ÖNE ÇIKANLAR

BEŞİKTAŞ 1 PUAN KAZANDI | ERCAN TANER 
1- Antalyaspor-Beşiktaş maçı, kupa finali gibi başladı...

2- Takımlar, savunma konsantrasyonu üzerine sanki tez çalışması yaptılar ilk yarı...

3- Stat, tıklım tıklım dolu... Taraftarlar, güzel maç beklerken milyonlarca lira harcanıp yayından kaldırılan ve hemen unutulan dizi filmler gibiydi ilk yarı...

4- Beşiktaş, mutlaka set oyunu yapıp, hücum bölgesinde değişik hücum organizasyonları denemeyince canı sıkılan bir takım haline dönüşüyor...

5- Böyle olunca, taraftarlarının da canı sıkılıyor...

6-Oğuzhan, ilk yarıda, bekleneni yine veremedi...

7- Böyle olunca, orta saha üretimi çok düşüyor Beşiktaş’ta... Aboubakar, bu gibi durumlarda tam etkisiz eleman gibi, durağan ve silik!

8-“Olympiakos maçında, uzun süre 10 kişi oynamak; bu takımı bu kadar sarsar mı?” düşüncem için, “İkinci yarının 20 dakikasını daha beklemem lazım” diyorum kendi kendime...

9-Aboubakar, dünkü kırmızı kartla dünya futbol tarihine 4 günde 2 kırmızı kart gören oyuncu olarak geçerken, asıl kırmızı kartı tahmin ediyorum Şenol Güneş gösterecek ona.. Böyle amatörlük olmaz!

10-Beşiktaş, Adriano’nun sakatlanıp çıkmasıyla ve eksik olmanın da verdiği dezavantaj ile bütün hesaplarını mecburen, beraberlik üzerine kurguladı...

  • Problem çocuk! Perşembe günü Olympiakos karşısında kırmızı görüp tepki çeken Kamerunlu oyuncu, dün de Antalya karşısında kızardı. Taraftarı çıldırtan Aboubakar, Siyah-Beyazlı formayla bu sezon 3. kez oyundan atıldı.

11- Bu tip oyunlarda sizi sadece uzanacak bir ayak veya bir kafa vuruşu kurtarabilir...

12 -Gol atmak için çaba gösterirseniz top sizi sever. Bu oyun ile zor ama...

13-Beşiktaş, bu sezon en kötü futbolunu Antalya’da oynadı...

14- Rotasyon düşünmeden oyuna başlayan Şenol Güneş, en formsuz günündeydi bence...

15- Özetle; bu maçtan, bu şartlarda 1 puanı kazanmak, büyük kazanç Beşiktaş için.

HER ŞEYE RAĞMEN 1 PUAN | ALİ GÜLTİKEN
Rıza Hoca’nın gelmesinden sonra Antalya, pozitif yönde büyük bir değişim gösterdi. Hem içeride hem dışarıda çok tehlikeli bir takım haline geldi. Dinamik ve mücadeleci bir takım ortaya çıktı. Bu maçın öncesinde kamuoyu da Beşiktaş da bunun farkındaydı.

Maçın başlama düdüğüne kadar olan sürede tüm rakiplerinin puan kaybetmiş olması Beşiktaş adına önemli bir fırsat yaratmış gibi görünse de bu durum maçın zorluk derecesini değiştirmedi. Bir de buna Beşiktaş’ın hafta içerisinde 50 dakika 10 kişi oynadığı Olympiakos maçının efor kaybını da eklersek, bu karşılaşmanın Beşiktaş adına neler getirebileceğini de az çok tahmin edilebiliyordu.

Oyun da genel itibarıyla bizi yanıltmadı. Çalımbay’ın; Beşiktaş’ın etkili ayakları Quaresma, Talisca, Babel ve Oğuzhan’a uyguladığı yakın markaj ve etkili savunma maçı daha da kısır bir hale getirdi. İşin özünde bu maçın mücadelesinin yüksek olacağını bekliyordum ama Beşiktaş adına bu kadar az pozisyonla oynanması şaşırtıcı oldu.İkinci yarıda hamleyi Beşiktaş’tan beklerken Antalya yaptı. Hem El Kabir’i oyuna aldı hem de daha çok Beşiktaş yarı sahasında oynamaya başladı. Bu baskının getirdiği etkiye Şenol Hoca’nın cevabı önce Quaresma’yı, daha sonra Talisca’yı oyundan alarak mücadele gücü yüksek Necip ve Cenk’le oyunu dengelemeye çalışmak oldu. Fakat Şenol Hoca’nın da hesap edemediği Aboubakar’ın gördüğü kartlar oldu.

Bu tür kartlar birçok maçta olur mu olmaz mı tartışılabilir ama 3 gün önce kırmızı kart görmüş bir oyuncunun üzerinde bu kadar büyük bir baskı varken bu maçta 11’de oynatılması mutlaka tartışılır. Bu kararın Beşiktaş’a faturası baskı yediği ve sürekli savunma yapmak zorunda kaldığı bir 30 dakika oldu. Olympiakos maçında Beşiktaş’ın eksik oynamaya antrenmanı var ama 3 gün arayla üst üste 2 maçı bu şekilde oynamak kolay değil.

Tüm rakipler puan kaybetti. Bu kayıp da Beşiktaş açısından telafi edilebilir.Çünkü hala avantajlar elinde. Maç öncesinde belki oyuncular bunu da yeterli görmüş olabilirler. Bu tür kayıplar Antalya gibi zorlu takımlara karşı yaşanabilir. Bunlar bu tür mücadeleler içerisinde var. Bunlar için elbette üzüntü duyulabilir ama Antalya gibi zor bir takımdan bu şartlar altında alınan bir puan da bir kazanç olarak görülebilir. Bunu da yok saymıyoruz.

  • Fabri uçuşta! Sergilediği başarılı performansla Beşiktaş’ın en istikrarlı isimlerinden biri olan kaleci Fabri, Antalya’da adeta 1 puanı kurtaran isim oldu. Toplam 6 kurtarış yapan ve savunmaya güven veren İspanyol file bekçisi, özellikle 57’de Danilo’nun köşeye giden şutu ile 83’te El Kabir’in yakın mesafeden kafa vuruşunda çok iyi refleks gösterdi.

AYAKTA KALANLAR
10 kişi kaldıktan sonra müthiş mücadele gösteren oyuncular var. Marcelo, Tosic, Atiba ayakta kaldılar. Fabri de kalesinde devleşti. Yaptığı kurtarışlar Beşiktaş’ı oyunda tuttu.

TERCİHLER
Olmpiakos maçında eksik kalan takımın aynısıyla Antalya karşısında çıkmak 90 dakika içerisinde karşılığını bulamadı. Yorgun oyuncular, Beşiktaş’ın hamle şansını da düşürdü. Erken oyundan alınan Quaresma ve Talisca, kulübeden hamle oyuncuları olarak ikinci yarıda tercih edilseler maçta farklı bir denge ortaya çıkabilirdi.

KIRMIZI KART DOĞRUYDU | BÜLENT YAVUZ
Haftanın en kritik maçlarından biri Antalya- Beşiktaş karşılaşmasıydı. Bu maçta görevli olarak hakem Mete Kalkavan vardı. Son haftaların en başarılı hakemi olan Kalkavan, başarılı bir mücadele yönetmesine rağmen kritik kararları da tartışılacak gibi. Aboubakar’ın ikinci sarı karttan atılması kurala uygun. Eğer oyuncu, kalecinin topu oyuna sokmasını engellemeye kalkarsa karşılığı sarı karttır. Aboubakar gibi yıldız bir oyuncu bunu bilmeliydi.

Bunun dışında Beşiktaş ceza alanı içerisinde ilk önce Oğuzhan, kaleye gitmekte olan topu eliyle kesiyor mu, kesmiyor mu? Kol vücuda yapışıktı. Hakem de çok yakındı, ‘devam’ dedi. İkinci pozisyonda ise Tosic, iki Antalyalı arasında havadan gelen topa eliyle temas ediyor mu, etmiyor mu? Hakem yine yakındı. Burada da devam kararı verdi. İki pozisyon da tartışılacak cinsten. Bu tip gri pozisyonlarda hakemin verdiği ‘devam’ kararı, yorum olarak kanaatimce doğruydu.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000