Öne Çıkanlar
Son Dakika
17.07.2017 - 06:29 | Güncelleme:

Humeyni değil, Sisi gibi gelecekti

 

“15 Temmuz başarılı olsaydı, Fethullah Gülen, Humeyni gibi gelip Türkiye’de bir din devleti kuracak ve bizi dünyadan koparacaktı” deniyor. Bu doğru değil. 15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olma ihtimali yoktu, ama şayet olsaydı Gülen, Humeyni gibi değil, Mısır’da askeri darbenin ardından başa geçen Sisi gibi gelecekti. Tıpkı Mısır’da olduğu gibi burada da idam sehpaları kurulacaktı ve Batı tarafından desteklenecekti. Türkiye’yi bir din devleti haline değil, Batı’nın uşaklığını yapan, onlar tarafından yönetilen ve sömürülen bir kukla devlet haline getirecekti.

ATATÜRK VE DARBELER

BU ülkede Atatürk, CHP ve TSK’nın malı gibi değerlendirilir. Halbuki bu doğru değil; ülkemizin kurucusu hiçbir şekilde bu iki kurumun parantezine hapsedilmemeli. Üstelik Atatürk hiçbir askeri darbede hayatta değildi, dolayısıyla darbeciler onun adını kullanarak kendilerini meşrulaştıramazlar. Mustafa Kemal millet olarak ortak değerimiz...

Halkın büyük çoğunluğu “Kemalizm” diye uydurulan şeye şiddetle karşıdır, öte yandan aynı zamanda bu halkın çoğunluğunun en sevdiği liderdir Atatürk. Fakat kendine Atatürkçü diyen yazarların ve askerlerin de darbeciliği “FETÖ ve 15 Temmuz” parantezine alıp gerçeğin üstüne yatma numaralarını bırakmaları şart. Atatürkçüler “15 Temmuz nasıl vatana ihanetse 27 Mayıs da hem vatana hem Atatürk’e ihanettir” demedikçe bu ülkede iktidar alternatifi haline gelemeyecekler ve her geçen gün daha çok marjinalize olmaya devam edecekler...

SUBAYLARIN DARBECİLERLE GÖNÜL BAĞI

BUGÜNE kadar çok sayıda emekli generalle ve subayla yayına çıktım. Bir kısmı mağdur olup hapis de yatmıştı ve TSK’nın darbeler tarihiyle yüzleşmesine eğilimliydi, ama ben şimdiye kadar 27 Mayıs ruhuyla bağını tamamen koparanına rastlamadım. Biraz üstlerine gidince anlıyorsunuz ki dönemin Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’u bile tokatlayan 27 Mayıs teröristleriyle yine de güçlü gönül bağları var. Maalesef bu darbeci generallere ruhen yakın hissetmek tuhaf bir TSK gerçeği. 27 Mayıs’taki katil cunta hareketi TSK’yı hasta etmiş ve bugünlere getirmiş ama onlar hâlâ net bir reddediş içinde değiller. Diğer üç darbe ile de gönül bağını sürdüren birçok subay var hâlâ. O yüzden milletin çoğunluğu bugün dahi TSK cuntalarının darbeye teşebbüs etmeyeceğine tamamen güvenemiyor ve teyakkuz içinde. Mesele sadece FETÖ olsa önümüzdeki YAŞ’ta hepsi atılır kurtuluruz ama esas problem hâlâ dipdiri olan bu 27 Mayıs zihniyeti. Kimi subayların “Elbette 27 Mayıs’ta da diğer ihtilallerde de yanlışlar yapıldı” demesi asla gerçek bir yüzleşme değil, hatta bilakis örtülü darbecilik bu. Yüzleşme, bütün subaylar ve aydınların “27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a her darbe ve darbe girişimi bu vatanı işgal etmek anlamına gelir” demesiyle olur. Aksi takdirde, bu gerçekler samimiyetle benimsenmedikçe askeri darbe tehlikesi bitmez...

30 AĞUSTOS’U DA 15 TEMMUZ GİBİ KUTLAYALIM

DÜN Rasim Ozan, Sabah’ta çok güzel özetlemişti: 30 Ağustos 1922 zaferinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bu millet Yunan ordusu üniforması giymiş terörist işgalcileri mağlup etti ve büyük zafer kazandı. 15 Temmuz 2016 zaferinde ise Türk ordusu üniforması giymiş terörist işgalcileri Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde yine bu millet mağlup etti ve yine büyük zafer kazandı. Hem 30 Ağustos Zafer Bayramı hem 15 Temmuz Demokrasi Bayramı bizimdir.

AK Parti hükümeti, yaklaşan 30 Ağustos’u da aynı 15 Temmuz Milli Birlik Günü heyecanıyla ve muhteşem organizasyonlarla kutlamalı. Telefon şirketleri, 15 Temmuz’da yaptıklarını 30 Ağustos’ta da yapmalı. Milli birliğimiz için gereken bu...

BU GAZETECİLER BU DEVRİMİ YAPMALI

ORDUNUN darbecilik zihniyetinden tamamen arınabilmesi için TSK’nın Türk siyasetine egemen olduğu dönemlerin yıldız medya aktörlerinin de özel inisiyatif almaları gerekir diye düşünüyorum. Keşke Ertuğrul Özkök, Zafer Mutlu başta olmak üzere Sedat Ergin, Mehmet Yılmaz, Fikret Bila gibi isimler karşılarına bazı emekli generalleri alıp “27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a tüm askeri darbeler vatana ve Atatürk’e ihanettir” dese ve onlara da bu konuda düşüncelerini sorsa... İsterlerse bunu yapabilecek güçleri var. Bu, medya tarihine geçecek gerçek bir demokratik devrim olur.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 18 Temmuz 2017 Salı 14:57
    İran'da darbe olduktan sonra İran İslam Devletini kuran Humeyni tüm yetkileri elinde toplayarak İran'ın siyasi, hukuki ve ruhani lideri olarak başa geçmişti. Mesleği din adamı olan bu zatın 'Şeytan Ayetleri' adlı kitabın yazarı Salman Rüşdi hakkında nasıl ölüm fetvası çıkardığını gör. Humeyni'nin geçmişini biraz daha araştırsaydın yazdığın bu yazıyı bir daha kontrol ederdin. FETÖ hakkındaki görüşün dar açıda kalmış. FETÖ'nün insanları öldürüp siyah poşetlere nasıl doldurduğundan sonra da onları nasıl ormanlara attıklarından senin haberin yok herhalde. Ya da kiraladıkları evlerin bodrumlarına insan ölülerini gömdüklerinden habersizsin. Cahil olduğun yazdığın yazının başından belli oluyor. Yani senin yazına göre Fetullah Gülen'in Humeyni gibi gelmesi Sisi gibi gelmesinden farklı mı olacaktı? Hayır, o, Fetullah Gülen neyse öyle gelecekti, tüm kötülüklerini taşıyarak gelecekti. Kötülükleri kendilerini kuşatmış bu zatlardan daha kötü şeytan mı var? Şeytanın ayetleri bu terbiyesizlerdir. Kötülükleri etraflarını kuşatmış bu gibi şahısların ta kendileri şeytanın ayetleridir. Yeryüzünde, dolu şeytanın ayetleri! 18 Temmuz 2017
  • Misafir 18 Temmuz 2017 Salı 12:46
    eray yüksel erayyuksel@hotmail.com17.07.2017 13:46:25 Bir O''Henry hikayesinde hapishane hücresinde üç mahkum tartışırlar.Konu hangisinin daha kötü olduğudur.Hırsız kendisini savunur.Evet ben bana ait olmayan eşyaları çaldım,ama risk aldım,terledim.Sonuçta hayatım boyunca ne kadar insana zarar verebilirimki?Diğer suçlu ise bir sahtekardır.Ben de der insanlara sahte mücevherler sattım çok ucuza.Gerçeği öğrenene kadar çok da mutlu oldular.Ve ben de hayatım boyunca kaç kişiye zarar verebilirim ki? Ve hırsızla sahtekar dönüp üçüncü kişiye derler ki;İçimizde ki en kötü sensin. Sen yalan, maksatlı haberlerle toplumları böldün ve ötekileştirdin.Düşman ettin.Ve yarattığın güçle konforunu satın aldın.Evet en kötümüz sensin! Umarım O''Henry affeder,çünkü onun hikayesinde üçüncü kişi insanların tasarrufları spekülasyonlarla batıran bir bankerdi.Bence yine de EN KÖTÜ değildi.Çok iyimsersiniz.Söz konusu bankerin yerine belirttiğiniz isimleri koyarsanız cuk oturur.Saygılarımla
  • Misafir 18 Temmuz 2017 Salı 09:50
    yüreğine sağlık kardeşim.Söylediklerine aynen katılıyorum. Salih İlerde
  • Misafir 17 Temmuz 2017 Pazartesi 22:44
    neerrdeeeeeee
  • Misafir 17 Temmuz 2017 Pazartesi 15:29
    İzmir Karşıyakanın en görkemli bulvarının adı,bir darbeci''Cemal Gürsel''.Demokrat İzmir'e yakışıyormu?
  • Misafir 17 Temmuz 2017 Pazartesi 10:18
    elinize sağlık
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 7 MPH 14°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı