Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        200’ü aşkın sivil toplum kuruluşunun TOBB öncülüğünde düzenlediği mitingde tek bir slogan atıldı: “Teröre hayır, kardeşliğe evet.” Ankara, bu sloganın altını dolduran bir duruş sergiledi, kendisine mikrofon uzatılan herkes PKK’yı telin ediyor ve aynı zamanda “Kürtler kardeşimiz” demeyi ihmal etmiyordu.

        Televizyon röportajlarında ağlayan dedeler, büyükanneler vardı. Gözyaşlarını bayraklarına siliyorlardı. Selahattin Demirtaş’a batan, faşizmin simgesi olarak gördüğü Türk bayraklarına.

        Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yaptığı “Bayrağını da al gel” çağrısını meydanlarda yuhalatan Demirtaş, akıl almaz bir argüman geliştirdi: “Ortada bayrağa bir saldırı yok ki. Bu ırkçılığı, faşizmi Kürtlere karşı körükleyebilecek tehlikeli bir çağrıdır. Kürtler nerede bayrağa saldırmış ki, sen ‘Bayrağını al gel Kürtleri protesto edelim’ diyorsun” ifadesini kullandı.

        Ne TOBB ne de mitinge katılan STK’lardan herhangi biri, “Kürtleri protesto edelim” diye bir şey söyledi, ne Ankara ne de pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak “Milyonlarca nefes, teröre karşı tek ses” mitingi için “Kürt” adı “kardeşlik” dışında başka bir bağlam için kullanıldı ama Demirtaş açıkça yalan söylemekten çekinmiyor.

        Ülkede terör varken, normal olan her söze, “PKK saldırıyor, terörize ediyor ve kan döküyor, lanet olsun” diyerek başlamaktır; acıları rehabilite etmek ve Türkiye sevgisini göstermek için bir araya gelmektir. Yalana dolana, hele hele Türk bayrağına iftira etmenin lüzumu yok. Ama tabii bu açıklamanın “Türkiyelileşme” iddiasındaki bir partinin iddiasını sınama imkânı vermediği de söylenemez.

        Demirtaş, vicdanımızla dalga geçerek aklımızı kaçırmamıza neden olacak bir diskurla “Ülkede bayrağa bir saldırı mı var ki?” diyor. Yok mu? 2014’ün Ağustos ayında Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı bahçesindeki bayrak direğine tırmanan kişi akrobasi gösterisi mi yapıyordu?.. Yoksa askeriyeye ait bir alanda gündüz gözüyle bayrağı mı indirmeye çalışıyordu? Bayrağı indirerek ne söylemeye çalışıyordu bu ülkeye?

        Ayrıca “Bayrağa saldırı mı var?” nasıl bir laf? İnsana saldırı var. Uyurken, çorba içerken katledilen, mayın gibi kalleş bir silahla öldürülüp sevenlerine paramparça, torba içinde teslim edilen bedene saldırı var. Genç yaşında beyni parsellenip omzuna roketatar verilen ve devletin karşısına çıkarılıp hedef yapılan Kürt çocuklarına saldırı var, annelerinin ocağına saldırı var.

        “AKP gidecek, barış gelecek” sloganı üzerinden yer yapılan devrimci halk savaşı sevdalıların katlettiği bir “barış” var. Hadi AKP gitti, barış geldi mi? Hakikate saldırı var. Bir çözümün olabileceği, siyasetin silahın alternatifi olacağı umuduna... Durum bu iken sen neden bahsediyorsun Selahattin Bey, Allah aşkına?

        Bayrağı bir faşizm göstergesi olarak işaretlediği konuşmasının devamında, özyönetim, demokratik özerklik savunusu yapıyor Demirtaş. “Kendi kendini yönetmenin nesi fena?” demeye getiriyor.

        Bunu işin içinde silah olmadan savunabilirdiniz, “İstediğimiz model sizin için de iyi” lafını kurşun atmadan, polisin ve askerin vücudunu patlatmadan ifade edebilirdiniz, şimdi değil. Silah eşliğinde değil.

        Bir elinde bomba olan hayâsız bir taşeron örgütün öbür eli olmayı kabullenerek değil. PKK cinayet işlerken çıkıp “Biz hiç savaş istemedik, sadece kendimizi yönetmek istedik” demek, pişkinlikten, yüzsüzlükten başka anlama tekabül etmiyor artık; şantaj fragmanı oluyor, tehdit mektubu oluyor artık.

        Diğer Yazılar