Son Dakika
18.02.2018 - 03:56 | Güncelleme:

Büyük kriz ertelendi

 

TILLERSON ile yapılan görüşmelerden sonra Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun dediği gibi içine girilen yeni süreç belki sahiden de topu taca atma anlamına gelmiyor olabilir, ama iki taraf da karşı tarafa hücum etmek yerine topu kendi sahalarında çevirerek maçı uzatmaya başladı. Bu aşamada top hâkimiyetinin ABD’de olduğu söylenebilir; çünkü asıl onlar kendi sahalarında top çevirme taktiğini kullanıyorlar. ABD maçta topu çeviriyor, ama oyuna yönelik esaslı bir taktiği de olduğu söylenemez.

Özetle, Washington’daki yaygın kanı, üst düzey temaslardan sonra uçurumun ucundan dönülen büyük krizin sadece ertelendiği yönünde.

Şurası net: İki taraf da ilişkiyi koparma niyetinde değil. Buradaki kaynaklar, koparma arzusunun Washington’da hiç olmadığını, Türkiye’den sürekli gerginliği tırmandırıcı mesajlara rağmen konuşmaya devam kararının çıkmasının büyük bir diplomatik başarı olarak görülmesi gerektiğini söylüyorlar.

TECRÜBEM ‘BEKLE’ DEDİ

Bazı dikkatli okuyucular, dün yazı yazmadığımı fark etmiş olmalı. Mesleki tecrübem, yaşım, her şeyimin iç sesi bana “Acele etme, biraz bekle” demişti. Bu yüzden ekrandan da bir şey söylemedim, yazı da yazmadım. Bu şehir, böylesine hassas ulusal güvenlik konularında yabancı gazeteciye karşı son derece acımasız olabiliyor.

İlgilendiğiniz konu hakkında konuşan her insanın derinden çıkarları olabiliyor. Eğer size ulaşan bilgiyi dikkatle süzüp gerçeği bulmak için yeterli deneyiminiz yoksa istemeden yanlış yapma ihtimaliniz büyük.

Bu Washington’da genelde böyle. Hele siz bir de ulusal güvenlik konularında duygusallığın zirve yaptığı, üstelik sınır ötesi askeri operasyon yapan bir ülkenin merkez, yani dengeli haber veren medyasının bir temsilcisi iseniz üzerinizdeki yük daha da artabiliyor.

Önceki gün olduğu gibi heyecanlı anlarda temkinli davranmak zorunluluk olabiliyor. Bu yüzden konuşma metinlerinin, raporların Washington’a gelip yönetimin birimleri arasında diyalog ortamı oluşmadan konu hakkında yazmak istemedim. Türk-ABD ilişkisinin şu andaki Washington’dan görünümü aşağıdaki gibidir.

WASHINGTON’DAKİ YORUM

- Yönetim, görüşme öncesi Türkiye’de tırmandırılan Amerika aleyhine gerginliği bilinçli bir taktik olarak görüyor. Hatta “Münbiç’e geliriz” sözünü bu sürecin bir blöfü olarak yorumluyor. Yönetim için önemli olan, bu taktiği anlamakla birlikte tehditlerde belli bir eşiğin aşılmamasıydı. Çünkü o eşik aşıldığı takdirde iki ülke arası ilişkinin onarılamayacak kadar bozulmasından korkuluyordu. Bu nedenle karşı blöfler ortaya sürüldü ve sahadaki generallerin “Gerekirse savaşırız” diye açıklama yapmaları için yönetim tarafından karar alındı.

- Amerika, global güç rekabeti koşulları nedeniyle Türkiye’nin Rusya’yla yakınlaşması ihtimalinden çok rahatsız. Bunun için gerginliğin tırmanmasına bir an önce son vermek istiyordu. Son görüşmede de bunun sağlandığını düşünüyor. Washington ne olursa olsun iki ülke arasında konuşma kapısının açık tutulması gerektiğini söylüyordu. İki ülke arasında krize yönelik çözüm için mekanizmalar oluşturulabileceği söyleniyor.

- Washington’daki görüşmelere hazırlık toplantılarında, “Biz Afrin konusunu hiç açmayalım” fikri de ortaya atıldı. Çünkü yönetim, Afrin konusunun Rusya’yla görüşüldüğünü, Türkiye’nin de operasyonun kapsamı konusunda zaten Rusya’yla konuştuğunu düşünüyor. Konuyu kapsamlı açmasa da Tillerson’un elinde Afrin için güvenlikli bir sınır bandı oluşturulması projesi vardı.

MÜNBİÇ KONUSU

- Washington, Türkiye’nin Münbiç’e yürümesine sıra gelmeden sorunun dondurulabileceğini düşünüyordu. Onlara göre bu yapıldı da. Türkiye’ye orta vadede Münbiç için bazı güvenceler verilerek ABD’nin Fırat’ın doğusunda daha rahat olmasının sağlanacağı düşünülüyor. Münbiç’te YPG güçlerinin süreç içinde Fırat’ın doğusuna çekilmesi düşünülüyor. Burada Washington açısından önem olan, bu çekilme yapılırken Münbiç’in güvende tutulması. Bunu da Türkiye’yle müşterek askeri tedbirler alarak yapmayı planlıyorlar.

Amerika’nın Fırat’ın doğusuyla ilgili fazla tutarlı bir stratejisi de henüz yok. Bunun Türkiye’yle yapılacak müzakere sürecinde oluşmaya başlayacağını düşünüyorlar. Yani nasıl bir stratejinin oluşacağı biraz da Türkiye’nin koyacağı tavra bağlı olacak.

- KUZEY IRAK MODELİ

Fırat’ın doğusuyla ilgili Amerika’nın üzerinde düşündüğü iki ayrı plan var.

1- YPG’yi İsrail’in de istediği gibi tamamen İran’a bağlı milislerle uzun vadeli çatışmaya girecek bir güç olarak konumlandırma. Bu YPG’nin, PKK içindeki İran yanlılarından ayrışmasını da içeren karmaşık ve zor bir süreç. Yönetim bunun Türkiye’yle ileride çok daha büyük sorunlar çıkaracağını düşünüyor.

2- Washington’da bir süredir telaffuz edilen Kuzey Irak modeli var. Buradaki birimler, Kuzey Irak’ta Kürt özerk bölgesi oluşurken Türkiye’nin başta buna tavır aldığını, ama sonra çalışmaya başlayınca onları kendisine bağladığını, ekonomik- politik çıkarlar elde ettiğini söyleyip bunun Kuzey Suriye’de de olabileceğini vurguluyorlar. Washington bunun olabilmesi için YPG üzerindeki gücünü kullanarak onu PKK’dan ayrıştırmak için de çalışacak. Aynı zamanda Türkiye’nin ulusal güvenliğine dair bazı güvence mekanizmaları da oluşturulacak. Bu formülün Rusya tarafından da kabul edileceği düşünülüyor. Çünkü Kuzey Irak modeli, Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozan bir gelişme değil.

- YAPTIRIMLAR

Görüşme masasına oturduğunda Tillerson’un çantasında gerektiğinde kullanması için Türkiye’ye yönelik bazı yaptırımlar da bulunuyordu. Konuşmanın tonu gereği buna gerek duyulmadı, sadece Kongre’nin bu konuda talepleri olduğu söylenip bir ima yapıldı. Ancak aynı gün Ankara’ya gelen ABD Dışişleri Bakanlığı Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Wess Mitchell’in, başkentte yaptığı temaslarda bu konuyu Türk mevkidaşlarına anlattığı söyleniyor.

Sonuç olarak, evet büyük bir kriz şimdilik aşılmış gibi görünüyor, ama bu yeni süreç eğer iyi yönetilmezse ileride daha büyük krizlerin nüvelerini de barındırıyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 09:59
    Bir siyasi parti kurulduginda Abd ye gider ordan icazet alor oyle basbakan olirdu. Simdi ise artik bizimkiler Yeni Turkce ile amerikalilarla konismaya basladi. Bunu gormek guzel. Dilerim ekonomi ve pahalilik a da bor cozum bulunur.
  • Misafir 23 Şubat 2018 Cuma 12:18
    Sayın Erdoğan kabul ederek görüşme yapması büyük hata,abd zaman kazandıgını sanıyor oysa başlarına geleceği hayal bile edemiyor kurnaz abd'liler...!!!
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 20:11
    Serdar bey bende tam dicektimki, ordaki devlet yetkililerinin aracıları tarafından, belediye hoparlörü olarak kullanıldığınızın ne kadar farkındasınız. Sizi, bize iletmek istedikleri haberleri iletesiniz diye kullandıklarının farkında olduğunuzu bu yazınızın bi kaç cümlesi ile fark ettim. Süpersiniz.
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 13:28
    Yaptırım ysapyırım yaptırım diyorsunuz.Ya biraz kafayı kullanın Rusya,Türkiye,İİran,Türk Devletler topluluğu,Pakistan buna Asya ülkelerini eklemiyoruz 750 Milyonluk kendi içinde bir pazar kendi kendine yeter.Yapacakları yeş şey "$" ları kullanmamak Altın yada karşılıklı milii paralar.ABD istediği kadar yaptırım uygulasın Asya ülkeleri de bu para politasına uyarsa ABD'nin karşılıksız bastığı "$" kağıt olur.Ha savaşmı açar Savaştan kaçmak dinimize göre Ağır günahları 1.sırasında dır.
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 12:51
    ABD'de dış politikayı Tillerson değil Pentagon belirliyor. Tillerson iyi polis rolünde. Adamların nyeti belli, bütçe bile oluşturuldu. Bütün planları Türkiyenin ses etmyeceği üzerine kurulu. Türkiye kararlı ilerlerse elleri kolları bağlanor.
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 12:49
    abd nin suriye de tam olarak istediği net olarak çatışma ortamının hiç ara vermeden devam etmesi dir gerekirse ilerleyen zamanlarda çok çok sonra ruslarla iş birliğine gidecek bunu bilmeyen salak. çatışmazlık ortamı abd nin işine gelmiyor.
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 12:04
    suriye de abd ile beraber hareket etmek istememize rağmen şartlar gereği edemedik hala beraber hareket edemeyeceğimizi iyi anladık bun dan sonra da edemeyeceğiz eeee geriye ne kalıyor abd yaptırımlarının türkiye üzerinde hiç olumlu etkisi olmaz ters etki yapar bunu abd iyi biliyor
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 10:22
    Bu görüşmeden Türkiye istediğini almıştır bence. Burada ABD ile süreci ertelemek, Afrin operasyonu sürecinin devam ettiği dikkate alındığında; ABD'yi devamlı Münbiç meselesinde köşeye sıkıştırarak bugüne kadar Afrin meselesinden uzak tumuştur. ABD ile arayı bozmadan bu arada süreci uzatıp Afrin operasyonunu bitirirse Münbiç meselesinde ABD ye karşı eli daha da güçlenecektir.
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 10:21
    ABD'liler Türkiye'nin Münbiç'e ilişkin niyet beyanlarını eğer "blöf" olarak algılıyorlarsa, ABD'de gerçekten de analiz kabiliyetinin ve devlet aklının artık işlerliğini kaybettiğini düşünebiliriz. Son görüşmeler sonucunda (ki bu görüşmeler ABD tarafının talebi üzerine gerçekleşti) Türkiye, Afrin operasyonu için istediği şekilde zaman kazanmış ve Menbiç için zemini sağlamlaştırmış oldu. Türkiye hiçbir konuda ABD'nin pozisyonuna yaklaşmadı. John Elliot'un o pek nefret ettiği "bakarız" yaklaşımıyla zaman kazandı. Bununla birlikte Türk askeri Menbiç'e, Afrin'den önce, savaşmadan bile girebilir. Türkiye, benim hatırlayabildiğim kadarıyla dış politikada en usta dönemini sergiliyor son 1 yıldır. ABD'nin anlaması gereken husus şudur: Türk HALKI (sadece hükümet değil), ulusal çıkarları savunmak için ABD ile bir savaşı göze aldı ve hatta bunu kaçınılmaz bir gereklilik olarak görüyor. ABD'nin Türkiye ile ilgili gerçeklerden ve sahadaki durumu anlamaktan ne denli uzak olduğu düşünüldüğünde bu çatışma kaçınılmaz olarak gerçekleşecek ve Türkler, çağ kapatıp çağ açan millet olma özelliğini bir defa daha kayda geçirecektir. Yaşar görürüz.
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 09:22
    Türkiye ninde elinde çok büyük Kozlar Olduğunu Bilmende Fayda Var,Amerika da Sıkışmış Durumda.Özgor Adam
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 25 MPH 24°
Bulutlu