Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Çaycı mısınız, kahveci mi?

        AYSUN ÖZ / HT PAZAR

        Ofisler, sokakta ve AVM'lerde kutuplaşma içten içe derinleşiyor. Çay lobisi kahve lobisine karşı direniyor. Balzac'a kadar uzanan bu kutuplaşmada son durum...

        Geçenlerde, bu sayfalardaki nefis illüstrasyonların sahibi Kutlukhan Perker'le sohbet ederken konu kahveye, oradan da ofisteki çay ve kahve lobilerine geldi. Bu lobiler arasındaki mücadeyi Penguen'in arka kapağında da okuyorsunuz... Sonra baktım, bizim gazetede de durum aynı. Caddelerde, kafelerdeki durum hakeza... Karadenizden, Uzakdoğu'dan nefis çaylar geliyor. Tadım günleri düzenleniyor. Melisalı yeşil çay mı istersiniz, ekinezyalısını mı? Geleneksel çaydanlıklarda demlenip ince fincanlarda sunulan çaylar, bir yandan da teknolojinin son harikası kahve makineleriyle yarışıyor. Her köşe başında bir kahve zinciri, mesela Kadıköy Türk Kahvecisi'nden geçilmiyor. Karşılarında çay-simit evleri. Son yıllarda tüketilen kahve miktarı hızla artıyor. Türkiye kahve pazarının hacmi geçen yıl yüzde 7 büyüyerek 500 milyon TL'ye ulaştı. Nüfusun yüzde 96'sının güne çayla başladığı ülkemizde kişi başı yıllık çay tüketimiyse 13.8 kilogram. Yani günlük 10 bardaktan fazla.

        ÇAYCI MISINIZ KAHVECİ Mİ?

        Peki siz, Konfüçyüs gibi bir çay tiryakisi misiniz, yoksa Balzac gibi kahveci mi? Sizin ofiste kim önde? Bence bu tercihin muhakkak sosyolojik, antropolojik sepebleri var. Ne uzmanlara sordum, ama tatmin edici bir araştırma, veri bulamadılar. Mücadeleyi yakından izleyen Perker'e göreyse, bu yarışı kriz anlarında kahveciler kazanıyor. Yetiştirilecek bir iş varsa, kafayı toparlamak ve yüksek konsantrasyon sağlamak gerekiyorsa kahve birebir... Böyle anlarda çaycılar da çoğu kez kahveye boyun eğmek zorunda kalıyor. Zira kahve kupalarınıza göz dikip kısık sesle "Kahve var mıydı" diye sormaktan kendilerini alamıyorlar. Ne demiş günde 50 fincan kahve içen Balzac: "Kahve tüm fikirleri bir savaş alanında, savaşırcasına sarsıyor. Anıları saldırı adımlarıyla hücuma kaldırıyor. Kahve mantığın topçusu, karşılaştırmaların hafif süvari alayıdır." Heeeyt! Var mı kahveye yan bakan? Var, çay! Zira o savaş anlarından çıkan yorgun bedenleri ayakta tutmak için de imdada çaylar yetişiyor. Dünyanın farklı bölgelerinden onlarca çeşit çayı Türk tüketicisiyle buluşturan Chado'nun kurucu ortağı Barış Çekin, "Çayda da kahvedeki gibi uyarıcı maddeler var ama daha az. O yüzden hem dinginlik veriyor hem de uyanık kalmanızı sağlıyor. Ne de olsa bir meditasyon içkisi... Bu kahvede yok" diyor.

        Çekin'in de dediği gibi çayın içindeki kafein vücuda yavaş yavaş etki ediyor. Nispeten daha uzun zamana yayılarak içiliyor. Yani çay, kahveye göre daha bir muhabbet ve keyif içkisi... İşler başa üşüşmediğinde ya da ara verildiğinde, iki lafın belini kıracaksanız mesela... Ki bu konuda Balzac çay için ağır konuşmuş: "Dedikoduculuğu kışkırtır; hatta İngiliz kadınlarının soluk benizlerinin nedenidir." Dahası, ağır bir çay tiryakisi olan Ahmet Haşim de adeta onu destekliyor: "Boyalı dudakların, gıybet veya haset ve iftira zevklerini tatmin için her gün beşte toplanmak ve konuşmak üzere ittihaz ettikleri çay, pişirilmesi resim gibi, şiir gibi sanat teşkil eden, içilmesi zarif bir takım merasime tabi, olan adeta kutsi ve remzi bir içkidir."

        Bu noktada karşılarına Oğuz Atay dikiliyor: "Biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz." Çay lobisine göreyse "Çay, mahallenin yiğit delikanlısıyken kahve şehrin şımarık çocuğu"...

        YENİ KAHVECİLER GELİYOR

        Türkiye gibi bir çay ülkesinde genç nüfustan yüz bulan kahve markaları, ki kahve tüketicisinin yüzde 79'u 18-45 yaş arasında, bir bir gelmeye devam ediyor. Son gelense İtalya'nın en eski kahve üreticisi Caffè Vergnano. Zorlu AVM'deki Eataly'nin içinde espresso'larıyla oldukça iddialılar. Vergnano Ailesi'nin 3. kuşak temsilcisi Enrico Vergnano, "Türklerin hem kahvede hem de çayda köklü bir kültürü var. Biz kalitemiz ve geleneğimizle Türkiye'de var olacağız" diyor. İtalyan kahvecisi, Türklerin Türk kahvesi ve Amerikalıların filtre kahvesine karşı espresso ile savaşacak.

        Bir başka İtalyan kahvecisi Caffe Nero da espresso üzerinden kahvelerini çeşitlendiriyor. Caffè Nero Türkiye Pazarlama Müdürü Ayşe Akbal, "Espresso, americanoya göre daha sert ama kısa içimlidir. Espressoyu sert bulanlar daha uzun içimli olan americanoyu tercih ederler. Hem espresso hem de americanoyu sert bulanlarsa yumuşatmak için süt kullanırlar. Onlar da latteyi tercih ederler" diyor. Peki Türkiye'de daha çok ne içiliyor? "Daha çok sütlü karışımlar tercih ediliyor. Ancak gerçek tiryakiler espresso, filtre kahve ve americano içiyorlar." İyi kahvenin tanımını ise Enrico Vergnano yapıyor: "Kaliteli çiğ kahve çekirdeği, iyi bir kavurma yöntemiyle işlenmeli."

        Uzakdoğu'nun çayı Türkiye'de demleniyor

        Rize çayının kahvaltı sofrasındaki yeri tartışılmaz. Ancak son yıllarda Hindistan'dan Himalayalar'dan çeşit çeşit bitki çayları da geliyor. Birden artan bu ilginin nedenini Chado'dan Barış Çekin şöyle açıklıyor: "Çay 70 yıldır Rize'de yetiştiriliyor ama tek çeşit. Yurtdışına giden gelen arttıkça farklı çaylarla tanışanlar da arttı ve talep oluştu. Denedikçe beğendiler, talep ve arz birbirini tetikledi."

        Çekin, günün erken saatlerinde kafein içeren çaylar tercih edilirken akşam bitki çaylarının istendiğini anlatıyor. Kadınlar ağırlıklı olarak yeşil ve melisa gibi çiçek aromalı çayları, erkeklerse siyah olgun çayları içiyor. Son zamanlarda diyetisyenler tarafından önerilen beyaz çaysa hem kadın hem de erkeklerin tercihi...

        Bilim kahveyi akladı

        Diyetisyen demişken, çay ve kahve lobisi arasındaki kutuplaşma bir anlamda iki sektörü de büyüttü. Ancak bu büyümede diyetisyen ve bitki uzmanlarının payı da yadsınamaz. Bu arada tıp dünyası da kahve ve çayı akladı. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, düzenli olarak çay içenlerin bağışıklık sisteminin, ortalama bir insandan 5-6 kat daha kuvvetli olduğunu ortaya koydu. Milano Üniversitesi'nden bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göreyse günde 3 fincan kahve içmenin karaciğer kanseri riskini yüzde 50'ye kadar azaltabileceği açıklandı. Ancak azı karar çoğu zarar. ABD'de yapılan bir başka araştırma, çok içilen kahvenin zararlı olduğunu da gösteriyor. Bu araştırmaya göre haftada 28 fincandan çok kahve içilmesi önerilmiyor.