Son Dakika
28.02.2018 - 08:42 | Güncelleme:

ABD’nin Suriye’deki ‘Kırmızı çizgisi’ Fırat

Terör örgütü DAEŞ ’in Irak’tan sonra Suriye’de de yenilgiye uğramasını takiben 7 yıldır kanın durmadığı Suriye’de süreç nasıl devam edecek? Bu savaşa sahada ya da siyasi olarak taraf olan bazı ülkelerin diplomatlarından duyuyoruz ki Amerikalılar bu hususta iyi kafa yormuşlar. Söylenen o ki, ABD ve diğer bazı oyuncular Fırat’ın doğusunda kalarak savaşın süresini uzatmaya ve ülkeyi bölecek detaylı bir plana göre hareket etme kararı almışlar. Öyle ki ABD Suriye’ye yönelik yeni projeksiyonuna dair bazı ülkeleri bilgilendirmiş bile. Yeni sürecin özeti aslında şu: Amerikan savaş uçaklarının Fırat’ın batısından doğusuna geçmeye çalışan Rus güçlerini ve on bağlı Suriye güçlerini vurmasının ardından ABD, Fırat’ın doğusu ile batısı arasına “iki Suriye” oluşturacak kırmızı çizgisini artık fiilen çizdi.

Suriye sahasında önümüzdeki süreçte işler daha sertleşecek gibi gözüküyor. ABD’de geçtiğimiz günlerde gerçekleşen dikkat çekici özel Suriye toplantısı sırasında verilen mesajlar ve akabinde bazı ülkelerin Suriye politikaları karar vericilerine yollanan özel mektuplar konusu üzerinde düşünmek ve konuşmak gerekiyor. Söz konusu diplomatik telgrafın beş sayfadan oluştuğu ve Suriye’yi bölmeye yönelik yeni stratejisini özetlediği belirtiliyor. Tıpkı “Suriye Grubu” temsilcilerinin 11 Şubat tarihinde Washington’da gerçekleşen toplantıda İngiltere’nin Washington büyükelçisi, meşhur Orta Doğu Uzmanı Diplomat Benjamin Norman ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin, ayrıca ABD’nin Orta Doğu politikasından sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı David Satterfield’in önerdiği şekilde...

Daha önceki yazımda da dile getirmiştim bundan böyle Wagner adını sıklıkla duyacağız diye. ABD’nin Suriye’de Rus ordusuna bağlı şirketi Wagner’in paramiliter güçlerine yönelik direkt saldırı, Fırat’ın iki yakasının geleceğine dair sınırı da çizdi ABD. Nitekim Amerikalılar, yedi hafta önce “Suriye Grubu” içindeki müttefiklerine bir sonraki hedefin Suriye’nin doğusunu haritanın geri kalanından ayırmak olduğunu, Beyaz Saray’ın bölgede çalışan güçleri finanse etmek için yıllık 4 milyar dolar tahsis ettiğini, ayrıca doğudaki terör örgütü PKK çoğunluğunu hatta ana omurgasını oluşturduğu SDG içinde eritecek bir sınır muhafız gücüne eğitim verileceğini, bölgeyi temsil edecek ve Suriye ordusunun buraya dönüşünü engelleyecek bir siyasi muhalefet icat edilmesinin kolaylaştırılacağını bildirdiler. Kaynaklarım, bu paranın bir kısmının başta Rmeylan ve Kobani olmak üzere PKK/PYD’nin kontrolünde bulunan topraklardaki ABD üslerinin genişletilmesine de harcanacağını söylüyor.

Söz konusu tartışmalı toplantıya, Satterfield’in yanı sıra İngiltere Dışişleri Bakanlığı Suriye Ekibi Koordinatörü Hugh Clary, Fransız Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü Jerome Bonnafont katıldığı belirtiliyor. Aynı toplantıda Washington’ın iki önemli Ortadoğu partneri de vardı: Ürdün Dışişleri Bakanı Müsteşarı Nawwaf Wasfi el Tell ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sorumlusu Tuğgeneral Cemal el Akil.

Bu gizemli toplantı sonrası ortaya çıkan sonuç üzerinde çalışılması planlanan 5 hedefin olduğu söyleniyor:

Suriye’yi bölmek, Soçi’yi baltalamak, Türkiye’yi geri çekmek, Staffan De Mistura’ya Cenevre’nin yeniden canlandırılması talimatı vermek ve Suriye’de çözüm ile alakalı olacak sekiz maddelik belgeyi uygulamaya koymak.

Bu senaryoda BM’in, Amerika’nın Suriye’yi bölme planında büyük rol oynayacağı kesin gözüküyor. Zira öncelik Cenevre sürecinin güçlendirilmesi olacak. Hatta Amerikalılar, partnerlerine, bundan böyle Astana toplantılarına katılmayacaklarını ve buradaki diplomatik temsili en alt düzeye çektiklerini bildirdiler bile.

Suriye’yi bölme yolunda tereddütsüz gözüken Amerikalılar, geçiş hükümeti fikrine de bunun uygulanması ile ilgili 2254 sayılı Birleşmiş Milletler kararının uygulanmasına da aldırış etmeyeceklerdir. Kaldı ki Satterfield, toplantıda, “Muhaliflere geçiş hükümeti fikrini desteklememeleri çağrısında bulunduk” mesajı ile süreci sil baştan yürüteceklerini göstermiş oldu.

Amerikalılar tüm bu diplomatik girişimleri sürdürürken şunu gözetiyor: Bir tarafta imajlarını korurken diğer tarafta muhalefeti bu müzakerelerde görevlendirme hususunu abartmadan ve nihai hedef olan Suriye’yi bölme ve Esad’ı gönderme planından vazgeçmeden ne kadar esnek olduklarını göstermeye çalışacaklar.

Amerikalıların ayrıca kurumlar oluşturmanın ve Esad’ın kazanamayacağı seçim koşulları hazırlamanın da plan kapsamında olduğunu, bu sebeple de Esad’ın seçime katılmasına mani olmaya yönelik bir neden olmadığını konuştukları belirtiliyor .

Katılımcılar bu bağlamda Rusya’ya yönelik bir stratejiyi de kabul etmişler. Oldukça dikkat çekici bu stratejiye göre Rusya’nın Suriye’de seçimlerin BM gözetiminde yapılmasına yönelik şartları kabul etmesi, rejimi yeni anayasa üzerinde müzakereye çekmek gibi yumuşamaya paye verilmeyecek. Yani Amerikalılar bundan böyle Lavrov’un “tatlı sözleriyle” yetinmeyecek.

Amerikalılar, Güvenlik Konseyinde daha fazla toplantı yapmak ve medyadaki karşıt kampanyaları daha da genişletmek suretiyle Rusları Esad’dan vazgeçmeye ikna etmek için seçim sürecinde Vladimir Putin’in durumunun kırılganlığından faydalanmaya çalışacaktır.

William Roebuck’ı SDG elçisi tayin eden Amerikalılar, Fırat’ın doğusu ve Kürtlerle diplomatik kanal kurmaya bir adım daha yaklaşmış gözüküyor. ABD sahada daha sivil görüntü verme derdinde. Aynı zamanda müzakere sürecinde Türkiye’yi provoke etmeden PKK/PYD’nin temsil edildiği gruplara daha fazla diplomatik ağırlık verilmesi yönünde önerileri oldu. Oysa PYD, Amerika’nın bu yöndeki planlarından daha önce haberdardı nitekim Türkiye de Afrin operasyonunu bununla gerekçelendirdi. Amerikalılar, Cenevre müzakerelerinde PYD temsilcisini SDG bayraklarıyla kamufle etmeyi ve Fırat’ın doğusunu temsil edecek bir delegasyon oluşturmayı böylece hükümet heyetini kuşatmayı da önerdiler.

Bu arada Rusya’ya nasıl baskı kurulacağı hususunda da 3 sayfalık bir planlamanın hazırlandığı ifade ediliyor. Ki sanırım en zorlu süreç bu noktada başlayacak.

İdlib’te hareketli günler...
Halep’in rejimin kontrolüne geçmesi ile birlikte Suriyeli muhalifler için en kritik ve yegane savuma hattı haline gelen İdlib’te de sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Zira Rejimin ve Rusya’nın baskıları ile güç kaybına uğrayan Suudi destekli Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ), İdlibli sivillerden de ciddi tepkiler görmeye başladığı belirtiliyor. HTŞ güç kaybederken Ahraru Şam grubu HTŞ’nin kalan boşluğu dolduruyor. HTŞ’nin Türkiye’nin Zeytin Dalı Operasyonu’nu başlattığı ilk günlerde HTŞ içinden ‘Zengi’ gibi önemli iki grubun Afrin’e geçişe sıcak bakmaması, hatta engelleme girişimi önemli bir tartışma yaratmıştı. HTŞ şimdilerde bir yandan içeriden gelen tepkilerle uğraşırken bir yandan da kendisi için stratejik bölgeleri Ahraru Şam grubuna ve rejime terk ediyor. Elindeki tek kritik noktanın ise 106 no’lu bölge olduğu ifade ediliyor.

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 06 Nisan 2018 Cuma 09:09
    Cetiner bey her ne kadar kabul etmesenizde bu devletin basindaki makam Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaskani dir, Turkiye Cumhurbaskani degil. Cumhuriyetten bu kadar rahatsiz olmayin
  • Misafir 15 Mart 2018 Perşembe 11:52
    ABD + NATO= Siyonist ISRAIL amaclari
  • Misafir 01 Mart 2018 Perşembe 15:51
    Ama bir şeyi unutuyorlar, bizim de planlarımız var..
  • Misafir 01 Mart 2018 Perşembe 15:37
    onların burada böyle kırmızı çizi falan,yanlış başlık adamlara yol mu gösteriyon. olamaz korkmamak lazım Amerika zorbasını çok dikkate alıyorsunuz. Büyütmeyelim Fırat bizim kırmızı çizgimiz tahlil yanlış .
  • Misafir 01 Mart 2018 Perşembe 12:05
    Eline sağlık yılardır yaşananları ve geleceği cok güzel özetlediniz Herkesin okumasısı davsiye ederm
  • Misafir 01 Mart 2018 Perşembe 00:12
    sizin cizginizede sizede baslatmayın
  • Misafir 01 Mart 2018 Perşembe 09:39
    Başlarsan ne olur
  • ihsancaglar 28 Şubat 2018 Çarşamba 18:37
    yorumculara nazar degmesin herkes ulema kesilmis masallah
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 18:19
    İşin özeti şudur arkadaşlar. Büyük İsrail devleti kurmak adamlar bayraklarını bile ona göre çizmişler Fıratla Nil arasını kendilerine kutsal olarak görüyorlar içimizdeki onların uşaklarıda bunların dedeleride aynıydı onlara hizmet etmeye devam ediyor Allahım tüm vatanımızı korusun tüm müslümanların yardımcısı olsun.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 16:14
    Tamam kırmızı çizgisi var ancak bu çizgiyi Rusya geçemeyebilir çünkü komşu sınırı yok. İran geçebilir. Türkiye çoktan geçti bile.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 15:26
    Şimdimi aklınıza geldi yeni bisey degil bu meldrin obrayt ne demisdi biz orta doguda küçüklü büyük lu ulkeler olusturucaz demişti hatırlatırım ver coşkuyu
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 15:25
    İran bunu bile bile bize saldırmaya devam etsin.
  • Misafir 01 Mart 2018 Perşembe 11:11
    Humeynide ABD den fetö gibi kurgulanıp gönderildi büyük şeytanın kurguladığı senaryoda kendi rolünü oynuyor olayların geişimine göre sahneye çıkıyor
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 15:21
    Taa işin başında "Fırat'ın batısına geçmesinler" diyerek Fırat ın doğusuna yeşil ışık yakanlar bizim aklıevveller değil mi ?
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 13:50
    Korkunun ecele faydasi yok sira sana gelmeden vietnam afganistan batakligina emerikayi nasil gomduyseler sen de yapabilirsin suriye ortadoguda emerikalilarin sonu pkk gibi tasoronun 100 yil otelenmesi demek .bademlere bunu anlatmak lazim imam hatip cami yapma isleri bu ulkenin acil ihtiyaci deyil yeteri kadar var milleti bu islerle uyutmayi birakin bademler .
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 15:58
    merak etme sen vietnam cennet gibi kalacak abdliler için ortadoguda kime bulaştıklarını bilmiyorlar
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 13:49
    Abd'nin yapmak istediği 2 şey açık. 1. İsrail'in yanında bir Kürt Devleti kurup bölgede kendine sözde müttefik yaratmak. Böylece İran ve Türkiye yi kontrol altına almak. Rusya nın da güçlenmesini Akdenize inmesini engellemek. İkincisi ise petrol kaynaklarını ele geçirmek.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 12:18
    yanlış yorumlar ABD israilin üçretsiz taşaronu petrolden öte muslumanların arasına soktuğu asrın fitnesi olarak algılıyorum
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 11:19
    Cetiner bey ancak bukadar guzel ozetlenir. Sizi surekli takip ediyorum.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 11:18
    amerikanın başından beri yapmak istediği budur kurdistanı kurmak, esad falan bahane. bizler yanlış hedeflere yönlendiriliyoruz.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 10:22
    1980'lerin sonunda planlanan gelişmeler bular zaten. Irak petrolünün tüm kontrolü ABD'de. Suriye'de de aynı petrol savaşı var. Deyrizor'u alma çabasında herkes. Rusya-İran-Çin bu sefer bu petrolü ABD'ye bırakmaz. Türkiye'yi de karşına aldı ABD.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 15:04
    Çok sığ bir bakış açın var :thumbsdown:
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 09:50
    Dönem dönem farklı coğrafyalarda aynı senaryoyu uyguladılar. Bu defa son oyunları olacak inşallah. Amerika'ya karşı birlik ve beraberliği sağlayabilirsek. Bir daha "barış,adalet getireceğiz" tiyatrosunu izlemeyeceğiz İnşallah.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 09:34
    Fırat'ın doğusu ile Dicle'nin batısındaki bölgeye Deyrizor denir.Bu böldede zengin petrol yatakları vardır.Amerika'nın tek hedefi petrolü kontrol etmektir..! Kan emici,katil Amerika..! Ortadoğu'yu kan gölüne çevirdi.Allah belalarını versin.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 09:30
    abd lut kavmine döndü..sonu da öyle olacak.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 11:03
    tam olarak öyle kardeş.
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 09:23
    Abd nin kırmız çizgisi kuyular, kuyulara yanaşan yanar. Bu en sevdiği işbirlikçisi ypg,pkk olsa da fark etmez. Kuyular çok önemli!
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 09:04
    Çelişkili ve güven telakki etmeyen bir makale.Sadece abd vd israil in kurgusu yansıtılmış.Sahadaki Türkiye-Rusya ve müdahil olması an meselesi olan Çin gözardı edilmiş.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 32 MPH 25°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı