Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “DEİZM” ve “deist”, son zamanların moda sözlerinden oldu; son senelerde günlük hayatımıza “deizm” ile beraber “agnostik” ve “ateist” gibi başka kavramlar da girdi.

        Henüz pek bilmediğimiz “heretik”, “gnostik”, “skeptik”, “panteist”, “profan” vesaire ile de yakında teşerrüf ederiz.

        “Yabancı dil” dendiğinde bugün akla İngilizce’den başka bir lisan gelmediği ve deistin de, agnostiğin de, ateistin de aslının İngilizce olduğu ve Türkçe’ye İngilizce’den geçtiği zannedilip kökenleri birbirinden yanlış şekilde anlatıldığı için, önce bu köken meselesinin doğru şeklini yazayım:

        “Deist”, Latince “deus”tan gelir, Fransızca’ya 1620’de girmiş ve diğer dillere Fransızca’dan yayılmıştır. “Ateist”in aslı eski Yunanca “atheos”tur, “Allahsız” demektir, o da Fransızca’ya girdikten sonra yaygınlaşmıştır ve ilk kullanımı “deist”ten daha eskidir, 1580’e uzanır. “Agnostik” de eski Yunanca’dır, aslı “bilinmeyen, bilinmesine imkân bulunmayan” demek olan “agnostos” tur ama “deist” ile “ateist”e göre çok yenidir ve ilk defa 1870’de kullanılmıştır.

        Sohbet ânında söz dine, inanca ve hattâ siyasete geldiğinde bazı zevat hiç alâkası yokken, damdan düşercesine “deist” olduğunu söylüyor, günlük hayatı, politikayı ve hattâ ekonomiyi “deist” olarak yorumlamaya başlıyor.

        HAVA ATAN DELİKANLI

        Hakikaten inanarak söylüyor ise kendi bileceği iştir ama deizm vesaire bizde şimdi sadece bir “hava atma” vasıtasıdır! Hani sigaraya yeni başlayan dünyadan bîhaber delikanlı bununla caka satmaya çalışır, yaşıtlarına ve etrafındakilere hava olsun diye orada-burada tellendirmeye pek bir meraklıdır ya, işte onun gibi...

        Deizm de neyin ne olduğunu bilmeyen ergen çocukların sigara içmeyi hava atma vasıtası yapmaları gibi şimdilerde bir “kimlik edinme” çaresi oldu!

        Zira “deist” olduğunu söyleyen adamın yahut hatunun hiçbirşeyden haberi yoktur, ailesinden de bir şey görmemiş ve öğrenmemiştir. Okumaya ve anlamaya zaten meraklı değildir, olsa bile herhangi birşeye inanmak onun için artık zor, hattâ imkânsızdır; dolayısı ile ortada “deizm” diye hem üşengeçliğin devâsı olan, hem de hava atmaya yarayan hazır bir kavram vardır ve ona sığınır! Hangi mevzudan bahsedilirse bahsedilsin, “deist” olduğunu söyleyip işin içinden çıkar.

        “Deist” kavramı bugünlerde pek bir revaçta olduğu için bazı yazarlar ortaya “Deist Müslüman” diye bir tuhaflık attılar ve deizmin İslâmî cenahtaki gençler arasında da rağbet gördüğünü söylemeye başladılar...

        Adam inanç sahibi ve dinin gereklerini yerine getiren bir Müslüman imiş ama deizme sapmaya, yani Allah’ın mevcudiyetini kabul edip dinleri reddetmeye başlamış!

        Bu iddia bir hanımdan bahsederken “Ne kadar namuslu, nasıl iffet sahibi ve faziletlidir bir bilseniz! Sadece ailesi için yaşar, saçını süpürge eder, onların yolunda kul-köle olur, ibadetini de asla ihmal etmez ve arada bir tanımadığı adamlarla birşeyler yapar” diye saçmalamaktan farksızdır!

        TÜRKİYE’NİN İKİ KİMLİĞİ

        Türkiye’de “Türk” ve “Müslüman” olmanın memleketin en önemli kimliği kabul edildiğinin farkına varmayanların, milletin inancını bilmediği halde bu inancı temennilerine göre yorumlayanların, olmasını istedikleri herşeyi yazılarında gerçekmiş gibi yansıtanların, görüpişittikleri ne varsa hepsini genelleme hâline getirenlerin ve gençliğinde yaşayamadığı marjinalliğe ileri yaşlarında merak saranların ortaya “Deist Müslüman” diye bir garabet atmalarına aslında şaşmamak gerekir.

        Türkiye’de bugün deist yok mu, var; var ama sayıları birilerinin öyle memnuniyet krizine girmelerine imkân verecek kadar fazla değil, marjinallerin adedi kadar!

        Eski kaynaklarda, geçmiş asırlarda da vârolan deizm vesaire yollarına sapanlar hakkında bazen “mülhid”, bazen de “zındık” denmiş, yerine göre başka kavramlar da kullanılmıştır ama hepimizin bildiği genel bir karşılık vardır: “Kâfir” demişlerdir!

        Diğer Yazılar