HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 11:00'den itibaren güncellenmektedir.
Ali Tezel

Ali Tezel

Fon gelirse 'kıdem'in akıbeti ne olacak?

20 Mart 2012 Salı, 10:09:20Güncelleme: 13:43:54

AK Parti hükümetlerinin ilk Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu zamanından beri, yani 2002 yılından itibaren her 3-4 ayda bir ısıtılıp ısıtılıp önümüze gelir fon konusu. Ancak "Kıdem Tazminatı Fonu"nu çok işçi çalıştıran işverenler ile bu işverenlerin işçileri istemiyor. Ama az işçi çalıştıran işverenler ile bunların işçileri istiyor. Yani büyük işverenler istemiyor, küçük işverenler istiyor. Küçük işverenler aslında ne istediklerini bilmiyorlar. Asıl istedikleri hiç para ödememek, ama bunu dillendiremediklerinden "Şimdilik Kıdem Tazminatı Fonu gelsin, sonra çaresine bakıp 'İstihdamın üzerindeki yükleri devlet kaldırsın der tamamen kaldırtırız" düşüncesindeler. Kıdem Tazminatı Fonu, kıdem tazminatının kaldırılmasının yıllara yayılmış halidir.
Bilindiği üzere 1475 sayılı İş Kanunu, yeni 4857 sayılı İş Kanunu ile ortadan kaldırıldı ama Geçici 6'ncı maddesiyle, "Kıdem Tazminatı için bir Kıdem Tazminatı Fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanunu nun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır" denilerek, 1475 sayılı Kanun'un "Kıdem Tazminatı" başlıklı tek (14'üncü) maddesi kaldırılmadı. Şimdi işçiler bu madde gereğince kıdem tazminatı alıyorlar.

KİMLER İSTİYOR?
Kıdem Tazminatı Fonu'nu çok işçi çalıştıran işverenler ile bu işverenlerin işçileri istemiyor. Ama az işçi çalıştıran işverenler ile bunların işçileri istiyor. Yani büyük işverenler istemiyor, küçük işverenler istiyor. Küçük işverenler ödeme sıkıntısına düşmemek için fona taraftarlar.
Ayrıca fon kurulursa halen yüzde 33.5 SSK, yüzde 2 işsizlik sigortasından başka (en az) yüzde 4 de Kıdem Tazminatı Fonu na işveren ödeme yapacak.
Fondan para alma halleri
Esasen fondan para almanın iki hali var:
1 - İşçi ölürse.
2- Emekli olursa.
Ancak üçüncü bir hal daha var, "Fon"da 10 tam yılı tamamlayan işçiye, fondaki paranın tamamı değil ama bir kısmı işçi isterse ödenecek, kalanı ise ölünce veya emekli olunca ödenecek.

 

Devlete yeni kaynak

"Kıdem Tazminatı Fonu Tasarısı"na göre;
■ Bundan sonra çalışanlar, emekli olmadan ya da ölmeden kıdem tazminatı alamayacaklar.
■ İşçiye, işveren tarafından işten atılması veya haklı sebeple işi bırakması halinde kıdem tazminatı ödenmeyecek.
■ Taslak yasalaşırsa, işverenler oluşturulacak Kıdem Tazminatı Fonu'na her ay belirli oranda prim ödeyecekler.
■ Tasarı yasalaşıncaya kadar işçilerin işlemiş kıdemlerinin karşılığı olan kıdem tazminatı işverenince, yasadan sonraki kısım ise fon tarafından ödenecek.
■ İşten atılmalar nedeniyle kıdem tazminatı alınamayacağından, bundan böyle işten atılanlar şartlarını oluşturmuşlarsa işsizlik sigortası fonundan yararlanacaklar.
■ Tasarıya göre, bugüne kadar kıdem tazminatına esas ücret işçinin son olarak aldığı ücretken, bundan böyle işçinin son 1 yıllık (veya 5 yıllık) ücretinin ortalaması olacak.
■ İşverenler oluşturulacak Kıdem Tazminatı Fonu'na işçinin brüt ücretinin yüzde 4'ü kadar prim ödeyecekler. Tabii bu halen taslak çalışma, oran değiştirilebilir. Zira her yıla bir brüt ücret ödemesi yüzde 8.33'e tekabül etmektedir.
Kıdem Tazminatı Fonu'na kesinlikle karşıyım ama fon yasalaşacaksa bunun bireysel hesap şeklinde olması ve işçinin fondaki parasını her ay izleyebilir, kontrol edebilir ve dilediği yatırım aracını seçebilir olmasının doğru olacağını düşünüyorum. Tasarı yasalaşırsa;
İşverenlere, mevcut vergi ve prim ödemesi dışında yeni bir ödeme daha gelecek ve halen kendilerince kullanılan (özel) fonun devlet tarafından kullanılması sonucunu getirecektir.
"Kıdem Tazminatı Fonu" çok işçi çalıştıran işverenler ile az işçi çalıştıran işverenlerin taraf olduğu, devletin de yeni bir kaynak gözüyle bakarak talepkâr olduğu bir 'Dev Fon'u ortaya çıkaracaktır.

Diğer Yazıları

Babanız aynı zamanda kayınpederiniz mi!

  • Yayın Tarihi: 19/04/14 10:27
  • [javascript protected email address]
Çok ilginç bir durumla karşı karşıya kaldım. Meğer baba-oğul ile ana-kız evlenmiş. Baba aynı zamanda kayınpeder, anne de aynı zamanda kaynana olmuş. Peki prim borçları ne olacak?Bir delikanlı geldi pazartesi günü ve 'Kaynanamın borçlarını Sosyal ...
Devamını Oku

Almanya’dan prim iadesi alan, başlangıç davasını kazanamaz

  • Yayın Tarihi: 18/04/14 09:23
  • [javascript protected email address]
Aramızda sosyal güvenlik sözleşmesi olan ülkelerdeki işe giriş tarihi mahkeme aracılığıyla Türkiye için de başlangıç sayılır, ama yurtdışından prim iadesi alanlar dava açarsa sonuç alamaz 10.04.1965 doğumluyum, ilk defa 07.09.1981 tarihinde 16...
Devamını Oku

Bağ-Kur, prim alıp vergi kaydı olmayan dönemi silemez

  • Yayın Tarihi: 17/04/14 09:22
  • [javascript protected email address]
Normalde vergi veya oda-dernek kaydı ile şirket ortağı olunmayan dönem Bağ-Kur'lu sayılamaz, ama Bağ-Kur gerekli araştırmayı yapmadan bu dönemlerin primlerini alıp yıllar sonra iş emekliliğe gelince hizmetleri silemez Ali Bey, 1983 yılı Mayıs yılından...
Devamını Oku

İşverenlerin yarısı ‘Kıdem Fonu’na sıcak bakmıyor

  • Yayın Tarihi: 15/04/14 09:26
  • [javascript protected email address]
Rifat Hisarcıklıoğlu'nun Kartepe'deki sunumunda dikkatimi çeken, "Türkiye'de istihdam üzerindeki yükler" konusunda, aslında işçinin brüt ücretinden kesilen gelir vergisinin sanki işverenin cebinden çıkıyormuş gibi gösterilerek işverenlerin mağdur...
Devamını Oku

Sağlık Bakanlığı’na göre acil hastasınız

  • Yayın Tarihi: 14/04/14 09:48
  • [javascript protected email address]
Sosyal Güvenlik Kurumu, 2012 SUT'u ile acil yanına bir de 'Yeşil Alan' üretti ve kendisine göre bir acil hasta tanımı getirdi. Buna karşın Sağlık Bakanlığı da acil tanımı yaptı. Sağlık Bakanlığı'nın acil tanımı vatandaş lehine, SGK'nın acil tanımı...
Devamını Oku
Tüm Yazıları