Motoryat dünyasının devrimcisi
Fatih ALTAYLI yazdı...
Fatih ALTAYLI / HT PAZAR
Yat dünyasının en farklı ismi kimdir diye soracak olursanız, ilk aklıma gelen Luca Bassani olur. Büyük bir ihtimalle Luca Bassani adı size fazla bir şey ifade etmeyecektir.
Peki ya Wally desem, ne dersiniz?
Luca Bassani aslında denizciliğe meraklı İtalyan bir işadamıydı. 1994'te "Kendi kafasındaki tekneleri" yapmak için Wally'yi kuruncaya kadar. Bassani, tüm yelkenlilerin birbirine çok benzediğini düşünerek "Artık farklı bir şeyler yapmak lazım" dedi ve Wally'yi kurdu.
Bu yeni yatçılık şirketinin merkezi olaraksa Monaco'yu seçti.
Zenginler orayı tercih ettiği için mi, Fransız rivierası yatçıların çok sevdiği bir bölge olduğu için mi, yoksa vergi avantajları için mi bilinmez; ama Wally Monaco'da kuruldu.
Aslına bakarsanız Wally yat imal eden bir tersane değil. Hatta Wally'nin bir tersanesi bile yok.
Wally bir tekne dizayn stüdyosu. Bassani'nin hayalindeki tekneleri çizen, bu dizaynı pazarladıktan sonra beğenen müşteriyle birlikte o tekneyi en iyi şekilde imal edecek tersaneyi bulan ve tekne sahibi adına imalat sürecini kontrol eden bir firma.
Luca Bassani Wally'yi kurduktan sonra, ilk tekneleri yelken dünyasında bir devrim niteliğindeydi. İnanılmaz akıcı çizgilere, dümdüz güverteye sahip, düşük profilli, işçilik kalitesi iyinin üzerinde, iç ve dış tasarımda tamamen minimalist ilk tekneler otaya çıkmaya başladığı zaman önemli yatçılar Wally'ye burun kıvırdılar.
Aslında çok da haksız sayılmazlardı. Wally güzeldi ama açık denizlerin sert havalarına uygun görünmüyordu. Güvenilir değildi. İmalatta da sorunlar vardı.
Genelde Viareggio'daki İtalyan tersanelerinde yapılan tekneler yelken dünyasının önemli isimlerini tatmin edecek gibi durmuyordu. Ancak dizaynlar o kadar etkileyiciydi ki keyif tekneleri olarak pazar bulmakta zorlanmadılar.
BİR MOTORYAT VE HOLLYWOOD TALİHİNİ DEĞİŞTİRDİ
Wally ilk döneminde genelde 60 - 80 feet arasında yelkenliler yaptı. "Bu iş tutacak mı acaba" eleştirileri yapılırken, Wally'nın talihini döndüren yelkenli tekneleri değil yaptığı bir motoryat ve Hollywood oldu.
Hâlâ motoryat dünyasının en farklı teknesi olarak kabul edilebilecek Wally Power 118 suya indiği zaman, zaten epey bir dikkat çekmişti.
Ama bu çok farklı motoryat, Scarlett Johansson'un başrolünü oynadığı The Island adlı filmde görününce, Wally'nin yıldızı parlamaya başladı. Wally Power'ın daha küçük boydaki teknelerine talep patladı. Aynı dönemde Wally'nin benzer çizgilerle imal ettiği tender'ları ise yetiştiremez oldular.
HERKESİ ŞAŞIRTAN PROJE
Wally'nin bu işlerdeki başarısı ve havası artınca bu kez 20 - 50 metre arasındaki büyük yelkenli siparişleri gelmeye başladı. Kısa sayılabilecek bir sürede 100'le 150 feet arasında değişen 7 yelkenliyi suya indirdi Wally. Markaya talebin artmasında bir diğer nedense, ikinci el Wally'lere olan talebin de beklenenin üzerinde olmasıydı.
Pazara çıkan bir Wally hızla müşteri buluyor, çok büyük değer kayıpları da yaşamıyordu.
Bu da markaya olan talebi körüklüyordu. Wally ve Bassani ise bu arada boş durmuyor, yenilikler peşinde koşuyordu.
Wally'nin herkesi şaşırtan "WHY" projesi işte tam bu sıralarda ortaya çıktı. Wally Hermes Yacht'ın kısaltılmış hali olan WHY, Bassani'nin Türk kadınlarının çantalarından tanıdığı Hermes'le birlikte geliştirdiği bir projeydi ve yepyeni bir konseptti. Bu, neredeyse eni boyu bir, 58 metre boy ve 38 metre eniyle kareye yakın şekilde bir megayat projesiydi. Proje hem beğenildi hem de "Kim böyle bir yat ister ki" dedirtti.
Wally, projenin tanıtılmasından bir süre sonra bu teknenin imalatına bir müşteri için başlandığını duyurdu. Ancak WHY'ın imalatı hâlâ sır!
YENİ BİR DEVRİM
WHY'ın yarattığı şaşkınlıktan sonra bu kez de herkese hitap edebilecek fiyattan satılacak Wally 26 projesini ortaya çıkardılar. Boyuna oranla inanılmaz geniş alan sağlayan Wally 26, yeni bir devrim niteliğindeydi. 20 yıl içinde Wally rüştünü ispat etti sayılır. İlk yaptığı yelkenliler hâlâ "Güzel havaların, yakın kıyıların" tekneleri olarak küçümsense de önemli yatçılar artık yarış teknelerini Wally'ye ısmarlamakta beis görmüyor. Son olarak İngilizlerin ünlü yatçısı Sir Charles Dunstone'un aldığı ve İngiltere'nin Green Marine tersanelerinde geçen yıl suya indirilen Hamilton, Wally'nin yat dünyasındaki prestijli yerinin sağlamlaştığını gösteriyor.
İnşallah parası olan Türkler Wally'ye ilgi duymaya başlar da, biz de bu güzel teknelerden birkaçını kıyılarımızda görürüz....