Son Dakika
08.05.2018 - 04:05 | Güncelleme:

Öğretmenden az kullanılmış...

 

BİZİM lisedeki o matematik hocasının neden popüler olduğunu hiç anlamadım. Bütün okul arkadaşlarım onu sever, hayranlıkla bahsederlerdi. Sadece bir dönem bizim sınıfın matematik dersine girmişti ve ben özel olarak bir parıltısını görmemiştim. Kötü biri değildi, kötü bir öğretmen de. Ama özel olarak iyi bir öğretmen de değildi.

Hakkında çeşitli efsaneler oluşmuştu; aslında çok zengin olduğu, Kadıköy’de dershane açtığı, okulda sadece zevk için ders verdiği gibi... Ondan ne öğrendim, hatırlamıyorum. Matematikte hep zorlandım, ama onun dersinden geçmiştim. Demek ki özel olarak öğrencisini zorlayan biri değildi.

ORTANIN SOLU

Aklımda tek kalan, o dönem Milliyet okuru olduğuydu. Eskiden de renksiz olan bu gazeteyi neden okuduğunu sorduğumda da köşe yazarlarını söylemişti, “Özellikle Yalçın Doğan’ı okuyorum” cümlesi aklımda kalmış. Demek ki tam “ortadaydı”, hatta “ortanın solu”. Ama doğrucuydu belli ki. Tam olarak bir ideolojisi var mıydı gerçi, emin değilim.

Kadıköy’deki bir biracıda bir keresinde gördüğümüz ve uzak bir masadan bize kadeh kaldıran o muydu, yoksa bu bir şehir efsanesi miydi? Geçmişin bulanıklığı arasında çıkarmam zor. Ama o profile uygundu, yapmışsa şaşırmazdık.

İnsanların hayatını erken yaşlarında olumlu veya olumsuz yönde değiştiren öğretmenleri vardır. Bir ilkokul öğretmeninin tek bir sözü bambaşka bir dünyanın ufkunu açar. İlkokul dördüncü sınıfta böyle hayran olduğum bir İngilizce öğretmenim vardı mesela. Kendi görevini aşırı ciddiye alıp aşağılık kompleksinden insanı beden ve resim dersinden sınıfta bırakmaya çalışan bir öğretmense sanat ve spora düşman eder. Böylesine de denk geldim; şişmanladım ve çöp adam bile çizemiyorum. Bizim matematikçi ise ne hayatı değiştiren ne de karartan cinstendi.

Fizik öğretmeni Muharrem İnce de onu andırıyor bana. Aşırı aşina olduğum bir karakter gibi. Bu bir öğretmen prototipi değil, bir Türkiye profili. Ondan çok var ve hepimiz yakından tanıyoruz. Öğretmen, bankadaki müdür yardımcısı, apartmandaki komşu, annemizin bayramdan bayrama gördüğümüz ikinci kuzeni gibi çeşitli şekil ve formlarda karşımıza çıkarlar.

ANLAT ABİCİM

İşte o Türkiye’dir. Bira içer, göbek atar, tarlada çalışır, orucunu tutar ve namazını kılar. Kesin kahveye gidiyordur, maç izliyordur. Ondan fizik öğretmeni de olur, cumhurbaşkanı da. “Yapabilir miyim” diye tereddüt etmez, NASA’yı da yönetir, Devlet Tiyatroları’nı da... Sinemada biri canlandırsa kesin Şener Şen’in gençliği olurdu. Fazlasıyla “Neşeli Günler”deki Ziya değil mi?

“Muharrem Abi, anlat bakalım Trump’a nasıl postayı koydun... Muharrem Abi, anlat bakalım İkinci Dünya Savaşı’nı nasıl kazandın...”

O da anlatır... Okul aile birliği toplantılarında, berberde, göbek atmaktan gömleğinin sırılsıklam olduğu o düğünde.

Egosu tavanda olmadığından anlatırken karşısındakini ezmez de. “Bunlar hiç iş bilmiyor, halbuki şunu yapacaksın, bunu alacaksın; al işte enflasyon sıfır” diye 15 dakikalık bir tiradına herhangi biri “Haklısın abi” diye onay verse yeter.

Doğrusu, güzel de anlatır. Basit, yalın, anlaşılabilir, halk dilinde, tepeden bakmadan, süslü cümleler kullanmadan. “Simülasyon” ve “projeksiyon” yoktur lügatinde, “Esnaf kan ağlıyor” ve “Enflasyon canavarı” kıyısında yüzer kelime dağarcığı.

Sözleri karşılık da bulur, inandırıcıdır da. Eğitim seviyesinin yerlerde süründüğü bir ülkede herhangi bir üniversiteye gitmiş olması bile taşrada önünde ceket iliklenmesi için sebeptir. O meşhur aile düğününde uzaktan akrabalar “O fizik öğretmeni” diye hayranlıkla bakar ona.

Hakikaten de az kilometre yaptığı Renault Flash modeli arabasını satsa alınır; gerçekten de kaza yapmamıştır, çizik bile yoktur kaportada. Ama Renault Flash her zaman bir Renault Flash’tır.

***********

#USTALARASAYGI

YALÇIN DOĞAN DEMİŞKEN

TÜRKÇE yazı yazmanın en zor taraflarından biri zaman kipini tutturmaktır. “Yapmış” ya da “Yapmıştır” yazıda kötü duruyor, “Yaptı” deyince yazı akışını kaybedip statikleşiyor. Yalçın Doğan şimdiki zamanı gündelik yazıya uygulayan ilk köşe yazarı oldu sanırım.

Eğer ben dahil herhangi bir köşe yazısında geçmişte olan bir olayın “yapıyor, gidiyor, anlatıyor” diye şimdiki zaman kipiyle aktarıldığını görürseniz bu “Yalçın Doğan gibi yazı yazma rehberi”nin etkisidir.

*********** 

KİM BU TELEVİZYONCU KANKA?

HAKAN Şükür, ABD’ye kaçtıktan sonra ilk kez New York Times’a söyleşi verdi. Pazar günü spor ekinde yayımlanan söyleşide en ilginç taraflardan biri, sık sık Türkiye’den telefonda konuştuğu bir televizyoncu olduğu iddiası. Televizyonlardaki tartışma programlarına çıkıp yorum yaptığını anladığımız ve yazıda “television personality” diye tarif edilen Şükür’ün kankası kim acaba?

“Şükür yakın zamanda Türkiye’de televizyonlara çıkan bir arkadaşıyla konuşmuş ve ikisi de Türkiye’de işlerin iyi gitmediğinde fikir birliğine varmışlar” diyor yazıda. “Daha sonra arkadaşının bir Türk gazetesine verdiği söyleşide hükümeti övdüğünü görmüş.”

Belli ki hemen her gün konuşuyorlar, ki Şükür “Daha önceki gün onu aradım, ‘Neden böyle dedin?’ diye sordum” diyor. Kaç zamandır söylüyorum, FETÖ meselesi daha bitmedi. Kriptolar hâlâ ayıklanmadı. Hakan Şükür gerçekten doğruyu mu söylüyor, bilmiyorum ama üzerinde durulması gerekiyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 10 Mayıs 2018 Perşembe 14:17
    T A M A M
  • Misafir 09 Mayıs 2018 Çarşamba 16:54
    Kultur sanat yazilarinizi begeniyorum ama siyaset yazilarinizdaki tarafliliginizi degersiz buluyorum.
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 14:28
    Öğretmenlik mesleği insanı kısa sürede olgunlaştırır ve aynı zamanda iyi bir hatip yapar.Adalet duyguları çok güçlüdür.İnsan sevgisiyle doludurlar.Toplumun en saygın kesimini oluştururlar.Onlarla gurur duyuyoruz...
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 12:53
    Öğretmenlik kutsal bir meslektir ve tahmin edilenden çok daha zordur.Yine bir öğretmene düşmüştür görev.Yolu açık olsun...
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 12:20
    bayılıyorum analizlerine
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 10:39
    sevgili oray daha çok genç bir yazarsın. tarafsız yazmaya gayret et. dsha kalıcı olacağını garanti ederim. melih hamamcıoğlu
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 09:43
    ABD ye giden bayağı bir değişim geçiriyor, nasıl oluyor neden oluyor acaba .Bu da bir yazı konusu..
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 09:42
    :blush:
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 09:18
    Ülkeyi yönetecek olan kariyerli ekonomist , yönetici vb olsa çok teknik kalıyor diyoruz, sıradan halktan biri olduğunda yeterli değil diyoruz , ülkeyi kimlerin yönettiğine baktığımızda aslında tek gerekli olan özellik özgür zihin, cesaret ve sevgi. Dünya daha güzel bir yer olacak, taraf (fikşr sahibi) olarak birey olabileceğimiz düşğncesini terk ettiğimşzde.
  • Misafir 08 Mayıs 2018 Salı 09:08
    Muharrem İnce ile ilgili yazdıklarınız gerçekten çok ilginç. Aslında çok şey yazmak istiyorum da yazamıyorum maalesef. Ama belirtmek istediğinizi çok iyi belirtmişsiniz. Her zaman bekliyoruz herkese karşı bekliyoruz bu belirtmeleri.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 31 MPH 23°
Az Bulutlu