Son Dakika
08.04.2018 - 03:56 | Güncelleme:

Hakikati katleden insanı da katleder

 

ESKİŞEHİR Osmangazi Üniversitesi’ndeki hadisenin ağırlığı Türkiye’nin vicdanına çöktü. Meslektaşlarını “Bunlar FETÖ’cü” diye ihbar eden Araştırma Görevlisi Volkan Bayar, yaptığı ihbarların “iftira olduğu” tescil olunca ve aleyhinde verilen dilekçelerin işleme alındığını öğrenince ruhsatlı silahını alıp üniversiteyi bastı ve 4 kişiyi öldürdü, sonra da “Hayatımı mahvettiler, pişman değilim” dedi.

Oysa 200’ün üzerindeki araştırma görevlisi, akademisyeni “FETÖ’cü” diye ihbar eden, bir kısmının ihraç edilmesine hatta hapis yatmasın neden olan kendisiydi. Suçladığı kişilerin bir bir beraat etmesi üzerine gözler üzerine dönüp aleyhine işlem yapılması gündeme gelince silaha sarıldı.

Peki burada tek sorumlu Bayar mı? Hayır. Perşembenin gelişini çarşambadan beyan eden gelişmelerin seyrini, “Fakültede olsaydım Volkan Bayar’ın kurşunlarının bir numaralı hedefi ben olacaktım” diyen Doç. Dr. Ayşe Aypay’ın gözyaşları, isyanı ve soruları özetliyor. Aypay’ın eşi, Bayar yüzünden ihraç edilmiş ve 5.5 ay hapis yatmış. “1.5 yıldır defalarca dilekçe verdik, hepsinin üstüne yattılar. Volkan Bayar hakkında dilekçelerimizin sisteme girmemesi için memurlara talimat verdiler. Kavga dövüş işleme soktuk dilekçeleri. Hiçbirine yanıt alamadık. Şimdi kim verecek 4 tane canın hesabını?”

Aypay’ın iç yangınıyla söylediği, “Asıl vatan haini, asıl FETÖ’cü Volkan Bayar’dır” cümlesinin üzerine kapaklanmak, pişkinlik ve kolaya kaçmak olur. Yaşananlar, tanıklıklar gösteriyor ki Bayar’ı koruyan FETÖ’cülük değil, “Bakın bunlar FETÖ’cüdür” muhbir ve müfteriliğinin profesyoneli olmak.

Nitekim, Bayar’ın Tokat’taki eski dekanı Prof. Dr. Mustafa Baloğlu kişiyi şöyle tarif etmiş: “Bu şahsın eski dekanlık görevini yaptım. Bu kişi FETÖ’den atılmış biri değil. Yüzlerce kişiyi FETÖ’cü diye şikâyet etmiş biri. 200’ün üzerinde kişiyi şikâyet etti. Şikâyet ettiği kişilerin çoğu beraat etti.”

AKLİ DENGESİ YOKSA...

Şimdi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, kurbanların ailelerine başsağlığı diledikten sonra saldırganla ilgili şu ifadeyi kullanıyor: “Problemli biriydi.”

O gün makamında olsaydı kurbanlar arasında olacak Eğitim Fakültesi Dekanı Cemil Yücel, “Akli dengesi yerinde değildi, korkulan bir insandı” diyor.

O zaman soru şudur değil mi?

Koskoca üniversite “problemli”, “akli dengesi yerinde olmayan”, korkulan bu insanın iftiralarına neden itibar etti?

Savcılık böyle ihbarları yapan kişilerin ifadelerine itibar edip ihbar edilen, belki iftiraya uğrayan kişiler aleyhinde işlem yapmadan önce üniversitelerin rektörlüklerinden bilgi istemiyor mu? İsteniyorsa Volkan Bayar’ın “problemli” olduğu savcılığa iletilmiş miydi?

UYARILMAYAN KALMAMIŞ

İddialar doğruysa, Bayar hakkında uyarılmamış hiçbir makam kalmamış.

Çünkü Bayar’ın tehdit ettiği isimlerden biri olan ve 2016-2018 arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görev yapan eski Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Engin Karadağ’ın anlattıkları, uyarıları dinleyenlerin uzun bir süre izlemekle yetindiğini gösteriyor.

Karadağ’ın söylediğine göre, 2017’nin ocak ayında kendisi ve şimdi dekan olan Yücel, rektör ve rektör yardımcılarını uyarmışlar, elbette üniversitede birilerinin FETÖ’cü olabileceğini, ama Bayar’ın herkesi suçladığını, “Bir şarjöre bakar” diye tehditler yağdırdığını aktarmışlar. “Bununla ilgili kayıtlar var. Sürecin böyle sonuçlanacağı belliydi. Emniyet müdürlüğü, KOM, İstihbarat Daire Başkanı’nın da bundan haberi var. Rektörlüğün odasında onlarla toplantı da yaptık ve ‘Volkan Bayar için bir önlem alın’ dedik.”

Demek ki neymiş?

Volkan Bayar hakkında yediden yetmişe bütün yetkililer uyarılmış ama bir şey yapamamışlar. Sebep Bayar’ın silahının olması değil, “Bakın bakın burada FETÖ’cü var” muhbirliğimüfteriliği yapanın “makbul vatandaş” statüsüne sahip olduğu koskoca 1.5 yıl. Çünkü sadece ihbar edilenin değil, ihbar edenin de araştırılmasını sağlayan düzenlemeye daha yeni geçildi. Muhtemeldir ki, bu yeni düzenleme-telafi sayesinde Volkan Bayar gibiler iftiraları hakkında hesap vermek zorunda kalacaklar.

Bayar olayından çıkan ders: Muhbir ile müfteri arasındaki sınır çok ince. Hakikati katletmekte beis görmeyen müfteri, insanı katletmekte de beis görmüyor.

HATA NEREDE YAPILDI?

“Demiştik” demeyi ayağa düşüren zevata rağmen diyeceğim: Demiştik. Hem de kaç kere: “15 Temmuz’u sahtekârların, muhterislerin istismar etmesine izin verilmesin. Kimbilir hangi kılçıklı işini saklamak için önüne gelene, işini bozana ‘FETÖ’cü’ deme eğiliminde olanlara yol verilmesin.”

Özellikle akademi gibi, sınırlı kadroya kadro sayısından daha fazla kişinin talip olduğu yerlerde, OHAL’in verdiği yetkileri kolaya kaçarak kullanmak, idari tasarrufta bulunmayı, hukuk çerçevesi içinde bir suç tanımı yapıp o tanıma göre işlem yapmanın önüne koymak hatalar zincirinin başlangıcıydı.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 17:30
    Bu ülkede onbinlerce insan aynı durumda.adalet bekliyoruz
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 12:17
    Nihal hanim bende 672 khk ike ihraç olankardanim.Hatatim kenfi çapimda vatana hizmet için mücadele ile geçti.15 temmuz gecesde 2 oğlumla birlikte köprüde sabaha jadar mücadeke ettik.Kuzenim saraçhanede şehit oldu o gece ancak hiç araştirilnadan soruşturulmadan bir anda hain ilan edilerek ihrac edilfim o gunden bu tana ne arayan ne soran var.Bu zulme karşi koyanda yok.her şey mobeselerede görülebilir.Neyseki ilahi adalet var mshkemeyi kubrada bunu yapanlardan hesap soracağim gunu bekliyorum.selamlar
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 10:44
    Nihal hanım düşüncelerinize katılıyorum ama şuna da inanıyorum ki bu ülkede yargı anlayışı, yargı sistemi, yargı düzenlemeleri ve yargı mensuplarının liyakatleri hep sıkıntılı oldu ve oluyor. bu sadece fetö mevzuuna bağlı bir şey de değil. bunu siyasi olmayan, adli davalardan çıkan saçma sapan kararlara bakarak anlamak mümkün. cezalar suçla doğru nispette olmadığı gibi suçu nerdeyse teşvik eden cezalar mevcut. yargıda rüşvet, taraflılık, liyakatsizlik konularına girmeden sadece fetö geldi böyle oldu zihniyetinin hiç bir şeyi çözeceğine inanmam. cezaevlerinin de işlenen suçlara göre olması gerekmekte yoksa ceza çekilen yer değil mecburen kalınan bir yer halinde olmasıda bir şey sağlamaz.
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 14:51
    Bravo çok doğru yazmışsınız.
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 08:43
    :clap::tone2::clap::tone2::clap::tone2:
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cuma 14 MPH 15°
Yağmurlu