HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Halife'nin tablosu ait olduğu yere döndü

08 Ağustos 2012 Çarşamba, 09:24:55Güncelleme: 13:37:36

DOLMABAHÇE Sarayı'na önceki gün sessiz-sadasız bir bağış yapıldı. Osmanlı Hanedanı'nın iktidar yıllarında doğan son "sultan"ı ve Hanedan Defteri'ne kayıtlı son mensubu olan ve geçtiğimiz Nisan ayında vefat eden Neslişah Osmanoğlu'nun ailesi, Türk resminin en seçkin isimlerinden son halife Abdülmecid Efendi'nin eseri yağlıboya bir tabloyu saraya hediye ettiler.
Neslişah Osmanoğlu, son padişah Sultan Vahideddin ile 1868'de İstanbul'da doğan ve 1944'te Paris'te sürgünde vefat eden son Halife Abdülmecid Efendi'nin torunu idi. Halife'nin oğlu ve Fenerbahçe Kulübü'nün ilk başkanlarından olan Şehzade Ömer Faruk Efendi, Neslişah Sultan'ın babası oluyordu ve Halife'nin önceki gün Dolmabahçe Sarayı'na hediye edilen tablosu da Ömer Faruk Efendi'nin portresi idi.

ÖMER KOÇ'UN HEDİYESİ
Rahmi Koç, yakın dostu Neslişah Sultan'ın 90.doğumgünü olan 2011 'in 4 Şubat akşamı sultanın ailesi ile yakın dostlarının katıldığı bir davet vermiş, Halife'nin tablosu, Rahmi Koç'un oğlu Ömer Koç tarafından Neslişah Osmanoğlu'na o gece doğumgünü hediyesi olarak takdim edilmişti.
Neslişah Sultan'ın geçtiğimiz 2 Nisan'daki vefatından sonra, çocukları annelerinde bulunan İkinci Mahmud'un altın işlemeli yazı takımı ve Üçüncü Ahmed'in bizzat çekip tezhibini de yaptığı tuğrası gibi tarihî objeleri Topkapı Sarayı'na bağışlamış, diğer bazı objeleri de annelerinin hatırası olarak aile dostlarına hediye etmişlerdi.
Aile, Ömer Koç'un Neslişah Sultan'a geçtiğimiz yıl hediye ettiği Halife Abdülmecid Efendi'nin eseri olan yağlıboya tablonun kendilerinde kalması yahut bir yere verilmesi konusunda birkaç ay boyunca düşündüler ve nihayet tablonun asıl ait olduğu yere, yani Dolmabahçe Sarayı'na verilmesini kararlaştırdılar.
Türk resminin öncülerinden ve en pahalı ressamlarından olan Halife Abdülmecid Efendi'nin başta "Sis", "Sarayda Beethoven" ve "Yavuz Sultan Selim" isimlerini taşıyan yağlıboya tabloları olmak üzere diğer eserleri resim tarihimizin zaten en meşhur örnekleri arasında idi. Halife'nin uzun yıllar yaşadığı Dolmabahçe Sarayı'nda da bazılarını tamamlayamadığı çok sayıda eseri bulunuyordu...

BİRİLERİ DE ANLASA!
Neslişah Sultan'ın çocukları ve baba tarafından Mısır'ın son Hıdivi Abbas Hilmi Paşa'nın da torunları olan Prens Abbas Hilmi ve Prenses İkbal Moneim Saviç ile gelini Prenses Mediha Hilmi ve torunu Prens Davud Hilmi, dün Dolmabahçe Sarayı'na giderek tabloyu Büyük Millet Meclisi'ne bağlı olan Milli Saraylar'ın Müzecilik ve Tanıtım Başkanı Doç. Dr. Bülent Arı'ya teslim ettiler.
Halife Abdülmecid Efendi'nin yerine, yani yapılmış olduğu mekâna dönen eseri, bundan böyle Halife'nin sarayda ziyarete açık olan kütüphanesinde teşhir edilecek...
Birkaç günden buyana "Ben dedemin sarayında, Dolmabahçe'de evlenmek istiyorum" diye ortalığı velveleye verenler bu gibi sessiz ve zarif hareketleri zamanla acaba anlayabilecekler mi dersiniz?

Diğer Yazıları

George Clooney’nin yeni karısını dikkatle izlememiz lâzım!

  • Yayın Tarihi: 31/10/14 00:47
  • [javascript protected email address]
#resim#33207# GEORGE Clooney geçenlerde yeniden dünya evine girdi ve yakışıklı oyuncunun hayranı olan bizdeki bazı hanımlar Clooney sanki buraya gelecek ve bir Türk kadını ile evlenecekmiş gibi fırsat kaçırmışcasına hayli dertlendiler... Clooney,...
Devamını Oku

Demirel müzesini açtı, bir de hatıralarını yazsa...

  • Yayın Tarihi: 29/10/14 01:08
  • [javascript protected email address]
SÜLEYMAN Demirel, doğduğu köyde kendi ismini taşıyan koskoca bir külliye açtı. "Külliye" denen mekân Demirel'in yarım asrı geride bırakan siyasi hayatının hatıraları, belgeleri, hattâ karikatürleri ile dolu koskoca bir müze... Açılışa davetli olduğum ve...
Devamını Oku

İngiltere, sanal serseriliğin cezasını dörde katlıyor

  • Yayın Tarihi: 27/10/14 01:14
  • [javascript protected email address]
GEÇEN hafta, hükümetin yeni hazırladığı yargı paketinde sosyal medya üzerinden etrafa ağız dolusu küfürler yağdıranlara beş sene hapis cezası öngörülmesinden bahsettim, tasarının bu hükmünü desteklediğimi söyledim ve "demokratik eleştiri" adı altında...
Devamını Oku

Fransa, çarşaf ve peçe konusunda 122 yıl sonra Abdülhamid ile aynı noktada

  • Yayın Tarihi: 26/10/14 00:16
  • [javascript protected email address]
Peçenin "kamu güvenliğini tehdit ettiği" yolunda Fransa'nın bugün duyduğu endişenin 120 küsur sene önce aynını hisseden Sultan Abdülhamid zamanında, çarşaf ile peçe defalarca yasaklanmıştı. Körfez ülkelerinden birinden gelen peçeli bir hanım, Paris'teki...
Devamını Oku

‘Düşünce özgürlüğü’ denen şey bu mu?

  • Yayın Tarihi: 24/10/14 05:25
  • [javascript protected email address]
GEÇEN gün, hükümetin Meclis'e sunduğu yeni yargı paketinde yeralan ve sosyal medya vasıtası ile yapılan hakaretlere beş sene hapis cezası verilmesini öngören hükmü desteklediğimi yazdım. Destekliyorum, zira artık eleştiri, hakaret ve küfür arasındaki...
Devamını Oku
Tüm Yazıları