Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HAYATTAKİ davranışlarımın sonuçlarında neden-sonuç bağlantılarını hiç düşünemem, içgüdülerimi kontrol edemem, sosyal ve seksüel davranışlarımda korkunç tuhaflıklar olmasına, çok sevdiğim bir doktor arkadaşım sayesinde teşhis koydum.

        Çok sevdiğim doktor arkadaşımda da “frontal lob disfonksiyonu” varmış. Bu teşhisi ona psikiyatr olan karısı koydu. Sosyal hayatında adam bana benzemesine rağmen evliliğinde mutlu; çünkü karısı onu aslında üzerinde deney yapılacak bir vaka olarak görüyor. Arkadaşım farkında değil ama kendisi bir koca değil sadece bir hasta.

        Bu yüzden karısı onun tüm hatalarını, tuhaflıklarını, saçmalamalarını kısa sürede unutup geçebiliyor.

        BU HASTALIĞI HER EVLİ ERKEĞE TAVSİYE EDİYORUM

        Bir erkeğin kendisinin frontal lob disfonksiyonu hastası olduğuna karısını ikna edebilmesi, bir erkeğin bu hayatta yaşayabileceği bir cennet olmalı.

        Arkadaşımın tüm semptomları sadece garip biçimde ameliyat yaparken kayboluyor. Hayatının geri kalan bölümünde maksimum disfonksiyonel. Hastalarını tedavi ettikten sonra direkt akıl hastanesine konsa kimse itiraz etmez ve şaşırmaz.

        Onun semptomları iş hayatında tamamen kaybolurken benimkilerse sadece iş hayatımda, yani yazı yazarken ortaya çıkıyor. Yazdığım yazının sonuçlarının nerelere varabileceğini katiyen düşünemiyorum.

        Ama diyelim ki evlilik dışı cinsel ilişki yaşama potansiyelli bir durum var. İşte o aşamada, “Keşke semptomlarım beni tamamen teslim alsa da Rana’yı frontal lob disfonksiyonu nedeniyle o kadınla yattığıma ikna edebilsem ne güzel olacak” diye hayal kurarken gerçeklik kontrol sistemim beni teslim alıyor.

        Arkadaşımın ameliyat yaparken kaybolan semptomları benim asıl ihtiyacım olduğu anda kaybolabiliyor maalesef.

        FRONTAL LOBUM NEREDE?

        Bu durumda hayatta istediklerimi yapmam halinde Rana’yla aramda şu diyaloğun geçmesi büyük ihtimal:

        Rana: Eee sevgili Serdar. Sevgilinle birlikte mutlu bir gelecek planlıyor musunuz?

        Ben: Ama bende frontal lob disfonksiyonu var.

        (Uzun sessizlik ve sonunda bir haykırma sesi.)

        Diyaloğumuz burada bitiyor ve ben gözümü hastanede açıyorum. Bir de bakıyorum ki kafamın şekli değişmiş, nedense alnımda büyük bir göçük var. Uzay Yolu dizisindeki gibi uzak bir gezegendeki tuhaf yaratıklara benzemişim. Bu göçükten önce de pek güzel olduğum söylenemez tabii ki ama o durumda en azından dünyaya yakın bir gezegenden olma ihtimalim vardı, şimdiki görüntü itibarıyla gerçekten de kara deliğe yakın bir gezegenden çıkıp gelmiş gibi olmuşum.

        YAŞASIN, HASTANEDEN ÇIKAMAYACAĞIM

        Eskiden beynimin ön bölümünde bulunan frontal lob, aldığı güçlü darbe nedeniyle artık kalıcı biçimde arka bölümüne gelmiş ve doktorlar frontal lobu olmayan bir insanın bu hayatta neler yapabileceğine pek emin olamadıkları için beni uzun süre hastanede tutacaklar.

        Aslında uzun süre hastanede kalma fikri bana çok kötü gelmiyordu; çünkü bunun alternatifi evde Rana’yla yeni diyaloglara girmeye zorunlu kalmamdı. Frontal lobum da artık kalmadığından olmayan bir şeyin disfonksiyonuna dayalı bir yalana sığınmam da zor gibiydi.

        SADECE HASTA OLDUĞUM İÇİN GALİBA YAZMAK ZORUNDAYIM

        Tüm bunları galiba şunu iyi anlayın diye yazmış olmalıyım: Bir süre önce Washington’dayken Türkiye’de bulunduğum sürece Washington yazıları yazmamaya ve yıllık izin gibi görülmesi gereken bu kısa arada özlediğim mizah yazıları yazmaya karar vermiştim. Ama galiba olamayacak. Frontal lob disfonksiyonumun sonuçlarından birini daha yaşamaktayım. Tüm kanallarda Suriye’de şu oluyor, Amerika bunu yapıyor diye tartışılırken kendimi daha fazla tutabilmem galiba mümkün olamayacak.

        Gayet tabii ki dediklerinin çözümlenmesi sadece yüz yüze konuşulduğunda mümkün olan insanlarla konuşmam şu an mümkün değil. Onlar Skype da yapmıyorlar; çünkü NSA’nın (National Security Agency) bunları da dinleyebildiğini biliyorlar.

        Ama buna rağmen bazı şeyleri arada bir yazmam ve her gece tartışma programlarını izlerken dilimin ucuna geleni bastırmaktan helak olmaktan kurtulmak için arada bir Washington yazmak zorunda kalacağım gibi görünüyor. Yani yine sonucunu düşünmeden bir karar almışım. Hasta olduğum için beni mazur görün.

        Diğer Yazılar