SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Yeni öğretim yılı hayırlı olsun ama...

20 Eylül 2016 Salı, 00:31:18 Güncelleme:08:44:11
Dilek Gappi

Dilek Gappi

[javascript protected email address]

 

Facebook iki gündür şahane. Okula başlayan öğrencilerle dolu. Çoğu ilköğretim heyecanı içinde.

Harikalar, muhteşemler, renk renkler.

Arada bir vakur pozlar veren liseliler var.

Hoş oğlum ‘saçmalama anne’ diye bağırmasa onun üniversiteye başladığı ilk günün fotoğrafını yayınlayacaktım.

Sevincimi kursağımda bıraktı. Eşe dosta rezil olacakmış!

Velhasıl coşku tavan.

Bilgisayarda CV dosyasını açıncaya kadar.

Bana ulaşan iş arayan gençlerin sayısı 50’yi geçmiştir.

Çoğu teknolojinin pozitif etkisiyle müthiş donanımlı.

İş bulma kurumu değiliz ama amaç onların mücadelelerine katılmak, elden geldiğince destek olmak.

Bu iki tabloyu düşünüyorum; pırıl pırıl okuyan gençler ve tahsillerini tamamladıktan sonra aylarca, yıllarca iş arayanlar.

Türkiye, o iki tablo arasında denge kurabilse, pırıl pırıl okuyan gençlere eğitim aldıkları alanda iş fırsatı yaratsa temel sorunlarının yarısı çözülür’ cümleleri dökülüyor ağzımdan.

Ancak bırakın bu dengeyi, diplerde geziyoruz.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) geçen ay Eğitime Bakış 2016 Raporu yayınladı.

Türkiye, 35 ülke içinde eğitime hala en düşük pay ayıran ülkeler arasında. Halimiz, içler acısı.

Altı sayfanın ayrıldığı, kaliteli eğitim için ‘sürdürülebilir fon’ gerekliliği de ifade edilen rapora göre:

- Türkiye’de imam hatip liselerinin de etkisiyle her üç gençten biri (yüzde 34) meslek lisesi mezunu. Rakamın yüzde 17’sini imam hatipler kaplıyor. Teknik eğitime ayrılan pay yalnızca yüzde 17.

- Türkiye ilk okuldan yüksek öğrenime kadar öğrenci başına yaptığı harcamalarda diğer OECD üyesi ülkeler arasında en düşük harcama oranına sahip ülkeler arasında.

- Meslek liselerinden mezuniyet yaşı ortalaması 18, OECD ülkeleri ortalaması olan 23’e göre daha düşük.

- Halihazırda ‘iş, öğrenim ya da eğitim programına dahil olmayan’ 15-29 yaş arası kadınların Türkiye’deki oranı yüzde 43’ken OECD ortalamasından yüzde 17’den fazla.

SONDAN İKİNCİ

- Türkiye’de 2008 ile 2013 yılları arasında öğrenci başına ayrılan gider yüzde 52 arttı. Ancak bu artışa rağmen ilk, orta ve lise seviyelerinde öğrenci başına yaptığı yıllık harcama ile Türkiye (3327 ABD doları) OECD ülkeleri arasında sondan ikinci sırada.

- Yüksek öğrenimde öğrencilere ayrılan yıllık ortalama gider de OECD ortalamalarının altında.

Önceki gün eğitimci bir arkadaşla konuşuyoruz; eğitimdeki temel yanılgıyı şöyle özetledi:

Avrupa’da çocuk henüz ilköğretimde okurken yetenek ve ilgisi keşfediliyor ve eğitimi onun üzerine kuruluyor. Türkiye’de ise sistem çocuğun ilgisiz kaldığı, yeteneği olmadığı alanlardaki eksiklikleri giderme üzerine kurulu. Çocuk matematikten iyi, edebiyattan kötü ise illa edebiyat dersi aldırılıyor. Aslında o çocuğa ek matematik dersi verilmeli. Bu yüzünden ülkemizde yetenekler köreliyor.”

Nereden bakarsanız bakın, en köklü sorunumuz eğitimde. Ve hala savunmaya, diyanete, asayişe ve şimdi doğuda kentleri baştan yaratmaya eğitimin kat ve kat üstünde milyonlar harcıyoruz.

Sistemi eğitimle kurmadığımız sürece ne bu harcamalar ne de iş arayan gençlerin sayısı azalır.

Pırıl pırıl okullarına başlayan çocuklara, gençlere baktığında, bu kaygıları hissetmeyecek günler görmek istiyor insan.

 

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN