Son Dakika
10.04.2018 - 12:44 | Güncelleme:

ABD ile Rusya kapışmanın eşiğinde mi?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan ordusunu Suriye'den çıkarmak istediğini söylemesinden günler sonra Beşar Esad yanlısı güçlerin Şam'ın bir banliyösünü, yardım görevlilerinin zehirli gaz saçtığını söyledikleri bir bombayla vurduğu iddia edildi.

Hala 'iddia' kelimesini kullanıyor medya, zira konunun muhatabı uluslararası örgütlerden resmi bir rapor yayınlanmadı.

Ancak saatler içinde yayılan, ölen ailelere ait fotoğraflar, Trump'ın kayıtsız kalmayarak Suriye konusundaki hesaplarını değiştirmeyi ve terk etmeyi umduğu Orta Doğu savaşına muhtemel olarak daha da saplanması ihtimalini ortaya çıkardı.

Habertürk muhabiri Çetiner Çetin'in haberine göre, Suriye sahasındaki hazırlıklar ise ABD ile Rusya'yı karşı karşıya getirecek boyutta. Kaldı ki Rusya bu saldırıyı rejimin gerçekleştirmediğini iddia ediyor. Daha önce kendisine bağlı paralı askerlerden oluşan Vagner güvenlik şirketi personelinin havadan bir saldırı ile öldürülmesine sessiz kalan Moskova yönetimi, bu sefer sessiz kalma niyetinde olmadığını ilan etmiş durumda.

Şam'ın 10 km yakınında yer alan Doğu Guta şehrinde, halihazırda Şam yönetimi ve Rusya ile anlaşarak kenti terk etme sürecini devam ettiren 'Ceyşul İslam' grubu ve kentteki sivillerin tahliyesini sağlayan sivil toplum örgütleri, Şam rejiminin bir kimyasal saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kentteki STK'lardan 'Beyaz Kasklılar' lideri Raid el Salih ile Habertürk adına bir görüşme gerçekleştirdik.

Salih, "Saldırı sonucunda 70 kişi boğuldu ve yüzlerce kişi kritik durumda bulunuyor" dedi. Raid el Salih, "Suriye Hava Kuvvetleri helikopteri sinir gazı içeren sarin bombası attı" şekline iddiada bulunuyor. Ancak konuya rejim perspektifinden bakanlar, kuşatılmış ve halkın terk etmeye çalıştığı bir kentte neden kimyasal saldırı yapılır sorusuna bir cevap olmadığını belirtiyorlar. Raid el Salih de bu soruya "Bu sorunun cevabı bende de yok" demekle yetindi.

Ancak yayınlanan görüntülerin aksine, Şam ve Moskova Doğu Guta'da yeni bir kimyasal saldırı düzenlendiği bilgisini net bir şekilde reddediyor. Zehirli madde içeren bomba haberinin uydurma olduğunu iddia ediyor.

Saldırı sonrası Suriye muhalefetini destekleyen sivil toplum kuruluşları, olay yerinden şok edici fotoğraflar ve videolar paylaştı. Sosyal medyada yer alan görüntüler geride bıraktığımız 70'li 80'li yıllarda Ortadoğu'da kullanılan kimyasal silahların aradan on yıllar geçmesine rağmen hala kullanılabilir olduğunu bizlere gösterdi. Saddam Hüseyin, baba-oğul Esad ailesinin kendi halklarına karşı kullandığı kimyasal silahları ne tarih ne de halk affetmedi.

Suriye sahasında özellikle ülkenin güneyinde ve Şam gettolarında oldukça etkili muhalif gruplardan biri olan ve mali olarak desteklenen Riyad merkezli Müzakere Yüksek Komitesinin resmi temsilcisi Yahya el Aridi, saldırıdan ziyade doğrudan hedefi tarif ediyor. Aridi, "Herhangi bir tahminde bulunmuyoruz. Videoda gördük. İnsanların ağızlarından köpük gelmesi ve gözlerindeki hal, Duma şehrinde kimyasal saldırı düzenlendiğini gösteriyor. Katili cezalandırmak suç değildir. Suriye rejimini koruyan Rusya, bu trajedide herkesten çok sorumluluk sahibidir" sözleri ile aslında Suriye iç savaşında Şam'dan ziyade yeni hedefler mi tayin ediliyor sorusunu sorduruyor.

Suriye sahasında yaşanan gerilimin biraz gerisine gittiğimizde, Rusya devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz hafta Rusya-Türkiye ilişkileri kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte düzenlemiş olduğu basın toplantısında, Suriye'de kimyasal saldırı olabileceğine dair açıklamada bulunmuştu. Putin, "Militanların zehirleyici maddeler kullanarak provokasyon yapma girişiminde olduklarına dair inkar edilemeyecek kanıtlar tarafımızca toplandı" diye iddia etti. Sahada en etkin istihbarat gücüne sahip Rusya'nın yaklaşık iki ay öncesinde de benzer bir çıkışı olmuştu.

Evet, kent boşaltılıyordu ancak oldukça sancılı bir süreç yaşanıyordu. Hatta en az 8 kez Şam ile muhalifler arasında ipler koptu. Ama her şeye rağmen sürecin çözümü için Ankara-Moskova hattında görüşme trafiği sayesinde ağır da olsa ilerleme sağlanabiliyordu. Öte yandan, Duma şehrinde gerçekleşen olaylar esnasında, 'Ceyş ul İslam' grubunun, Suriye yönetimi ile yapmış olduğu anlaşmayı bozduğuna da dikkatli bakmak gerekiyor.

Suriye sahasında askeri müdahaleler sürerken bir yandan da Suriye sahasında askeri diplomasi ve kamu diplomasisini sürdürmek üzere kurulan ve son 6 aydan bu yana alandaki en aktif kurum olan Rusya Çatışan Tarafları Uzlaştırma Merkezi yöneticisi Tuğgeneral Yuri Yevtuşenko'nun, "Geçtiğimiz iki gün boyunca başkentin bazı meskenlerinde 25 mayın ve başka yanıcı maddeler patladı. Patlamalar sonucu 7 kişi öldü ve 42 kişi yaralandı. Çatışmanın şiddeti giderek artıyor" şeklindeki açıklaması aslında sahada basına yansımayan gerilimli sürece dair sıkıntıları gözler önüne seriyor.

Ancak gözlerden kaçan ve medyada yer almayan önemli bir ayrıntıya dikkat çekmek gerek. Tam da Doğu Guta boşaltılırken, 'Ceyş ul İslam' grubunun yönetiminin değişmesinden sonra savaşçıların ve ailelerinin tahliyesini yarıda kesen yeni bir çatışma meydana geldi. Eski liderler Ebu Humam, Ebu Omar ve Ebu Ali etkisiz hale getirildikten sonra yerlerine inatçılığıyla ön plana çıkan Ebu Kusay geldi. Bu arada Kusay'ın iktidarını pekiştirmek üzere sertlik yanlısı olduğu da bilinenler arasında. Ama daha da önemlisi daha önce Ankara, İdlib üzerinden bu radikal grubu terbiye ederken, Ebu Kusay ile başlayan süreçte örgüt artık İdlib merkezli değil, doğrudan Körfez- Suudi Arabistan angajmanlı bir hal aldı. Diğer bir ifade ile herkese ve istihbarat örgütlerine hizmet etmeye hazır bir Ebu Kusay var artık.

Tüm bu karmaşaya rağmen Esat yönetiminin daha önce kendi halkına ve muhaliflere karşı kimyasal saldırıları da bir kenara yazarsak Esad'ın iki yüzlü davranabileceğini de hesaba katmamız gerekiyor. Zira Şam'ın 10 kilometre yakınındaki bir yerleşim birimini iç savaşın başından buyana kontrol edemiyor olması Esad'ın psikolojisini zaten yeterince çökertmiştir.

Öte yandan Doğu Guta'da yaşanan saldırı konusunda İngiltere'nin Rusya'yı suçlaması tesadüf olmadı. İngiliz Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Esad rejimi ve taraftarları Rusya ile İran'ın, suçsuz sivil vatandaşlara yönelik şiddetini durdurmaları çağrısında bulunuyoruz" ifadelerine yer verildi. Duma şehrinde olay, Rusya'nın ABD ve AB ile olan ilişkilerindeki krizin derinleştiği ve Skripal davasının ortaya çıktığı esnada meydana gelmesiyle farklılık gösteriyor. İngiltere'nin siyasi ve diplomatik baskısı sadece kısa bir açıklama ile sınırlı kalmadı, kalamazdı elbette. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson da Pazar günü, Suriye'de devam eden kimyasal saldırılardan Moskova'yı sorumlu tutan bir açıklama yaptı.

Olay sonrasında ABD Başkanı Donald Trump, Twitter üzerinden yapmış olduğu paylaşımda, "Suriye'deki kimyasal saldırı sonucu kadın ve çocukların da içinde bulunduğu birçok insan hayatını kaybetti. Vahşetin yaşandığı mesken kapalı ve Suriye ordusu tarafından kuşatılarak tüm dış dünyayla irtibatları kopartılmış durumda. Devlet Başkanı Putin, Rusya ve İran 'hayvan Esad'a verdikleri destekten dolayı sorumlular. Büyük bedel ödenmesi gerekecek," ifadelerine yer verdi. Bu ifadeler daha bir hafta önce Suriye'den çekileceğini ilan eden Trump'ın coğrafyadan ayrılmayacağının ilk sinyalleri olarak görülebilir.

Rus komutanların son 72 saat içinde yaptıkları açıklamalar da oldukça dikkat çekiciydi. Suriye ordusuna yönelik ABD ve müttefiklerinin hazırlık içerisinde olduklarını gördüklerini, Akdeniz ile Kızıldeniz'de güdümlü füzelerle donanmış olan gemilerin hazır tutulduğunu bildirdi. Genelkurmay Başkanı Valeri Gerasimov, "Askerlerimizin hayatını tehdit eden bir durum ortaya çıktığında, Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetlerinin hem füzelere hem de bu silahları kullanacak olan taşıyıcılara cevap verilecektir" diyerek uyarıda bulundu.

Ancak belirtmek gerekir ki, ABD'nin Suriye'ye ani füze saldırısı yapmak için hazır olduğuna dair net kanıtlar henüz yok. Ancak ABD donanmasının böyle bir girişim için çok fazla zamana ihtiyacı da yok. Cebelitarık Boğazı'ndan uzak olmayan bir yerde Donald Cook destroyeri duruyor. Bu destroyerde 50'den fazla Tomahawk füzesi bulunuyor. Bu füzelerin her biri 2 bin 500 kilometre saldırı menziline sahip.

Suriye'de Moskova ve Washington'un arasında gerginlik giderek tırmanıyor ve artık nereye sürükleneceğini kestirmek zor. Ancak Haziran ayı itibari ile Suriye'de yeni sürecin parametrelerini oluşturmaya çalışacak olan Rusya'nın bölgede güçlü ittifaklara ihtiyacı olduğu açık. Hatta bu ittifakları daha da derinleştirmelidir. Bu konuda tüm dünya ile ilişkileri kopmuş ve tepki toplayan İran'dan ziyade Türkiye'nin desteğini almayı tercih edecektir. Rusya bölgedeki dengeler açısından Türkiye'ye en fazla ihtiyaç duyduğu bir süreçte 'Afrin'de yönetim kimde kalsın' tartışmaları ile bize mesajlar vererek yanında tutmaya kalkışacaktır. Ancak giderek derinleşen krize de taraf olmaktan çok taraflar arasındaki sorunlar ve süreçlerden faydalanmak Türkiye için daha akılcı olacaktır.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 21:13
    Bu provokasyonun altında ABD nin suriyeden çıkmasına çıldıran İsrailin olduğunu düşünüyorum
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 20:05
    Afrin sayesinde tv dünyası yeni bir uluslararası stratejist kazandı :))
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 16:59
    İnşalah rusya abd i yerle bir eder ondan sonrs israilr sıra gelir
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 15:48
    eninde sonunda bu savaş kaçınılmaz.bizi ilgilendirmez .biz bu savaşa karışmayız.rusya tüm avrupayı işgal eder bir daha da çıkmaz oralardan.fransa ve almanya düşünsünler.ayrıca polonya macaristan ve avusturya düşünler.
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 16:07
    aynen katılıyorum.abd bu işi birine yaptırmıştır.hep bir sebep aramıştır.
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 16:32
    çok zekisin kardeşim yaşın kaç acaba az real düşün savaş suriyede ilk başlar suriyeye hangi ülke yakın türkiye tabiki en fazla etkilenen ülke biz oluruz
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 14:49
    Girsinler birbirine
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 14:46
    ABD Suriye'den cikacagaini soyledi. Sonra, Suudi arabistan acik acik ABD'nin Suriye'den cikmamasini istedi. Suudiler Israille kanki durumda su anda ve Suudiler bunu Israile iletti. Kimyasal saldiriyi Israil yapmis olma olasilgi cok yuksek. Boylece hem Suudileri mutlu ettiler hem de ABD'yi Suriye'de tuttular. Kaybeden Suriye, Rusya ve Esad oldu. Bu kadar basit.
  • Misafir 11 Nisan 2018 Çarşamba 02:31
    katılıyorum.
  • Misafir 16 Nisan 2018 Pazartesi 11:39
    Biz niye memnun olduk onu anlayamadım.
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 14:32
    Rusya’nın abisi abd dir onlar hep müslümanlara olur
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 13:35
    Kraliçe
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 13:25
    ruslararon arkasinda durulmali bence
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 13:09
    abd ve rusyayı karşı karşıya getirip birbirine düşürüp benim işim gücüm var deyip sıvışıp kaybolan kaçan kim acaba..
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 14:42
    kim ki
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 14:43
    kim ki bilelim söyleyin
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 14:59
    kim?
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 16:56
    ingiltere
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 10 MPH 26°
Kısmen Güneşli