Öne Çıkanlar
Son Dakika
30 Temmuz 2017 Pazar, 06:24:31 Güncelleme:07:44:30

Hüseyin ‘Gülence’yi nasıl bilirsiniz?

 

HÜRRİYET Gazetesi’ndeki yazar dostlarımız kafayı Hüseyin Gülerce’ye takmış vaziyetteler.

Hüseyin Gülerce’yi tanıyorsunuz herhalde.

Cemaat’in “makbul” olduğu dönemlerde The Cemaat’in “yüzü”ydü.

Ya da kendini öyle lanse ediyordu.

Gülen Cemaati adına ahkâm kesilecekse Gülerce keserdi.

Fethullah Gülen’den bir mesaj varsa Gülerce açıklardı.

Gülerce’nin “Cemaat benim” havası bastığı dönemlerdi.

Söylemlerine bakan onun Fethullah Gülen’in sözcüsü, sağ kolu, her şeyi olduğunu zannederdi.

Öyle miydi, değil miydi bilinmez, ama böyle algılanmaktan bir rahatsızlığı yoktu.

Gülenciler “The Cemaat”se, Gülerce için de “He is the Cemaat” demek mümkündü.

Böyle bilinmekten de keyif alırdı.

Öyle ki, ben Hüseyin Gülerce’ye “Hüseyin Gülence” lakabını takmıştım.

Çünkü “Gülence” konuşurdu hep.

Sonra 17-25 Aralık süreci başladı.

O güne kadar “Mr. Cemaat” olan Gülerce birdenbire Cemaat’le arasına mesafe koydu.

En azından öyle görünmeyi başardı.

Cemaat’in görünürdeki “karakutusu” birdenbire “sütten çıkmış ‘ak’ kutu” haline geldi. “Cemaat hata yaptı, Cemaat yanlış yaptı, ben onları tanımamışım, yanlış tanımışım”, Gülerce’nin yeni mottosu oldu.

Hürriyet’teki arkadaşlar da şimdi buna takılmışlar.

Dün Mehmet Yılmaz, Ahmet Hakan ve Akif Beki, Gülerce’ye, “Bu kadar da kolay sıyrılamazsın” demişler.

Haklılar mı?

Kâğıt üzerinde haklılar.

Çünkü Cemaat’in karakutusu asla kutuyu açmadı.

Çok iyi tanıdığı ve bildiği kesin olan “imam” listelerini vermemiş olmalı ki, 15 Temmuz felaketi başımıza geldi.

Ancak Hürriyet yazarları da, bugün

Gülerce’ye kucak açanlar da bir şeyi unutuyorlar.

Bu Hüseyin Gülerce’ler her zaman vardır.

Dün Gülenciydi, bugün Gülen karşıtı.

Yarın Gülen’in yeniden güçlendiğini görse koşa koşa yeniden Gülenci olur.

“Cemaati korumak için onların yanına geçmiş gibi göründüm. Benim gönlüm hep hocaefendiyleydi” der.

Demezse yüzüme tükürün.

Allah göstermesin ama bir gün öyle bir şey olursa “Fatih söylemişti” dersiniz.

O yüzden uğraşmayın Gülerce’yle.

Ondan kimseye yâr olmaz.

Olsa olsa ortaya karışık olur!

 

TERİM, DENİZLİ’Yİ NASIL YEDİ?

FATİH Terim’in “kovulmadığı” Türkiye Futbol Direktörlüğü’nden “kovulma” tazminatı alması herkesin gündemi.

Şekip Mosturoğlu, “Kovulmadıysa bu para niye veriliyor?” diye isyan etmiş haklı olarak.

Aslında dalga geçiyor Fenerbahçeliler.

Biliyorlar kovulduğunu.

Kovulması için de az uğraşmadılar camia olarak.

Gelin ben de sizi biraz daha geriye götüreyim ve Terim’in Milli Takım’a gelme hikâyesini anlatayım.

Federasyonun aklında Terim’i Milli Takım’ın başına getirmek gibi bir düşünce yoktu o günlerde.

Terim, Galatasaray’ın başındaydı ve üst üste 2 şampiyonluk kazanmış bir teknik direktördü.

Federasyon yönetimi, Galatasaray’ın hocasını almayı falan da düşünmüyordu.

Futbol Federasyonu, Milli Takım’ın başına Mustafa Denizli’yi getirmeyi planlıyordu.

Denizli ile gayri resmi görüşülüyor, nabız yoklanıyordu.

Terim ise Galatasaray’da mutsuzdu.

Dürüst ve Albayrak, Ünal Aysal tarafından yönetimden çıkarılmıştı.

Çünkü Aysal, şampiyonlukların bu ikiliye mal edilmesinden mutsuzdu, egosu inciniyordu.

Üçüncü mutsuzluk kaynağı ise Terim’di. Taraftar şampiyonlukları

Dürüst-Albayrak-Terim üçlüsünün eseri olarak görüyordu.

Dürüst ile Albayrak gitmiş, Aysal, Terim’le didişmeye başlamıştı.

Mustafa Denizli - Fatih Terim

Hoca takımda kalamayacağını biliyordu.

Federasyonun hoca aradığını duyunca ve ibrenin Denizli’ye dönük olduğunu öğrenince haber yolladı: “Beni alın.”

Ankara’dan da desteği buldu ve takımın başına “iki takımın hocası” olarak geldi.

Böylece kalıcı olmadığı Galatasaray’ın yanında bir alternatifi olmuştu.

Aysal ise aradığı fırsatı bulmuştu ve Terim’in Galatasaray’daki görevine son verdi.

Sonrasını hepimiz biliyoruz.

Şimdi Milli Takım’a yine hoca aranıyor.

Terim ise yine Galatasaray’la birlikte anılıyor.

Durun bakalım ne olacak!

 

BİLİM VE GAZETELERİMİZ

GAZETELERİMİZDEN bir ricam var.

Ya bilim haberi yapmayın ya da bu haberleri yapmak istiyorsanız, ki yapmanız gerek ve bence en okunmaya değer haberler bunlar, ciddi birer “bilim editörü” bulundurun. Önceki gün hemen hemen tüm gazetelerde bir haber vardı: “Hepimiz aslında yıldız tozuymuşuz.”

Oldukça uzun süredir bilinen bu gerçeği, dün keşfedilmiş yeni bir olay gibi okura sunmak çok ayıptır.

Evet hepimiz yıldız tozuyuz, ama bu yeni öğrenilen bir gerçek değil.

Geçen yüzyıldan kalan bir bilgi.

Evrende hidrojen ve helyum dışındaki tüm elementler yıldızlar sayesinde var.

Basitçe anlatmak gerekirse, elementler tablosunda yer alan elementlerin demire kadar olanları yıldızların yanma sürecinde.

Daha ağır elementler ise yıldızların kendini tüketmesinden sonra meydana gelen dönemde, yıldızların kendini patlatarak yok olmalarından sonra meydana gelen ortamlarda oluşuyor.

Yani yıldızlar yanıp tükenmese, bilinen evrende kaya gezegenler dediğimiz gezegenlerin, büyük gaz devlerinin, ağır elementlerin, yaşamı başlatan karbonun zerresi bile olmayacaktı.

Ve gazetelerimiz çok şaşırmış olabilirler, ama bu uzun süredir bilinen bir gerçek.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Amerika’ya ilk kez giden biri, Amerika’yı kendisinin keşfettiğini zannetmediği zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 31 Temmuz 2017 Pazartesi 12:15
    Abi bugün şow yapmışın.güzel yazıydı.
  • Misafir 30 Temmuz 2017 Pazar 09:34
    Bilim.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 11 MPH 23°
Güneşli