Son Dakika
01.11.2017 - 07:09 | Güncelleme:

Kazakistan’ın yeni alfabesi

 

KAZAKİSTAN’ın, Kiril alfabesini bırakıp Lâtin harflerine geçmeye karar vermesi, gazete haberlerinin yanısıra köşe yazarlarına da konu oldu.

Meselâ, Fatih Altaylı geçen gün karardan bahsederken “Merak ettiğim, şimdi Kazakistan’da da ‘Dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz. Dedemin babaanneme yazdığı mektubu okuyamıyoruz. Kültürümüz kesintiye uğradı’ türünden tartışmalar olur mu?” diye soruyordu...

Fatih’in sorusunu üzerime aldım, zira “Şayet dedeniz ile babaannenizin birbirlerine yazdıkları mektupları okuyamıyorsanız istediğiniz kadar yabancı dil bilip sular seller gibi konuşun, entellektüel falan değil, cahilsiniz demektir” sözü bana aittir ve dolayısı ile bu konuda birkaç söz etmem gerekir...

Önce, Fatih’in Kazakistan’da da “Kültürümüz kesintiye uğradı türünden tartışmalar olur mu?” sorusuna cevap vereyim:

O tartışmalar çoktan başladı ve şiddetle devam ediyor!

Nazarbayev, Lâtin alfabesine geçileceğini bundan birkaç sene önce duyurdu, hemen ardından 66 entellektüel alfabenin değiştirilmesine karşı çıkan ortak bir bildiri yayınladılar, değişikliğin Kazak kültürüne zarar vereceğini söyleyerek bunun yerine kültüre daha fazla önem gösterilmesini istediler.

“BÖL VE YÖNET” ALFABELERİ

O zaman başlayan tartışmalar Nazarbayev’in geçen hafta yaptığı açıklamadan sonra şiddetlenerek devam ediyor. Değişikliğe karşı çıkan Kazaklar gerekçe olarak hem genç nesillerin 1920’lerden sonra Kazakça ama Kiril alfabesi ile yazılmış olan hiçbir metni okuyamayacaklarını, hem de kararın aşırı masrafa sebep olacağını gösteriyorlar.

Kaldı ki, alfabeler Türkiye’de ve Orta Asya’nın Türkî cumhuriyetlerinde tamamen farklı sebeplerle değiştirilmişti. Türkiye’nin 1928’de Latin Alfabesi’ne geçmesinin ardından o günlerde alınan “Birleştirilmiş Yeni Türk Alfabesi” kararı doğrultusunda onlar da Latin alfabesini almışlar ama oralara daha sonra hâkim olan Sovyetler bütün Türkî devletleri ve birliğe bağlı diğer etnik grupları Kiril temeline dayanan fakat bazı harfleri birbirinden nisbeten farklı ayrı alfabeler kullanmaya mecbur bırakmıştı. Alfabelerdeki bu farklar hem diller ile lehçeler arasındaki değişikliklerden, hem de “Böl ve yönet” politikasının gereklerinden kaynaklanıyordu.

Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilâsun’un 1976’da Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan iki ciltlik “Bugünkü Türk Alfabeleri” isimli eserini bulup incelediğiniz takdirde, bu farkları bütün ayrıntıları ile görürsünüz.

DOKSAN SENEDE DÖRT YAZI

Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan, Sovyetler’in dağılmasından sonra altmış küsur senedir kullandıkları Kiril alfabesini 1990’ların başında bırakarak Latin yazısına geçtiler ve geçişin sebebi öyle zannedildiği gibi “medenî dünya ile entegre olmak” falan değil, senelerce devam etmiş olan Sovyet, daha doğrusu Rus etkisinden kurtulabilmekti.

Kazakistan da o senelerde aynı kararı almak istemesine rağmen uygulamayı yirmi küsur sene sonraya ertelemek zorunda kaldı; zira Türkî cumhuriyetler içerisinde Rus kültürünün etkisinde en fazla kalan ve en kalabalık Rus nüfusa sahip olan devlet onlardı. Karar, Rus nüfusun genel nüfusa olan oranının 1990’lara göre gerilemesi üzerine ancak şimdi alınabildi.

Geçen doksan sene içerisinde bizde iki, Kazakistan’da ise bu son kararla beraber dört alfabe değişikliği yaşanmıştır ama Türkiye ile Kazakistan’ın Latin alfabesine geçişleri arasında benzerlik kurmak hatalıdır; arada büyük farklar vardır, bu iş bizde “inkılâp” gerekçesi, onlarda ise siyasî mecburiyetlerle, Rus kültürünün etkisinden kurtulmak için yapılmıştır.

Üstelik o taraflarda “Dedelerimizin mezartaşlarını okuyamıyoruz” gibisinden yeni bir endişe de ortaya çıkmaz, zira okuyamamaları yeni değildir, tâââ 1930’lara kadar uzanır, üzerlerinden “komünizm” diye bir silindir geçtiği için de böyle meseleleri zaten çoktan unutmuşlardır.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 24 Kasım 2017 Cuma 15:31
    Latin alfabesi denen alfabenin aslı ÖnTürkçe'dir.Etrüskler Türk'tür.Latin alfabesi,Etrüsk alfabesinden türemiştir.Bu konuda ne düşünüyorsunuz sayın Bardakçı ? Sizin fikirleriniz de önemli,bizler için
  • Misafir 24 Kasım 2017 Cuma 15:29
    Osmanoğulları Osmanlıca denen yazı diline geçmiş ama Karamanoğulları Türkçede ısrar etmişler.Karamanoğlu Mehmet Beyi bu kararından dolayı kutlarım.
  • Misafir 24 Kasım 2017 Cuma 15:27
    Osmanlıca denen yazı dili,ilk hangi padişah döneminde kullanılmaya başlanmıştır ? Osman Gazi,Orhan Gazi,Fatih Sultan Mehmet zamanında yazışmalar nasıl yapılıyordu ? Anadolu Selçuklu Devleti,hangi dilde yazışıyordu ?
  • Misafir 24 Kasım 2017 Cuma 15:22
    Sayın Bardakçı;Sizinde katkılarınızla öğrendiğimiz,Osmanlıca yazı dilidir,Osmanlı zamanında da Türkler Türkçe konuşuyordu.Bunu sık sık dile getirinde halkımız iyice öğrensin.Benim merak ettiğim,Osmanlıca denen yazı diline ilk hangi padişah döneminde geçildiğidir ?
  • Misafir 16 Kasım 2017 Perşembe 21:32
    Evvela takım elbise giymekle adam olunmadığı gibi Latin Alfabesine geçmekle de Batılı olunmaz. Saniyen Doğulunun Batılı olması A'nın A değil de B olması kadar muhaldir. Salisen A estetik operasyonlarla B'ye şeklen benzese ve kendini B gibi görse de özünü buluncaya dek çelişkiler yumağıdır ve topluma iyiliğini bırakın yabancılaştığı nefsine faydası olmaz.
  • Misafir 10 Kasım 2017 Cuma 10:13
    ''Bu iş bizde “inkılâp” gerekçesi, onlarda ise siyasî mecburiyetlerle, Rus kültürünün etkisinden kurtulmak için yapılmıştır''diyorsunuz.Bizdeki gerekçe de Arap kültürü etkisinden kurtulmak değilmi esas itibarı ile.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 23:42
    Bizim üzerimizdende silindir geçti efendim!
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 23:06
    adam ya helal sana
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 21:54
    Osmanlıca ile cahil kalmaya devam etmektense bedel ödeyip gelişmeye doğru adım atmak büyük kazanç
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 21:43
    Üstadım kültür yazının icadıyla ortaya çıkmış bir olgu olmadığı için yazı dilinin değişmesi ile ortadan kalkmaz. Yazı dili sadece külliyat oluşturması hasebiyle önem arz eder. Gelecek nesillere aktarım günümüz küresel dünyasında varolan bir hadise değildir. Mezar taşı okuyamamak mutlak surette milyonda bir de olsa kimi insana sıkıntı verir fakat bunu aşmak gerekir.Nitekim üzerinde yaşadığımız topraklar vaktiyle kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Alfabeden dolayı büuük büyük dedemin mezar taşını okuyamamanın acısını duymak ziyadesiyle paranoyak olma halidir.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 18:36
    bizdeki arap özentileri gibi orada da rus özentisi çok anlaşılan. Türk'ü seven nerede?
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 17:18
    :sunglasses::sunglasses::sunglasses:
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 15:45
    acımamış
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 14:27
    alfabelerin farklı sebeplerle değiştirilmiş olması sonucu etkilemez. sonuç iki devlet açısından da aynıdır. bu açıdan fatih altaylı haklı. eski yazı öğretmeye çalışmak yerine, gençlerin, güncel dili iyi bir şekilde konuşmasını ve yazmasını sağlamak bence daha akıllıca bir iş olur.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 11:18
    DİL BİRLİĞİ, DİN BİRLİĞİ
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 09:48
    Aynen katılıyorum...Önce oturup,mevut tüm külliyatı tamamen hangi alfabeyi benimsemiş veya benimsemeyi düşünüyorsanız,onunla tekarar yazarsınız,sonra konuşursunuz!
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 07:02
    eeee!??
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 03:50
    neden çıkmasın çıkar
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 22:12
    hadi cevap ver
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 21:20
    Azeri alfabesinde K ve Q var. Bu doğru mu?
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 21:13
    Bir doktor olarak tarihi olayları değerlendirmek benim görevim olmasa da, murat bardakçı'nın yorumlarını hergün zevk ve heyecanla takip etme peşindeyim.İnsanlarımızı keşke en az sizin kültürünüzün yarısı kadar doldurabılsek...
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 18:53
    çok doğru söylemişsiniz,4 yıl kazakistanda yaşadım ve hayatımın kabusuydu resmen,markete gittiğinizde kasiyerler sizle rusça konuşuyorlar,işte kazakistan böyle bir memleket,kendi özüne dönmesi gerekirse herşeyi değiştirmesi gerekir
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 18:38
    Kafaları basmaz,dertleri başka
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 17:45
    Bizde islam kültüründen kurtulmak için değiştirdik ya
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 14:20
    Zaten Kazaklar Slav ırkından değil ki neden Kiril Alfabesi kullansınlar. Latin Alfabesi de milli olmasa bile en azından beynelminel anlamda daha kullanışlı olur onlar için.
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 13:17
    Ataturk araplarla yillarca cephede bulundu.Arabin dininide tanidi.Akilli bir adim atti ve alfabeyi modern batiya cevirdi. Ki amac arap etkisinden ve seraitinden kurtulmakti.Zamanimiza bakinca YÌNE ne dogru yapmis diyoruz
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 13:12
    Ellerinize saglik muhterem hocam.
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 12:43
    Sayın Fatih Altaylı'nın “merak ettiğim, şimdi Kazakistan’da da ‘Dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz. Dedemin babaanneme yazdığı mektubu okuyamıyoruz. Kültürümüz kesintiye uğradı’ türünden tartışmalar olur mu?” sözünü ben şöyle anladım. Tartışmanın olmaması Kazakistan adına ayıptır. Tarih şuuru yeterince gelişmemiş. ikinci anlama şekli. Türkiye de bu laf konuşulup duruyor gördünüz mü Kazakistan da bu tartışma yok . demek ki Türkiye de bu lafı edenler yanlışl yolda. delili de Kazakistan... Bu fikir yürütme şekli bence çok sakat
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 12:36
    Mükemmel bir yazı olmus cok faydalı tesekkür ederiz sayın Bardakçı
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 11:35
    bizde arap kültüründen kurtulmak için yaptık
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 11:31
    Türkiye'de bin yıllık Fars ve Arap etkisinden kurtulmak için Latin Alfabesine geçmiştir. Ayrıca Orhun alfabesi 1939'da tamamen çözüldü. Eğer daha önce çözülmüş olsaydı, inanırım ki Atatürk öz alfabemizi uygulardı
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 11:27
    ne yani geçmesemiydik
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 11:19
    EEEE... yani..??????????
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 10:58
    İyi de mesele sebepler değil sonuçlar.
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 10:48
    kusura bakmayın ama altaylı haklı
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 10:43
    hmmm sanırım bizdeki arap etkisi kaldırmanın hiç önemi yok. Sadece ismi inkılap yazmış, onlardaki de reform o zaman rus etkisinden kurtulmak değil...
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 09:57
    Tebrikler guzel bir yazi olmus
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 09:28
    müthiş!
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 09:27
    Ellerinize sağlık.
  • Misafir 01 Kasım 2017 Çarşamba 09:09
    Fatih Beye bir sitem var sanki... Boşverin Murat Bey Fatih Bey size laf atmamıştır. Her ne kadar fikir babası olarak kendinizi görsenizde Fatih Bey farklı bir kesmi eleştiriyor sanırım. Entellektüel olupta bu tezi savunan değil cahil olup "Kaptan bizi sağda tükür" diye konuşan güruhun söylemlerini eleştiriyor sanırım.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 13 MPH 26°
Kısmen Güneşli