Son Dakika
29.01.2018 - 09:17 | Güncelleme:

Birlik, oda, vesaire...

 

TÜRK Tabipler Birliği’nin Afrin Operasyonu hakkındaki evlere şenlik ve memleketin gerçeklerinden fersah fersah uzak açıklaması hayli tepki çekti, birlik daha sonra başka bir açıklama ile sözlerini yumuşatmaya uğraştı, daha doğrusu kıvırmaya çalıştı ama nâfile; millet notunu verdi!

Tabipler Birliği’nin açıklaması aklı başındaki kesime öyle bir lânet okuttu ki, şimdi etraftan “Böyle birliklere, odalara ne gerek var? Kapatılsınlar, olsun bitsin” sesleri yükseliyor.

Meslek birlikleri ile ilgili iki hususu karıştırmamak gerekir: Sözkonusu birliklerin ve bunları teşkil eden odaların muzır faaliyetleri ile o kuruluşların gereklilikleri farklı konulardır. Bugün açıklamaları ve eylemleri ile aklı başında kişileri hiddetlendiren, hop oturtup hop kaldıran Türk Tabipler Birliği yahut faydalı olan her projeye karşı çıkan Mimarlar Odası birer meslek kuruluşudur ve işleri ile ciddî şekilde uğraşmaları şartı ile mevcudiyetleri gereklidir.

Dolayısı ile milleti savaş durumu gibi en hassas zamanlarda bile galeyana getiren açıklamaların ve faaliyetlerin önüne geçmenin yolu odaların, birliklerin vesairenin kapatılması değil; militanların yerine aklıbaşında kişiler tarafından idare edilmelerinin ve böylelikle sadece meslekî meselelerle ilgilenmelerinin sağlanmasıdır.

KABAHAT ÜYELERDE

Örnek olarak Türk Tabipler Birliği’ni ele alalım:

Türkiye’de doktorların ekseriyeti sosyal demokrat ve lâik bir çizgidedir ama doktorların meslekî kuruluşu olan Türk Tabipler Birliği’nin yönetimi fırsatını bulduğunda terör örgütünün taraftarı gibi konuşan, açıklama yapan ve demeç verenlerin hâkimiyetindedir.

Bu garabetin sebebini merak mı ettiniz?

Ortada hem sebep, hem de bir kabahat var: Türk Tabipler Birliği’ne üye olan doktorların kabahati!

Zira, Birlik’e üye olan doktorların çoğu genel kurul toplantılarına katılıp oy vermeyi “güzel bir pazar gününü israf” olarak görür ve rahatlarını bozmazlar. Yönetime kimlerin geleceği umurlarında değildir.

İstanbul’da serbest çalışan doktor sayısının bugün 30 bin civarında olmasına rağmen, Tabipler Odası’nın seçimlerine dört ile beş bin arasında üye katılır. Yönetime kimlerin geleceği önceden belirlenmiştir, genel kurula katılanların çoğu yönetim ile aynı görüştedir, yani oylar önceden hazırdır! Giderler, kendileri ile aynı görüşte olan adaylara oy verirler ve neticede “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” gibisinden açıklamalar da vak’a-i âdiyyeden olur.

KAPATMA YERİNE ISLAH

Üstelik seçimlerde istenen sonucu alabilmek için her yol denenmekte, dört-beş bin kişi sadece iki veya üç sandıkta oy vermekte, saatler süren bu iş bıkkınlık getirmekte, genel kurula daha fazla üyenin katılması da bu yolla engellenmekte ve oylama diğer üyelerin gözünde “vakit kaybı” olmaktadır!

İstanbul’daki 30 bin doktorun bırakın tamamını, yarısına yakın kısmının bile gidip oy verdiklerini düşünün: Tabipler Birliği’nin bugünkü yönetiminden ortada eser meser kalmaz! Tamam, işin başına muhafazakâr yahut sağcı doktorlar gelmezler, sosyal demokrat bir yönetim teşekkül eder ama hiçbir sosyal demokrat mâlûm örgüte yakın demeçler vermeyi düşünmez; milletin muvaffakiyet haberlerini bekleyip şehidlerinin ardından gözyaşı döktüğü bir dönemde savaş ile halk sağlığı arasında bağlantı kurup aklı sıra ideolojisini savunmak gibisinden zavallılıkları da hatırına getirmez, yani uçukluk etmez!

Dolayısı ile “Odaları kapatalım, birliklerin kapısına kilit vuralım, faaliyetlerini yasaklayalım” gibisinden temennileri bir tarafa bırakmak gerekir, çünki meslek birlikleri hem o mesleğin mensupları, hem de dışarıdan olan kişilerin gerektiğinde müracaat edebilecekleri kuruluşlardır.

Bütün bu can sıkıcı hâdiseleri önlemenin ilk ve basit çaresi, meslekî kuruluşlar için Dernekler Kanunu’nda olduğu gibi “Genel kurulda üye çoğunluğunun sağlanamaması hâlinde toplantının ertelenmesi” hükmünün ciddî şekilde uygulanmasından ibarettir.

Bu yapıldığı takdirde doktor, mimar, mühendis, vesaire odalarında militanlıktan eser kalmaz, gerçek birer “meslekî birlik” ve “sivil toplum kuruluşu” hâline gelirler!


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 08 Şubat 2018 Perşembe 16:55
    Islah edemezsiniz. En ideali kapatmak. Meslek disiplin sistemi tesis edip, ilgili bakanlık izni ile çalışma izni verirsin, meslek etiğine uymayanı ihraç edersin olur biter. Dileyen sivil toplum kuruluşu tesis edip ayrıca örgütlenebilir. Odalar elan aidat toplayıp yemekten başka hizmet görmüyor. Bozuk bir yapıları var. Haksız rekabetmiş, meslek etiğiymiş, tüketici haklarıymış onlar açısından geyikten başka bir mevzu değil. İşim gereği tüm sektörlerde faaliyet gösteren firmalara hizmet vermekteyim. Mecbur olmadıkça müşterilerimi oda kaydı konusunda zorlamıyorum. İsraftan başka bir şey değil. Koltuğa oturan kalkmıyor. Yasal düzenleme yapıldı. Süreler sınırlandı lakin ekibi üzerinden amcalar iş pişirmeye devam ediyor. Bu ülke insanı böyle mendeburları mütemadiyen beslemekle mükellef olmasa gerek. İstisnasız hepsi mesleki faaliyetlerin metodolojisi, kronolojisi, gelişimi ile alakalı bir çalışma yapmıyor.
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 09:42
    Sayın Bardakçı ben aynı görüşte değilim Ticaret Odaları hariç bütün oda ve birlikler kapatılmalı, Ticaret Odalarındaki Meslek Komiteleri aktifleştirilmeli zaten aynı görevi yapmak üzere varlar diye biliyorum.
  • Misafir 30 Ocak 2018 Salı 17:02
    doğru tespit Murat bey, mevcut durumu çok güzel özetlemişsiniz.
  • Misafir 30 Ocak 2018 Salı 16:40
    Acaba Médecins Sans Frontières Afrin harekatı ile ilgili bir bildiri yayımlasa ne yazardı merak ediyorum.
  • Misafir 30 Ocak 2018 Salı 10:48
    Sayın Murat bardakçı son kitabınızı ( YIKILIŞ ve KURULUŞ) büyük bir heycan ve keyifle inceliyorum. Emeğiniz için teşekkür eder sağlık ve afiyet dilerim. Dr Ali Kemal Özkan
  • Misafir 30 Ocak 2018 Salı 09:10
    Birlik adini PKKTB olarak degistirmelidir.
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 17:37
    hiç bir birlik veya oda veya adı ne olursa olsun fark etmez mesleki konular dışında bir bildiride bulunmamalı
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 16:13
    Genel kurulda çarşaf liste verilmekle , bir kişi tüm yönetim kurulu üyelerini, yedeklerini, deneticiler, denetici yedeklerini çarşaf listeye yazıyor. Seçilirse çete reisi avanesi ile gelmiş oluyor. İcraatçı da kendisi , muhasip de kendisi, müfettiş de kendisi. Görünüşte kurul ama gerçekte tek kişi. Çözüm: Birinci gelen çarşaf liste yönetim kurulu olsa, ikinci gelen çarşaf liste denetim kurulu (muhalefet partisi gibi) olsa gerçek denetim olur. çeteleşmenin önü alınmış olur. Zaten o defterleri eline geçiren, içiriğini, üyelerini de kendi taraftarları, dalkavuklarından oluşturuyor. Hiç bir sendike, parti, dernek, oda demokratik yolla değiştirilemiyor. Saygılar Av. Necati Ebrek
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 15:53
    gönülden katılıyorum bunlara rahatlıkla hain diyebilmeliyiz sanki biz durup duruken savaşıyoruz söz konusu vatan lümpen hainler amerika ypg yi silahlandırırken neden karşı çıkmadınız çünkü siz tarafsınız terörislerin tarafsınız bunu biliyoruz sizin adi çığırtkanlıklarınızı da yemiyoruz unutmayın türk milleti akıllıdır
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 15:31
    Fikirlerinize yanlış demiyorum ama sizin tarihle alakalı yazılarınızı daha bir zevkle okuyorum . Çok beğeniyorum .
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazar 18 MPH 11°
Az Bulutlu