Benfica’nın iki kanat savunma oyuncusu Semedo ve Eliseu, parkta geziye çıkmış mutlu insanlar gibiydi. Antrenman yaptılar bir ara, hava çok güzel diye..

8- Gökhan İnler, açıkça oynadığı oyunla Şenol Güneş’e bence şöyle bir mesaj verdi; “Ben uluslararası tecrübesi olan, büyük maçları iyi oynayan bir oyuncuyum, yedek kulübesini sevmiyorum.”

9- Atiba, belki de Türkiye’ye geldikten sonra en kötü maçını oynadı. Gerçek Atiba değil, sanki akrabasıydı sahada olan... Cenk Tosun, Beşiktaş adına oyunda gecenin en mükemmel vuruşunu yaptı... Bu mükemmel Cristiano Ronaldo golünü unutmak zor. Bravo Cenk Tosun!

10- Ve her şey düzelince geç baskı başladı. Q7’nin penaltı golü ile ayağa kalktım... Daha 7 dakika vardı ve uzatmalar derken gooooooooooool diye yazacağıma emindim... Çünkü havada gol kokusu vardı... Aboubakar bu kez kaçırmadı.

11- Çok acayip bir maç yaşadık. Dün gece Türkiye’de kalp sıkıştırması sonrası anjiyo operasyonları tavan yapmıştır... Kiev deplasmanında 3 puan, Beşiktaş’a tur getirecek.

12- ‘Irkçılığa hayır’ sloganı, hiç bu kadar sessiz ve güçlü bir şekilde resmedilmemişti. Beşiktaş taraftarını ayakta alkışlıyorum.

Cenk Tosun, takımını ateşleyen gol için “İdmanda denediğim bir şut. Beck (soluyla) çok güzel orta kesti, benim de ayağıma çok güzel oturdu. Top çok güzel bir yere gitti. O golden sonra herkes havaya girdi ve çok iyi futbol oynamaya başladık” dedi.

GERİ DÖNÜŞLERİN İMPARATORU | ALİ GÜLTİKEN
Şampiyonlar Ligi’nin bazı olmazsa olmaz kuralları vardır. Bu kuralların en önemlisi de erken kırılmamak ve maç disiplininden kopmamaktır. Beşiktaş dün maalesef bu kuralda ilk yarı kötü bir sınav verdi. Siyah-Beyazlılar’ın bu maça kadar muhteşem bir geliş süreci var. Maçları 90 dakika oynayan, maçın her dakikasında oyunun içinde kalan bir Beşiktaş var. Oyun disiplinine, sistemine sadık bir Beşiktaş var. Fakat dün maalesef Benfica karşısında bu prensiplerinin tamamını ilk yarıda oyunun dışında bıraktı. Maça iyi başlamasına rağmen erken yediği golle bir anda kroke oldu. Bu golden sonra hem oyun sisteminden koptu hem de motivasyonunu yitirdi. İlk yarının sonuna kadar da tamamen kendini inkar eden bir oyun yapısıyla devreyi bitirdi.

Bu seviyelerde goller yenilebilir. Bunların telafisi sabırlı olmaktan, oyun disiplinine sadakatten ve de motivasyonunu yüksek tutmaktan geçer. Dün Adriano, Beck ve Gökhan Gönül seçimleri, gelen erken golden sonra geçerliliğini yitirdi. Dolayısıyla Şenol Hoca da oyunun içerisinde bazı oyuncuların yerlerini değiştirerek ilk yarıyı bitirmeye çalıştı. Adriano’yu sol beke, Beck’i sağ beke, Gökhan’ı da ön tarafa aldı. İlk 45’te bu yer değişiminin yanında, devre bitimini beklemeden erken bir oyuncu değişikliği yapılabilse, ikinci yarı takımın gösterdiği bu reaksiyon daha erken ortaya çıkabilirdi. Sonuçta ilk yarıda bunları bir kenara bırakan Beşiktaş kendi adına bugüne kadar hak etmediği tarzda bir ders aldı.

Fakat ikinci yarı kendisi başka bir ders verdi. Geri dönüş nasıl olur, büyük takım felsefesi nasıl olur, oyuna nasıl müdahale edilir; kalite nedir... Tüm bunlara harika örnekler verdi. Geri dönüş muhteşem. Şampiyonlar Ligi’nde çok az görülecek inanılmaz bir ikinci yarı hikayesi var. Burada liderlik vasfını ortaya koyan Oğuzhan var. Kalitesini ortaya koyan Quaresma var. Golün ustası Cenk var. Etkili forvet Aboubakar var. İkinci yarı tecrübesini takıma yansıtan Gökhan İnler var. Atiba var, Marcelo var. Tecrübe ve klasıyla Adriano var. Özetinde Beşiktaş kalitesi, Beşiktaş iradesi var. Bunlar sahaya yansıtıldığında ortaya çıkan bir başarı hikayesi var. Beşiktaş belki maçı kazanamadı ama ikinci yarı attığı 3 golle çok fazlasını kazandı. Seyredenlerin de, statta izleyenlerin de, sahada oynayanların da, kulübede yönetenlerin de, maçı idare eden hakemlerin de unutamayacakları ve hikayesi çok güzel olan bir futbol akşamı oldu.

Beşiktaş gruptan nasıl çıkar? Beşiktaş'ın gruptan çıkması için Dinamo Kiev'i yenmesi, berabere kalması halinde ise Benfica'nın Napoli'yi yenmesi gerekiyor.

TARAFTAR
İlk yarı biter bitmez taraftarların oyuncuları tribüne çağırıp, onları alkışlayarak, bağırlarına basarak soyunma odasına göndermesi Beşiktaş’ın camia olarak ne kadar iyi bir şekilde kenetlendiğinin bir göstergesiydi. Geri dönüşte taraftarın etkisi çok çok büyüktü.

CENK’İN GOLÜ
İkinci yarıda Cenk’in attığı ilk gol hem şekil itibarıyla hem de geldiği dakika itibarıyla çok değerliydi. Beşiktaş’ı tekrar maça döndürdü. Daha doğrusu, bu gol maçın anahtarı oldu.

HELAL SANA TOSUN | KARTAL YİĞİT
İnönü Stadı’nda Barcelona dâhil nice zaferler, geri dönüşler gördük ama böylesine bir maç Arena’ya kısmetmiş. Hakikaten son yılların en iddialı dönüşlerinden birini gerçekleştirdi Şenol Güneş’in öğrencileri... Maçın başında gelen şok gollere ve oyuna baktığımızda açıkçası kimsenin aklından böylesine bir sonuç geçmezdi. Çünkü Şenol Güneş’in hatalı kurguları, kanatların çıkamaması, çıkarken kaptırılan toplar, orta sahanın etkisizliği, yenilen basit goller, Aboubakar’ın rakip stoperler arasında kaybolması, Benfica teknik patronu Vitoria’nın dersini iyi çalışması, Portekizliler’in jet hızıyla sahamıza inmesi bir bütün olunca ikinci yarı için umudumuz kırılmıştı. Ancak Güneş’in, Adana’ya karşısında değil de Benfica önünde olduğunu hatırlayıp Beck’i sağa, Cenk Tosun’u ileriye, ortaya da Gökhan İnler’i almasıyla işin rengi birden değişti. Müthiş taraftar desteğini de arkasına alınca o beklediğimiz Kartal sahneye çıktı. Hele bir de Mitroglou’nun bomboş kaleye atamaması maçın kırılma anıydı. O gol olmayınca, o ana kadar sakin, topu iyi kullanan, oyunu domine eden ve organize olan Benfica’da panik başladı. Cenk Tosun’un Şampiyonlar Ligi’nde haftanın golü olmaya aday volesi aslında olacakların da sinyaliydi.

SOYUNMA ODASINDA NELER YAŞANDI?

Bu maç çevrildiyse herkes yatıp kalkıp Cenk Tosun’a dua etmeli. Cenk’in azmi, nerede duracağını iyi bilmesi neticesinde attığı jeneriklik gol, bu sonucu getirdi. İlk yarıyı demoralize olmuş bir şekilde kapatan Beşiktaşlı futbolcuları ayağa kaldıran isim Cenk oldu. Helal olsun Cenk, helal olsun Beşiktaş...

İş henüz bitmedi ama büyük aşama kaydedildi. Artık Kiev’de alınacak bir galibiyet hatta beraberlik bile bu takımın belki de daha ileri gitmesine neden olacak. Gerçekten Beşiktaş oynadığı futbol, dolu tribünleri ve akıllı politikası ile Türkiye’nin gururu olmaya devam ediyor. Benfica gibi Avrupa tecrübesi üst düzey olan bir ekibe karşı 3-0’dan maçı çevirmek kolay bir iş değil ama galip gelmek de olacak işti. Bu beraberlik tabii ki umutların artarak devamıydı ancak burada kazanılsa iş bitecekti bunu da göz ardı etmemek gerek.

Beşiktaş, tamamen farklı yarılar oynadığı dün akşamki doksan dakikada olumlu sinyallerin yanı sıra kötü görüntüler de verdi. Örneğin; her zaman methiyeler dizdiğimiz Atiba’nın hayal kırıklığı yaratan performansı, Oğuzhan ile Tolgay’ın bir iki dönem hariç silik oyunu, Beck-Adriano ikilisinin bulunduğu sol kanadın hiç üretken olamaması. Goller dışında net pozisyon azlığı hep Kartal’ın eksi yanlarıydı. Mücadele yine tamdı ama bazen mücadele böylesine maçlarda yetmez. Ayrıca yenilen basit golleri gördükçe bundan sonrası için aman dikkat diyoruz. Yine de çok önemli 1 puan için bütün takımı tebrik etmek gerek.

HAKEM DAMİR SKOMİNA İYİYDİ, YARDIMCI KÖTÜ | BÜLENT YAVUZ
Beşiktaş muhteşem bir geri dönüşle adeta tarih yazdı. Hakem Damir Skomina mükemmel bir maç yönetti. Ancak aynı kelimeyi yardımcılar için kullanmak mümkün değil. 1 nolu yardımcının kalkan bayrağı Beşiktaş’ın kaderi oldu. Bu bayrak; Aboubakar’ın nizami golünü iptal ettirirken, maçın 3-3 bitmesiyle de Beşiktaş’ın galibiyetine engel oldu. Kartal’ın kazandığı penaltı net ve açık bir elle oynamaydı. Damir Skomina’nın neden tereddüt ettiğini anlayamadım. Bereket, 6 nolu asistan hakem devreye girdi ve Damir Skomina penaltıyı gösterdi. 6 gol atıldı, muhteşem bir oyun vardı. Stadı dolduran binlerce taraftar da Vodafone Arena’yı adeta titretti. Hakemin oyunun ikinci devresine eklediği 5 dakikalık ilave süre, otorite ve adaletine yakıştı. Son düdüğü çalarken, her iki takımın oyuncuları da hakemi tebrik etti. Demek ki; kolayca elit hakem olunmuyormuş.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
Misafir - 4 gün önce - Cevapla
0 0 0
Abartmayalim beyler uc bes yilda veya 10 yilda boyle bi mac aliyoruz apartmayin hep yenilgiye mahkumuz bu zihniyetle