Son Dakika
13.02.2018 - 03:51 | Güncelleme:

Suriye savaşları

 

DEAŞ’la mücadelede gelinen noktayı düşünürken 2015’te yayımlanan ve yaklaşan fırtınayı gayet güzel tarif eden bir karikatürü hatırladım. “DEAŞ’la Mücadele Koalisyonu” başlıklı karikatürde örgütle mücadele ettiğini söyleyen devlet ve devlet dışı aktörlerin liderleri ellerinde silahlarla resmedilmişti. İlginç olan şu ki, tüm liderlerin ellerindeki silahlardan biri DEAŞ’a dönüktü ama diğer ellerdeki silahların namluları da örgütle mücadele eden diğerlerine yönelmişti...

Bu karikatür daha o günden işaret etmişti; DEAŞ’la mücadele sürecinin en kötü mirası, birbirine düşman aktörlerin, Suriye’de sorunsuz şekilde konuşlanıp bugün başlayan iç içe geçmiş savaşlara zemin hazırlamasıydı. Neticede herkesin aynı gözle baktığı bir Suriye doğdu. Tüm aktörler Suriye’yi kendilerine yönelmiş en büyük ulusal güvenlik tehditlerinin yuvalandığı, dolayısıyla kendi savaşlarını yapmaları gereken bir ülke olarak görmeye başladılar.

Tehdit listesi en uzun ülkelerden biri olan ABD, Suriye’ye 11 Eylül, İsrail’in çıkarları ve Türkiye ile İran gibi yerel aktörlerin fazla güçlenmesini veya Rusya’yla işbirliğine girmesini engelleyecek bir perspektifle bakıyor. Sahada yakınlaştığı aktörleri de bu kriterlerle uyumlu oldukları ölçüde destekliyor. SDG’nin içinde Kürtlerin yanı sıra Arap unsurların varlığına gösterilen özenin sırrı burada yatıyor.

ANKARA ABD’Yİ ZORLARKEN

Bu süreçte Ankara’yı ziyaret eden Amerikalı yetkililerin, Türk muhataplarına söyledikleri sözler elbette önemli. Ancak yetkililerin kamuoyuna yansıyan sözleriyle “Post-DEAŞ ABD stratejisinde” hemen köklü bir değişim yaşanmasını beklemenin gerçekçi bir yaklaşım olmayacağı kanaatindeyim.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun dobra açıklamaları, Ankara’nın ABD’yi köklü bir stratejik değişime zorlarken, istediğini alamaması halinde ilişkide büyük kırılmaya yol açacak hamleleri de göze aldığına işaret ediyor. Üstelik Washington’daki yetkililere de iletildiği söylenen bu senaryolar, uzun süredir Ankara kulislerinde de konuşuluyor.

Rusya’nın ve İran’ın da iki NATO müttefiki arasındaki bu sürtüşmeyi yer yer kritik hamlelerle daha da germek suretiyle muhtemelen de keyifle izlediklerini söyleyebiliriz. NATO müttefikleri arasındaki bu gerilim, Türkiye’nin Rusya ve İran’la ilişkilerini doğrudan etkileyecek. Dolayısıyla İran ve Rusya’nın bu süreçte olumsuz bir rol oynamaları gayet doğal aslında.

İsrail’in geçen hafta Şam’a yaptığı saldırılar da Suriye sorununun farklılaşan bu yüzünü tasdik eder nitelikteydi. İsrail uçakları daha önce de Şam’ı bombalamıştı. Ancak son saldırıyla birlikte işin renginin biraz değiştiği anlaşıldı. Normalde olay şöyle gelişirdi: Rusya hava savunma sistemlerini devre dışı bırakır, İsrail uçakları da sorunsuz şekilde Şam’da istedikleri yeri bombalar ve sağ salim üslerine dönerlerdi. Çoğu kez saldırının somut bir sebebi olmadığı gibi İsrail konuyla ilgili bir açıklama yapma gereği de duymazdı.

Ancak bu kez olay farklı gelişti. Suriye hava sahasına giren 8 İsrail F-16’sından biri hemen düşürüldü. Üstelik İsrail bu kez yok yere saldırmadı. Saldırılar bir İran İHA’sının İsrail hava sahasına girdikten sonra vurulmasıyla başladı. İsrail ilk kez kendi topraklarında doğrudan İran tehdidini hissetti ve yaptığı misillemenin bedelini de uçağının düşürülmesiyle ödedi. Meseleye bu yönüyle bakınca İsrail gibi tüm reflekslerini korkularına teslim etmiş bir devletin bundan sonra Suriye’de İran’la çok daha büyük bir çatışmaya girme olasılığının hiç olmadığı kadar arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Elbette ki İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları sırasında Katar’daki 10 bin askerinin olduğu hava üssünü alarma geçiren ABD’yi de bu çatışmanın dışında tutamayız.

Tüm bu gelişmeler, Astana-Soçi süreçleri sayesinde bitmeye yüz tuttuğunu sandığımız Suriye’deki savaşın her an yeni çatışmalarla daha da tehlikeli boyutlara taşınabileceğine işaret ediyor. Barış Suriye’ye de, Suriye’deki aktörlere de epey uzak görünüyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 14 Şubat 2018 Çarşamba 14:14
    Özcan Bey yazınızı biraz sadeleştirirseniz,daha kolay okuyabiliriz.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cuma 11 MPH 10°
Bulutlu