Öne Çıkanlar
Son Dakika
31.10.2017 - 11:17 | Güncelleme:

Külliye görmemiş bir gazeteciden Külliye’de bir gece

 

29 Ekim kutlamaları, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı ya da “Beştepe Külliyesi”ni hayatımda ilk kez görmeme vesile oldu.

Gerçi 30 Ağustos’ta aynı yerde yapılan kutlamaya da davetliydim ama gidememiştim.

Bu kez gittim.

Bizim gazetenin yıllar önce aldığımız Ankara Bürosu’na 500 metre mesafedeki Beştepe’ye gitmek 1 dakika falan sürdü.

Ancak güvenlik ve davetiye kontrolü derken kapıda bir 20 dakika falan geçti.

Araçlar misafirleri Külliye’nin misafir girişinde bırakıyor, sonra kendilerine ayrılan otoparka yollanıyor.

Otomobilden indiğim anda kapıda bekleyen dönemin moda rengi turkuaz üniformalı Cumhurbaşkanlığı Bandosu’nun bir marş çalmaya başlaması çok hoşuma gitti.

Hiç böyle karşılanmamıştım.

Ancak konunun benimle alakası yokmuş, biraz geç de olsa anladım.

TELEFONYER

Güvenlikten geçtikten sonra vestiyere davet edildim.

Paltom yok” dedim.

Meğer vestiyer vestiyer değil, “telefonyer” miş.

İçeri girerken cep telefonlarımızı bırakmak gerekiyormuş.

Telefonu alan görevliye, “Hay Allah, Cumhurbaşkanı ile selfie yapacaktım” dedim.

Pek gülmedi. Hatta tebessüm bile etmedi. Onun yerine bana telefonu geri alabilmem için bir kart verdi.

Oradan davetin düzenlendiği salona doğru yürüdük.

İtiraf etmeliyim, Beştepe gayet güzel bir yer olmuş.

Dekorasyon, mimari, imalat kalitesi, renkler falan gayet güzel.

Benim zevkime göre değil ama kendi içinde zevkli ve hoş olmuş.

Salonun hemen girişinde Cumhurbaşkanı’nın konuşma yapacağı alan kordonlarla ayrılmış ve merdivenin altında bir kürsü.

İŞADAMLARI DİZİLMİŞ

Kordonların arkasında ise Cumhurbaşkanı’nın gelmesini bekleyen ciddi bir kalabalık.

Kürsünün karşısındaki Cumhurbaşkanı’nın bakacağı yere işadamları ve sanatçılar hemen konuşlanmışlar.

Arkada ise yaklaşık bin kişilik yoğun bir kalabalık. Allah’tan tavanlar yüksek de insan boğulmuyor.

Ama durun, önce bir Beştepe Külliyesi’ni anlatayım.

KÜLLİYE GİBİ KÜLLİYE

Külliye dedikleri şey basbayağı bir mahalle. Mahalle demek bile hafif kalır, neredeyse bir semt.

Devasa.

Allah var, çok güzel görünüyor.

Bir köşesinde klasik üslupta, çok da büyük olmayan bir cami.

Onun yanında bir kültür merkezi.

Araya bir yere dev bir kütüphane binası yapılıyor.

Bahçe duvarlarından binanın ve bahçenin aydınlatmasına kadar gayet güzel yapılmış.

Heybetli ama kaba saba değil.

Salonun sol giriş kısmındaki bir başka salonda kimi Osmanlı eserlerinin ve Cumhuriyet eserlerinin sergilendiği makul ölçüde bir sergi alanı yapılmış.

Bunların bir bölümü Atatürk zamanında Çankaya Köşkü’ne alınmış veya götürülmüş eserler, bazıları da sonradan getirilmiş.

Eğer referandumdan “Hayır” çıksa idi, bu Külliye gereksiz bir hal alabilirdi.

Sembolik bir Cumhurbaşkanlığı için, gereksiz ölçülerde ve büyüklükte bir yer.

Ama başkanlık sistemi sonrasında devlet yönetiminin merkezi olacağı düşünülürse, boyutları kabul edilebilir ölçülerde.

BARDAKÇI GELMEDİ

Ciner Medya Grubu’nu temsilen Medya Grup Başkanı Kenan Tekdağ önderliğinde bir heyet olarak salona arzı endam ediyoruz.

Kimler mi var?

Tahmin edebileceğiniz üzere ben varım.

Gazetemizin Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli var.

Show TV Yayın Yönetmeni sevgili kardeşim Ramazan Kurnaz var.

Ankara Temsilcimiz yakışıklı Alican Türkoğlu var.

Gazetenin Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir var.

Ünlü yazarımız Nagehan Alçı var, ki çok şık giyinmiş.

Murat Bardakçı da davetli ama yok. “Hastayım” diyerek gelmedi ama bana sorarsanız bizim gibi “avama” karışmak istemedi. Kendileri saraylarda özel ağırlanmayı sever.

Bir de Habertürk TV Genel Müdürü Veyis Ateş olmalıydı ama ortalıkta yok.

Neyse ki, sonradan görüyoruz kendisini salonda.

Belli ki, alışık olduğu ve çoğunluğu gayet iyi tanıdığı bu ortama bizden önce girip sohbetlere önden başlamayı tercih etmiş.

HERKESİN TELEFONU VAR

Bu arada ben de girişte uzun zamandır görmediğim eski dostlarla karşılaşıyor, sohbet ediyorum. Cumhurbaşkanı’nın karşısına sebilhane bardağı gibi dizilmiş işadamlarına takılıyorum.

Densizliğime alışık oldukları için bozulmuyorlar.

Hemen arkalarında Abdurrahim Albayrak’la karşılaşıyorum.

“Maçı izlemeyip buraya mı geldin?” diyorum.

Telefondan izleyeceğini söyleyerek elindeki telefonu gösteriyor.

Aaa, herkesin telefonu elinde.

Galiba bir salak benim, kapıya telefonunu bırakan.

Bir emriyle belediye başkanlığı bırakılan Cumhurbaşkanı’nın Külliye’sinde “Telefonlarınızı bırakın” talimatına uyan yok.

Demek ki, telefon bağımlılığımız koltuk bağımlılığımızın bile üzerine çıkmış.

FINDIK FISTIK, ÇİĞKÖFTE

Küçük masalarda fındık, soyulmuş antepfıstığı, yer fıstığı, badem ve fındık kâseleri var. Kuru üzüm ve kurutulmuş berry’ler de mevcut.

Yanlarında da bir tabak çiğköfte.

Bu kadar kalabalık ortamlarda ortaya koyulan yiyecekleri yemekten pek hoşlanmam ama dayanamayıp bir tane çiğköfte atıyorum ağzıma. Şahane.

Böylesi bir kalabalığa çiğköfteyi kimin yoğurduğunu merak ediyorum.

Sayın Alçı, “Makine yoğurmuştur herhalde” diyor.

Sohbetlerin yoğunlaştığı bir anda Cumhurbaşkanı ve eşinin salona teşrifleri anons ediliyor.

Tayyip Bey’in görüntüsü salondaki dev ekranlara veriliyor.

Yorgun ama keyifli bir hali var.

Kürsüye çıkıyor ve dün gazetelerden okuduğunuz konuşmasını yapıyor.

Atatürk, Gazi Mustafa Kemal isminin sık sık geçtiği bir konuşma.

15 Temmuz direnişini ise sıklıkla ve çok üst tonda vurguluyor. “Çanakkale, Dumlupınar neyse 15 Temmuz da odur” diyor.

 

MUHAFAZAKÂR TRİUMVİRAT

Hazırlanan videoda ise Menderes, Özal ve Erdoğan vurgusu var.

Atatürk’ten sonraki 3 lider olarak bu 3 isim zikrediliyor.  En büyük atılımın ise Erdoğan döneminde yapıldığı vurgulanıyor.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ni açıkladığı zaman “Tarih alanında” diye başlıyor ve “Bize tarihimizi sevdiren İlber Ortaylı” deyince salonda bir alkış kopuyor.

Çoğunluk şaşırıyor ama kimse, “İlber Hoca bu ödülü hak etmedi” diyemiyor.

Ödüllerde tercihlerde bir sıkıntı yok. Beni sadece biri şaşırtıyor, ama hangisi olduğunu söylemeyeceğim.

 

DANIŞMANLARLA SOHBET

Bu arada ben de genç hukukçularla, Cumhurbaşkanlığı’nın bilim danışmanlarıyla sohbet ediyorum. Köşe yazılarını heyecanla okuduğum Cumhurbaşkanı’nın eski metin yazarı, şimdinin milletvekili Aydın Ünal’la da sohbet ediyoruz.

Antarktika’daki Türk üssünden yerli otomobilin nasıl yapılabileceğine, FETÖ davalarının hukuksallığından dış ilişkilerdeki duruma kadar uzanan sohbetler.

Hissettiğim şu.

İktidar, toplumdaki ayrışmayı yumuşatmak, tedirgin Türkleri teskin edecek yeni bir siyaset üretmek, makulü gündeme taşımak gibi bir arayış içinde.

Bu saatten sonra ne kadar ikna edici olabilirler bilemem.

Ama samimiyet ve zaman ilaçtır diye düşünürüm.

Ve 2019 yazına kadar bunu başarabilmek için “çok samimi” olmak lazım diyebilirim.

 

ERGEN’İN HANGİ KOCASI VARDI? 

Sonrasında Cumhurbaşkanı, konukların arasına karışıyor.

Yorgunluğuna rağmen, durumdan ve ilgiden keyif aldığı belli oluyor.

Kulüp başkanlarıyla, işadamlarıyla ilgileniyor.

Takılıyor. Fenerbahçe ve Galatasaray başkanlarıyla sohbet ediyor.

Dursun Özbek ter içinde. Sigarayı bırakmadığı için Cumhurbaşkanı’nın eleştirisine maruz kalıyor.

Erdoğan, Dursun Özbek ile.

Herkes Cumhurbaşkanı’nın salonda izlediği güzergâhı tahmin etmeye çalışıyor ve o güzergâhta yer almak için itişip kakışıyor.

Bu davetlerin gediklisi Gülben Ergen bu kez yok galiba.

Erdoğan’ın yanında görünmüyor, Vuslat Doğan Sabancı’nın yanında da yok. Demek ki yok!

Eski eşlerinden Mustafa Erdoğan ise salonda ama yine eski eşlerinden Erhan Çelik de yok.

 

DERİN STRATEJİST ALİŞAN

Alişan, Çağla Şıkel, Ece Erken ve tipini bilip adını bilmediğim bir modacı grup halinde beraberler. Onlar da Cumhurbaşkanı’nın yolu üzerinde bir yer edinmeye çalışıyorlar. Alişan hayli yakışan bir sakal uzatmış. Çağla Şıkel de çok şık ve endamlı.

Bu grup tam stratejik bir noktaya yerleşmişken, Cumhurbaşkanı yönünü değiştiriyor.

Alişan gruba, “Beni takip edin” talimatı veriyor ve hemen yeni bir konuma geçiyorlar ve sonunda Cumhurbaşkanı’nın elini sıkmaya ve biraz sohbet etmeye muvaffak oluyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alişan ve Ece Erken ile sohbet etti

Ardından salonu mutlu bir şekilde terk ediyorlar.

Benzer manevraları yapan bir diğer kişi ise gazeteci dostumuz Fatih Çekirge.

Doğan Grubu’nun patronu ile yanındaki İnan Kıraç’ın Reisicumhur’a ulaşma gayretleri meyvesini vermeyince, patronun ve grubun diğer temsilcilerinin davetteki favorisi ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oluyor.

Devlet Bahçeli’nin 2002 yılında koalisyonu bozma sebebi, Aydın Doğan’ın Almanya’daki bir davette kendisine komplo kurduğunu düşünmesiydi ama üzerinden 15 sene geçti ne de olsa!

 

MİLLİ İÇKİ YOK

Bu arada minik dönerli sandviçler, küçük börekler, enginarlı yufkalar servis ediliyor.

Davette alkollü içki servisi yok.

Ancak Cumhurbaşkanı tarafından milli içkimiz olarak lanse edilen ayran da yok ne yazık ki! Oysa, dönerli sandviçle iyi giderdi.

Yine de bir iki sandviç atıyorum ağzıma.

 

CUMHURBAŞKANI KEYİF ALIYOR 

2 saatlik yorucu bir tur sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan yavaş yavaş salonun çıkışına doğru gidiyor ama çevresindeki yoğun kalabalıkta bir azalma yok.

Herkes bir görünme, bir el sıkma ve kapıda bırakmadıkları telefonlarıyla bir selfie çekme peşinde.

Yaklaşık 2 saatin sonunda ben izlemekten yorgun düşüyorum ama Cumhurbaşkanı hâlâ keyif alarak sohbet ediyor.

İstanbul’a doğru otomobille yola çıkmak için yavaş yavaş salonu terk ediyorum.

Kapıda telefonumu almak için elimdeki kartı uzatıyorum.

Cumhurbaşkanlığı araçları, otomobillerin park edildiği alana ring sefer yapıyor. Birine yerleşiyoruz.

Sürücüden Galatasaray’ın Trabzonspor’dan 2 gol yediğini öğreniyorum.

Hakemin çok kötü bir yönetim gösterdiğini de orada öğreniyorum.

Yine de keyfim yerinde. Yoldan kutlamak için İlber Hoca’yı arıyorum. Telefonu iki gündür olduğu gibi kapalı.

 

ÖDÜLLÜ PARTNERLERİM

Teke Tek Özel’deki iki partnerimden biri Cumhurbaşkanlığı Özel Ödülü’nü almış. Diğeri ise yer bilimleri dalında Avrupa’da verilen en büyük ödülü.

Bu onur bana yeter.

Keyfim gıcır.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 18:58
    iyi adamsın vesselam bence cumhurun danısmanlarından biri olacak aklı basında halk dilinden anlayan neyin ne oldugunu cok iyi bilen vatanını bilen daha iyisi için uğrasacak değerli kimsesiniz saygılar.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 15:56
    Hayat size güzel. Biz ise sürünelim.
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 23:39
    Fatih bey seviliyorsunuz. H.Ali
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 23:38
    cok keyıflı bır yazınolmus:thumbsup_tone1:
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 23:38
    cok keyıflı bır yazınolmus
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 23:16
    keyifli bir yazı
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 23:13
    ilber hocam sonunda hak yerini buldu
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 23:12
    Çok hoş çok güzel ..
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 21:55
    Gazeteci gazeteci.
  • Misafir 31 Ekim 2017 Salı 21:04
    fatih altaylı tam keyif adamısın varya
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 11 MPH 16°
Sağanak Yağışlı