Öne Çıkanlar
Son Dakika
27.11.2017 - 07:11 | Güncelleme:

‘İslâm Düşüncesizlik Atlası’ ve edep!

 

BU köşede iki fotoğraf görüyorsunuz:

İlkinde koltuklara kurulmuş kalabalık zevât ufak bir podyumun üzerindeki konuşmacıyı dinliyorlar, diğer fotoğrafta da semâzenler var ve resmin sol üst tarafında sandukalar görünüyor.

Burası, İstanbul’un sadece Mevlevilik değil, kültür tarihi bakımından da çok önemli merkezlerinden olan; sanatımızın, meselâ Türk Müziği’nin önde gelen isimlerinden Hammamizade İsmail, Ali Nutki ve Nasır Abdülbaki Dedeler ile Rauf Yekta Bey gibi musiki üstadlarının ve büyük edebiyatçı Şeyh Galib’in yetiştiği ve ilk anayasamız Kanun-ı Esasî’nin yazıldığı Yenikapı Mevlevihanesi...

Mevlevihane, Cumhuriyet’in ilânından sonra kimsesiz çocuklar yurdu oldu; bir bölümü 1961 Eylül’ünde yandı ve ayakta kalabilen kısmı da 1997’de küle döndü. Aradan uzun zaman geçtikten sonra nihayet restore, daha doğrusu aslına sadık kalınarak tekrar inşa edildi ve birkaç sene önce bir üniversiteye tahsis edildi.

KABİRE PERDE ÇEKMEK!

Podyumlu, koltuklu, dinleyicili, projeksiyonlu ve elektronik ses sistemli ilk fotoğraf bundan on gün önce, 16 Kasım’da çekildi. Mekân, diğer fotoğrafta gördüğünüz semâzenlerin bulunduğu yer, yani tekkenin semâhanesi. Mevlevî âyinine ve ibadete mahsus olan semâhaneye koltuklar doldurulmuş, podyum, vesaire kurulmuş ve bir kitabın tanıtım toplantısı yapılıyor!

Tanıtılan kitabın ve projenin ismi, “İslâm Düşünce Atlası”. İlmî Etüdler Derneği isimli bir kuruluş ile Konya Belediyesi tarafından beraberce hazırlanmış ve tanıtım mekânı olarak da Yenikapı Mevlevihanesi tercih buyurulmuş! Davetliler için semâhaneye koltuklar doldurulmuş, podyum kurulmuş, projeksiyon cihazları getirilmiş ve bütün bunlar yapılırken bir iş daha edilmiş: Mevlevihanenin asırlar önce yaşamış şeyhlerinin kabirlerinin ve sandukalarının bulunduğu bölümün önüne perde gibi bir şey çekilmiş ve kabirler sinema sahnesi hâline getirilmiş!

Eski terbiyede âdettir: Bir tekkedeki yahut bir başka kapalı mekândaki türbelere sırtınızı dönmeniz büyük ayıptır! Ziyaret tamamlandıktan sonra mekândan geri geri çıkılır, Mevlevî Âyini’nin yahut bir başka dinî merasimin sonundaki dua da sandukalara sırt çevrilmeden, hafif yan dönülerek tamamlanır ve mekân aynı şekilde, yani geri geri terkedilir.

Buna “edep” denir ve Yenikapı Mevlevihanesi’ni veya bir başka zikir yahut ibadet yerini koltuklu, podyumlu ve projeksiyonlu sinema sahnesine çevirmek şimdiye kadar kimsenin aklına gelmemiştir!

MUHAFAZAKÂR MARİFET!

Mevlevihane’deki organizasyonu iki muhafazakâr kuruluş, İlmî Etüdler Derneği ile Konya Belediyesi müştereken yapmışlar! Koskoca İstanbul’da tanıtım toplantısı yapacak başka bir yer bulamamış gibi Yenikapı’nın semâhanesini reklâm panayırına çevirmek, hattâ o mekânın hemen gerisindeki eski “matbah” binasını kullanmayı bile akıl edemeyip bu işi semâhaneye taşımak isimlerini verdiğim bu “muhafazakâr” kuruluşun marifeti!

Yenikapı Mevlevihanesi’ndeki tanıtım hevesi uğruna yapılan eşi-benzeri görülmemiş bu edep dışı organizasyon “İslâm kültürü”, “muhafazakâr terbiye”, “şanlı düşünce tarihimiz” vesaire gibisinden sloganları dillerinden düşürmeyenlerin o alanlarda şart olan kültürden nasıl uzak bulunduklarını gösteren mükemmel bir örnektir.

“İslâm Düşüncesizlik Atlası”, Yenikapı Müsameresi’nin organizatörlerine mübarek olsun!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 01 Aralık 2017 Cuma 16:19
    Fsm Üniversitesinin ilk marifeti değil bu daha öncede başka terbiyesizliklere de ev sahipliği yaptılar. Son olarakta İslami İlimler bölümünü de oradan taşıdılar. Bu tarz mekanların Üniversitesilerin eline bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum.
  • Misafir 30 Kasım 2017 Perşembe 23:36
    bulsak bu yaziyi yazan o müberek ellerini bir öpsek
  • Misafir 29 Kasım 2017 Çarşamba 16:35
    Tenkit etmekte son derece haklısınız yalnız uslup biraz ağır olmuş.
  • Misafir 29 Kasım 2017 Çarşamba 16:21
    Yenikapı Mevlevihanesi, İstanbul'daki pek çok tekke gibi, asli işlevini yitirdiği için etrafındaki tarihi yapılar la birlikte kongre, konferans, panel, seminer ve kitap tanıtımı gibi akademik çalışmalar için FSM Vakıf Üniversitesine tahsis edilmiş. İslam düşüncesi bakımından çok önemli bir çalışmanın, ağırlığına uygun bir mekanda ve üstelik bir üniversite tarafından bu amaçlar için kullanılan mekanda yapılmasından tabii başka ne olabilir! Herhalde diğer mevlevihanelerde sema adı altında yapılanları gördükten sonra Yenikapı Mevlevihanesinin tarihi mirasa en uygun kullanılan mevlevihane olduğu görülecektir. Dolayısıyla burada bir düşüncesizlik ve edepsizlik iddiasında bulunmak doğru olmadığı gibi, tanıtılan projenin itibarsızlaştırılması amacına hizmet ettiği de söylenebilir.
  • Misafir 29 Kasım 2017 Çarşamba 11:44
    Tamamen kitsch numunesi bunlar. Bu zevat böyle işleri yüzüne gözüne bulaştıracak kadar cahil. Murat Bey haklıdır.
  • Misafir 29 Kasım 2017 Çarşamba 11:22
    Merhaba Murat Bey. Lütfen bu yanlışların peşini bırakmayın.İster İhbar olsun ister kendiniz şahit olun lütfen ifşa ediniz ki bir şeyler artık düzelsin. Kuran'ı Kerim de buyurulduğu gibi bir kimseler gelirler aynı zamanda doğru işlerle yanlış işleri birbirine karıştırırlar.
  • Misafir 29 Kasım 2017 Çarşamba 00:10
    Her ne kadar Sayın Bardakçı yazısının başlığında evvelce kitaba giydirip, esaslı bir tenkit izlenimi verse de, yazıda kitabın içeriğine dair bir tek kelime yok. Sadece tanıtımda kısmen haklı da olsa muhafazakarların görgüsüzlüğüne dair müşteriye teslim eleştiriler. Peki ya 3 ciltlik kitabın içeriğine dair ne var? Hiç, ama yazının başlığından sanki sıkı bir eleştiri var anlaşılıyor. Sayın Bardakçı bence müktesebatı yetmediği işlere kalkışmamalı, ille de tenkit edecekse, hakkını vermeli! İlim ehline yakışan da budur!
  • Misafir 28 Kasım 2017 Salı 23:50
    Aaa
  • Misafir 28 Kasım 2017 Salı 23:49
    Keşke çalışmanın içeriğine dair de iki kelâm etseydiniz...
  • Misafir 28 Kasım 2017 Salı 23:45
    Hukukta usul şartları tamam olmadan esasa geçilmez. Hocaya içerikten bahsetmediği için serzenişte bulunanlar bu kaideye göre haklı değillerdir. Bardakçı yerden göğe haklıdır, bu yapılan basbayağılıktır, varoş muhafazakarlığıdır
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 13 MPH 17°
Sağanak Yağışlı