HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Çöl Kraliçesi

11 Mart 2013 Pazartesi, 09:20:03Güncelleme: 13:31:26

KONUDAN bir e-mail sayesinde haberdar oldum ama gelen mesajı yanlışlıkla sildiğim için gönderen okuyucuma ismini veremeden teşekkür etmek zorundayım...
İngiltere'deki Newcastle Üniversitesi, Gertrude Bell'in kendilerine bağışlanmış olan arşivinin tamamını kullanıma açmış...
Bell'in kim olduğunu bilmeyebilirsiniz, kısaca anlatayım:
Bugünkü Ortadoğu'nun sınırlarını Birinci Dünya Savaşı sonrasında çizenlerin başında gelen bir İngiliz hatundur ve meşhur casus Lawrence'ın da hem hocası, hem de patronudur...
Gertrude Bell, 1868'de doğdu, Victoria dönemi İngilteresi'nin sıkı kuralları içerisinde, yani mükemmel yetiştirildi; arkeoloji, tarih ve dilbilim okudu, yedi lisan öğrendi, Oxford Üniversitesi'ni şeref derecesi ile bitiren ilk kadın oldu ve Ortadoğu da arkeolojik kazılara başladı...

EK İŞ: İSTİHBARATÇILIK
İngiliz arkeologların o devirde "ek iş" olarak istihbarat servislerinde çalışmaları âdettendi, Gertrude Bell de âdet gereği Majesteleri'nin Haberalma Örgütü'ne girdi, bu iş zamanla asıl mesleği halini aldı ve Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kahire'deki "Arap Bürosu"nda önemli bir idarî makama getirildi. Birkaç sene sonra Irak'taki İngiliz Yüksek Komisyonu'nun Ortadoğu Sekreteri oldu. 1921'de Kahire de toplanan Ortadoğu Konferansı'nda eline bir cedvel alıp Irak'ın sınırlarını kendi başına çizdi, ardından da yeni kurulan Arap devletlerinin krallarını tayin etti.
Artık "Çöl Kraliçesi" diye biliniyordu, istihbarat ile siyaseti bırakıp asıl mesleği olan arkeolojiye döndü ve üç sene gece-gündüz demeden çalışıp Bağdat'ın meşhur müzesini kurdu.
Irak'ta 2003'te yaşanan Amerikan işgali sırasında yağmalanan eserler, Çöl Kraliçesi'nin topladığı tarih hazinesi idi...
Gertrude Bell hayallerini bir bir hakikat yapmıştı ama yapayalnızdı, bunalımdaydı, 1926'nın 12 Haziran'ında sakinleştirici haplar içip yatağına uzandı ve bir daha kalkamadı. Iraklılar, kendilerine bir memleket yaratmış olan Gertrude Bell için muazzam bir cenaze töreni yaptılar, Bell'i Bağdat'a defnettiler, ailesi de arşivi Newcastle Üniversitesi ne bağışladı.

MAÇO BÖLGEYE HATUN ELİ
Birkaç sene öncesine kadar bölüm bölüm kullanılabilen bu arşivin şimdi tamamı araştırmacılara açılmış...
Bizde, modern Ortadoğu nun kuruluşu hakkında Türk ve İngiliz arşivlerine dayanan önemli bir çalışma şimdiye kadar maalesef ortaya konamadı. Tarihçilerimiz, meselâ, Prof. Jonathan Schneer'in "Balfour Declaration. The Origins of the Arab-İsraeli Conflict"i ayarında bir eseri henüz veremediler...
Gertrude Bell'in şimdi tamamı kullanıma açılan yüzlerce belge, mektup ve fotoğrafın yanısıra ayrıntılı şekilde tuttuğu günlüklerinden meydana gelen arşivi, tarihi lâf yerine belgeye dayanarak yazmayı tercih eden gerçek tarihçilerimizi bekliyor!
20. yüzyıl Ortadoğusu'nda çok önemli rolü bulunan bu hatunun hayatını ayrıntılı şekilde öğrenmek isterseniz, Bell hakkında en mükemmel eseri yazmış olan Amerikalı gazeteci Janet Wallach'ın "Desert Queen"ini, yani "Çöl Kraliçesi"ni okuyun... Okurken "Bu ne kadınmış yahu!" der, Newcastle'daki arşivde bulunan mektuplarda geçen "Bugün, Irak'ın Suriye ile olan sınırını çizdim" yahut "Faysal canımı sıkmaya başladı... Bu adamı kral yapmakla acaba hata mı ettim?" gibisinden cümleler ise, sizi daha fazla hayretlere sürükler...
Ama sizi en fazla şaşırtacak olan hususun, "maço" Ortadoğu'nun sınırlarının bir hatunun elinden çıktığını öğrenmek olacağına eminim...

Diğer Yazıları

‘Maçlarda eskiden olay çıkmazdı’ sözü palavradır, sahada kan bile dökülürdü!

  • Yayın Tarihi: 19/10/14 03:00
  • [javascript protected email address]
Galatasaray ile Fenerbahçe maçlarında sadece seyirci değil, oyuncu da dövüşürdü. Meselâ 1929'da Fenerli bir futbolcu tekme atarak Galatasaraylı oyuncunun bacağını kırmış, sonra "Keşke iki bacağı da kırılsaydı" demişti. Son senelerde ortaya atılan...
Devamını Oku

Festival!

  • Yayın Tarihi: 17/10/14 06:09
  • [javascript protected email address]
ANTALYA'daki mâlûm festivalde gelenek bu sene de bozulmadı ve yine kıyamet koptu...Ortalığın karışması için sebep mi yok? Kavga eskiden olduğu gibi jüriyi beğenmeme yüzünden de yaşanabilirdi, sıralamadan vesaireden de çıkabilirdi, hattâ havanın çok sıcak...
Devamını Oku

Apoyevmatini

  • Yayın Tarihi: 15/10/14 07:56
  • [javascript protected email address]
ÇOCUKLUK senelerimde Taksim'deki, Cağaloğlu'ndaki, Nişantaşı'ndaki bayilerin vitrinlerinin dışına koydukları yukarıya doğru diklemesine uzanan kat kat tezgâhlardaki bazı yayınlar hep dikkatimi çekerdi: "Apovevmatini", "Jamanak", "Marmara" ve "Şalom" gibi...
Devamını Oku

Güneydoğu’daki kütüphanelerin âkıbeti

  • Yayın Tarihi: 13/10/14 07:50
  • [javascript protected email address]
IRAK'ta 2003 Nisan'ında kültür tarihinin en utanç verici hadiselerinden biri yaşanmış, Bağdat Müzesi yağmalanmış, tâââ Sümer medeniyetinden kalma dünya kadar eser çalınmış, sonra elaltından Avrupalı ve Amerikalı zenginlere satılmıştı. Yağma hakkında...
Devamını Oku

Çengelköy’deki Vahideddin Efendi Köşkleri’nin belgeli gerçek öyküsü

  • Yayın Tarihi: 12/10/14 03:19
  • [javascript protected email address]
Üzerinde bir zamanlar Üçüncü Selim zamanından kalma binaların bulunduğu, saray kuyumcularının ve şehzadelerin kullandığı köşklerin yeraldığı ve şimdi yıkılıp tuhaf bir hale getirilen Çengelköy'deki köşklerde neler neler yaşanmıştı... Çengelköy'de birkaç...
Devamını Oku
Tüm Yazıları