Öne Çıkanlar
Son Dakika
01.09.2017 - 06:42 | Güncelleme:

Budizm

 

AVRUPA’da ve Amerika’da bir zamanlar “Budist olma” modası vardı...

Bir eli yağda, öbür eli balda; derd-tasa çekmeyen ve bu yüzden ne yapacaklarını şaşırmış adamları ve hatunları bir “Budizm” modasıdır sarmıştı ve Budist olurlardı.

Oralarda böyle bir moda çıkar da hiç geri kalır mıyız? Arada bir “Vallahi, şimdi Budizm’le ilgileniyorum şekerim. İnsan huzur buluyor yaaaa!” diyen uçuklar tek-tük de olsalar bizde de çıkıyorlardı.

“Gevşeme müziği” denen ama ancak yirmi saniye tahammül edilebilen ve sonra basbayağı delirten bir gürültüyü müzik setinize koyacaksınız, üzerinize bol birşeyler giyip tütsü niyetine birbirinden kerih otları yakıp bulunduğunuz odayı dumandan göz gözü görmez ve nefes bile alınamayacak hâle getireceksiniz, bağdaş kurup “mantra” dedikleri “Aaaauummmmoooomoooouuuaaaammmuuuu” gibisinden birşeyler mırıldanacaksınız, yine ot nâmına ne bulsanız yiyecek ama ete asla dokunmayacak ve neticede zâfiyet geçireceksiniz!

Bütün bunları yaptıktan sonra işin içine yoga falan da katıp ayaklarınızı boynunuza dolamaya muvaffak olabildiğiniz takdirde mükemmel bir Budist olmuş, Buda’nın güzelliklerle dolu öğretisine adım atmışsınız demekti!

 

TEMBELİ ‘DEİST’ OLUYOR!

Bir zamanlar sık sık rastladığımız bu akıl ve zekâ kumkumaları şimdi eskisi kadar mebzul miktarda olmasalar bile dışarıda da, bizde de hâlâ mevcutlar! “İç bedenimle konuşmaya başladım, kendimle hesaplaşıp huzuru buldum” diyorlar ama aç kalıp nefeslerini tıkamak istemeyen tembelleri de son zamanların bir başka modasına kapılıp “deist”, “meist” oluyorlar!

70’li seneleri yaşayanlar hatırlarlar: Bütün dünyayı bir “Dr. Lobsgang Rampa” modası sarmıştı. Tibetli olduğu ve çocukluğundan itibaren ıssız bir yerdeki tapınakta dünyadan elini-ayağını çekmiş vaziyette yaşadığı söylenen bir Budist rahibi, Tibet’in Çin işgaline uğramasından sonra memleketini terketmiş ama her nedense iki adım ötedeki Hindistan’a, oradaki Budist manastırlarından birine değil de Amerika’ya gitmiş ve orada “Üçüncü Göz” diye bir kitap yazıp paraya para dememişti!

Kitapta neler vardı, neler: Budizm’in ileri aşamasında rahiplerin alnına matkapla açılan ama kimselerin her nedense göremediği üçüncü bir göz, “astral seyahat” dedikleri ruhî beden ile uçuş dersleri, karşısındakinin düşüncesini gazete okur gibi okuma teknikleri vesaire...

“Üçüncü Göz” öylesine çok satmıştı ki, okuyan herkes geceleri kuş misali havalarda uçuyorlardı ve Dr. Rampa’nın daha sonra Amerikalı bir sahtekâr olduğunun ortaya çıkması bile kanat çırpmalarına tesir etmedi!

“Üçüncü Göz”ün ardından bir de Tibet merakı ve Budistler’in ruhanî lideri Dalay Lama modası başlamıştı!

 

İKİNCİ KATINDAN KAÇTIM!

Dalay Lama 80’li senelerde İstanbul’a gelmişti ve Galatasaray amigolarını bile hasetten çatlatacak şekilde sarı-kırmızılı renklere bürünmüş olan bu ruhanî liderle oturup konuşma fırsatını bulmuştum. Ama karşımda öyle ruhanî bir lider değil, usta bir politikacı vardı! Daha doğrusu lâf ebesi ve çok zeki bir Amerikan sözcüsü!

Derken aradan yine seneler geçti ve ne yalan söyleyeyim, çok merak ettiğim Tibet’i 2000’lerin başında görmek nasip oldu! “Potala”ya, yani Dalay Lama’nın sarayına bir türlü bitmek bilmeyen merdivenleri nefes nefese kalıp tırmanarak çıktım ama birkaç katlı sarayı sadece ikinci katına kadar gezmeye tahammül edebildim ve “Potala burası mıymış?” diye kendi kendime söylene söylene geri döndüm. Yorgunluktan falan değil, pislikten ve kokudan! Budistler’in ellerine, yüzlerine ve etrafa sürdükleri kutsal yağ kuruduktan sonra öylesine berbat kokuyordu ki, Nirvana’ya ulaşmak bu kokuya dayanmanın yanında çocuk oyuncağı sayılırdı!

Bayram günü Budizm’den bahsetmemin sebebi Budistler’in Arakan’da, yani Myanmar’ın Rahine Eyaleti’nde giriştikleri Müslüman soykırımı...

Değil böceğe, ota bile saygı duydukları söylenen Budistler şakır şakır kan döküyorlar ama İslâm Dünyası’nda bizim dışımızda kimsenin çıtı çıkmıyor ve 1989’da Nobel Barış Ödülü’nü alan Dalay Lama’dan da, Hindistan’ın kuzeyindeki Daramsala’daki manastırının sözcülerinden de tık yok!

Budizm’in “sevgi yolu” olduğuna inanan ve ot yakıp ot yiyen Budist tanıdıklarıma muhabbetlerimi gönderiyorum!


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 22 Eylül 2017 Cuma 17:10
    harika yazıMurat bey tebrikler
  • Misafir 09 Eylül 2017 Cumartesi 00:03
    teşekkürler murat bey
  • Misafir 06 Eylül 2017 Çarşamba 10:06
    süper bir yazı
  • Misafir 03 Eylül 2017 Pazar 05:41
    bu zalimliği ilk duyduğumda aklıma gelen düşünceleri mükemmel bir şekilde yaziya dökmüşsünüz. Allah sizden razı olsun
  • Misafir 03 Eylül 2017 Pazar 04:32
    "Sevgi yolu"ifadesi doğru,ama eksik.Tamamı;katliam sevgi yolu olsa gerek.
  • Misafir 03 Eylül 2017 Pazar 03:59
    kaleminize sağlık
  • Misafir 02 Eylül 2017 Cumartesi 23:48
    budanın peygamber olduğunu ama zamanla onu takip edenlerin saptırdığı bahsedilir
  • Misafir 02 Eylül 2017 Cumartesi 23:41
    dinler insan topluluklarının zihinlerinin etrafına duvarlar örüyor,düşünceleri ve eylemleri kısıtlıyorlar,çağdaş insanın yapacağı doğru eylem,güncel mantığın kabul etmeyeceği doğmaları ayırıp,yarar zarar temelinde dini ritüaellerin yeniden sorgulanması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır diyoruz.
  • Misafir 02 Eylül 2017 Cumartesi 22:35
    eyvallah
  • Misafir 02 Eylül 2017 Cumartesi 18:08
    guzel yazi
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cuma 11 MPH 16°
Az Bulutlu