Seferberliğe kriz darbesi!
TSPAKB Başkanı Atilla Köksal, İMKB dünya borsaları standartlarında olursa sektörel olarak bunun olumlu karşılanacağını fakat bu sürecin uzamasıyla geçmişin tekrarlanacağını belirtti
Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) Başkanı Atilla Köksal, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) yönetimindeki değişiklikle ilgili, ''Eğer çok hızlı şirketleşme olur ve ardından da İMKB, dünya borsaları standartlarında çalışırsa, sektör olarak bunu olumlu görürüz. Ama bu proses uzarsa, 2-3 yıl sürerse de, geçmişten çok farkı olmaz'' dedi.
Gelecek yıl ilk yarıda, küçük veya büyük, fazla halk arz olmayacağını gördüklerini, halka arza çıkanların da büyük ihtimalle hayal kırıklığına uğrayacağını ifade eden Köksal, 2012'de TL tahvil ihraçlarının artacağını düşündüğünü kaydetti.
HİSSE SENETLERİNİN 3'TE İKİSİ YABANCILARIN ELİNDE
Attila Köksal, Türkiye sermaye piyasalarında son dönemdeki gelişmelere ve gelecek dönem hedeflere ilişkin düzenlediği basın toplantısında, İMKB'deki hisse senetlerinin 3'te ikisinin yabancıların elinde olduğunu, bunun biraz azalmakla beraber hala yüzde 62 seviyesinde bulunduğunu belirterek, yabancı ilgisinin devam ettiğini söyledi.
Yeni yabancı yatırımcı türlerinin geldiğini gördüklerini anlatan Köksal, ''Borsa dışı tarafta büyük özel sermaye fonlarının Türkiye'ye ilgisinin çok arttığını görüyoruz. Birçok özel sermaye fonunun Türkiye'ye büyük ilgileri oldu. Bu ilgi artarak devam ediyor. Yaklaşık 6 aydır borsamız düşüyor, bu dönemde bile en ufak bir azalma yok. Hepsi şirket alma tarafında çalışmalar, görüşmeler yapıyorlar. Yani yabancılar, Türkiye'yi, Fitch, S&P gibi şirketlerin aksine, yatırım yapılabilir bir ülke olarak görüyorlar. İlgide en ufak azalma görmüyoruz'' diye konuştu.
TSPAKB olarak önümüzdeki dönemin sermaye piyasası açısından çok parlak bir dönem olacağını gördüklerini ifade eden Köksal, 2023'de İMKB'ye kote şirket sayısının bine çıkarılması ve hisse senedi yatırımcı sayısında ise 8 milyon sayısına ulaşılmasının hedeflendiğini bildirdi.
BORSA'DA MANİPÜLASYON
Atilla Köksal, Borsa'daki manipülasyon iddialarına ilişkin bir soru üzerine, müşterilere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Bilerek veya bilmeyerek bir şeylere alet oluyor muyuz? Bu konuda sektördeki aracı kurumları bilinçlendirmek için birtakım çalışmalara başladık. Çünkü bunların bazıları bilmeden ya da sonuçlarını yeterince düşünmeden bu işlere aracılık ediyor. Burada prensipleri doğru koymak lazım. Sektör olarak bundan dersler çıkardık. Çünkü bu olaylar en çok bizim sektörümüzü vurmuştur. Müşteri kaybettik, itibar kaybettik.
Çıkan rakamlar '100 milyon doları çarptı, on binlerce yatırımcı mahvoldu', böyle bir şey de yok. Manipülatör denen kişiler, manipülasyon yapıyorlar. Yani bu var, manipülasyon yok diyemeyiz. Genelde birçok zaman da birbirlerini çarpıyorlar. Araya maalesef küçük yatırımcılar da sıkışıyor. Olay abartıldığı düzeyde değil.''
Yatırımcı seferberliği çerçevesinde, yatırımcılara, ''bireysel hisse senedi işlemlerine girmeyin, riski yayın, tercihen kurumsal yatırımcılar aracılığıyla piyasaya girin'' diyeceklerini ifade eden Köksal, aracı kuruluşlar olarak bu kişilerle her türlü mücadeleyi yapıyor olacaklarını, bu kişilerle çalışmamaları, bilmeden çalışanlar varsa önlemler alınması gerektiğini söyledi.
Köksal, ''Bir kara liste mi yapacaksınız, üyelerinize deklare mi edeceksiniz?'' sorusuna, ''Gerekirse onu yapmamız lazım. Eğer bilerek manipülatörlerle çalışan aracı kurumlar varsa sektörün onları, onu içinden atması lazım'' karşılığını verdi.
''GELECEK YIL BULUTLU"
TSPAKB Başkanı Köksal, 2012'de en azından yılın ilk yarısında büyük halka arz beklemediklerini ifade ederek, ''Herkesin yılın belki ikinci yarısını planladığı... Yılın ikinci yarısı iyi olacak mı, onu da göremiyoruz. Gelecek yıl bulutlu. Gelecek yıl ilk yarıda, küçük veya büyük, fazla halk arz olmayacağını görüyoruz. Çıkan da büyük ihtimalle hayal kırıklığına uğrayacaktır. Bazı şirketler bize geliyor, biz onlara 'anlamlı değil, bekleyin, zorlanmaktansa bekleyin' diyoruz. Çok acil bir ihtiyacınız varsa o zaman da çok düşük bir fiyata lazım. 2012'de zor... Borçlanma tarafında da zor.. 2012'de biraz daha yurt içinde tahvil piyasasının, TL tahvil ihraçlarının artacağını düşünüyorum'' şeklinde konuştu.
İMKB yönetimindeki değişikliğe ilişkin soru üzerine de, Köksal, bunun ''ani gelen bir değişiklik'' olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Şöyle bir karar aldık. Biz 'sayın Başbakan Yardımcısı Babacan ile görüşelim' dedik. Randevu istedik. Sayın bakan hemen cevap verdi, görüştük. O, bize aynı bizim gibi 'ekonominin büyüdüğünü, sermaye piyasasının buna yeterince ayak uydurmadığını düşündüklerini' söyledi. 'Sermaye piyasasını geliştirmek için birçok konuda çalışmalar yapıyoruz. Bunların bir kısmı uygulamada, bir kısmı plana dökülmüş, bir kısmı hala kafamızda, hala şekillenmekte olan birtakım çalışmalar... İstanbul Finans Merkezi Projesi altında... Bunun için İMKB'nin şirketleşmesi gerekiyor. Yani uluslararası standartlarda bir borsa olarak çalışması gerekiyor. Bunun da amacı bu prosesi hızlandırmak. Yani bu devletleştirmek değil ama şu anda bu haliyle yavaş gidiyor. Biz buraya kamudan 3 arkadaşı atayıp bu prosesi hızlandırmak için devlet desteğiyle...' Bunun üzerine bunun ne kadar süreceğini sordum. '1 ay mı, 1 yıl mı, 2 yıl mı' diye sordum. 'Olur mu, çok daha kısa' dedi. 'Çok hızlı bir şekilde İMKB'nin şirketleşmesini gerçekleştirmek istiyoruz' dedi ve 'önümüzdeki aylarda bu konuda kanun çıkacağını' söyledi.
Bu şu açıdan olumlu; eğer çok hızlı şirketleşme olur ve ardından da İMKB, dünya borsaları standartlarında çalışırsa, sektör olarak bunu olumlu görürüz. Ama bu proses uzarsa, 2-3 yıl sürerse de, geçmişten çok farkı olmaz. Çünkü geçmişte İMKB, ne kamuydu ne özel sektördü. Bu da İMKB yönetimine rahat çalışma açısından büyük bir engel oluyordu. İMKB yönetimi, rahat hareket edemiyordu ve kararları alamıyordu. İnşallah bu şirketleşme süratle olursa ardından da ne olacağı önemli. Özelleşmenin nasıl olacağı da önemli.''
TÜRKİYE YATIRIMCILARIN GÖZDESİ
Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) Başkanı Atilla Köksal, yabancı yatırımcının Türkiye'ye para koymak istediğini ifade ederek, ''Fitch'ler falan, onları kimse dinlemiyor. Zaten dinlese bugün Türkiye'nin risk primi burada olmaz. Türkiye bugün yatırımcıların gözdesi'' dedi.
Attila Köksal, Türkiye sermaye piyasalarında son dönemdeki gelişmelere ve gelecek dönem hedeflere ilişkin düzenlediği basın toplantısında, 2001 yılından günümüze temel ekonomik verilerin değişimini aktarırken, 2001'de 200 milyar dolar olan GSYH'in bugün 750 milyar dolara yaklaştığını kamu borcunun azaldığını, enflasyonun yüzde 70 seviyesinden yüzde 7'lere indiğini, faizlerin ise yüzde 100'lerden yüzde 8'e geldiğini anlattı.
Ekonomideki bu iyileşmenin sermaye piyasasına olumlu yansıdığını ifade eden Köksal, aynı dönemde İMKB-100 Endeksi'nin 14.000 puan seviyesinden 60.000 puan seviyesine çıktığını, yıllık hisse senedi işlem hacminin 80 milyar dolardan 425 milyar dolara ulaştığını, işlem gören şirket sayısında da artışlar olduğunu, bu artışa karşın sermaye piyasasında ekonomideki gelişmelere tam uyumlu bir gelişme olamadığını, önümüzdeki dönemde sermaye piyasasının asgari 2 kat büyümesini beklediklerini kaydetti. Köksal, 2012'ye bakışını ''Piyasamızı parlak bir gelecek bekliyor'' sözleriyle değerlendirdi.
Köksal, Türk ekonomisindeki geçmiş dönem gelişmelerine değinirken, ''Bizler enflasyon döneminde, o 20 yılda yavaş yavaş ısınan sudaki kurbağalar gibi bu ortama alıştık. Kendimizi bunun normal bir ortam olduğuna alıştırdık. 20 yılı aslında uyuyarak geçirdik. 2001 yılına kadar zikzaklı bir büyüme dönemi yaşadık. 2011'deki kriz, Türk tarihinde çok önemli bir yer tutuyor. Bu kriz silkelenmemize, uyanmamıza neden oldu. Kurbağa gibi enflasyon ortamında uyuklayan bizleri sarstı. Büyük bir darbe aldık. Fakirleşerek, bir bedel ödeyerek krizden çıktık. Herkes kaderine razı oldu ve bu krizden çıktık'' değerlendirmesinde bulundu.
1 milyon civarında olan hisse senedi yatırımcı sayısının Türkiye'nin nüfusuna oranla düşük olduğunu vurgulayan Köksal, geçmişten gelen kısa vadeli yatırım alışkanlığının henüz kırılmadığını söyledi. Yatırımcının uzun vadeli yatırıma yönlendirilmesi gerektiğini belirten Köksal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Yatırımcımızın İMKB'yi bir kumar yeri olarak görmesi, bugüne kadar kısa vadeli yatırım yapmış olmasından... Borsamızın uzun vadeli yükselişinden de sadece ve sadece yabancı kurumsal yatırımcılar yararlanıyor. Hedefimiz, bunu değiştirmek. Artık yurt içinde de yerli yatırımcının kurumsal yatırımcılar vasıtasıyla hisse senetlerine ve diğer sermaye piyasası enstrümanlarına yatırım yapmalarını sağlamak.''
''TÜRKİYE'DE TASARRUF ORANI YÜZDE 12 SEVİYESİNDE"
Atilla Köksal, Türkiye'de tasarruf oranının yüzde 12 seviyesinde olduğunu, 10-15 yıl önce bu oranın yüzde 25'ler düzeyinde bulunduğunu ifade ederek, ''Aşağıya geldi. Bu çok iyi bir şey değil. Tasarruf oranımızın yükselmesi lazım. Tasarruf oranının yükselmesi, her zaman de pozitif sonuçlara gitmiyor. Çünkü tasarruf oranı yükselince bu sefer büyüme aşağı gelebiliyor'' diye konuştu.
Türkiye'nin cari açığı yurt dışından kaynak temin ederek kapattığını, bu kaynağın borç veya sermaye şeklinde gerçekleştiğini kaydeden Köksal, ''Cari açığımız büyüdü. Bu bir problem olarak karşımızda. Fakat ekonomimiz sağlıklı büyümesine devam ederse Türkiye'ye yabancı sermaye gelmeye devam edecek. Cari açıktan da çok büyük bir darbe yiyeceğimizi düşünmüyoruz. Sermaye piyasamızı güçlendirip, derinleştirip bu kaynakları sermaye piyasası aracılığıyla çekmemiz gerekiyor'' dedi.
2023 hedeflerine de değinen Köksal, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin büyümesinin enerji, gayrimenkul, altyapı, perakende, otomotiv, tekstil ve teknoloji sektörlerinden geleceğini, sermaye piyasasında da bu şirketleri göreceklerini, şirketler büyüdükçe sermaye piyasaları ile olan ilişkilerinin de derinleştiğini, büyümenin finansmanının sermaye piyasasından olduğunu söyledi.
Türkiye'de sermaye piyasası kurumlarının ahenk içinde çalışmaya başladığını, Hükümetin sermaye piyasasına çok önem verdiğini ifade eden Köksal, yılın 10 aylık döneminde 24 halka arz gerçekleştirildiğini, sırada bekleyen 9 şirket bulunduğunu, en büyük bin şirketin yüzde 85'inin halka açık olduğunu hatırlattı.
Köksal, yatırımcı seferberliğinin uzun soluklu bir süreç olduğunu, aralık ayı içinde tüm sermaye piyasası kurumlarının katılımıyla bir protokol imzalanacağını, burada düğmeye basılacağını, önümüzdeki birkaç yıla yayılacak proje kapsamında yatırımcıyı eğitip, bilinçlendirip sermaye piyasasına katılımı artırmayı hedeflediklerini kaydetti.
''ŞİMDİ BİRÇOK HALKA ARZI ERTELİYORUZ"
TSPAKB Başkanı Köksal, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, bir aracı kurumun, halka açtığı şirketin orta ve uzun vadeli geleceğine inandığını, buna inanmadığı halde şirketi halka açıyorsa bunun etik olmadığını savunarak, ''Piyasanın zamanlaması çok önemli, aracı kuruluş açısından da önemli. Şimdi birçok halka arzı erteliyoruz, bu tür sonuçlarla karşılaşmayalım diye... Bir aracı kurum için kötü bir şirketi halka açmış olmak hem ayıptır hem de prestij kaybıdır. Hiçbir aracı kurum zarar edecek bir şirketi halka açmaz. Ama kötü dönemlerde bu tür şeyler olabiliyor'' şeklinde konuştu.
Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen 2 fon bulunduğunu ifade eden Köksal, doğrudan yatırım tarafında çok pozitif ilgi olduğunu bildirdi. Köksal, ''Yabancı yatırımcı gerçekten Türkiye'ye para koymak istiyor. Fitch'ler falan, onları kimse dinlemiyor. Zaten dinlese bugün Türkiye'nin risk primi burada olmaz. Fitch'in koyduğu seviyeye göre bugün Türkiye'nin risk priminin bunun çok daha üzerinde olması lazım. Yatırımcılar nereye yatırım yapacaklarını biliyorlar. Türkiye bugün yatırımcıların gözdesi'' dedi.
AA