HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 11:00'den itibaren güncellenmektedir.
Ali Tezel

Ali Tezel

Doğum borçlanmasını, artık herkes yapabilecek

10 Ağustos 2010 Salı, 15:23:25Güncelleme: 15:23:25

Sosyal Güvenlik Kurumu, doğum yapan çalışan annelere Kanun’un verdiği borçlanma hakkını Kanun’a aykırı Tebliğ ve Tebliğe aykırı genelgesiyle daraltmıştı ama davaları kaybettikçe yavaş yavaş geri adım atmaya başladı…Yeni yayınladığı Tebliğ ile artık herkes doğum borçlanması yapabilecek…

Ali bey, doğum borçlanmasıyla ilgili bilginize başvurmak istiyorum. Ben 03/08/1992 tarihinde sigortalı işe başladım.18/11/1988 tarihinde de doğum yaptım. Bu şartlarda doğum borçlanması yapabilir miyim? Aslında yasaya göre borçlanma yapıyorum ama SSK bana olmaz diyor bu çelişkili durum kafamı oldukça meşgul ediyor.Zira bu maddelerle beraber SSK'ya doğum borçlanması için dilekçemi verdim genelge henüz gelmediği için şimdilik beklememi söylediler.Bana yardımcı olmanızı rica ediyorum.Toplam prim günüm:6014 gün.Kalan yaş:1 yıl 1 ay 25 gün.Kalan sigortalılık günüm:1 yıl 11 ay 26 gün.Ben bu yasadan yararlanıyorsam şayet 2 yıl borçlanmayla emekli olur muyum? Emekli olursam şayet aylığım ne zaman bağlanır? İsmi Saklı

Sayın okurum, Kanun sigortalı olmadan evvel doğum yapmış kadınlara da tıpkı askerlik borçlanması gibi borçlanma hakkı verdiği halde SGK, bu hakkı kadınların ellerinde genelgesiyle aldı. Ancak, açılan davaları kaybettiği için şimdi yavaş yavaş çarkediyor.

SGK, 29.08.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlattığı “HİZMET BORÇLANMA İŞLEMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA Tebliğ”de konuyla ilgili olarak,

“I- 5510 SAYILI KANUNUN 41 İNCİ MADDESİNE GÖRE YAPILACAK BORÇLANMALAR
B- Borçlanma Kapsamında Olan Süreler

5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca;

a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden itibaren geçen  iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler,” demekteydi.

Yani, işe girmeden-sigortalı olmadan evvel doğum yapmış kadınlara doğum borçlanması yapma hakkını vermem diyordu.

Şimdi ise, aynı konuda 1 Temmuz 2010 günü Resmi Gazetede yayımlattığı Tebliğ’de ise görüşünü değiştirmiş olup,


“ Borçlanma kapsamında olan süreler

                MADDE 5 – (1) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca;

                a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler,”

demektedir. Yeni Tebliğ ile artık sigortalı olmadan evvelki doğumlar için de 2’şer yıllık doğum borçlanması yapılabilecek demektir.

 Zira, ilk tebliğdeki “ ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra”  ibaresini ikinci tebliğ ile kaldırmıştır.

Yeni Tebliğ ile birlikte,

1-Doğumdan önce sigortalı olma şartı ile,

2-İşten ayrıldıktan sonraki 300 gün içinde doğum yapma şartı kalkmış olarak, tıpkı askerlik borçlanmasına benziyor.

SGK memurları genelge bekler
Ortada yasa var, yeni yayınlanmış Tebliğ’de var ve artık yeni Tebliğ ile konu yasal hale getirilmiş oluyor ama SGK memurları önlerine genelge gelmeden işlem yapmazlar. Yeni Tebliğe uygun genelge de halen SGK Başkanlığınca hazırlanmaktadır. Kısa süre içinde de yayınlanır. Sonrasında da doğum borçlanmanızı yaparak hemen emekli olabilirsiniz. Çünkü, 2 yıllık eksik sigortalılık süreniz var olduğundan 2 yıllık analık borçlanmasıyla emekli olacaksınız. Alacağınız emekli aylığını ise hesaplanabilmesi için bütün yıllarınızın tek tek yıllık kazançlarını bilmemiz gerekir. Bu hesaplamayı adresinden kendi verilerinizi girerek hesaplayabilirsiniz.

Çuvaldız … Çuvaldız … Çuvaldız …
SSK’yı memur Kemal mi işçi Recep mi batırdı…
Başbakanımız Tayyip Erdoğan, SSK’yı batıran kişi olarak “memur Kemal” olarak nitelendirdiği zamanın SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’nu gösteriyor ama kendisinin  İETT’de işçi olduğunu ve SSK’dan emekli işçi olduğunu hatta en düşük emekli aylığı ile emekli olduğunu unutuyor. Memuriyette en üst noktalardan biri olan genel müdürlük makamına ulaşabilmiş Kılıçdaroğlu’na ”memur Kemal” diyerek küçümsemesi de yadırganacak bir durum.

Erdoğan'ın emeklilik süreci;
1974 yılında SSK sigorta primleri ödenmeye başladığı için 5 bin 587 işgünü doldurduğu tarih 3 Mart 2000'de SSK'ya bavurdu. 1 Nisan 2000'de emekli aylığı 9475 göstergeden bağlandı.  Şubat 2003'e kadar SSK’daki emekli maaşını çekmedi. Bankada 6 milyar 320 milyon lirası birikti. 2 Şubat 2003'de biriken parasını çekti. Mart 2003'ten itibaren aylık 333 milyon lira emekli maaşı almaya başladı. Milletvekili olduktan sonra 15 Nisan 2003'te SSK emekliliğini durdurdu.  Milletvekilliğinden emeklilik hakkını kazanmak için 2 sene bekledi. 17 Ocak 'ta SSK emekliliğini, verdiği talimatla milletvekili emeklisine çevirtti.

Yani, SSK’dan en düşük göstergeden emekli olan Tayyip Erdoğan, Siit ilinden milletvekili seçilmeseydi şu anda ayda 718 lira SSK emekli aylığı olan birisi olacak iken, milletvekili olduktan sonra 2 yıl bekleyip, emekli aylığını milletvekili emekli aylığına yükseltip 4900 liraya yükselttirmişti.

SSK Bütçesinin açık vermesine gelince, evet ilk kez Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel müdürlüğü zamanında açık verdi. Ancak, bunun değişik sebepleri olmasına rağmen, sosyal güvenlik sisteminin açık vermesi sosyal devlet olduğumuzun göstergesidir. Sosyal güvenlik bütçesi açık fazla veriyorsa, fakirden alıp zengine veren devlet vardır. Sosyal Güvenlik bütçesi denk ise zengin zenginliğini, fakir de fakirliğini yaşıyor demektir. Sosyal güvenlik sistemi açık veriyorsa o zaman zenginden alıp fakire veriyorsunuz demektir. Tarihte ilk defa Kemal Kılıçdaroğlu’nun döneminde SSK bütçesi açık vermiştir ve genel bütçeden yardım almıştır, tarihte ilk defa zenginden alıp fakire para aktarma işini başarmış olan Kılıçdaroğlu, umarım ülkemizin tek eksik sosyal sigorta çeşidi olan “Alile Yükleri Sigortasını” getirmeyi de başararak, yine zenginden, fakire para aktarma işini de başarır. İşte o zaman Türkiye gerçekten “Sosyal Devlet” ünvanına hak kazanır.

 

Diğer Yazıları

Evde yakınına bakana maaştan sonra sigorta

  • Yayın Tarihi: 22/04/14 09:54
  • [javascript protected email address]
Evde yakınlarına bakanlar, her ay net asgari ücret kadar "evde bakım parası" alabiliyor. Devlet, şimdi yeni düzenlemeyle bu kişilere sigorta ve emeklilik imkânı da getiriyor. İsteğe bağlı olursa 342 lira, Ek-5'ten olursa 258 lira aylık prim ödenecek Aile...
Devamını Oku

ESNAF DİKKAT! Borçları sildirirken prim gitmesin

  • Yayın Tarihi: 21/04/14 10:31
  • [javascript protected email address]
SGK'ya 24 aydan çok prim borcu olan esnaf bu borcu sildirebilecek. Örneğin 10 yıl için 50 bin liraBağ-Kur prim borcunu sildirmek mümkün olacak ancak 10 yıllık prim süresi de geçersiz sayılacak Torba Yasa'da bulunan en kapsamlı değişikliklerden biri esnaf...
Devamını Oku

Babanız aynı zamanda kayınpederiniz mi!

  • Yayın Tarihi: 19/04/14 10:27
  • [javascript protected email address]
Çok ilginç bir durumla karşı karşıya kaldım. Meğer baba-oğul ile ana-kız evlenmiş. Baba aynı zamanda kayınpeder, anne de aynı zamanda kaynana olmuş. Peki prim borçları ne olacak?Bir delikanlı geldi pazartesi günü ve 'Kaynanamın borçlarını Sosyal ...
Devamını Oku

Almanya’dan prim iadesi alan, başlangıç davasını kazanamaz

  • Yayın Tarihi: 18/04/14 09:23
  • [javascript protected email address]
Aramızda sosyal güvenlik sözleşmesi olan ülkelerdeki işe giriş tarihi mahkeme aracılığıyla Türkiye için de başlangıç sayılır, ama yurtdışından prim iadesi alanlar dava açarsa sonuç alamaz 10.04.1965 doğumluyum, ilk defa 07.09.1981 tarihinde 16...
Devamını Oku

Bağ-Kur, prim alıp vergi kaydı olmayan dönemi silemez

  • Yayın Tarihi: 17/04/14 09:22
  • [javascript protected email address]
Normalde vergi veya oda-dernek kaydı ile şirket ortağı olunmayan dönem Bağ-Kur'lu sayılamaz, ama Bağ-Kur gerekli araştırmayı yapmadan bu dönemlerin primlerini alıp yıllar sonra iş emekliliğe gelince hizmetleri silemez Ali Bey, 1983 yılı Mayıs yılından...
Devamını Oku
Tüm Yazıları