Öne Çıkanlar
Son Dakika
15.11.2017 - 07:10 | Güncelleme:

Türkiye’nin esas şimdi liberalizme ihtiyacı var

 

 

SON günlerde liberal değerlere saldırmak moda. Ama ortada tuhaf bir durum var: Somuta indiğinizde herkes bu ülkede kendisi ve ailesi için liberal değerleri talep ediyor. Herkes kendisi için haklar istiyor, bireysel özgürlük istiyor, hukuk istiyor.

Öte yandan başkası söz konusu olduğunda baskı istiyor, dayak istiyor ya da başkasının başına ne geldiğini umursamıyor.

İşte Türkiye’nin geleceği için en büyük tehdit bu anti-liberal zihinsel ortamdır...

LİBERAL DEMOKRASİ NEDİR?

İNSANLARIN kendisi için istediği hakları ve özgürlükleri her yurttaş için aynı şevkle istemesinin ve ülkeyi yönetecek hükümetin de demokratik seçimlerle belirlenmesinin adıdır liberalizm.

Demokratik yolla iktidara gelmiş bir hükümetin her türlü gayri meşru darbeye karşı hukukunun savunulmasıdır liberalizm.

İslamcıların, Kemalistlerin, Sünnilerin, Alevilerin, Türklerin, Kürtlerin, gayrimüslimlerin, LGBT’lerin, yani bu ülkedeki herkesin huzur ve güven içinde yaşayacağı tek düzen liberal demokrasidir. Ancak maalesef görüyorum ki bugün özgürlüğe en çok muhtaç olan kesimler bile liberal değerleri yerden yere vurup otoriter ve totaliter ideolojileri göklere çıkarıyorlar.

O zaman da bugünkü düzendeki yanlışlara itiraz edecek meşruiyetleri kalmıyor.

SINIRLI VE KÜÇÜK DEVLET

TÜRKİYE muhakkak liberal demokratik rejim zemininde uzlaşmak zorunda. Aksi halde bir gün bu ülkenin bölünmesi kaçınılmaz olacak.

Herkes kendi cemaatinin ve mahallesinin devlete tek başına egemen olup diğerlerini dövmesini savunduğu için mütemadiyen patinaj yapıyoruz. O yüzden liberalizmin “sınırlı ve küçük devlet” fikri Türkiye için hayati derecede önemli.

“Devlet” kavramı kutsal, gücü ve büyüklüğü sınırsız olursa o ülkede herkes tedirginlik içinde yaşar. İşte şu an ülkemizin durumu bu. Devlet bu nedenle küçülmeli, gücü hukukla sınırlandırılmalı.

Hepimizin ihtiyaç duyduğu “hukukun üstünlüğüne dayalı devlet” fikri insanlık tarihine liberalizmin armağanıdır.

Diğer yandan herkes hem kendisi için özgürlük ister, hem de liberalizme vurursa o ülkeye huzur gelmez ve siyasal düzen, devleti ele geçirme ve birbirini dövme yarışı olarak sürer gider...

LİBERALLERİN BÜYÜK YANILGISI

BUGÜN Türkiye’de liberalizmin bu kadar güç kaybetmesinde şüphesiz “liberaller” denen yazarlar grubunun çok büyük sorumluluğu var. Bu konuda muhakkak özeleştiri yapılması gerekir.

Aslında bu isimlerin önemli bir kısmı kendilerine hiçbir zaman liberal demediler, tam aksine kendilerini sosyalist olarak tanımladılar ama “liberaller” diye kodlandılar.

‘SONRADAN LİBERAL’LER

Öte yandan kendine liberal diyenlerin de önemli bir kısmı Türkiye’nin post-Kemalist sürecini okuyamadı ve Gülenizmin tuzağına düştü ya da Gülenizm tehlikesini algılayamadı, Türkiye’yi analiz edemedi.

Türk liberallerinin neredeyse tamamı totaliter ideolojilerin kökeninden geliyorlardı. Hepsi “sonradan liberal”di.

Biraz da bu yüzden liberalizmi hiç içselleştiremediler ve kriz anında hep radikal kökenlerine döndüler. Hatta açıkça gençliklerindeki gibi darbeciliği savunanlar oldu. Az sayıda gerçek liberal-demokrat aydın bu zor imtihan süreçlerini geçebildi.

Fakat bu sözde liberallerin yanlışları birçok iyi, doğru ve güzel kavramı insanlık gündemine getirmiş liberal düşünce geleneğine asla leke getirmez.

Büyük liberal filozof John Stuart Mill’in “Özgürlük Üzerine” adlı başyapıtındaki fikirler hem Türkiye için, hem dünya için hâlâ güncelliğini ve canlılığını koruyor.

Maalesef Batı ülkeleri de bu değerlerden her geçen gün daha çok koparak aşırı uçlara doğru gidiyor...

ÇÖLAŞAN VE HUKUK

LİBERALİZMİN Türkiye’deki en büyük düşmanlarından biri Emin Çölaşan’dı. “Liboş” lafını o uydurdu. Özgürlüklere hep karşı çıktı.

Bakın, şimdi Çölaşan’ın da özgürlük ve hukuka ihtiyacı oldu. Hem onun, hem Necati Doğru’nun, hem de Uğur Dündar’ın FETÖ’ye yardım ve yataklıktan tutuklanması talep ediliyor.

Bir liberal-demokrat olarak buna çok açık tavır koyuyorum! Eğer böyle bir şey gerçekleşirse bu, büyük bir hukuk skandalı olur.

Yargımıza buradan sağduyu çağrısında bulunuyorum...

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 21:49
    İlk önce böyle değerlerimizi suçluyorsunuz tutukluyorsunuz, sonra da hayıııır böyle olmamalı diyerek demokrasi havarisi oluyorsunuz. Yani kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz. Ben mi tutukluyorum ? Diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Komiksiniz.
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 20:21
    Siz şimdi hangi kanattasınız iyice karıştırdık
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 12:55
    Ne türkiyedeki liberaller liberal olabildi ne de Türkiyedeki sosyalistler sosyalist olabildi. Herkes hem koyu şoven hem de kemalisttir.
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 11:35
    Türkiye'de liberalizm adı altında faşizm uygulanmaktadır. Ekonomik olarak ise vahşi kapitalizm hakimdir. Güçlü, güçsüzü ezebilir, hukuk kavramı herkes için eşit çalışmaz. Fırsat eşitliği ise kesinlikle söz konusu değildir. Şİmdi liberaliz mi diyeceğiz?
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 10:52
    sayın alçı'ya katılıyorum, misafir arkadaş yazıyı yeterince değerlendirememiş anlaşılan, arayışlarınızı uygulamak, diğer yönetim şekillerinde nasıl olur acaba, iyi düşünmek lazım..
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 09:47
    Liberalizm en iyi yönetim şekli değil, MEVCUT ZAMANDA EN İYİ YÖNETİM ŞEKLİDİR. Bu yönetim şeklinin keşfedilmiş olması arayışlarımıza engel olmamalıdır.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cumartesi 15 MPH 17°
Kısmen Güneşli