Sinan BİLGENOĞLU / AHT
Fındıklı’daki tarihi Süheyl Bey Camii’nin yeniden canlandırılması için restorasyon projesi başlatıldı. Fakat Mimar Sinan’ın yaptığı, orijinalinde sekizgen planlı olan caminin yerine cam cepheli bir bina inşa edilince tartışma başladı. Vakıflar ise “Koruma kurulu onay verdi” dedi.
Beyoğlu Fındıklı’daki tarihi Süheyl Bey Camii’nin restorasyon projesi tartışma yarattı. 1591’de Süheyl Bey tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan cami, sekizgen planlı ve kubbeliydi. Ancak proje sonrasında ortaya cam cepheli bir bina çıkınca tartışma başladı. 1958 yılında yıkılan ve yeniden canlandırılan caminin aslına uygun olarak restore edilmediği ve işyeri olarak kullanılacağı iddia edilirken, Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü, inşaatın 2 Numaralı Bölge Koruma Kurulu’nun onayı ile yapıldığını ve cami işlevi dışında bir kullanımının mümkün olmadığını belirtti. 1591 yılında yapılan Mimar Sinan’ın eserlerinden Fındıklı’daki Süheyl Bey Camii, 1958 yılında yol genişletme çalışmaları sırasında yıkılarak arsasının yarısı yola dahil edildi. Camiyle ilgili 50 yılı aşkın süredir hiçbir çalışma yapılmazken, bazı eski eserlerin yeniden ihyası projesi kapsamında yetkililer harekete geçti. Caminin aynı yerde yeniden yapılması kararlaştırıldı. Fakat bir diğer ismi de Salıpazarı olan caminin inşaasından, camekânlı, küçük bir alışveriş merkezi benzeri farklı bir yapının ortaya çıkması vatandaşların tepkisine neden oldu. Sosyal medyada da ses getiren camiyle ilgili eleştirilerde, aslına uygun restore edilmediği, buranın işyeri olarak kullanılacağı iddiaları yer aldı.
YARISINDAN KESİLMİŞ GİBİ
Görüşlerine başvurduğumuz Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü yetkilileri, eserin 1958 yılında yol genişletme çalışmaları sırasında yıkıldığını ve arsasının yarısının yola dahil edildiğini belirtilerek, “Koruma kurulu, kalan yarım arsada caminin tamamının inşa edilmesinin mümkün olmayacağı için ‘sanki yarısından kesilmiş gibi’ görünen bir projeye onay vermiştir. İçinin görülebilmesi için cam cepheyi uygun görmüştür” dedi. Restorasyonu yapan Galata Restorasyon firması ortaklarından Cevdet Kocatürk de projenin koruma kurulundan onaylı olduğunu söyleyerek, “Burası cami parseli ve cami dışında bir şey yapılması mümkün değil. Aslına uygun inşa edilmek istense yoldan 1.5 şeridin arsaya dahil edilmesi gerekir. Bu mümkün değil. Kurul, caminin yapılabildiği kadarının aslına uygun yapılmasına karar verdi. Yoldan artan araziye aslının aynısı küçültülerek yapılsaydı cami işlevi görebilecek bir yapı meydana çıkmazdı” dedi.
Sanat tarihçisi Hayri Fehmi Yılmaz
Daha iyi olabilirdi
BUNLAR vakıf eserleridir ve vakfeden kişinin isteği orada ibadet edilmesidir. İlke olarak orada ibadethane yapılması doğrudur. Bunun haricinde o arazinin değerlendirilmesini uygun bulmuyorum. Bu eserin günümüz malzemesi ve beğenisine uygun yapılmasında bir sakınca görmüyorum. Sadece tasarım olarak hoşuma gitmedi, daha iyi bir tasarım yapılabilirdi.
Tarihçi Prof. Dr. Nurhan Atasoy:
Ben olsam onaylamazdım
MEVCUT olmayan bir yapıyı yeniden yaparken çok gerekli mi değil mi onu düşünmek gerekir. Hemen yakınında Nusretiye Camii var. Kaldı ki yeniden yapılan cami hem aslına uygun değil, hem de çok küçük, yani ihtiyaç dahilinde değil. Gerekli ve doğru bulmuyorum. Ben koruma kurulunda olsaydım projeyi onaylamazdım.