Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Para Yunanistan Osmanlı IMF - Makro Ekonomi Haberleri

        Osmanlı’dan kalan bazı kurum borçları 2000’li yıllara kadar sarkarken troyka kapısında bekletilen Yunanistan’ın 500 milyar doları aşan borcunun geri ödenmesinin en iyi ihtimalle 50 yıl sürmesi bekleniyor. Düyun-u Umumiye’ye borçlu Osmanlı’nın ülkelere olan son tahvil ödemesi 1954’te, kişilere ödemesi ise 1989’da yapıldı

        Yunanistan ile troyka (AB Merkez Bankası, Uluslararası Para Fonu IMF ve AB Komisyonu) arasında devam eden 130 milyar Euro’luk borç müzakereleri karşılıklı restleşmelerle sürüyor. Daha önce troyka temelli krediler karşılığında kendinden istenen reform adımlarını atmayan Atina, ikinci tur kredi taleplerinin gündeme geldiği şu günlerde özellikle AB tarafından yoğun baskı altında tutuluyor. Ağır kemer sıkma taleplerinin Yunan parlamentosu tarafından onaylanmasının ardından sürekli yeni isteklerle gelen troyka, Atina’ya yapacağı kredi ödemelerini geri alacağından emin olmak istiyor. Bunun için ülkenin kamu maliyesi, IMF ve AB kurumlarınca denetime alınırken Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ülke gelirlerinin devlet bütçesi harici özel bir fonda toplanmasını ve bu fonun da troyka tarafından denetlenebilmesini talep etti. Avrupalılar bir adım daha ileri giderek Atina’dan, Osmanlı döneminde borçların ödenmesini denetleyen ve yabancıların kontrolünde bulunan Düyun-u Umumiye’ye benzeri bir yapı kurmalarını da istedi.

        MALİYE YABANCILARDA

        1881’de II. Abdülhamid döneminde kurulan Düyun-u Umumiye, Osmanlı maliyesinin tamamen yabancıların eline geçmesi anlamına geliyordu. Kuruluş İngiltere, Hollanda, Fransa, İtalya, Almanya, Osmanlı Devleti ve diğer alacaklıların yer aldığı yedi üyeli bir meclis tarafından yönetiliyordu. Ancak Osmanlı’dan alacaklılar arasında en kıdemli olan İngiltere ve Fransa kurumun yönetiminde kontrolü ellerinde tuttu. İmparatorluğun tüm finansal trafiğini kontrol eden Düyun-u Umumiye devlet içinde devlet olarak, varlığını Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar sürdürdü. İmparatorluğun kullandığı borçların tamamının ödenmesi ise 1954 yılına kadar sürdü. Şahısların ellerinde tuttuğu son Osmanlı borcu ise 1989 yılında Turgut Özal döneminde ödendi. 1989 yılında ödenen son Osmanlı tahvilinin vadesi 100 yıldı. Tahvil 1899 yılında çıkarılmıştı. Avrupa’da işlem gören tahviller Osmanlı'da genellikle 100 yıllık çıkarılıyordu. Tahvillere teminat olarak ise genellikle eyalet gelirleri garanti olarak gösteriliyordu.

        OSMANLI 2 KEZ SAÇ TIRAŞI OLDU, YÜZDE 50.4 VE YÜZDE 56

        Osmanlı devleti aldığı borçları ödeyemez duruma düşünce 1881 yılında Duyun-u Umumiye kuruldu ve o tarihte bugün Yunanistan'ın yaşadığı ve piyasalarda 'hair cut' (saç tıraşı) diye adlandırılan borç silme operasyonu yapıldı. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdettin Engin'in verdiği bilgiye göre, 1881 ve 1903 yıllarında olmak üzere Osmanlı Devlet'inde iki defa 'saç tıraşı' yani borç silme olayı gerçekleşti. Şöyle ki, 1881 yılında Düyun-u Umumiye'nin kurulmasıyla birlikte Osmanlı Devleti'nin borçlarının yarısı yani yüzde 50.4'ü alacaklı devletler tarafından siliniyor. Yapılan bu 'saç tıraşı' ile birlikte Osmanlı Devleti'nin borcu 252 milyon liradan 125 milyon liraya indiriliyor. Ancak yapılan bu borç silmeye rağmen sadece faizin faizini ödeyebilen ve borç anaparasını ödemeye bir türlü yaklaşamayan Osmanlı Devleti, 1903 yılında ikinci bir 'saç tıraşı' oluyor. Alacaklı devletlerle yapılan görüşmeler sonrasında o dönemde 73 milyon lira civarında bulunan borçların yüzde 56'sı siliniyor ve Osmanlı Devleti'nin borcu 32 milyon liraya iniyor.

        DÜYUN-U UMUMİYE BİNASI 1933'TE LİSE OLDU

        Düyun-u Umumiye binası Osmanlı İmparatorluğu’nu sömürge haline getiren borçların ödeme planının yapıldığı ve koordine edildiği merkez olarak uzun yıllar önemini korudu. Bina 1933’ten itibaren ise İstanbul Erkek Lisesi olarak kullanılıyor.

        ALMAN VE FRANSIZ BANKALAR, NAKİT KARŞILIĞI MADEN ALDI

        Osmanlı İmparatorluğu ilk dış borçlanmasını 1854’te Kırım Savaşı sırasında gerçekleştirdi. Çığ gibi artan savaş maliyetlerini karşılayabilmek için alınan bu ilk kredi daha sonra alışkanlık haline gelecek bir dizi kredi anlaşmasına yönelik ilk adım oldu. Savaş sonrası ülke maliyesinde düzelme olmayınca 1874’e kadar geçen sürede toplam 15 farklı kredi anlaşması yapıldı. Bu dönemde Osmanlı 239 milyon lira borçlanırken kasasına giren gelirler 127 milyon lira ile sınırlı kaldı. 1875’e gelindiğinde yayımlanan bir kararnameyle Osmanlı Devleti bu borç taksitinin ancak yarısını nakit olarak, kalan kısmını da yüzde 5 faizli bonoyla ödeyeceğini ilan etti ancak bunu da başaramadı. 1877-78’de patlak veren Osmanlı-Rus Savaşı ise finansal felaketi hızlandırdı. O dönemde borçlarını çevirmekte zorlanan Osmanlı, Avrupalı bankalarla borç yapılandırması için görüşmelerde bulundu. Özellikle Alman ve Fransız bankaları Osmanlı’ya destek olmak için nakit karşılığında maden ve toprak işletmeciliği istedi ve aldı.

        YUNANİSTAN'IN YOLUNDAN OSMANLI GEÇMİŞTİ

        1-Osmanlı İmparatorluğU, 1854-1875 döneminde aldığı kredileri olumlu olarak kullanamadı.

        Yunanistan, AB’ye girdiği 1981 yılından bu yana aldığı yaklaşık 500 milyar dolarlık kredileri çarçur etti.

        2-Osmanlı 1875’te Galata bankerlerinden aldığı kredileri geri ödeyemeyeceğini duyurdu.

        Hedge fonların Yunanistan’ın temerrüde düşeceğine yönelik bahisler Atina’yı sıkıştırmaya başladı.

        3-Osmanlı çığ gibi artan borçlarını çevirebilmek için iki defa borç silme (hair cut) kararı aldı.

        Yunanistan, mevcut borçlarının bir kısmını silmek için (hair cut) yatırımcılarla müzakere ediyor.

        * 1881’de Düyun-u Umumiye (DU) kuruldu.

        Fransa, DU benzeri bir yapının kurulması için Atina’ya başvurdu.

        GAZETE HABERTÜRK / MAHMUT SANCAK