Öne Çıkanlar
Son Dakika
17.12.2017 - 09:46 | Güncelleme:

Hıristiyanlığı seçen AK Partili

 

AK Parti’nin eski Kayseri İl Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Kum, din değiştirdiğini açıklamış, “Artık Hz. İsa’ya inanıyorum” diyor. Gelen tepkiler üzerine de kendisini şöyle savunmuş: “Ateistler kadar kötü değil ya, onlar hiçbir şeye inanmıyor.”

Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Deizme, ateizme yönelişlerin arttığıyla ilgili uyarılar zaten vardı, ama İslam’ı bırakıp Hıristiyanlığı seçmek?

En çok da “Artık Hz. İsa’ya inanıyorum” kısmı tuhaf geldi.

Çünkü Müslüman isen zaten Hz. İsa’ya inanmak zorundasın. Bizim dinimize göre, “Ben İslam’a inanıyorum, dolayısıyla Hz. İsa’ya inanmıyorum, bence öyle biri yok” dersen zaten mümin bir Müslüman olamıyorsun. Yani, iyi bir Hıristiyan olmak için İslam Peygamberi’ni reddetmen gerekirken, iyi bir Müslüman olmak için gerekli olan bunun tam tersi.

TEK BİR MESAJ

Neden mi?

Çünkü Maide Suresi 3. ayet şöyle der: “...Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.”

Dini ikmal etme, kemale ulaştırma, tamamlama ile kastedilen; önceki peygamberlerin getirdiği mesajın reddedilmesi değil, mükemmelleştirilmesi, nihayetine kavuşturulması.

Çünkü semavi dinlerin her bir peygamberi de Hz. Muhammed gibi özünde tek bir mesajı vermek için görevlendirilmişti.

Çünkü her biri bazı tabiat güçlerini, doğa olaylarını yahut devlet adamlarını, kahraman askerlerini, büyücülerini, rahiplerini, kendi ölçeklerinde erenlerini, bilgelerini putlaştırıp tanrı diye tapınan toplumlara Allah’ı hatırlatmak için geldiler. O toplumlara, hayatı doğru yaşamak ve anlamlandırmak için evrenin gerçek yaratıcısının işaret ettiği “kullanma kılavuzu”na bakmaları gerektiğini anlatmak için geldiler.

Putlaştırdıkları şahıs ve şeylerde vehmettikleri yasaların gerçek olmadığını anlatmak için geldiler.

Hz. İbrahim, kendine yetebilen bir insanın hiçbir yardım almadan neden var olduğunu ve kendisini kimin var kıldığını anlayabileceğini kanıtlamak için geldi.

Hz. Musa, eşitsizlik ve sömürü üzere kurulmuş bir düzende en temel insan haklarından bile mahrum olan inananları kurtarmak ve onlara bir yurt temin etmek için... Hz. Musa’nın Firavun’la giriştiği mücadele, her şeye gücü yeten iktidar sahiplerinin kendilerinin üzerinde güç tanımama adına sergiledikleri inadın hikâyesinden başka bir şey değildi.

Hz. İsa’nın hikâyesi, muktedirlerin ve işbirlikçi sözde din adamlarının, elinde Allah’ın sözünden, iyilik ve fedakârlıktan başka bir şey olmayan adamın yarattığı değişim potansiyeli karşısında nasıl dehşete düştüklerinin hikâyesidir aynı zamanda.

Hz. Muhammed, kendisinden önce gelen bütün peygamberlerin işaret ettiği yere işaret etti. Bu kez daha güçlü bir şekilde. Allah’ı ya da sözünü temsil ettiği iddiasıyla Allah’tan uzaklaştıran ve insanı yaratılma amacından uzak tutan bütün davranış ve tutumlar “şirk” adı altında ilk kez güçlü biçimde “problematize” edilmiş oldu.

DÜŞÜNMEK GEREK

Bir de şu önemlidir: Kuran, bir kere aydınlandığı halde yeniden sapan, hakikati bulduğu halde bulduğu şeyin yükünü kaldıramayan, basitlikteki sırrı, saflıktaki zenginliği kalben hissettiği halde müesses sistemler icat etmeye, Allah’ın sevgisini kalplerden alıp devlet gücüne, şaşaalı yapılara, kudret ihtiyacına tahvil eden “önceki” ümmetlerin ne kadar acıklı, ne kadar trajik bir duruma sürüklendiklerini anlattı, uzun uzun.

Bir kere bulduğu halde, onu bırakmayı seçmek.

Ya da elinde bulunan daha yüksek sürümü bırakıp, yarım kalmış, tamamlanmamış olana dönmek.

Allah başka zillet vermesin.

Kimse “Dinde zorlama yok” filan diyerek bu tür şeyler üzerine iki çift laf etmeyi yasaklayamaz. Ama bağırıp çağırmak yerine oturup düşünmek gerektiği de açık. İnsanlar neden “kemalata erdirilmiş” olanı bırakıyor, yarım kalmış, tamamlanmamış ve bozulmuş olana yöneliyor?

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 17 Aralık 2017 Pazar 15:52
    Çok güzel bir yazı olmuş :clap::clap:
  • Misafir 17 Aralık 2017 Pazar 14:18
    Sayın Karaca bu konuda yazmış olmanıza sevindim. Bu konunun takipçisi olmanızı rica edeceğim. Zira çok yakın bir tanıdığım (ki kendisi hafızdı) da İslamı bırakıp hz isa ya inanıyorum dedi. Bunu kayseriye okumaya (ibrani dili ve edebiyatı) gittikten sonra söyledi. Kayseri özelinde pis bir kurgu olduğunu düşünüyorum. Rica ederim bu konuyu araştırın
  • Misafir 17 Aralık 2017 Pazar 13:09
    HARİKA ŞİFRELERİ OLAN BİR YAZI.
  • Misafir 17 Aralık 2017 Pazar 11:59
    :clap::clap::clap:
  • Misafir 17 Aralık 2017 Pazar 11:22
    devlet gücü, şaşalı yapılar. düşündürücü...
  • Misafir 17 Aralık 2017 Pazar 09:53
    AK Pati dönemini iyi analiz etmek gerekiyor,siyaset kirlendi bazı vatandaşlar cuma ibadetini bile terketti Diyanet'in hatalı fetvaları da inanca olan bağlılğı sarstı.
  • Misafir 17 Aralık 2017 Pazar 09:51
    Çok güzel ve doğru yazmışsın
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 26 MPH 14°
Az Bulutlu