Son Dakika
25.03.2018 - 04:04 | Güncelleme:

Marj meselesi

 

MARJİNAL nedir? Zor bir sual. Toplumuna göre neyin veya kimin marjinal olduğu değişir.

En akla yatkın tanımı, “Toplumda türdeş bir kümenin içine girmeyen, onun en ucunda veya dışında yer alan, aykırı kimse” diye şekilleneni geliyor bana.

Toplumu ne kadar “tek tipleştirirseniz”, marjinal diye tanımlayabileceğiniz kesimi o kadar genişletirsiniz.

Kâğıda yazı yazarken yazıyı ne kadar “dar” tutarsanız sağda ve soldaki marjlar o kadar genişler.

Marjların sağda veya solda eşit olması da gerekmez, sizin hikâyeyi yazarken kâğıdın neresini kullandığınıza bakar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beyoğlu’ndaki marjinallerin” bir renk olduğunu ama sınırlarını aşarlarsa kulaklarından tutularak atılabilecekleri söyledi.

Benim işyerim Beyoğlu’nda.

Sokakta gezerken, İstiklal’e kitapçılara giderken artık pek marjinal görmüyorum.

Genelde gördüklerim Suriyeli misafirlerimiz.

Aralarında ben “marjinal” kalıyorum mesela.

Açık söylemek gerekirse, neyin ve kimin marjinal olduğu, kâğıda hikâyeyi kimin nasıl yazdığına, varakı ne şekilde değerlendirdiğine bakar.

Çok konjonktüreldir.

Siyasette de sosyolojide de.

Mesela bundan 40 sene önce marjinal olan bir siyasi anlayış, bugün egemen olabilir.

Ya da çok değil 20 yıl önce “marjinal” olarak tanımlanabilecek bir Cübbeli Ahmet Hoca bugün “genel geçer” hale gelebilir.

Dün Yıldız Parkı’nda sevgilisiyle dolaşıp tenhada öpüşen başörtülü kız marjinalken, bugün dergiye yarı çıplak poz veren sanatçı marjinal olabilir.

Bana göre doğru olan marjları daraltıp kâğıdı en geniş, en verimli şekilde kullanmaktır.

Uzun hikâyeler ancak böyle yazılır.

***********

GANDI KADINLAR 

BU memleketin kadınlarının cesaretine, özgürlük tutkusuna ve bunu hiç çaktırmadan, hiç siyaset konuşmadan yapmalarına ve “hattı ve sathı müdafaalarına” bayılıyorum.

Egemenleştirilmeye çalışılan, dayatılan “sözde” muhafazakârlığa, erkeklerden 1000 kat daha güçlü bir direnişi, sessizce ama çok güçlü bir şekilde yapıyorlar. Ve her gün aralarından bir veya birkaç kahraman çıkarıyorlar.

Benim son kahramanım Eliz Sakuçoğlu adında bir genç kadın.

Murat Boz’un eski eşi ya da sevgilisiymiş.

Türkiye’de doğmuş, babasıyla bir süre Almanya’da yaşamış ve Türkiye’ye dönmüş.

Dün bir röportajını okudum.

Türkiye’de genel geçer hale getirmeye çalışılan yaşam biçimlerine öylesine güzel ve öylesine içten bir meydan okumuş ki, saygı duymamak elde değil.

Güce veya egemen kültüre boyun eğmeden, kimseye dikte etmediği kendi yaşam tarzına sahip çıkışı ve bunu da ağzını büzmeden, başını eğmeden büyük bir sükûnetle söyleyişi var ki, her türlü saygıyı hak ediyor.

Önemli olan benim Eliz Sakuçoğlu’nun fikirlerine, söylemlerine katılıp katılmamam değil.

Önemli ve değerli olan, onun bunu söyleyişindeki kendine güven, korkusuzluk ve olumlu anlamda bir pervasızlık.

Helal olsun bu kadına ve bu kadın gibilere.

Onlarınki, Gandi’ninki gibi bir sessiz direniş.

Çok kırılgan gibi görünüyor ama aslında o kadar güçlü ki!

***********

DAMACANA SATIŞINI DA YASAKLAYIN

RTÜK’e internet üzerinden yayın yapan TV platformlarını da denetleme yetkisi verildi.

Yani Netflix, Puhu TV, BluTV, Youtube Red gibi yayınlar da denetlenecek ve cezalandırılacak.

Yani “sansür”.

Bunun kabul edilebilir yanı yok.

Bu alenen özgürlüklere müdahale.

İntenet üzerinde zaten gereğinden fazla bir denetim var.

Biraz cinsellik içeren her türlü internet ortamı, hangisi olduğu belirsiz bir mahkeme kararıyla engelleniyor.

Memlekette çoluk çocuğa taciz, okul yurdunda rezalet, damacanayı becermek serbest ama internette meme ucu dahi “yasak”.

Hadi bunu bir kalem geçelim. (Geçilmez ya, neyse.)

Yahu parasını ödeyerek, şifresini girerek, kendi isteğim, kendi beğenim doğrultusunda girdiğim, tamamen kişisel alanım ve kişisel özgürlüğüm olan “canımın çektiğini izleme” hakkımı nasıl olur da elimden alırsınız!

Hangi hakla, hangi hukukla?

Eskiden böyle şeylerin Suudi Arabistan’da, İran’da olduğunu duyar, kadın fotoğrafı olan dergilerin bile boyanarak ya da o sayfaları koparılarak ülkeye sokulduğunu öğrenerek gülerdik.

Yavaş yavaş biz oraya doğru gidiyoruz.

Tamam, alenen olmasın, hiçbir itirazımız yok.

Ama seçerek, şifreleyerek seçtiğimize de karışmayın bari.

Siz cinselliği yasakladıkça millet damacanada cinsellik buluyor, farkında değil misiniz!

***********

12.000.000.000 EURO 

5 BABAYIĞIT bir araya geldiler ve inşallah pek yakında “yerli ve milli” otomobilimiz olacak.

Biliyorsunuz ki, ben yıllardan beri yerli otomobil olmasını isteyenlerdenim.

Bir şekilde başlamak lazım geldiğini düşünenlerdenim.

Geçmişte Türkiye’nin dev sanayi gruplarının hatalarının, öngörüsüzlüklerinin, kolaycılıklarının Türkiye’yi bir yerli otomobilden mahrum bıraktığını en iyi bilenlerdenim.

Devletin bu konuda defalarca girişimlerde bulunduğunu, sermaye koyduğunu, yol açtığını ama özel sektörün bu konuda üzerine düşeni yapmak bir yana, devletin açtığı yolda geriye döndüğünü görenlerdenim.

Ancak 5 babayiğite bir bilgi vereyim.

Elektrikli otomobil yapmak üzere yola çıktınız ya...

Bu iş çok ciddi bir iş.

Bu konuda dünyada çok büyük bir atılım arayışı ve rekabet var.

Benden duymuş olmayın ama sadece Alman Mercedes-Benz AG’nin elektrikli otomobil geliştirme çalışmaları için önümüzdeki 2 yılda ayırdığı bütçe 12 milyar Euro.

Şaka değil 12.000.000.000 Euro.

Elbette ilk rakibiniz ve tek rakibiniz Mercedes değil ama durum bu.

Ona göre...

***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Umudu kaybetmenin kendimize ihanet olduğunu anladığımız zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 26 Mart 2018 Pazartesi 16:05
    marjinaller bir ülkenin zenginleridir. hangi ünlü iş adamı marjinal değilmiş geçmişte bi bakın.
  • Misafir 26 Mart 2018 Pazartesi 16:04
    sayın altaylı, yerli araç ile ilgili bir yerden başlanmak zorunda. elektrikli olması mecburi bunu artık herkes biliyor fosil yakıtlar ve dizel yasaklanıyor. araçların çıkardığı gazlar gözle görülür olsaydı nasıl olurdu diye bir araştırın, kimse sokağa çıkmazdı. artık hava kirliliğinden cadde olan yerlerde yürümek zorlaştı, yayalar bisikler kullananlar taksiciler yolda çok vakit geçirenler kanser riskine maruz günler geçiriyorlar. mercedes köklü bir firma ve tabi ki bu alana inanılmaz paralar harcaması giriş bariyerini yükseltmek ve üstünlük sağlamak için. bizim ülkemizi caydıracak birşey değil.
  • Misafir 26 Mart 2018 Pazartesi 11:33
    güzel yazı her zamanki gibi
  • Misafir 26 Mart 2018 Pazartesi 11:20
    Mercedes bu parayı argeye ayırmış diye gözümüz korksun vaz mı geçelim? İşadamlarının gözünü korkutmak destek olmak yerine köstek olmak değil midir?
  • Misafir 26 Mart 2018 Pazartesi 09:59
    Helal olsun diyecek pek çok güzel olay var bu ülkede ama yazdığınız durum bunlardan birisi değil bence...
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 12:47
    10 mumara dusunce adami yazarsin kalemine saglik.
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 12:41
    Gayet başarılı bir yazı olmuş Sayın Altaylı, çok teşekkürler.
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 11:25
    Her kelimesine katiliyorum sayin altayli. Guzel akici farkli bakis acisi ve sadeliginiz icin ayrica tesekkur ederim.
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 11:07
    Fatih bey sizde ornek aldığım Marjinal insanlardansınız kaleminize sağlık
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 10:33
    Hollanda üzerinden internette Türkçe yayın yapsınlar.Millet VPN kullanarak izler.Sıkıntı yok, yasal olarakta sıkıntı yok. :)
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 10:09
    Fatih abi siyaset ile işim hiç olmadi.hep milliyetçi partilere oy verdim.Ama bundan sonra vermiyecem.gittigimiz yol uçurum.Milliyetciyim ama asla iran gibi olmak istemiyorum.
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 10:05
    Memlekette çoluk çocuğa taciz, okul yurdunda rezalet serbest değil suçtur. Bu suçların işlenmesinin en büyük sebebide internet ortamındaki ahlaksız görüntülerin sapıkları daha da sapıklaştırması, ahlaksızlaştırmasıdır.
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 09:11
    Fatih abi yazılarını severek okuyorum. Geçenlerde bir yazında İstanbul daki metro problemi ile ilgili bir yazın vardı..Ben Ankarada oturuyorum. Aynı olay burda olmak üzere ..Dünya da, başkentinde havaalanına metrosu olmayan tek ülke Türkiyedir. Şu anda metro için düşünülen güzergah isa tabiri caizse kulağı tersten göstermek gibi bir güzergah..yani uçakla İstanbul a gitmek, metro ile havaalanına ulaşarak gitmek ise ise, inanın şu an düşünülen güzergahla olursa...otobandan daha erken gideesiniz..nedeni altındağ belediye mercıdir...
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 13 MPH 26°
Kısmen Güneşli