ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

AYŞE ÖZEK KARASU / HT PAZAR

Sonra Eyyafyallayöküll patladı. Yanardağ söndü, İzlanda’nın adını bir daha duyan olmadı. Adı duyulmadı, çünkü dünyanın en huzurlu ülkesi. Cinsiyetler için en eşit ülke. “Türk erkeği mutfağın kapısından bile geçmiyor” diye bir haberimiz vardı ya geçen hafta. Ondan esinlenip “Nerede yaşamalı?” diye baktım, İzlanda çıktı

Sağlık Bakanlığı, Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Numune Hastanesi ile birlikte bir araştırma yapmış. Maksat Türklerin beslenme profilini çıkarmak. Süttür, yumurtadır ne yer ne içer diye. Mesela yüzde 20’nin hiç et yemediği, yüzde 40’ın hiç balık tüketmediği çıkmış. İkincisi daha da önemli bir eksiklik. Önemli bir sosyal sonuç da çıkmış araştırmadan. Evlerde yemeği yüzde 95 kadınlar hazırlıyormuş. Erkekler tarafından üstlenilen geri kalan yüzde 5’in büyük bölümü eminim mangal yakmak gibi macera türü yemek pişirme eylemleridir. Doğu Karadeniz, İstanbul ve Batı Anadolu’da erkeklerin yemek hazırlama oranı diğer bölgelere göre daha yüksekmiş. Hiç fark etmez. Kuzey Kutbu’na yaklaşmadığın sürece mutfağa giren erkek sayısı yetmez. OECD’nin 8 Mart Kadınlar Günü’nde yayınladığı araştırmaya göre en fazla ev işi yapan erkekler Norveç’te yaşıyor. En az iş yapanlar ise Güney Kore’de. Bu istatistiğe bakıp da Türk erkekleri yırttı sanmayın. Çünkü en fazla ev işi yapan kadınlar Koreli değil, Türk kadınları. Günde tam 377 dakika, yemekten alışverişe her şey dahil. Erkeklerin üstlendiği iş dilimi ise 116 dakika. Açıkçası bana şişirilmiş göründü, fazla geldi; uzaktan kumanda kullanmak da bu dakikalara dahil olabilir mi acaba? Kumanda latife ama, çarşı-pazar alışverişi o dakika dilimlerine dahil. Bakanlık araştırmasına göre alışverişe çıkanların yüzde 40’ı erkek, yüzde 60’ı kadın. Erkek oranı hayli yüksek olduğuna göre, ev işi kontenjanını dışarıda dolduruyorlar demek ki! OECD’nin ortaya koyduğu denklemin doğal sonucu olarak eğlence ve kişisel bakıma en fazla vakit ayıranlar Norveçli kadınlar oluyor. Türk kadınlarının durumu bu alanda Meksikalı ve Japon kadınlardan hallice diyelim. Bu rakamlar, OECD’ye üye 34 ülkeye ait. 50 yıl önceyle kıyaslandığında, ev işleriyle ilgili cinsiyet uçurumunun kapanmakta olduğunu gösteriyor. Ama yine de Türkiye, Meksika ve Japonya gibi ülkelerde erkekler parmağını kıpırdatmaya üşeniyor.

İSTEDİĞİNİ KISKAN

Erkeklerin ev işini üstlenmesi cinsiyet eşitliğine yetmiyor tabii. Eğitimden istihdama, sağlık ve doğurganlıktan siyasete katılıma ve eşit işe eşit ücrete birçok kriter giriyor hesaba. İşte bu noktada İzlanda devreye giriyor. Kadın-erkek eşitliğinde bir numara. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2013 Global Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda yer alan 134 ülke arasında İzlanda, Norveç, Finlandiya ve İsveç ilk 4 sırada. Türkiye ise malum 120’nci sıraya yerleşiyor. Etiyopya, Zambia, Nijerya filan daha iyi durumda. Son 3 sırada Pakistan, Çad ve Yemen var. Nordik âlem cinsiyet ayrımcılığıyla mücadelede yine başı çekiyor. Seç beğen, istediğini kıskan. Ben İzlanda’yı seçiyorum. Sadece cinsiyet eşitliği bakımından değil, huzur ve mutluluk bakımından da. Global Barış Endeksi’nde göre dünyanın en huzurlu ülkesi orası. En ölümcül yer ise Somali. İzlanda’yı eşitlikte birinci yapan eğitim, sağlık, kadın siyasetçi rakamlarını geçiyorum. Toplumsal mutluluk, güven ve sevgiye dair iki rakam veriyorum: Halkın yüzde 98’i “Başım sıkıştığında güvenebileceğim biri var” diyor. Türkiye’de bu oran yüzde 73. Yüzde 90’lık OECD ortalamasının çok altında.

VE SÜRPRİZ

Peki İzlanda’da çok sıkı aile bağları mı var? Katiyen. Hatta tam tersi; evlilik bir kurum değil. Hobi bile değil. Boşanan boşanana. Çalışan anne sayısı tavan yapmış durumda. Ama yine de dünyanın en mutlu, sağlıklı insanları. Çocukları da öyle. Üstelik o çocukların çoğu bekâr annelerden doğuyor. Avrupa Birliği’nde evlilik dışı çocukların oranı yüzde 40, İzlanda’da ise yüzde 70’e yakın. İyi de çekirdek aile olmadan o toplum nasıl ayakta durabiliyor? Dediklerine göre, “çocuk uğruna evliliği sürdürmek” İzlanda geleneğine yabancı bir kavram. İlişki yürümüyorsa bitiriliyor. Bekâr annelerin istihdam edilmesi önünde hiçbir engel bulunmuyor. Kreş giderlerini devlet karşılıyor. Ve en vurucu istatistik; Türkiye’deki yüzde 28’lik kadın istihdamına karşılık, İzlanda’da kadınların yüzde 78.5’i iş gücü içinde yer alıyor. Şimdi diyeceksiniz ki, İzlanda’nın nufüsu 320 bin, tabii cennet olur. O zaman Filipinler’i kıskanın. Kadınerkek eşitliğinde 5’inci sırada, nüfusu da 99 milyon. Buyurun bakalım!

  • İzlanda

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000