Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Para Piyasalar

        Mahmut SANCAK / HABERTÜRK

        Küresel endeksleri takip eden MSCI Dünya Endeksi AB’den gelen tüm olumsuz haberlere rağmen yüzde 13 yükseldir. İMKB ise yüzde 53’lük çıkışla tüm dikkatleri üzerine çekti. Endeksin 2008 krizinden bu yana getirisi ise yüzde 270 ile adeta baş döndürdü

        2013’te de yükselişin devam etmesini bekleyen yatırımcılar AB Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’nin Euro’ya sınırsız destek sözünün olumlu etkileri ve merkez bankalarının bol para politikalarının endeksleri ateşlemeye devam edeceğini düşünüyor

        Başta Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Ticaret Örgütü olmak üzere çeşitli araştırma kuruluşlarının 2013 için yaptıkları tahminlere bakılacak olursa gelecek yılın piyasalar açısından 2012’den çok da farklı olmayacağı izlenimine kapılmak mümkün.

        Zira gelecek yılda da Euro Bölgesi’nin borç sorunu, ABD’nin bütçe sıkıntıları ve Çin ekonomisinin geleceğine yönelik endişeler bizimle olacak. Dünya ekonomisini sırtlama görevi ise son yıllarda olduğu gibi 2013’te de yine gelişmekte olan ülkelere kalacak. Ancak özellikle 2012’in son altı ayında yaşanan gelişmelere bakıldığında yatırımcıların 2013’e yönelik ümitli olmaları için oldukça çok nedeninin bulunduğu görülüyor.

        AB KÖTÜ ETKİLEDİ

        Hatırlayacağınız gibi 2012’ye Euro Bölgesi’nin sorunlu çocuğu Yunanistan’a yönelik desteğin artacağı ve yeni kredi paketlerinin hazırlanacağı sloganlarıyla girmiştik. Bu beklenti başta Avrupa olmak üzere dünya borsalarında da olumlu beklentilere neden olmuştu. Beklentiler borsalarda yükseliş olarak kayda geçerken Euro/dolar paritesi de nisan ayında 1.30’a kadar yükseldi. Ancak AB’li liderlerin gide gele Brüksel sokaklarını aşındırmalarına rağmen sorunlara somut çözüm üretememeleri borsalarda sert düşüşlere neden oldu. Bu düşüş ECB Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’nin 26 Temmuz konuşmasına kadar devam etti.

        Draghi, Banka’nın faiz toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarında Euro’ya sınırsız desteğini belirterek, “Euro’yu hayatta tutabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız ve bunun için gereken güce de sahibiz. Bunun Euro’yu kurtarmaya yeterli olacağından emin olabilirsiz” dedi. İşte bu açıklama hem Avrupa hem de dünya borsalarında önemli bir güven artışına neden oldu. Euro Bölgesi’nin borçlu ülkelerine yönelik spekülasyonların sonuçsuz kalacağının anlaşılmasıyla endeksler yeniden yükselişe geçti.

        İMKB UÇUŞA GEÇTİ

        Dünya borsalarının tamamını izleyen MSCI Dünya Endeksi yılın toplamında yüzde 13 artış kaydetti. MSCI Gelişen Ülkeler Endeksi’nde bu çıkış yüzde 15’e ulaştı. Bu çıkışın yüzde 8.9’luk bölümü Draghi’nin konuşması sonrası gerçekleşti. Türkiye açısından sevindirici olan ise İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) bu yıl dünyanın en çok kazandıran ikinci borsası olmasıydı. Endeks yılın tamamında yüzde 53 yükselirken yatırımcılarının yüzünü güldürdü.

        Endeksin dünya borsalarının 2008 krizinden çıkıp yükselişe geçtiği dönemden bu yana getirisi ise yüzde 270 olarak gerçekleşti. İMKB böylece bu yıl itibariyle en çok kazandıran ikinci, dört yıl önce patlak veren küresel kriz sonrası ise en hızlı yükselen üçüncü dünya borsası oldu.

        YATIRIMCI UMUTLU

        Peki bu yükseliş 2013’te de devam edecek mi? Uzmanlar bu konuda oldukça iyimser. Evet, gerek Avrupa ve gerekse ABD kaynaklı sorunlar bu sene de piyasaları tehdit etmeye edecek. Ancak sorunlu pek çok ülkenin gerek tasarruf ve gerekse reformlar yardımıyla sıkıntılarını aşma konusunda ilerleme kaydetmiş olması yeni yıla yönelik beklentileri artırıyor. Beklentilerin başında ise yine ABD bulunuyor.

        ABD Merkez Bankası’nın (FED) aybaşında duyurusunu yaptığı dördüncü tur parasal genişleme (Quantitative Easing – QE) planı Banka’nın piyasalara yönelik düşük faiz, bol para sözünün daha uzun süre geçerli olacağını gösterdi. Bankanın bu adımına diğer ülke merkez bankalarının da eşlik etmesi ve piyasaları rahatlatmaları bekleniyor.

        Ayrıca ABD’de konut fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi de ülke ekonomisi bakımından dikkat çekici bir diğer konu olarak görülüyor. Zira toplam 12 trilyon dolarlık satın alma gücüne sahip ABD tüketicisinin yeniden harekete geçmesi küresel üretim ve tüketim rakamları bakımından büyük önem arz ediyor.

        DÜZELME BAŞLAYACAK

        Uzmanların ümitli olduğu bir diğer konu da Euro Bölgesi. Draghi’nin sınırsız destek sözüyle rahatlayan piyasalar AB’nin borçlu ülkelerinin de ‘kötü dönemi’ artık geride bıraktığını düşünüyor. Bölgede 2013 için beklenen büyüme rakamları ortalama sıfırla iki arasında olmasına rağmen yeni yılın toparlanma, 2014’ün ise yükseliş dönemi olacağı hesaplanıyor.

        Tabi piyasalardaki tüm iyimser beklentilere rağmen 2013’a yönelik felaket senaryoları da yok değil. Euro Bölgesi’nde Yunanistan, Portekiz ve İrlanda’nın yanı sıra durumu belirsiz olan İspanya, İtalya ve hatta Fransa var. İspanya’nın AB’nin kurtarma şemsiyesinin altına girip girmeyeceği, girmek isterse şemsiyenin altına sığıp sığmayacağı hâlâ belli değil.

        Şubat ayında seçimlere hazırlanan İtalya’nın durumu da öyle. Skandallarla anılan eski Başbakan Silvio Berlusconi’nin yeniden başbakanlık koltuğuna oturması veya oluşacak koalisyonda yer alması piyasalarda yeni endişelere neden olabilir. Almanya’yla birlikte AB ekonomisinin kalesi gibi görünen Fransa da resesyon sınırındaki ilerleyişini sürdürüyor. Üçüncü çeyrekte yalnızca yüzde 0.1 büyüyen Fransa son yıllarda kaybettiği rekabet gücünü kazanmaya çalışıyor. Ancak reform konusunda başarısız olan ülkeyi 2013’te zorlu bir dönem bekliyor.

        Ancak Paris’in bu konudaki başarısızlığı sadece ülkenin kendisiyle sınırlı kalmayacak. Yeni yıl için piyasaların en büyük korkusu ise ABD’nin mali uçurum çıkmazı. Anlaşma sağlansın veya sağlanmasın uzmanlar ABD’nin bütçe konusunu bu yıl ciddi olarak masaya yatırması gerekeceğini biliyor. Bu da ister istemez harcamalarda kesinti ve vergi artışı anlamına gelecek. Eğer ABD’li yetkililer bu konuda piyasaları tatmin edici bir çözüm üretememeleri halinde 2013 için beslenen tüm umutlar yerini karamsar bir bekleyişe bırakabilir.

        Gelecek yıl piyasaların

        yönünü neler belirleyecek?

        Destekler…

        1.ABD Merkez Bankası’nın (FED) bol para ve düşük faiz politikaları devam edecek.

        2.Tarihsel olarak FED’in para musluğunu açtığı yıllarda ABD borsaları hep yükseldi.

        3.Diğer merkez bankaları da benzer politikalar izleyecek.

        4.ABD’nin konut sektörü yeniden toparlanmaya başladı.

        5.12 trilyon dolarlık harcama gücüne sahip olan ABD’de tüketiciler yeniden alışverişe çıkacak.

        6.Gelişen ülkeler 2013’te de yüzde 5-8 aralığında büyüyecek.

        7.Çin ve Hindistan gibi ülkelerin iç piyasaları daha da canlanacak.

        8.2014 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak Brezilya’ya 40 milyar dolarlık yabancı yatırım bekleniyor.

        Köstekler…

        1.ABD’de tarihsel olarak başkan seçimlerini izleyen yıl borsalar hızlı yükseliş kaydetmedi.

        2.‘Mali uçurum’ konusunda tatmin edici bir uzlaşmaya varılamazsa hem ABD hem dünya etkilenecek.

        3.ABD ve Japonya’nın rekor seviyelere ulaşan borçluluk seviyelerini düşürmeleri gerekecek.

        4.Euro Bölgesi’nin artık sorunlarına somut çözüm üretmesi gerekecek.

        5.Ortadoğu’da İran-ABD gerginli tırmanırsa petrol ve küresel ekonomi darbe alacak.

        6.Ucuz ABD Doları diğer ülkelerin özellikle dış ticarette zarara uğramalarına neden olacak.

        7.Çin’in konut sektöründe oluşan balon ABD ve İspanya örneğindeki gibi patlayabilir.

        8. Almanya ve İtalya’da yapılacak seçimlerin sonuçları yeni riskler oluşturabilir.

        FED’in nicel genişlemesi (QE)

        borsaları yükseltti ama…

        QE 1 : Aralık 2008, 1.2 trilyon dolar (2 yıl sürdü)

        QE 2 : Kasım 2010, 600 milyar dolar (8 ay sürdü)

        QE 3 : Eylül 2012, her ay 40 milyar dolar (Zaman sınırı yok)

        QE 4 : Aralık 2012, her ay 45 milyar dolar (Zaman sınırı yok)

        FED’in bol para politikası her seferinde bir süreliğine de olsa piyasaları rahatlattı. Ancak ortaya çıkan yeni kaynakların yatırım olarak reel ekonomi yerine bankaların kasalarına akması ülkenin yüzde 8 sevilerinde bulunan işsizlik rakamının aşağıya inmesini engelliyor.

        Draghi’nin konuşması

        yatırımcıya güven verdi

        AB Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi’nin 26 Temmuz 2012’de yaptığı basın toplantısı küresel piyasalar üzerinde belirleyici oldu. Draghi açıklamasında para birimi olarak Euro’ya yönelik tüm spekülasyonlara karşı duracaklarını belirterek, “Euro’yu hayatta tutabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız ve bunun için gereken güce de sahibiz.

        Bunun Euro’yu kurtarmaya yeterli olacağından emin olabilirsiz” dedi. Draghi’nin açıklaması Euro Bölgesi’nin borçlu ülkelerine yönelik yapılacak her türlü spekülasyona ECB’nin karşı koyacağı ve spekülatif baskıların oluşmasına izin vermeyeceği olarak kabul edildi. Bu açıklamanın ardından borçlu ülke tahvil faizlerinde aşağı yönlü bir seyir başlarken dünya borsalarında trend yukarıya döndü.

        DÖVİZ

        Merkezler bu yıl

        fazla mesai yapacak

        Yılın ilk yarısında Avrupa’dan gelen kötü haberler Euro/dolar paritesini 1.20 seviyelerine kadar düşürdü. ECB Başkanı Draghi’nin açıklamalarıyla yeniden yükselen parite halen 1.30-1.32 bandında seyrediyor. Ancak FED’in duyurusunu yaptığı dördüncü tur parasal genişleme (QE4) ile birlikte paritenin 2013 sonuna doğru yeniden 1.30’un altına inmesi bekleniyor.

        Diğer yandan ucuz dolar politikası dış ticarette çok sayıda ülkeyi zor duruma düşüreceğinden başta Japonya olmak üzere diğer merkez bankalarının da benzer adımlar atması bekleniyor.

        EMTİA

        Arpa fiyatları

        yüzde 22 arttı

        Küresel ekonomide beklendiği gibi çarkların yavaş dönmesi hammadde fiyatlarını da etkiledi. Alüminyum, bakır, nikel gibi kalemler düşük talebe paralel sınırlı bir çıkış sağlarken spekülasyon ve doğal afetlerin etkisine giren tarımsal ürünler yine hızla yükseldi.

        Özellikle arpa ve buğday yüzde 20 seviyelerindeki artış ile bu alanda dikkatleri çekti. Hammadde fiyatları için 2013’te de önemli bir değişim beklenmiyor. Asya’dan gelecek talebin taşıyacağı piyasa ABD ve Avrupa’da tüketimin azalması halinde düşebilir. Altın borç ve bütçe sorunları nedeniyle yeni yılda da güvenli liman olmaya devam edecek.

        Ons fiyatının 2000 bin doları zorlayabileceğini düşünenler yok değil. Petrol ise arz/talep dengesinden ziyade ABD, İran ve İsrail ilişkilerine bakıyor. Halen varili 110 dolardan alıcı bulan Brent tipi petrolün Ortadoğu’da İsrail ve İran arasında yaşanacak bir sıcak çatışmayla 200 dolara yükselme riski var.

        Diğer yandan ucuz para politikası, uzun vadedeki enflasyon korkusu ve Çin’den gelecek talep artışı da emtia piyasalarını ateşleyecek diğer başlıklar olarak karşımıza çıkıyor.

        İMKB bu yılı dünya

        ikincisi olarak bitirdi…

        Ülke Yılbaşına göre (%)

        Venezuela 302,00

        TÜRKİYE 53,28

        MISIR 49,56

        PAKİSTAN 49,31

        ESTONYA 38,22

        TAYLAND 35,76

        Filipinler 32,95

        YUNANİSTAN 32,47

        ALMANYA 29,06

        DANİMARKA 27,24

        Polonya 26,24

        HİNDİSTAN 25,82

        YENİ ZELANDA 24,62

        GÜNEY AFRİKA 23,13

        HONG KONG 22,96

        JAPONYA 22,94

        Dubai 19,02

        LİTVANYA 18,84

        ROMANYA 18,74

        Belçika 18,38

        MEKSİKA 17,92

        VİETNAM 17,69

        İzlanda 16,78

        İrlanda 16,00

        ARJANTİN 15,90

        İSVİÇRE 14,93

        FRANSA 14,57

        ÇEK CUMHURİYE 14,01

        AVUSTRALYA 13,97

        FİNLANDİYA 13,80

        NASDAQ 13,63

        ENDONEZYA 12,94

        İSVEÇ 11,83

        S&P 11,52

        Rusya 10,50

        MALEZYA 9,84

        GÜNEY KORE 9,38

        Abu Dabi 9,29

        TAYVAN 8,87

        Bulgaristan 7,82

        BREZİLYA 7,40

        İSRAİL 7,12

        MACARİSTAN 7,06

        LETONYA 6,67

        İNGİLTERE 6,34

        DOW JONES 5,90

        PERU 5,52

        portekiz 3,01

        ŞİLİ 2,96

        KUVEYT 2,19

        Şanghay 1,54

        ÜRDÜN 0,12

        HIRVATİSTAN -0,08

        LÜBNAN -0,65

        İSPANYA -4,33

        KATAR -5,33

        FAS -14,86

        UKRAYNA -38,50

        SRİLANKA -60,73

        2008 krizinden bu yana ise

        dünya üçüncüsü oldu

        Ülke 20.11.2008'e göre (%)

        Venezuela 1250

        ENDONEZYA 273,75

        TÜRKİYE 270,16

        MISIR 258,67

        TAYLAND 253,42

        ARJANTİN 230,2

        Filipinler 215,51

        PERU 185,63

        Rusya 172,12

        ESTONYA 161,29

        MEKSİKA 140,35

        HİNDİSTAN 130,09

        NASDAQ 124,93

        GÜNEY AFRİKA 121,09

        GÜNEY KORE 110,51

        DANİMARKA 109,54

        LİTVANYA 95,93

        MALEZYA 94,3

        Polonya 90,97

        İSRAİL 89,12

        TAYVAN 88,26

        İSVEÇ 87,97

        S&P 86,38

        HONG KONG 84,3

        BREZİLYA 82,47

        Bulgaristan 82,41

        ALMANYA 80,38

        ROMANYA 79,71

        ŞİLİ 79,16

        DOW JONES 71,31

        MACARİSTAN 67,81

        YENİ ZELANDA 54,31

        İNGİLTERE 52,91

        FİNLANDİYA 50,35

        İrlanda 45,67

        KATAR 43,07

        ÇEK CUMHURİYE 41,65

        AVUSTRALYA 40,59

        JAPONYA 34,95

        Belçika 32,45

        İSVİÇRE 28,58

        VİETNAM 27,01

        UKRAYNA 25,02

        LETONYA 22,86

        FRANSA 21,47

        Şanghay 12,58

        HIRVATİSTAN 2,47

        İSPANYA -4,19

        LÜBNAN -5,42

        portekiz -6,11

        Abu Dabi -7,34

        FAS -17,48

        Dubai -19,95

        ÜRDÜN -23,23

        İzlanda -23,88

        KUVEYT -33,06

        YUNANİSTAN -50,38

        SRİLANKA -91,27

        Emtiada tarım ürünleri

        yine rekor çıkış yakaladı

        EMTIA Yılbaşına göre (%)

        ARPA 22,12

        Kalay 21,48

        BUĞDAY 19,17

        Kurşun 14,74

        Yulaf 12,76

        Çinko 11,25

        SÜT 10,89

        Platin 8,97

        MISIR 7,35

        ICE KAKAO 6,64

        Paladyum 6,51

        Altın 5,83

        KAKAO 4,2

        Bakır 3,78

        Pirinç 2,4

        Aluminyum 2,13

        Petrol Brent 1,52

        Nikel -8,07

        Petrol WTI -8,13

        Uranyum -13,53

        ŞEKER -16,65

        PAMUK -18,67

        Gümüş -23,7

        KAHVE ARABICA -35,27

        TL, dolara karşı

        yüzde 5 değerlendi

        Döviz cinsi Yılbaşına göre (%)

        Polonya Zlotysi 10,43

        Macaristan Forinti 9,70

        Kolombiya Pesosu 8,76

        G. Kore Wonu 7,89

        Şili 7,88

        Meksika Pezosu 6,66

        Norveç Kronu 6,51

        Rus Rublesi 5,72

        İsveç Kronu 5,45

        Türk Lirası 5,13

        Tayvan Doları 4,13

        Çek Kronası 3,87

        Malezya Ringgiti 3,46

        Tayland Bahtı 2,92

        İsviçre Frangı 2,61

        Letonya Latsı 2,31

        Hırvatistan Kunası 2,25

        Kanada Doları 2,20

        Bulgar Levası 2,08

        Litvanya Litası 2,07

        İsrail Şekeli 2,07

        Fas Dirhamı 1,90

        Arnavutluk Leki 1,27

        Vietnam 1,03

        Çin Yuanı 0,99

        Makedonya Denarı 0,95

        Gürcistan Ları 0,64

        Hong Kong Doları 0,19

        Ukrayna Hryvniası -0,56

        Romanya Leusu -0,82

        Avustralya -1,42

        Euro -2,08

        Mısır Paundu -2,64

        Moldova Leusu -2,78

        Hindistan Rupisi -3,29

        Tunus Dinarı -3,54

        Sırbıstan Dinarı -3,74

        Güney Afrika Randı -5,00

        Yeni Zelanda Doları -5,27

        Endonezya Rupahı -6,29

        Pakistan Rupisi -8,21

        Brezilya Reali -9,89

        Japon Yeni -11,79

        Arjantin Pesosu -14,13

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ