Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BAŞLIĞI biraz açayım; kimin “dedikodu” seviyesinde ne yazıp çizdiği hiç ama hiç önemli değil, benim derdim “vizyon” ile şahıslarla değil!

        Sevgili dostlar, beni doğru takip edenler “tanırlar”, tanımayanlar veya tanıyamayanlar ise sürekli soruyorlar: “Yiğit Bey ne yapıyorsunuz?”

        Anlatayım... Her anımda, her attığım adımda, her yazdığım satırda “doğru bildiğimi” yapıyorum. Türkiye’nin “yerleşik kan emici pompalarının” çatlaması-patlaması için savaş veriyorum, inandıklarımı söylüyorum, yazıyorum... Mücadeleye de devam edeceğim...

        Sevgili dostlar, neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmediğiniz veya “hayatın zor şartları” daha doğrusu “sistem kenelerinin” zorlaştırdığı şartlarda “bakmaya fırsatınız” bile olmadığı için “sadece bir noktadan” bakarak yanlış çıkarımlara ulaşabilirsiniz. Sizlere diyorum ki; tek bir sevdam var: Türkiye... Gerçek sahibinin halk olduğu emperyal bir Türkiye... Ne yapmaya çalıştığımı anlamaya çalışanlar “idealime” dikkatli baksınlar...

        Sonuç: Boş kavgalar ve dedikodu seviyesinde konuşmalarla kaybedecek vaktimiz yok! Dünya değişiyor ve Türkiye’nin “yeni bir vizyona” ihtiyacı var. Şimdi konuşma-kavga-tartışma zamanı değil iş yapma, risk alma ve gereğini ortaya koyma zamanı. Ben doğru bildiklerimi ortaya koyuyor, tezlerimi paylaşıyorum ve en önemlisi “düşüncelerimin” gelişmesi için “karşı tezleri” bekliyorum.

        Mustafa Balbay oyunu dışarıda kullanamayacak mı?

        DAHA önce defalarca yazdım, yine yazacağım: Mustafa Balbay’ın tutuklu kalmasının “akılcı” bir cevabını istiyorum. Bu cevap verilmedikçe, sormaya ve tatmin olmadığımı her alanda belirtmeye devam edeceğim.

        Babıali’nin ‘Saymınları’!

        “HALİÇ’te Yaşayan Simonlar” denemesinin, “Türkiye’yi yabancılar yönetiyor” tezi kadar saçma olduğunu düşündüğümü sizlerle paylaşmış ve “masonlar” üzerinden karşı bir tez örneği vermiştim. Sizlerden çok mesaj geldi, özü açık ve netti: Daha açık yazın! Yazayım, sizi kırmayayım ama inanın “hangi taraftan gelirse” gelsin bu tip iddiaların hiçbir anlamı yok. Alın size bir deneme: “Babıali’nin Saymınları”... Detayını da buyurun; bugün kendini “merkez” olarak tanımlayan Türk basınında, “en tepedeki isimlerde” mason olmayan kaç kişi var? Bu sorunun sayısal cevabı “şaşırtıcı” ama “o adamların” varlığının “organize bir yapı halinde hareket ederler” noktasında fazla da bir anlamı yok, aynen “cemaat her yeri yönetiyor” gibi...

        Evet, hareket arayanlara güzel bir ipucu, bakın bakalım “kaç mason” var özellikle yazılı basında! Araştırın, tartışalım...

        Bu komisyon kimlere gitti?

        TÜRKİYE son 30 yılda 300 milyar dolarlık silah aldı, 400-450 milyar dolarlık “alım dahil toplam” harcama yaptı. Şimdi soruyorum; birkaç yıl öncesine yani devlet “artık yeter” diyene kadar, bu silahları kimlerden “ne kadar” komisyon ödeyerek aldık? Yüzde 10 komisyon versek, sadece malzeme için 30 milyar dolar eder? Bu para kimlerde? Bugün kamuoyunda “en çok bağıranların cebinde” olmasın!

        Diğer Yazılar