Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kadınlar Günü’nü, yılda bir kere, belirli günler ve haftalar kapsamında kutlamak bile, halen daha herhangi bir eşitlikten söz edilemeyeceğinin kanıtı. Fakat yine de iyi tarafından bakmak lazım.

        En azından umut var. Sizin var mı bilmiyorum. Ama benim var. Her şey bir yana, bu sene kadınların daha fazla “sesi” var.

        Dünyanın dört bir yanından, kadınlara her türlü mecrada, istismarın her türlüsüne, topuklarını vura vura üzerine giden, kalabalık bir topluluk var. Üstelik belki de ilk defa bu sene, yalnızca belirli bir çevre tarafından değil, en gelişmiş ülkelerden, en popüler ve rol model kadınlar arasından var.

        Tacize, ezilmişliğe, ayrımcılığa, hor görülmeye, sınırlarının kendi insiyatifleri dışında çizilmesine karşı, eline terliği almış, aksini söyleyenin ağzının orta yerine sallama potansiyeli olan güçlü kadınlar var.

        Evet belki halen daha insanın dinlemeye bile tahammül edemediği berbat hikayeler da var. Fakat kötülüğün yanında olanların çok daha fazlası, karşısında olan var.

        Gençler, orta yaşlılar, kariyerinin zirvesinde kadınlardan zaten tepki vardı, ancak sevindirici olan şu ki, küçük kızlar için de çok ciddi alıştırmalar var. Kızlarımın klasikleşmiş, kuleden, kaderine razı olmuş bir biçimde acizce yakışıklı prensini bekleyen prenses hikayeleri bir yana, en az iki katı kadar, asi kız hikayeleri var. Yatmadan önce dünyanın kaderini değiştiren, kimi Nobel ödülü almış, kimi ülkesinden yıllar sonra ilk kez kadın yönetici olarak çıkmış kadınların hayatını anlatıyorlar.

        İnanır mısınız, artık küçük kızların böyle hikayelere daha çok ihtiyacı var.

        Nitekim eli ekmek tutmayan, üretmeyen, sadece kaşı gözü düzgün, narin bir prensesin yeni neslin hayallerinde bile yeri yok.

        KUTLU OLSUN!

        Bu yıl Kadınlar Günü için belki de ilk defa içimde heyecan var. Bir kaç yıl öncesine kadar atıl ve gereksiz gördüğüm bir günken, bu kez gerçekten, ihtiyacı olanı farkındalık konusunda terbiye edecekse, tüm dünyaya faydası olacak diye bir inancım var. Ama her şeyden önce, en başta da söylediğim gibi “benim çok ciddi umutlarım” var. Kadınlar dünyayı ele geçirsin, erkeklere gününü göstersin gibi agresif değil belki, ama potansiyellerini gösterecek mecrayı bulacaklar, üzerlerine yapışan “elinin hamuru” ifadesinden nihayet kurtulacaklar ve içlerinden çıkardıkları can kadar mucizevi olduklarını gösterecekler diye içimde müthiş bir kıpırdanma var!

        Diğer Yazılar