Son Dakika
03.11.2017 - 06:59 | Güncelleme:

Cadılar Bayramı ve cadılaşma merakı

 

GÜNEŞ ilkbaharda Öküz Burcu’na girdiği zaman, öküzün iki boynuzunun arasında “Ülker” yahut “Süreyya” veya “Pervin” dedikleri ve yedi adet yıldızdan meydana gelen bir takımyıldız yükselir. Gündüz vakti ortaya çıkan bu yedi yıldızın en parlağının göründüğü an “Nevruz”un, yani ilkbaharın başlangıcıdır.

Ülker’in ortaya çıkması ile kutlamalar yapılır, ardından bereketli yağmurlar yağar, ortalık yeşerir ve ilkbahar başlar.

Sonra aylar geçer, Ülker ufukta kaybolur, yahut eski “nücum”, yani yıldız ilmi deyimi ile “düşer” ve bu defa gündüz yerine geceleri yükselmeye başlar. Karanlıkta farkedilir hâl alır, 27 Ekim’de “evc” denen en yüksek noktasına erişir ve denizde fırtınalar çıkar.

Ülker, artık “yedi adet cadı” olmuş, etrafa fenalık etmeye başlamıştır, dolayısı ile yumuşatmak, cadıların hiddetini dindirmek lâzımdır ve bunun için şeker gibi tatlı yiyecekler sunulması şarttır. Kadın-erkek, çoluk-çocuk Ülker’e şekerli yiyecekler adar ve tapınaklara götürüp sunarlar.

Mehmed Âkif’in o muhteşem “Çanakkale Şehidleri’ne” manzumesinde geçen “Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan / Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan” beytinde geçen “Süreyya”, işte yedi yıldızdan meydana gelen Ülker takımyıldızıdır.

Bu inanış eski Mezopotamya kültürüne mahsustu ve insanlar binlerce sene boyunca Ülker gündüzleri ortaya çıkınca bayram etmiş ama geceleri görününce de korkuya kapılıp hediyeler sunmuşlardı.

DOĞU’DAN BATI’YA GEÇTİ

İskender ile Ptolome’nin sonraki asırlarda Doğu’ya yaptıkları seferlerde Mezopotamya ile Şark’ın inanışlarını yazıya geçirtmelerinin ardından bütün bu âdetler Batı dünyasına gitti, zamanla Roma’ya intikal etti, oradan diğer medeniyetlere de yansıdı, birbirlerinden farklı etnik gruplar tarafından da benimsendi ve bu gruplardan biri olan Keltler, Ülker’in gündüz kaybolup gece ortaya çıkması inancına “Samhain” dediler, Samhain zamanla “Halloween”, yani “Cadılar Bayramı” hâlini aldı.

Son birkaç sene içerisinde bizde dar bir çevre ile de sınırlı olsa kutlanmasına başlanan “Cadılar Bayramı”nın aslı budur.

Ama, ortada bir tuhaflık var: Her 31 Ekim akşamı suratlarını boyayıp tuhaf kılıklara bürünerek İstanbul’un lüks mekânlarına giden magazin figürlerimiz, kutlamaya heveslendikleri Cadılar Bayramı’nın aslında bu topraklardan çıktığının farkında değildirler ve o günün Nevruz’un tam tersi olduğunu bilmezler. Yaptıkları kutlamanın ardında Cadılar Bayramı’nı ithal malı bir etkinlik olarak algılayıp “çağdaş” şekilde eğlendiklerini zannetmeleri vardır.

ASLINI BİLSELER KUTLAMAZLAR!

“Cadılar Bayramı” yahut Ülker’in sonbahar geldiğinde geceleri parlamasını temel alan bu düşünce sistemi zamanla Ülker’i değil, insanları korkutmaya yönelik bir faaliyete dönmüştür. Cadılar Bayramı’nın sembollerinden olan içi boşaltılıp kaş-göz ve ağız yapıldıktan sonra içerisine mum dikilen balkabağı da, o gece insanların suratlarını boyayıp ortaya dökülmeleri de, artık Ülker takımyıldızını veya Batı’daki ismi ile Pleiades’i memnun etmek değil, insanları güya korkutmak için yapılmaktadır.

Ama bizde “korku kültürü” yoktur; âdetlerimizde de, folklorümüzde de korkuyu temel alan bir unsura pek rastlayamazsınız. Balıkesir taraflarında her sene düzenlenen, işgal senelerinde Yunan askerlerini korkutmak maksadıyla yapıldığı söylenen ve artık her sene düzenlenen bir gösteri hâlini alan “tülütabak”ın temeli de aslında eski mitolojideki “keçi ayaklı Pan”a dayanır.

Peki, magazin figürlerimiz Cadılar Bayramı’nı niçin kutluyorlar dersiniz?

Özentiden! Dışarıdan gelen her âdeti modernleşme, çağdaşlaşma ve globalleşme zannetme takıntılarından... Cadılar Bayramı’nın aslında “Şark işi” olduğunu bilseler, emin olun, başlarını bile çevirip bakmazlar!

Bu taklid hevesinin ardından Türkiye’de artık Hristiyan dünyasındaki büyük perhiz öncesinin son kutlaması olan Faşing’i ve her sene tevbe salısında yapılan Mardi Gras’ı da herhalde göreceğiz ama Cadılar Bayramı’nda suratlarını binbir türlü boyayıp cadıya benzemeye çalışanların ve tabiî halleri sebebi ile boyanma çabasına katlanmalarına aslında hiç de gerek olmayanların taklid etmeleri gereken bir başka şenlik daha var: Firavunlar zamanından kalan “Şemminesim” bayramı!

Üstelik, Şemminesim’in şartı, şenliklerde kokusu en az beş yüz metreden alınan kokmuş balık bulundurmaktır ve böylesine kokulu bir şenlik, özenti heveslilerimize pek çok yakışır!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 16 Kasım 2017 Perşembe 12:46
    Bilgi açısından yazınız için çok teşekkürler. Ancak; bağzı yaklaşımlarınızın önyargılı,ötekileştirici, yandaş ve kışkırtıcı olduğunu düşünüyorum.
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 03:49
    Modern kutlanımı coğrafya olarak batıdan ithal olsa da orjinalinde kesinlikle "yerli" veya "şarki" değildir. Ptolemy derledi oradan batıya geçti kısmı komple muğlak zaten yazınızda. Roma'ya "önce" ulaştığına dair bir bilgi de yok. Ha varsa kaynak buyurun. En fazla Galatlar tarafından milattan önce 200'lü yıllarda "oradan buraya" gelmiştir. Ki bu da sizinki gibi bir varsayım. Gelin güvey olmayalım. İnsanlar eğlenceli diye kutluyor. Ötesi yok. Bunu yazı sonunda inceden bir hıristiyan versus'u noktasına getirecekseniz. Ne bahsediyosunuz Kelt'lerden, İskender'den?
  • Misafir 12 Kasım 2017 Pazar 10:10
    :joy:
  • Misafir 09 Kasım 2017 Perşembe 13:41
    Murat Bey hani bir söylem vardır 'her eve lazım' diye . İşte siz tam da bu tabire uygun gelensiniz. güzel ülkemize ziyadesiyle lazım olansınız, verdiğiniz bilgiler için tabrik ediyorum. bu konu hakkında geçenlerde özle okula giden yeğenimin cadılar bayramını coşkula kutladığına dair fotoğrafları ablamın paylaştığını görünce dudak bükmüş ve vay halimize daha neler göreceğiz diye iç geçirmiştim. bu empoze edilen çakma kültür ithalatıyla nasıl baş ederiz bilemiyorum sade vatandaş olarak duam şudur sizin gibileride Rabbim başımızdan eksik etmesin inşAllah
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 21:14
    Herzamanki gibi çok bilgilendirici bir yazı. Teşekkürler
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 17:32
    helal olsun murat bardakcıya
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 14:00
    Hocam ağzınıza sağlık şu cümle tüm yazıyı özetliyor. "Yaptıkları kutlamanın ardında Cadılar Bayramı’nı ithal malı bir etkinlik olarak algılayıp “çağdaş” şekilde eğlendiklerini zannetmeleri vardır." :clap::clap::clap::clap:
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 09:57
    Murat Bey, Trabzon'da cadılar bayramına benzer kalandar kutlanıyor. Bu kültürle ilgili de bizleri aydınlatır mısınız? Acaba hristiyan rumlardan kalma bir gelenek olabilir mi? Teşekkürler.
  • Misafir 05 Kasım 2017 Pazar 05:18
    :relaxed:
  • Misafir 05 Kasım 2017 Pazar 00:19
    üstad büyük bir merak ve hevesle yazılarınızı takip ediyor okuyor ve paylaşıyorum elinize sağlık
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 23:38
    Avrupalı fare olsa bir deliğe kaçsa bizimkiler aunısını yapar.
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 23:07
    Genel kültürümüzü arttıran yazılarınız için teşekkürler.
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 21:59
    Sayin bardakci bu tarz ozenti dediginiz şeylere karsi neden bu kadar hassaslastiniz son donemlerde ? Zira isteyen istedigi kültüru yasamakta serbest değil midir ? Zira hic birimiz nerede hayata adim atacagimiza dair bir secenekle dunyaya gelmiyorken, bırakın isteyen istedgini yasasin sizene ...
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 21:30
    Hocam kaleminize sağlık, toplum olarak gerçekten yurt dışında ne varsa ardını arkasını araştırmadan takip ediyoruz ya, sonra birde garipseyenlere "yahu ne var bütün dünya kutluyor, gerici misin sen" diye cevap veriyorlar ya...
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 20:08
    Bundan daha guzel bir yazi dusunemiyorum
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 18:23
    Eee
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 17:36
    Çok güzel izah etmişsiniz de anlayana...
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 17:33
    Entelektüel kültür budur. Kültürün vücuda geçmiş halisiniz. Lakin bizde de korku kültürü vardır. Allah'ın koyduğundan ziyadesiyle yasaklar ve günahlar vardır. Yani bizde her gün cadılar bayramıdır esasında. Saygılar...
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 17:01
    günümüz iyi eğitimli ve paralı gençliğin elindeki imkanlar onlara şunu iyi öğretmiş , Amerikayı yeniden keşfe gerek yok hayata çok ağır anlamlar yüklemeye hele hiç gerek yok eğlence , iyi vakit geçirme , para çindemi var git ordan al amerikadamı var git ordan al yani bu gezegenin keyfini sür yaşa .. şarkmış çağdaşlıkmış batıymış doğuymuş sizin kuşağın kelimeleri ve bakış açısı ,, bu gezegen gençliğinin değil . Alışsanız iyi olur .
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 16:56
    Tarihin Arka Odası ???? Nerede Murat Bey o eski güzel günler ? Neyi bekliyorsunuz ?
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 16:52
    Yabancılar işi yine paraya cevirmiş, Ekim'de balkabağı satışları patlıyor.
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 12:52
    O zaman ver mehteri
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 09:45
    sevgili murat bey yazınız güzel ama bizde korku kültürü yok kısmına takıldım bizde hortlak kültürü var (bizim köyde en son 1972de annemle babamın düğününde yapılmış, bir gelenekmiş)hortlak kılığına birisinin girip insanları korkutarak dayak yemesi eğlenceli bir şekilde eda edilir
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 09:19
    eline diline gönlüne sağlık
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 09:12
    teşekkürler
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 00:38
    Bilgilendirmiginiz icin tesekkur ler , ismim de pervin olmasi nedeniyle yaziniz da ayrica bilgi Sahibi oldum
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 00:26
    Murat bey, Ziya Gökalp'in milli sosyete olmalı tezi bence önemlidir. Bizim sorunumuz, kültürümüzden uzaklaşmamızdır. Milli kültürün yaşatılması için yapılacak çalışmalar, etkinlikler özendirilebilinirse böyle şuursuzca taklit illetinden kurtulmak kolaylaşır. Güzel özetlemişsiniz.
  • Misafir 04 Kasım 2017 Cumartesi 00:24
    Çok ufuk açıcı bir yazı. Teşekkür ederim.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 23:41
    Şemminesim'i başka bir yazıda ayrıntıyla bahsedebilir misiniz lütfen? İnternette yok.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 22:22
    Kaleminize sağlık hocam. Çok güzel izahat olmuş. Yerine de çok güzel oturmuş.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 22:18
    Birde ey cahiller dinimizde oyle birsey yok. Hristan olmak istiyirsaniz takin boynunuza bir hac olsun bitsin o kadara zahmete ne gerek var
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 19:43
    Boru gibi yazı lazım gelen alsın
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 19:18
    batının doğudan (ç)aldığı neler var neler bir bilebilseler
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 16:51
    hocami kizdirmislar
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 16:09
    Barvo
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 16:04
    Helal.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 15:51
    :clap::clap:
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 14:17
    Sayın Murat Bardakçı özünü bilmeyen çok insan var hep bir özenti peşinde olanlar çok var maalesef. TV programı yapıp bu konuları işlemeniz temennimiz. aksi halde yakın gelecekte resmi bayramlarını unutacaklar.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 13:08
    Evet N.Fazıl da buna benzer bir şey söylemiş. Islamiyet batıdan gelse hepiniz müslüman olurdunuz. Şeklinde
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 13:06
    hocam yazmayın böyle. şimdi sizi gerici ilan edecekler :)
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 12:59
    KALEMİNE SAĞLIK MURAT BARDAKÇI.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 12:29
    Hocam, Allah senin karşına çıkma cehaletinde bulunan zavallılara acısın! Yine döktürmüşsün.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 12:18
    Hahahahah helal olsun.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 11:57
    Ağzınıza, kaleminize ve yüreğinize sağlık Üstad
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 11:56
    Gençler ders bitince çayını hazırlayıp sizden tarih dinlerdi. Tarihi kim sevdirdi ? Şimdi buyurunuz da her akşam her akşam yok Fetö yok kumpas yok bilmem ne algîsı. Tarihin Arka Odası başlamalıdır. Bıktık usandık yahu. Tv izlenmiyor artık Murat Bey. Çok meseleler var konuşmalı ve doğru gündemi belirlemelisiniz. Herkes ahkam kesiyor
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 11:51
    Murat Bey merhabalar. Mutlaka yorumlata göz attığınızı biliyorum. Tarihin Arka Odası adlı PROGRAMINIZIN yeniden baslamaşı için acaba imza mı toplasak ya da taksimde eylem mi yapsak bilemiyorum. Şu mubarek Cuma günü bakın size çok dua edecegim. Tv izlenmez oldu. Herkes ahkam kesip atıp tutuyor. Adam gibi program kalmadı. Fatih Bey olmasa ( Teke Tek ) TV yi kapatıp eskiye donuş yapacagız. Artık Radyo ile idare edeceğiz
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 11:28
    kalemine sağlık
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 11:24
    Hastasıyızz senin hocammmm.. kalemine sağlık..
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 11:01
    Batı taklitçisi yalakaların ağzını burnunu kırmışsın. :))
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 10:54
    Bilgi belirsizliği ortadan kaldırır.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 10:44
    teşekkürler Murat bey
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 10:33
    Batıda ne var ne yok kopya eden mahlukatlara yönelik güzel bir yazı.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 10:24
    Helal Hocam.
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 10:13
    Çok iyi.egitim şart
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 09:34
    murat abi alemsin süper yazı olmuş:))) komik tipler özentiden ne yapıcaklarını şaşırmışlar
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 09:30
    Hhhhgg
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 09:20
    Harika hocam
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 08:52
    Mesaj yerine çok sağlam gitmiş. Kapak o kadar sağlam olmuş ki gazı kaçamaz zaten bu kapakta açılamaz. Tebrikler. :D
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 08:18
    Allah razı olsun
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 07:16
    Mükemmel,:clap::clap::clap:
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 13 MPH 26°
Kısmen Güneşli