Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi ‘Çok arzularsan engeller kalkar’

        HT CUMARTESİ/DİLEK BİRGEN

        T utkularının peşinde koşan ve çok çalışan her tasarımcı gibi o da kısa zamanda büyük yol kat etti. Üstelik New York’ta... Birazdan hikâyesini dinleyeceğiniz Peyman Umay, Amerika’da kişiye özel takım elbise konusunda adından söz ettiriyor, Holywood yıldızlarından sporculara, iş dünyasından müzisyenlere birçok ünlü ismi giydiriyor.

        ■ 4 yılda Amerika’da marka olmanı eğitimine mi borçlusun? Mersin’de doğup büyüdüm. YTÜ İnşaat Fakültesi Harita Mühendisliği mezunuyum. Tasarım eğitimim ise New York Fashion Institute of Technology’den... Şimdi bu okulda tasarım ve stil dersleri veriyorum. F.I.T.’ye ders vermek için davet edilen ilk Türk tasarımcıyım. Sigmund Freud Enstitüsü’nden organizasyonel davranış bilimi, davranış yönetim psikolojisi ve vücut dili üzerine sertifikam var. New York’ta, insanların vücut yapıları üzerine eğitim aldım.

        ■ Mühendislikten modaya enteresan...

        Modaya eğilimim çocukken başladı. Babam tüm takım elbiselerini diktirirdi. Terzisinin her hareketini izlerdim. Üniversitede foto-modellik yapıyordum. Bu vesileyle moda sektörüne girdim.

        ■ Mühendislik yapmayı hiç düşünmedin mi? Babamın baskısıyla okudum. Basketbolcu olmak istiyordum. Üniversite bitmeden Damat’ta asistan tasarımcı olarak çalışmaya başlamıştım bile. İstanbul’da çalıştığım 2 marka ile İtalya, İspanya, Almanya, Amerika ve Fransa’daki tüm fuarlar ve moda şovlarına gittim. Seyahatlerimden birinde Milano’daki tasarım okullarından biri ile görüşüp eğitime başladım. Mühendislik yapmasam da analitik bakış açısı kazandırdı.

        ■ Tasarım yapmaya nasıl karar verdiniz? Damat’ta 2.5 yıl geçirdikten sonra 2005’te Boyner Grup’a geçtim. Amerika’ya özel hazırladığım koleksiyonlar New York’ta ve Las Vegas Magic Show’da sergileniyordu. Tasarımlarıma olan ilgiden sonra, koleksiyonu Amerika’da satan şirketin sahibinden iş teklifi geldi. İstanbul’daki hayatımı bırakıp Amerika’ya taşınmak istemedim.

        ■ Ama macera başladı... Evet, New York’ta insanlar

        üzerimdekilerin hangi tasarımcıya ait olduğunu soruyordu. Bir dergi beni New York’un en iyi giyinen erkeği seçti. Sürekli kullandığım mendilden dolayı bana “Mr. Pocketsquare” ismini takmışlardı. Bu tarz deneyimler kendi markamı kurmanın zamanının geldiğini söylüyordu. 2011’de markam faaliyete başladı.

        ■ Nasıl bir çalışma tarzın var? Sadece randevuyla kişiye özel kıyafet tasarlıyoruz. Randevularımız 3 bölümden oluşuyor; renk ve proporsiyon analizi, detaylı ölçü alma ve gardırop danışmanlığı. Müşterilerin ölçüleri alındıktan sonra saç, ten renklerine ve vücut yapılarına göre kumaş deseni ve rengi seçilerek profilleri oluşturuluyor. Bazı müşterilerimiz resmen baştan yaratılıyor. Öncesi ve sonrası diye fotoğraflar çekip kitap yapsak, yıkılır ortalık. Yaptığımız iş haute couture’un ötesinde.

        ■ Amerika’da tutunmayı nasıl başardın? Hiç kolay olmadı. Eğer herhangi bir şeyi çok arzuluyorsanız, engeller kalkıyor. Tabii doğru insanlarla tanışıp doğru kararlar verdim. Geçen sene Fashion Group International tarafından, erkek tasarımcılar kategorisinde “Yükselen Yıldız” ödülüne aday gösterildim. Aynı yıl ABD Göçmenlik Bürosu tarafından “Olağanüstü Yetenek” statüsüyle anıldım. Özel hayatımdaki mütevazılık profesyonel hayatımda yok, çünkü bir şeyi iyi yapıyorsanız bunu söylemenin bir sakıncası yok.

        Dizilerden teklif yağıyor

        ■ New York House Wife dizisindeki oyuncuları giydirdin. Hatta bir bölümünde oynadın. Nasıl başladı bu işbirliği? İşim gereği birçok davete katılmam gerekiyor. 3-4 sene önce katıldığım gecelerden birinde dizinin tüm kadın oyuncularıyla tanıştırıldım. Birden etrafımızı kameralar sardı. Ne olduğunu anlamadan, ertesi gün yapımcılardan biri beni arayarak dizide Kelly’nin erkek arkadaşını oynamamı istedi. O zaman markam çok yeniydi ve neden bilmiyorum teklifi kabul etmedim. Aradan 1-2 sene kadar geçtikten sonra 3 bölümde konuk oyuncu olarak oynadım. Dizinin tüm ülkede ünlü olduğunu biliyordum ama bu kadar çok insan tarafından izlendiğini, bölümler yayınlanmaya başladığında anladım. New York sokaklarında yürüyemez hale geldim. Markam açısından bayağı katkısı oldu.

        ■ Sonrasında başka dizilerde oynadın mı? Sonrasında başka diziler ve programlardan da teklifler geldi tabii. Onlardan Design Star, Million Dollar Listing gibi birkaç tanesini değerlendirdim.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ