Öne Çıkanlar
Son Dakika
19.12.2017 - 07:03 | Güncelleme:

Başka türlü bir yabancı düşmanlığı

 

#BerlinNotları 

AVRUPA’da sınırların kalkmasıyla birlikte sadece Almanya’dan değil, kıtanın dört bir yanından sanatçıların, bohemlerin, gençlerin çekim merkezi olan Berlin’e bir soğukluk gelmiş, o eski havasını kaybetmiş gibi. Berlin geleneksel olarak özgürlüklerin şehri, aynı zamanda da Avrupa’nın geri kalanına kıyasla daha ucuz olduğundan bir çekim noktası olmuştu. Dahası yüzölçümü olarak büyüktü, herkesi barındıracak kadar çok alan var, durmaksızın evler yapılıyordu.

Ucuz havayolu şirketleri sayesinde de ulaşmak mümkün olduğundan turistlerin de hafta sonları partilemeye geldiği bir durağa dönüştü Berlin. Avrupa’nın en iddialı elektronik müzik ortamı (Almanya’nın disko kültürüne katkısının adeta bir devamı olarak) burada filizlendi.

Çok kültürlülüğü bağrına basan Berlin’de son yıllarda yabancılara karşı bir hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük gözle görülür olmaya başladı.

MÜLTECİ MESELESİ

New York’tan Berlin’e taşınan İsrailli bir gazeteci arkadaşımla Neukölln bölgesindeki Suriyeli göçmenlerin ağırlıkla yaşadığı sokakta yürürken de konumuz buydu. Neukölln’de yol üstündeki Türkçe isimli mağazalarda çaydanlık satılıyor, McDonald’s’ta sadece Türkçe konuşuluyor. “Mevlana Enfes” isimli bir dükkân ne satar çok merak ettim, ama mesai saatlerinin dışındaydı.

Türklerin ağırlıklarının hissedildiği bu sokaklar şimdi kendi içinde bir değişim geçiriyor. Halep yemekleri, falafelciler bulmak ve Arapça dükkân isimlerine rastlamak mümkün. Bir yandan da Neukölln fena halde (Berlin’in diğer bölümleri gibi) Brooklyn olmaya çalışıyor. Kültürel çatışmanın en göze battığı sokaklardan birinden geçiyorum.

Almanya’nın gözle görünür bir mülteci meselesi var, ama asıl sıkıntı ve kaba davranışı tetikleyen onlar değil. Aksine Berlinliler gelişmiş ülkelerden gelen ve şehirlerine yerleşen Batılılardan çok şikâyetçi. Özellikle de İngilizce konuşanlardan.

Berlin’in kapılarını dünyaya açması ve sunduğu imkânlar son yıllarda pek çok teknoloji yatırımcısının iştahını kabarttı ve burayı merkez bellediler. Teknoloji firmalarında neredeyse sınırsız bütçe olduğu için de gelmeleriyle birlikte şehrin ekonomisi hareketlendi, ama aynı zamanda fiyatlar yükseldi.

DEĞİŞİME DİRENÇ

Berlinliler havalı bir şehre gelip birkaç sene yaşayıp sonra da bir başka yere gidecek geçici insanları istemiyor. Gelip hayatlarını zorlaştıracaklarından, fiyatları artırıp evlerinden edeceklerinden endişe ediyorlar. Ve direniyorlar.

Bu tipik soylulaştırma savaşında doğrusu kafam karışık. Berlin gibi yerle bir olup sonradan kurulan, dışarıdakilerin etkisiyle bugünkü ışıltısına kavuşan bir şehrin değişime direnmesi bana çağdışılık gibi geliyor. Hiçbir yerde kredi kartı geçmemesi, Uber’in önüne taş konması gibi. Kaldı ki yabancılardan şikâyet eden Berlinliler ucuza kiraladıkları evlerini gelen ziyaretçilere birkaç günde aylık kiralarını çıkartacak fiyatlara AirBnB’den kiralıyorlar. Fiyatlar yükseliyor, ama Berlin’de hiç olmadığı kadar çok ve güzel lokanta açılıyor, yeni mağazalar beliriyor, çok kültürlülük sokaklarda bile kendisini belli ediyor.

Berlinliler ucuza yaşamaya, hiç çalışmamaya, işsizlik maaşıyla geçinmeye iyi alışmıştı doğrusu. Sorunlardan biri sınırların pek anlamının kalmadığı (ama birilerinin ısrarla yine sınır örmeye çalıştığı) bir dünyada Berlin gibi şehirler değişime direnerek ne kadar ayakta olabilir?

Bu aynı zamanda bir İstanbul sorusu.

*************

GOOGLE’IN SAVAŞI

BERLİN’de yenilikçiler ile gelenekçiler arasındaki çatışmanın en net örneği eski Türk mahallesi (ve solcuların, punk’ların, sanatçıların da yaşadığı) Kreuzberg’de Google’ın başına gelenler.

Mitte’de zaten bir ofisi bulunan Google’ın da sahibi olan Alphabet, Berlin’de genişlemek için Kreuzberg’de bir kampus açma girişiminde bulundu. Belediye başkanının heyecanla açıkladığı proje başta Yeşiller Partisi olmak üzere yerel halka takıldı ve beklenmedik bir tepki topladı. Her türlü izni alınmasına, bu sene açılması beklenmesine rağmen şimdi start-up’lar için bir “kuluçka” (incubator) işlevi görecek bu kampusun kaderi yine oylanacak.

*************

İSTANBUL NASIL DÜNYA ŞEHRİ OLACAK? 

EVLERİNİ AirBnB üzerinden kiraya veren İstanbulluların bildiği gibi son birkaç yılda kente yabancı akımı neredeyse durdu. Evini sürekli Fransızlara, Almanlara kiraya veren bir arkadaşım artık hiç rezervasyon talebi alamamaktan yakınıyordu.

Gezi, ardından terör olayları, bir de Batı basınındaki Türkiye algısı yabancıların ayağını kesti İstanbul’dan.

Halbuki altı-yedi sene önce tıpkı Berlin gibi bir değişimin eşiğindeydi Türkiye. Tıpkı Berlin gibi yabancı start-up’lar İstanbul’u keşfedip burada start-up girişimlerinde buluşmaya çalışmıştı. Siyasi gelişmelerin ötesinde Youtube’un kapatılması, sosyal medyanın engellenmesi, booking. com gibi sitelerle yaşanan vergi savaşları da bu girişimci yabancı gençleri uzaklaştırdı.

KARAR VERİLMELİ

Herhangi bir soylulaştırma girişimi de zaten iç dirençle karşılaştı: Türk’ün Türk’e uyguladığı baskı yüzünden. Tophane’deki sanat galerisi baskını, Radiohead dinleyen gençlere saldırı henüz çok kültürlüğe açık olmadığımızı gösterdi.

İstanbul’un geleceğini tasarlayanların bir karar vermesi gerekiyor artık. Eski dünyanın ezberlerine hapsolup biz de yabancıları dışlayacağız, taksicilere boyun eğip Uber’e ceza keseceğiz ve biz bize mi yaşayacağız? Yoksa sınırları açıp İstanbul’u dünyanın bir çekim merkezine mi dönüştüreceğiz.

Keşke Kreuzberg’de dirençle karşılanan Google’a Türkiye kampus açsa.

Asıl ironik olan, tıpkı Almanya’daki gibi Türkiye’de de uzun yıllar değişime solcuların tıkaç olduğuydu. Orada küçük partilerin, solcuların, azınlıkların sözü geçiyor. Bizde onları hiç dinleyen yoktu, yargıda da ağırlıkları kalmadı. Ama direniş zihniyeti capcanlı.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 05:09
    Turkiyede değişim ve gelişim hep sağ partiler döneminde olmuştur krizler ve istikrarsızlık daralma ise sol partiler döneminde olmuştur araştırın okuyun
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 19:11
    berlin'de insanlar issizlik maasiyla gecinmeye alisti diye genelleme yapamazsiniz. balkanlardan toplayip getirdikleri ab vatandaslari yan gelip yatiyor. biz türkler ise tabiri caizse essek gibi calisiyoruz.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 18:51
    Istanbul’un geleceğini tasarlayanlar???
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 14:52
    Olayın solcu veya sağcı olmakla değil, bağnaz olmakla alakalı olduğu açık. Neyse ki gelecek parlak...:)))
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 07:38
    Farkettiyseniz muhafazakar parti ile özgürlükler çoğaldı,yani solun ve kemalist zihyinetin yönettiği bir ülkede,sokaklarda bu kadar rahat hareket edemezdiniz,şişlide saat 10 da travesti göremezdiniz ama şimdi herkes istediği gibi yaşıyor,ben bir muhafazakar olarak memnunmuyum ? değilim ama bu benim haddimi aşan bir olay,istanbul fetihden itibaren bir kültür şehri olmuştur,yani merak etmeyin muhafazakar parti iktidarda durduğu sürece,sokaklarda black metal dinleyen gençlerden tutunda,gaziosmanpaşada sokakta öpüşen çiftleri çok sık göreceksiniz
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 26 MPH 10°
Sağanak Yağışlı