SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Hasta Siempre Comandante

12 Eylül 2016 Pazartesi, 02:14:05 Güncelleme:09:43:03
Serdar Turgut

Serdar Turgut

AMERİKA ile ilişkilerin düzelmesinden sonra Küba’da büyük değişim başlamış.

Hatta sokaklarında artık Kim Kardashian bile görülebiliyormuş.

Tabii Küba’da bir Kardashian bulunmasını sadece büyük değişim olarak tanımlamak bence imkânsız. Bu ancak analizi birkaç sakinleştirici aldıktan sonra yazan bir gazeteciye yakışır.

Bence Kardashian’ın Küba’da gözükmesi bildiğimiz anlamdaki medeniyetin çöküşü anlamına geliyor.

Çünkü kadının öyle bir etkisi var ki, ilk önce kapitalizme darbesi vurdu onun kültürünü tamamen çökertti, şimdi de galiba sıra Küba’ya geldi.

GAYRİ İHTİYARİ SEKSİ

Tabii Küba sokaklarında da seksi kıyafetlerle dolaşıyormuş.

Bunu planlı yaptığını düşünmüyorum, o ne giyerse giysin sonunda görünüm mecburen seksi oluyor. Çünkü kıyafetini hep birkaç beden küçük almakta ısrarlı. Örneğin külot giyecek değil mi, bedeni küçük seçtiğinden o külot dizinden yukarı çıkamıyor. Sutyende de öyle bir şey yaşanıyor ve sutyen de kafasından aşağıya inemiyor ve sonunda gayri ihtiyari seksi denilebilecek bir görünüm ortaya çıkıveriyor.

 Umarım Kardashian şu anda ne kadar şanslı (ya da bakış açısına göre şanssız) olduğunu görebiliyordur.

CASTRO ONU KAÇIRMAZDI

Eğer Fidel Castro, biraz daha genç olsaydı, Kim sokağa adımını atar atmaz 4 devrimci, onu saraya Fidel’in yanına götürür ve Kardashian dönüş tarihine kadar o saraydan dışarıya adımını katiyen atamazdı. Hatta belki de dönüş tarihini bile ertelerdi.

 Anlayacağınız Fidel genç olsaydı Kim şu anda kendini güvende hissettiği Küba’da, Bill Clinton’un başkanlığı döneminde başkanın özel sekreteri olsaydı ne kadar güvende olacaksa ancak o kadar güvende olabilecekti.

90 YAŞI SİZ BANA SORUN

Şimdi biliyorum ki Kardashian hiçbir şeyin olmayacağını düşünüyor; Fidel’in 90 yaşında olduğu fikriyle rahatlıyor.

Ona tavsiyem, bu görüşünün ne kadar yanlış ve hatta fatal olabileceğini görmesi için babamın yaşadığı Ankara’ya gidip bir süre inceleme yapmasıdır.

Babam 90 yaşına gelmiş bir insanın, açıklanacak tüm evrim kurallarının antitezi olarak var olabileceğinin ispatı gibidir. Aldığım son habere göre Tunalıhilmi üzerindeki bir kafede açık havada güzel bir kadınla sarılmış halde şarkı söylerken görülmüş.

Ben 60 yaşındayım şarkı söylemek fikri bile bana yorucu geliyor, o benden 30 yaş daha büyük ve sokaklarda sarmaş dolaş şarkılar söyleyebiliyor.

YAVAŞLIK

Babam tüm enerjisini kadınlara saklamak için hayatın genelinde yavaş hareket eder.

Öyle yavaş yürür ki bir defasında parkın içinden geçerken ve kendince hızlı yürürken bir köpek onu duran bir direk sanıp yanına gelip ayağını kaldırdı ve üstüne çişini yaptı. Bu adam bir süre sonra karşıdan karşıya geçerken ilerde seksi bir kadın görünce bir süpermen hızıyla kadının yanına geçiverdi.

Bunun bir tür hastalık olduğunu ve tedavisinin de imkânsız olduğunu düşünüyorum. Aynı hastalığın Fidel’de de olduğundan eminim.

Onun için bence Kardashian için tehlike hâlâ daha var Küba’da. Oradan gelecek haberleri heyecanla bekliyorum.

O HABER INŞALLAH DOĞRU DEĞILDIR!

GEÇENLERDE bir Türk bilim insanının bipolar hastalığına yol açan geni bulduğunu ve bunun da bu rahatsızlığın tedavisine yol açacağını anlatan bir haber çıktı.

Ben bunu okurken dehşet, evet resmen dehşet içinde kaldım.

Eğer bu hastalığın tedavisine bu şekilde başlanırsa inanılmaz derecede mutsuz bir ülke haline geleceğiz ve evet, bugünkünden bile daha fazla mutsuz olacağız. Genelde toplum bipolar. Toplumsal ve sosyal bipolarizm var. Bizler de buna uyum sağlamış ve kendi bireysel bipolar dünyamızı toplumla tamamen uyumlu tutup, yaşayıp gidiyoruz.

 Toplum böyle kalacaksa ki kalması ihtimali son derece büyük, normalleşebileceğine dair tek bir işaret bile yok. Eğer bizler bireysel düzeyde normalleşirsek bu duruma uyum sağlayabilmemizin imkânı yok.

 Biz bipolar hallerimizle bipolar toplumumuzla tamamen uyum halindeyiz. Bize kimse dokunmasın, bizle kimse oynamasın.

EN AZINDAN ŞÖYLE BİR ŞEY YAPABİLİR MİYİZ?

MALUM gözaltılar, tutuklamalar sürüyor. Meslektaşlarımız da bu furyadan nasibini alıyor.

Bir şey dikkatimi çekti ve bu beni çok rahatsız ediyor. Sizi bilmiyorum ama ben adliyede adi suçtan hüküm giymiş bir yabancı görsem bile üzülürüm ve “Allah kurtarsın” derim. Görüyorum ki bazı meslektaşlarda böylesine duyarlılıklar yok.

Eğer eskiden sevmedikleri, kızgınlıkları bulunan bir gazeteci gözaltına alınmışsa, o gün bile kendilerini tutamıyor ve zaten o anda bin bir işle uğraşmakta olan hakkında birçok laf edebiliyorlar. Ben diyorum ki acaba bu tür hesaplaşmalar o gazeteci aklanıp içerden çıkana kadar ertelenemez mi?

Bizler bir meslek adabı olarak bunu ilke haline getiremez miyiz? Bu son derece basit, ama mutlaka olması gereken bir davranış adabı.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN