Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SON yılların modası, sözleşme dondurmak... İlk kez Ortega ile duymuştuk. Ardından Appiah, sonra Delgado... Sonrası zaten çorap söküğü gibi... İlk kez Fenerbahçe sözleşme dondurmuştu, şimdi bu konuda Beşiktaş açık ara önde... Yapanlar maharet yarışında!

        Bir de diğer açıdan bakalım olaya; Fenerbahçe FİFA’da görüşülen davalarda avantaj elde etmek için bu yola başvurmuştu. Peki ya Beşiktaş? Beşiktaş’ta amaç farklı. Amaç bitmeyen yabancı transferinde yeni kontenjanlar açmak!.. Büyük kulüplerimizin yöneticilerinin ağzında bitmeyen bir söylem; “Bizde transfer bitmez”. Gerçekten büyük kulüplerimizde özellikle de Beşiktaş’ta transfer gerçekten bitmiyor. Tam bitti derken bir sözleşme daha donduruluyor. Gelsin yeni bir yabancı daha. Herkes memnun. Taraftar memnun, yönetim memnun, hoca memnun, medya memnun!... Günün sonunda yabancı sayısı 6+2+2 yani 10’ken, Beşiktaş’ta ücreti ödenen yabancı sayısı 15’i bulabiliyor. Yabancı oyuncu kotasını açmak için bonservisi alınan futbolcuların hiçbir ücret alınmaksızın serbest bırakılması cabası. Kulüplerin gelirleri bu dönemde katlanarak artmadığına göre bu sistemi çevirecek ek gelirler için bir çözüm yolu bulmak lazım. Sayın Demirören de bu konudaki “kaynak” çözümünü Kulüpler Birliği ve TFF’nin, Meclis Araştırma Komisyonu ile yaptığı ortak toplantıda açıklıyor; yeni bir vergi barışı ve mevcut vergi oranlarının indirilmesi (!) Dondum kaldım vallahi.

        Schuster’i kim durduracak?

        Bernd Schuster... Takımı Buca karşısında adeta şov yapıyor . Dakikalar 82’yi gösterdiğinde, futbolcularının rakip ağlara bıraktığı gol sayısı 5 olmuş. O dakikada Hilbert’e çıkan bir sarı kartla Alman hoca çileden çıkıyor. Kulübeden orta saha çizgisine adeta Usain Bolt gibi fırlıyor! 4. hakem İlker Coşkun iki metreden hocaya zar-zor yetişiyor. Verdiği görüntü, tutmasalar sahaya girip orta hakem Yunus Yıldırım’a dalacak. O derece öfkeli. Öfkesi de, tartışmasız doğru çıkan bir sarı karta. O da ne! Shuster kendisini sakin olmaya devam eden 4. hakemin sol koluna sert bir şekilde vurup elini aşağıya indirmesini istiyor. Genç hakem şaşkın. Yunus Yıldırım’a kulaklıktan gereğini yapması için sesleniyor ama ne mümkün. Yunus Yıldırım da “es” geçiyor.

        Peki tüm bunlar neden oluyor?

        O Bernd Schuster’in, ligin ilk yarısında oynanan G.Saray-Beşiktaş maçında aynı muameleyi gösterdiği 4. hakem Tolga Özkalfa’ya; yine Beşiktaş-Bursa maçında aynı muameleyi çektiği 4. hakem Volkan Bayarslan’a karşı yaptığı benzer işkenceleri yanında kâr kaldığı için... Bu yüzden, o güvenle (!) aynı muamm eleyi Bucaspor maçında da tekrarla yabiliyor... Ne diyelim , darısı kendi evlatlarımızın başına!

        Dimyat’a giderken...

        Federasyon başkanımız Sayın Mahmut Özgener her fırsatta tekrarlayan tribün olaylarının önüne ancak çıkarılacak yeni bir yasa ile geçilebileceğini tekrarladı. Ardından o TFF Yunus Egemenoğlu başkanlığında ciddi bir yasa çalışmasına imza attı. Ve sonrasında geçtiğimiz ay yapılan bu hazırlıklar kamuoyu ile paylaşıldı. Beşiktaş ve Bursaspor taraftarları arasında çıkan olaylar ile G.Saray ve F.Bahçe U-17 maçında yaşananlar, TFF’nin çalışmasının Bakanlar Kurulu’nda hiçbir değişikliğe uğramadan Meclis’e sevkine yetti de arttı bile. Şimdi herkesin dilinde aynı nakarat: “Yasa çıkınca tribün olayları son bulacak”.

        Haa, bunu koro halinde söyleyenlere sorsanız “İçinizde yasayı inceleyen var mı?” diye. Alacağınız cevap muhtemeldir ki “hayır” olacaktır. İlk kez bu köşede yeni yasada muğlak ifadeler bulunduğunu, “rencide etmek” şeklinde isimlendirilen bir kavram ve bu kavram etrafında düzenlenen ceza ve tedbir uygulamalarının çok baş ağrıtacağını yazmıştım. Ardından 1-2 meslektaşımız da aynı konuya değindi. Bunun dışında çıt çıkmadı. Taa ki geçen hafta Şekip Mosturoğlu’nun katıldığı bir panelde bu konuda çok çarpıcı ve net hukuki açıklamalar yapana, yasa ile ilgili endişelerini açıklayana dek.

        Açıklamalardan anlaşılan, yasanın haddinden fazla sert yaptırımlar öngördüğüydü. Bu panelden ortaya çıkan bir başka önemli nokta ise yasa çalışmasının TFF tarafından sporun tüm kesimleri ile paylaşılmadığı, onların görüşlerinin alınmadan taslağın hazırlandığıydı. Bir yandan Mahmut Özgener’in süreci hızlandırma çabaları, öte yandan tasarıdan kaynaklanan haklı endişeler... Bakalım sonu nereye varacak. Dileyelim, Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olmayalım. Tribünleri düzelteceğiz derken, düzgün seyirciler tribünlerden kaçmasın.

        Diğer Yazılar