Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        CEYLAN ERTEM:

        Son dönemde plağa sarmama rağmen elim hep bir CD’ye gidiyor; Ceylan Ertem’in “Soluk” adlı albümüne. Hatunun o kadar güzel bir sesi var ki dinlemeye doyamıyorum; özellikle “Fikrimin İnce Gülü” yorumunu. “Nazım’a” adlı parçası ise muhteşem; sözleri, müziği, Ertem’in söyleyişi... Ertem, dağılan “Anima” grubunun eski solisti. Açık Radyo‘daki Cadı Avı‘nı bir projeye dönüştüren, Vimeo üzerinden kadın müzisyenlerin konu ve konuk olduğu bir program haline getiren Ertem’in bu çalışması Avrupa ayağıyla birlikte bir tür belgesele dönüşecekmiş; meraktayım. Bu arada yarın Ceylan Ertem, Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde Sezen Aksu şarkıları söyleyecek; bilginize.

        VUPAS:

        İnternette takılırken bana müzik dinleten fizy’ye çok alışmıştım; orada “10 numara” bir müzik listesi yapmıştım bir kere... Sevdiğim şarkıların linkini alıp sosyal ortamlarda paylaşmayı da seviyordum. Şimdi yeniden açılsa da eskisi gibi aramıyorum. Bunun bir nedeni de Vupas. Youtube kaynaklı çalışan Vupas da fizy benzeri bir müzik hizmeti sunuyor. Ancak benim en sevdiğim yanı siz bir grubu dinlerken yanda “ona benzer grupları” muhteşem fotoğraf ya da albüm kapaklarıyla size önermesi. Özellikle de cazda muhteşem “yeni isimler keşfedebiliyorsunuz”.

        ACELESİ OLANLAR İÇİN 90 KLASİK KİTAP:

        Bir arkadaşım “Yuh artık” dedi; “Sonunda bunu da yapmışlar, 90 kitabı birer sayfalık çizimlerle özetliyorlar. İyice salak işi”. Hakikaten saçma sapan özet kitaplar, romanın ruhundan soğutan çizgi romanlar derken bu noktaya mı gelinmişti? Say Yayınları’ndan çıkan Henrik Lange imzalı kitaba baktım. Ve bayağı eğlendim. Kitapta Da Vinci Şifresi’nden Moby Dick’e, Dava’dan Suç ve Ceza’ya pek çok klasik kitap, hatta İncil bile birer sayfalık çizimle, yani 4 kareyle özetleniyor. Önce garip geliyor. Ancak daha önce okuduğunuz kitaplara göz atınca işin içinde büyük bir ironi ve espri olduğunu görüyorsunuz. Okumadığım Ulysses hakkındaki “Leopold Bloom İrlandalıydı; 600 sayfa edebiyattan sonra...” gibi ifadeler güldürüyor.

        MOTOVALE:

        Alkol alıp “Keşke arabayla çıkmasaydım” dediğiniz gecelerin kurtarıcısı olabilecek bir hizmet Motovale, gün geçtikçe popülaritesini artırıyor. İçtikten sonra arıyorsunuz (0530 823 66 86); bisiklet ile motor arasında bir ilginç araçla biri geliyor, o aracını katlayıp bagajınıza koyuyor ve sizi taksiden biraz hallice bir fiyata aracınızla birlikte evinize götürüyor.

        ROCKÇI SERPİL EVLENSİN:

        Öyle bir şey gördüm ki; herkese izletip üzerine konuşmak, evlilik programı izlemek istiyorum (http://bit.ly/hBzfIC). Bir gelin adayı (Serpil), Zuhal Topal’ın programına çıkıyor ve çeyiz niyetine bir de performans sergiliyor. “Ben Sivit Dirims’i seslendiririm. Ama arada bir de ses efektim var” diyor, bu arada belirtiyor: Ama ben aslında rockçıyım! O ilginç mimikleriyle Annie Lennox’un Sweet Dreams’ini yarım yamalak söylerken teyzeler ve bir amca mutluluktan çıldırıyor, çılgın kalabalık alkış tutuyor Serpil’e... Ve o ses efekti geliyor: Rockçı Serpil, bir tür çakma Hayko Cepkin’e dönüşüyor ve anırma ile bağırma arasında sesler çıkarıyor. Bu arada Zuhal Topal metalci işaretiyle birlikte bir tür headbang yapıyor. Etiketli kelimeler: Ülkem çıldırmış olmalı + Zuhal Topal + evlilik Programı + Sivit Dirims + Rockçı Serpil!

        MARİNA’NIN BAHÇESİ:

        İstanbul Küçükyalı sahil yolunda (ve Alaçatı’da) bahçe içinde bir balık restoranı var; ortamı şahane, yiyecekleri leziz (midye salma adı verilen ve bir istiridye içinde gelen midyeli pilava tav oldum, hem de 10 TL). Bu arada “tuvalette” gördüğüm yazıya da bayıldım (genç kız odası gibi bir tuvalet, her yerine şiirler, sözler asılmış!): İranlı bir şair demiş ki aşka uçarsan kanadın yanar, Mevlânâ demiş ki aşka uçmazsan kanat neye yarar!

        Diğer Yazılar